Gameshow sayı 21, sayfa 26

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 26

Arkadaşlar, şimdi burada hep beraber çok güzel bir 15 dakika geçireceğiz. Ben size Sherlock Holmes'ün “Case of the Rose Tattoo” adlı hikayesinin genel bir değerlendirmesini yapacağım ve sizler de beni can kulağıyla dinleyeceksiniz. Bazen yazıların arasında (47) şu anda gördüğünüz gibi sayılar görürseniz, “Ulan, bunlar da ne” diye kafayı yemeyin. Bu sayılar 1000'e ulaştığında benim yazım bitmiş olacak ve aynı zamanda da, yani inşallah, kovulmamış olacağım (Yazımı gizli gizli işte yazıyorum da. (86)) Sherlock Holmes'ü bilen bilir, bilmeyen bilmez. Bilmeyenler için ben biraz anlatayım. Sherlock Holmes eski İngiltere'de yaşamış (yaklaşık 1850'li yıllarda) ve birçok çözülemeyen cinayet, adam kaçırma, hırsızlık, kalpazanlık gibi suçları üstün zekası ile çözmüş danışman dedektiftir. En büyük yardımcısı ise neredeyse onun kadar ünlü olan Dr. Watson'dır. Holmes'ün birçok hikayesi beyaz perdeye de aktarılmıştır ve ister istemez gelişen teknoloji ile bu hikayeler bilgisayarlarımıza da girmiştir. “Lost Files of Sherlock Holmes” serisinin ilki ile yıllar önce tanışmıştınız. Etkileyici grafikleri ve müzikleri ile o zamanlar hiçbir oyunda bulunmayan atmosferi ile adventureseverlerin ilgisini çekmişti. Şimdi ise serinin ikinci bölümü ile Sherlock Holmes yine karşınızda. Fakat ikinci bölüm demem kesinlikle sizi yanıltmasın çünkü bu oyunun birincisi ile hiçbir bağlantısı yok. Anlayacağınız yeni bir macera, yeni bir aşk, yeni bir hayat. Şimdi efendim Sherlock Holmes'ün bu macerasının adı “Case of the Rose Tattoo”, anlamı ise Gül dövmesi vakası. Niye bu ismin konduğunu oyunu oynadığınızda anlarsınız yani ben anlatmayacağım? (220) Ama isterseniz konuyu biraz anlatabilirim. Bu oyundan anlıyoruz ki Sherlock Holmes'ün bir kardeşi varmış ve bu kardeşi erkekmiş, en azından ilk görünüşte veya uzuv olarak diyebiliriz. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Holmes fanatikleri olabilir ve bana itiraz edip, beni aşağılayabilirler. Holmes'ün erkek kardeşi olduğunu buradan değil daha evvelden anlıyoruz diye egosal bir yorum yapabilirler. Valla ben buradan anlıyorum. Kasım 1889'da, İngiliz savunma bakanlığından çok tehlikeli ve patlama gücü yüksek bir bombaya ait planlar çalınır. Holmes'ün erkek kardeşi (???) Mycroft bu olayı araştırmaya başlar. Tam Holmes'den yardım almaya karar verdiğinde büyük bir patlama ile ağır bir şekilde yaralanır. Bu olay Holmes'ün o ünlü Baker Street 221B'deki evinde mateme yol açar. Olayda hiç kasıt aramayan Holmes, Dr. Watson'ın bir sözü ile titrer ve kendine gelir. Dr. Watson'ın uyarısı Holmes'ün suratına bir tokat

Sonra hemen polise gidiyor (adam akıllı). Polisler Serkan'ı yakından tanıyorlar; “Her akşam evinin yolunu unutur, caminin orada ağlar durur, biz de gidip alırız, bir çorba içirip iki tokat atıp evine götürürüz, bizim karakolun maskotu gibi bir şey o” diyorlar. Ama iki gece önceden beri Beşiktaş'ta ilik yükseliyor, çığlığı borkanım diyor “akşam eve gelmedi, yatağı bozulmamış, bulun onu bana getirin yavrumu!” diye ağlıyor. Hiç bulmak istemiyoruz aslında ama ayıp olur diye Sherlock'u arıyoruz, geliyor, hemen (adam cin) odasında dolaba saklı bir aşk mektubu buluyor.

tanıyorlar. “Küçükken annesi kafasının üstüne düşürmüştü, kafasını alçıya almıştık. Sonradan alçıyı çıkartırmayı şaşırırlar, beyni kalmış, geçen hafta” diyorlar. Hemen alçıyı (av 9 ge adam) ve diyor (Einstein

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.