OLYMPIC SOCCER
Retro bilgisayarBir düşünün bakalım, futbolda dönen para dünya ekonomisinin yüzde kaçıdır acep? İsterseniz o kadar ileri gitmeyin, Türkiye'de futbol olmazsa kimler para kazanamazdı onları düşünün. Sizi mi kıracağım, hadi beraber düşünelim. En başta Tanju Çolak. Kim aptal aptal konuşması için para verir ki?
8. W
Veya Bülent Karpat, nasıl veya kim ona para verir, maç anlatırken zırvalasın diye. Başka... Serdar Çakman, Erman Toroğlu ve türevleri. Olmuş bitmiş, üç puanı alan almış, yenilen yenilmiş. Sen tut yok o penaltıydı, yok offside yoktu diye ahkam kes, sonra da dünyanın parasını al. Hiç anlamıyorum. Anlayanı da anlamıyorum.
Oldum olası futbol oynamayı severim. Yalnız ben değil başkaları da seviyor ki benim bildiğim hemen hemen her tür bilgisayarda en azından birkaç futbol oyunu var (galiba NASA'dakilerde yok). Bunların bazıları efsane oldu, bazıları kaybolup gitti. Efsane olan oyunlara bakarsanız (yalnızca futbol değil bütün oyunları kastediyorum) hepsinin ortak özelliği oyuncuya geniş olanaklar tanımaları. Yani oyuncu oyunu ne kadar özgür yönetebilirse (Özgür beni andı) oyun o kadar iyi diyebiliriz. Bence Olympic Soccer da bu tür bir oyun. Bir kere oyunda şut, pas, havadan pas, rövaşata ve geri pas için ayrı tuşlar var. Oyunun en iyi futbol oyunu olduğunu iddia etmiyorum ama bu kadar çok hareket içermesi ayrı bir zevk katmıyor da değil. Oyuna ilk baktığımda doğal olarak biraz avantajlı başlamak istedim ve olimpiyatlarda altın madalyayı kazanan Nijerya'yı seçmeye çalıştım. Gel gör ki uyanık programcılar olimpiyat oyununa, olimpiyat şampiyonu takımı koymayı unutmuşlar. Hadi bari başka bir takım seçeyim dedim (İtalya, Brezilya falan) bu defa da kadroların gerçek kadrolar olmadığını gördüm. Sonuç olarak bu küçük hataların oyuna etkisi yok (belki konsantrasyon açısından biraz fark eder) ama yine de komik. İlk başta karşınıza çıkan Ana Menü'de oyunun şeklini belirliyorsunuz (şeklini derken nasıl bir turnuvaya dahil olacağını, yoksa oyun hep aynı oyun). Seçenekler şöyle: ARCADE: Canınız sıkıldığında açıp bir maç yapmak için. Artık her oyuna koyuyorlar bir tane. Takımınızı seçtikten sonra karşınıza çıkan seçenekler. Start: Malumunuz oyuna başlamak. Options: Bu biraz karışık altta ayrıca açıklarım. Save: Oyuna kaldığınız yerden devam edebilmek için kaydetmeye yarıyor. Ancak bu tek maçlık bir seçenek olduğundan bir anlamı yok. Quit: Ana Menü'ye dönüş. OLYMPIC: Bu da oyunu olimpiyatlardaki şekli ile oynamak için. Adını hak etsin diye yapmışlar. Birden fazla kişi de seçebilirsiniz. Start: Bkz. Önceki seçenek. Options: Artık anlatmaya gerek yok bunlar bütün seçeneklerde aynı. Bu arada Countries seçeneği ile grupları kendiniz de belirleyebilirsiniz. EXHIBITION: Bu seçenek de iki kişi oynamak için. Sözlüğe baktım, exhibition sergi demekmiş (Exhibition Center hesabı). Save burada işe yarayabilir. Kuzeninize beşer yedişer atarsanız bunu kaydedip sonra başına kakmak en doğal hakkınız (Aytun'un kulakları çınlıyordur şimdi). LEAGUE: Adından da anlaşıldığı üzere lig seçeneği. LOAD: Kaydettiğiniz oyunu yüklemeye yarıyor (İşte böyle başa kakıyorsunuz). DEMO: Bu diğer oyunlardaki gibi bir demo değil. O oynuyor siz bakıyorsunuz. 'Demo Play' yani. Oyundan çıkış seçeneği. Şimdi options seçeneğine bakabiliriz. Bu da alt seçeneklerden oluşuyor (sonra da o yüzden bıraktım zaten). Bunları da sırayla açıklayalım. Game: Bununda alt seçenekleri var (Sıkıcı olmaya başladı). 1)Goal Replay (on, off): Gollerden sonraki otomatik tekrarları açıp kapatır. 2)Game Duration (3, 5, 10, 20, 45, 90): Oyun süresi. 3)Scanner (on, off): Sol alttaki küçük radarı açıp kapatır (Hey gidi Kick Off 2). 4)Reset Options: Her şeyi ilk haline getirir. Rules: Kurallar 1)Off Sides (on, off): ofsayt'ı açıp kapatır. 2)Draw Rule (Extra time, Sudden death): Beraberliklerde uzatmaların oynanıp oynanmayacağını belirler. Sound: Ses ayarları 1)Sfx (on, off): Efektleri açıp kapatır. 2)Music(on, off): Müziği açıp kapatır. 3)Commentary (on, off): Spikeri açıp kapatır (Bu arada oyunda spiker de varmış ama
Maalesef cd-rip'de yok herhalde). 3)Test Sample (1, 2, 3): Dediğim gibi ses kartım yok. 4)Test Tune (1, 2, 3): Israr etmeyin artık. Yok diyorsam yok. Condition: Zemin ve hava şartlarını hatta stadyumu buradan seçebilirsiniz. 1)Wind Strength (Random, Strong, breezy, weak, none): Rüzgarın şiddeti. 2) Dampness (Random, Dry, Normal, Wet, Light wet, frozen): Hava durumu. 3)Roughness (Bumpy, Slightly, Flat): Zemin durumu. Stadium: Bunları tek tek yazmıyorum. Sanırım stadyum seçimi olduğunu anlatmama da gerek yok. Options menüsü bu kadar. Ama menülerin hepsi bu kadar değil (Maalesef). Biraz sonra onu da anlatacağım. Oyunun tuşları şöyle Space-pas, Alt gr-Pas, Ctrl-Röveşata, Sol shift-Geri pas, C-Havalandırma, Return-Kros (Depar). Bu tuşlar sabit değil. Oyuna girmeden setup programından tuşları ve ekran çözünürlüğünü değiştirebilirsiniz. Bu arada ekran ayarlarında sadece çözünürlüğü değiştirebiliyor olmanız oldukça kötü. Ben bir DX2-66 sahibi olarak birkaç detayı kapatıp oyunu daha hızlı oynayabilmek isterdim. Oyuna gelince. Oyun ortalığa hızla yayılan Virtual Stadium oyunlarından biri. Bu benim hızdan şikayetimi
Germany 0:0 açıklıyor sanırım. Ama yine de o kadar da yavaş sayılmaz. Oyunda oyuncu değiştirme, kamera açıları (Dedik ya Virtual Stadium) gibi ayarların yerini kolay kolay tahmin edemeyeceğinizi sandığım bir yerde pause menüsünde. Pause de P'ye basınca olmuyor. Eğer baştan değiştirmediyseniz bu tuş tab. Bu menü ise şöyle Substitution (Requested, not requested): oyuncu değiştirme Scanner (On, off): Daha önce de söyledim (Yazdım). Sol alttaki küçük radar. Goal Replay (On off): Gollerdeki otomatik tekrarı açıp kapatır (Çok gol yiyenler bunu hiç sevmiyor). Replay: Güzel bir şey yaparsanız buradan seyredebilirsiniz (Hani güzel bir çalım filan). Player Attribute editor: İşte zurnanın zart dediği yer. Buradan takımınızın taktiğini belirleyebildiğiniz gibi adamlarınıza tek tek görev de verebiliyorsunuz (Adam adama savunma, normal defans vb.). Şimdi biraz da oyunun oynanışı hakkında konuşalım. Bir kere en büyük kolaylık topun ayağa yapışıyor olması. Rakiplerin topu almak için genelde ayağa kaydığını düşünürseniz çalım yapmak gayet kolay. Uzun koşularda arkanıza biri takıldığında olduğunuz yerde küçük bir daire çizin arkanızdaki adam kayacak ve muhtemelen ıskalayacaktır. Ayrıca havadan şutlar ve falsolu vuruşlar da çok önemli. Şutlarınızı direk diplerine atmaya çalışın. Kaleciler çok kötü ve bu tür on şuttan dokuzunu yiyorlar ve bu takımlar arasında fazla değişken değil. Sıkışık defanslar arasında top kaybetmeniz de büyük bir ihtimal bu yüzden sıkıştığınızda geri pası kullanın ve boştaki bir adama pas çıkartın. Böylece hem pozisyon rahatlar hem de defans açılır. Oyun ile ilgili anlatacaklarım bu kadar. Yer sıkıntısı dolayısıyla yazıyı toparlamak durumundayım. Bir daha ki ay görüşmek üzere. Hepinize bol gollü günler (Erkut ve Seyhan'a mutluluklar). Levent YARLI.
VIRGIN (SPOR)