Mektuplar

3 bile daha önemli bir detay.Kime yazsam bu derdimi & diye düşündüm, aklıma siz geldiniz, size yazdım. Bakıyorum size de dertlerinizi bana yazmışsınız, Intel çık valizden artık, geri gitmiyoruz Istanbul'a, de mektupları getir, vaktimiz az. SIE ZIEHEN DICH Değerli MAC, Geymşov okuyan bilgisayar oyunu tutkunu olan bir psikiyatristim. Bu yüzden belki birbirimize yardım edebiliriz. (Dergi yayın hayatını sürdürme kararını aldığı için artık yazabilirim.) Adet olduğu üzere (galiba) maddeler halinde devam ediyorum. 1) Heroes of Might & Magic son zamanlarda oynadığım en keyifli ve en eğlenceli oyun. Sanki hakettiği kadar üzerinde durulmamış gibi geliyor bana. Oyunun ikincisinin reklamını gördüm. Bunun hakkında bilgin var mı? Bu tarzda önerebileceğin başka oyunlar bulabilir miyim? 2) Dergideki oyun tanıtımlarının sonlarındaki puanlama hayal kırıklığına uğratmaya başladı. Örnek olarak Rise & Rule ... adlı oyunun tanıtımını ve puanlamasını gördükten sonra gidip aldım. Hatta belki bir bildikleri vardır diye (salak gibi) birkaç yüz turn oynadım ve ardından yeteeer diyerek oyunu uçurdum. Aynı şey bir ölçüde Settlers 2 için de geçerli. Sabırlı biriyim ancak gına geldi (Onu henüz silmedim). 3) Civilizatlon 2 muhteşem. Bu oyun yüzünden epey uykusun kaldım (değdi). Oyun hakkında önerilerin olabilir mi? ( mesela, öncelikle hangi yapılara birliklere ve gelişmelere yatırım yapmalıyım, yeni bir şehir kurarken ne kadar süre beklemeliyim vb.) Bir de Civ 2 benim PC de oynadığım lik strateji oyunu. Civ 1 ve diğerlerini hiç görmedim. Bunu hesaba katarak aldığımda hayal kırıklığına uğramayacağım strateji türü oyun önerebilir misin? 4) Death Gate büyük keyif alarak oynadığım ve henüz bitiremediğim bir oyun. Ancak bir onra ne yazık ki bitecek. Bitince bu oyunla karşılaştırdığımda hayal kırıklığına uğramayacağım bir oyun arayacağım. Bu konudaki önerilerin ? 5) Bad Mojo oynadın mı? Ben oynuyorum ve nedense oldukça etkileyici geldi. Yanlız geçemediğim bir var. (Dergideki açıklamasına baktığım halde geçemedim) Mutfaktaki lavabonun içinden bıçağa tırmanınca kaşığın düşüp Grinderi durdurmi gerekiyor gibi görünüyor. Ancak ben bıçağın sapına kadar gelip sadece tahterevalli oynayabiliyorum. Başka bir şey olmuyor. Burada takıldığım için ilerleyemiyorum. 6) Son olarak kişisel soru: Türkiye'de mi daha mutsuzdun, Almanya da mı? Şimdilik bu kadar... Sevgiler. Derya ERYILDIZ. MAC: Biz sana nasıl yardım edebiliriz bilmiyorum ama bir psikiyatrist olarak senin bize bir sürü yardımın olabilir. Hatta staj yapmak falan isteyen arkadaşların varsa dergide topunuza yetecek kadar davranış bozukluğu örnekleri var. Kapın deri koltukları birgün bize buyrun ama yedekli gelin, bizi tedavi etmeye çalışırken tozutanlara bakacak birileri de olsun. 1) İlk geldiği zaman dergide bayağı oynayanı (ben dahil) olmuştu ama piyasa o kadar hızlı ilerliyor ki, tarihe çizik atan oyunlar haricinde hiçbiri uzun zaman güncelliğini koruyamıyor.

doldurdu ve arşive kalktı. İkincisinin reklamları ufak ufak buralarda çıkmaya başladı. Bugünlerde moda mıdır nedir, tabi network play varmış, render animasyon falan (strateji oyununda ne işe yarar bilemem) eklenecekmiş. Master of Magic (hem Civilization'a da çok pis benzer (bir parantez daha, grafik ve az ve biraz sistem olarak)) ve Warlords2 bu türde hoşuna gidebilecek oyunlar. 2) Ya işte işin doğrusu bir tane numarayla bir oyun hakkındaki herşeyi cartdananak belirtme imkanı yok. Bu Engin'in 9693 deli olduğunu söylemek gibi birşey (normal 9.7'sini görmek daha nasip olmadı). Ama bu oyun konusunda haklısın, ben de beğenmedim, Emin'e beğenmedim dedim, o da 'Gökhan beğenmiş' dedi. Herkes herşeyi aynı oranda beğenmiyor tabi (9692 harbi abartı olmuş olabilir) ama farkettiysen (psiko olarak farketmen lazım) dergide her yazarın biraz torpil geçtiği (ya da anlaşamadığı) belirli oyun türleri var. Mesela zamanında bana Doom'u bana yazdırsalardı 'koridorlarda kaybolup durduğunuz, büyük pikselli grafikli zevksiz bir action oyunu' derdim (sonra da linç edilirdim) onun için bir süre sonra kendi zevkinin hangi yazara yakın olduğunu anladığında bu duruma düşmekten kurtulursun. Settlers2 ise daha önce de uzun uzun anlattığım gibi benim neden olduğunu bilmeden (çocukluğumdan kaynaklananan birşeyler olabilirmi doktor bey?) çok zevk aldığım oyunlardan biri. Yavaş olduğunun farkındayım ama zaten topu topu 10 bölüm var. 3) Civilization2 hakkında ne desem boş, herkesin kendine göre değişik bir oynama stili var, hatta sırf nasıl oynadıklarına bakarak insanlar hakkında psikolojik bir test bile yapmak mümkün (o mürekkepten şekillerden daha etkili olacağı kesin), ben genelde bir şehire iki koruma unit'i (o anda en etkili hangisiyse ondan) kurduktan sonra direkt bir settler daha yaparım, bu settler yavaş yavaş yol ve irrigation yaparak biraz uzaklaştıktan sonra (arada yeterince yer olması lazım) yeni bir şehir kurar. Sonra aynı işlemi bir daha (ve bir daha) tekrarlarım. İlk başlarda iki attack özellikleri sayesinde en iyi birlik chariots'dur. Bunlar knights gelene kadar ortalığı idare ederler. Hemen Great Library yapmakta da yarar var. Dediğim gibi Civ'e en benzeyen oyun Master of Magic'dir. Colonization'a da bakabilirsin ama Civ'i seven Col'u (samimiyet) sever diye bir kural yok. 4) Nedir bu karşılaştırma sevdası, 'comparative fixation' deniliyor galiba, acaba küçükken durmadan gölgesinde kaldığınız bir abiniz varmıydı, anneniz sık sık 'sen neden abin gibi olamıyorsun?' der miydi? Bu sizi zamanla asiliğe mi itti? Death Gate eski tür adventure'lara güzel örnek, objelere dayandığından belki The Riddle of Master Lu hoşuna gidebilir. 5) Bad Mojo'yu beğendiğimi söyleyemicem (hamamböceği olarak yaşamak benim için yeni birşey değil) ama takıldığın yer konusunda haklısın. Ben de nasıl geçildiğini bulamadım onun için Mert'e sormam lazım... Sordum, o kaşığın üzerine hiççıkmamış, çıkması da gerekmiyormuş. Bir de tahterevan ile çocukluğunuz ile ilgili bir bağlantı kurdu ama ben dinlemedim. 6) Bu sorunun 'Nerede daha olması gerekmiyor mu doktor bey? Bu beyaz gömlek de çok tahatsızmış aslında doktor bey? Genel mutsuzluğumun coğrafyayla pek bir alakası olmadığından bir karşılaştırma(!) yapamıcam aslında. Zaten daha bu soruya cevap vermek için de erken, borcum ne kadar? UNWEİGERLİCH İN EHREN BAHN Merhaba MAC,

Bu sana kaçıncı mektubum hatırlayamıyorum. Ancak artık kendi kendime konuştuğumu (pardon yazdığımı) düşünmeye başladım. Neyse, inşallah bunu yanyınlar ve yanıtlarsın. Şimdi sorusuz mektup yazıpta adeti bozmak istemem. O yüzden aklıma gelen soruları sormaya başlıyorum. 1- Ben macera oyunların Simon serisi ile başladım ve bir adventure manyağı olup çıktım. Özellikle Simon 2 tam bir adventure klasiği. Buradan adventure severlere veya hayatında oynamamış herkese mutlaka tavsiye ederim. (AdventureSoft'ta çalışmıyorum) Burada yılın en iyi adventure sıralamanızda Prisoner of Ice'ı Simon 2'den daha iyi göstermeniz tam bir Serkan'lıktı. Düşünün bir kere. P.O.l. CD'de o kadar kötü Simon 2 diskette bu kadar iyi. Şimdi sana bir Simon fanatiği olarak soruyorum. Ey yüce adventure Simon 3 Almanya'da çıktı mı? Türkiye'ye ne zaman gelecek? 2- Bugüne kadar paraya kıyılıpta alınmaya layık gördüğüm Fifa 96, Rebel 2, Need for Speed 2, Fi GP2 dışında hangi CD'leri önerirsin. Beğenmezsem kapına dayanırım. Gabriel Knigth 2 almaya değer mi? Yine sadece filmden oluşan bir oyun çıkar diye korkuyorum (Bir de fiatından). 3- Bu Game Show git gide harika bir dergi oluyor. Boyutunu arttırmayı düşünüyor musunuz? Bi zahmet Emin'e soruver. Celal Kandemir MAC: Ya niye öyle diyorsun ki, çok mektup yazdığının farkındayım ama bugüne kadar yayınlanmamış olmamaları okunmadıkları manasına gelmez. İşte bazen böyle oluyor, bir iki ay geçiyor, bir bakıyorum artık ayıp oluyor (oluyor di mi). Bu sefer affedilirim (di mi?) inşallah. 1) Zevkler ve renkler meselesini tartışmayalım (mı). Bu arada Serkan'lık lafının güzel dilimize girmiş olması da muhteşem bir olay yani. Hey sen, Serkanmısın? Serkanlık etme? Serkan Serkan konuşma. Beğendim valla. Senin için Adventuresoft'u aradım (orda çalışmandan şüphelendim de ondan), dediler ki, Simon3 Mart ayında çıkacakmış, bir de dediler ki istersem şimdiden 150 mark gönderebilirmişim, oyun çıkar çıkmaz hemen yollarlarmış, ben de dedim ki benim alnımda salak mı yazıyor, onlar da dedilerki video phone'umuz çalışmıyor göremiyoruz, ben de dedimki ben zaten kaçak kopyasını alacam çıkınca; onlar da dedilerki lütfen adınızı adresinizi verin de sizi tutuklatalım, ben de dedimki tabi, Serkan Uybaş, Ihlamurdere caddesi.. 2) Bazen değer, bazen değmez, senin durumunda kesin değmez. Sen Death Gate'i al daha iyi. 3) Boyumuzun uzaması için bol bol barfiks çalışıyoruz, süt içiyoruz, şimdiden yarım milim büyüdük. A4 olma hayalleri sürüyor ama sağ kalmamız açısından şimdilik hayal kalmalarında yarar var. DU KANNNST Sevgili MAC, Seni Game-Show renklendiğinden beri zevkle izliyorum. Ben hemen hemen her tür oyundan hoşlanan bir insanım. Her neyse fazla traş yapmadan sorularıma geçiyorum. 1- Ben Dedektif Fırtına adlı oyunu aldım. Yanılmıyorsam 18. Sayıda takılırsanız bana yazın demiştin. Ve yazıyorum. Telefonla ilgili bilmeceyi , Yaptım. Fakat Cafe-25'teki, camda olan şifrede gümledim, rica etsem o şifreyi derginizde yayınlar mısınız? 2- Wing Commander 5 ne zaman çıkacak? Tahminen fiatı ne kadar olur? € 3- The 7.Guest adlı oyunu almamı önerir misiniz? 9 Sİ 4- Mech Warrior, Earth Siege 2, Shattered Steel adlı oyunlardan hangisini önerirsiniz? 5- Settlers 2'yi mi Conguest of the New World'u mu yoksa Civ 2'yi mi önerirsiniz? 6- Ben Pentium 100, 16 MB Ram, 1 Mb Ekran Kartı, 8x Cd-Rom a sahibim. Win Comander 4, bende tam performans ile çalışır mı? Derginize başarılar dilerim. Aybars 'Shannara' Yılmaz MAC: Renklenmeden önce niye izlemiyordun bakiim, yoksa izliyordün da zevk mi almıyordun? Renklenmek büyük bir tiraj,artışı sağlamadı (umut dünyası) ama artık en azından dergiyi eline alan bazı salaklar 'niye renkli değil' demiyorlar. 1) Şimdi, aslında şifreyi mi söylesem, sonra ne yapacağını mı söylesem. Neyse, şifreyi söyleyeyim: Kervan Oteli. 2) Daha Origin'in release listesinde bile yok, bu da nerden baksan bir iki yıl demek (listedeki tarihler nasıl olsa hep rötarlı oluyor), ama fiyatı üniversalleşmiş kutsal kazık 100-150 mark arasında olur herhalde. 3) Belki üç sene önce önerirdim ama artık böyle oyunlardan zibil gibi var. Onun için bence boşver. 4) İlk etapta MechWarrior'u öneririm, daha hafif, daha eğlenceli. Shattered Steel'in sadece demosunu oynadım, o kadar da özel birşeymiş gibi gelmedi. 5) 3 seçenekli soruları da pek severim. Tabi ki Civ2'yi öneririm ama Settlers2 de fena oyun değil. İkisinin de Rip'ini öneririm. 6) Maden Wing Commander4'ü daha oynamadım, ne diye 5'in derdine düştün o zaman. Pentium 100'de çalışması lazım, abi anlatsana 8 hızlı CD nasıl birşey oluyor, hızlı mı oluyor, anlat da öğrenelim. IİHNEN NİCHT ENTKOMMEN Sevgili MAC, Başlangıç yapmadan hemen sorulara geçiyorum. 1- Bilgisayarı alalı 9-10 ay oldu. Bilgisayar ilk alındığında ortaya çıkan oyun canavarlığı dönemini atlatmış sayılırım. Bu yüzden daha adam gibi oynamadan sildiğim Jagged Alience, X-Wing gibi oyunları tekrar almayı düşünüyorum. Jagged Alience'l ilk oynadığımda hatırladığım kadarıyla oyunda birkaç gün geçince para tükeniyordu. Bu konuda ne yapmam lazım? 2- C&C'yi fazla zorlanmadan bitirdim. Üsse sahip olduğun görevler bir noktadan sonra aşırı kolaylaşıyor. Galiba kum torbaları yüzünden. Sen oyun oynarken hiç kum torbası kullanmadın mı? Daha doğrusu üssün etrafını bu torbalarla çevirmedin mi? Bölümleri bitirdiğimde elimde 10-20 tank ve bir dolu askeri araç kalıyor. 3- C&C Red Alert ne zaman çıkıyor. Oyun hakkında biraz daha bilgi verirmisin. Yine GDI'lar ve NOD'lar mı var ? 4- Bir dergide C&C'nin ikinci dünya savaşı versiyonu çıkacağını duydum. Yoksa bu Red Alert mi? 5- Şu registration ne iş? Nasıl lisanslı kullanıcı olunur. Registration card oyunlarının shareware mi yoksa orjinal versiyonlarında mı var? 6- Modem hakında bilgi verebilir misin? Mesela ben bi modem alsam bunu gelip telefona bağlayacaklar -4 değil mi? Peki kim yapacak bu işi? Diyelim ki modemi aldım. Başka biri ile oyun oynamak istiyorum. Karşımdakine nasıl bağlanacam. Biri bana modem ile bağlanmak isterse nasıl anlıyacağım. Bilgisayar kapalı olduğu halde birinin bağlanmak istediğini anlayabilir miyim. 7- C&C' den sonra ikinci olarak şu bol CD'li adventure'lardan birini almak istiyorum. Bu arada adventure oyunlarını hiç beceremem. Yani bu oyunlar ne kadar kolay olsa da beni uzun süre uğraştırır. Zorluğu hesaba katmadan önerebileceğin en güzel grafik ses, müzik ve animasyonlu adventure hangisi? 8- Settlers 2'nin CD'sini almam için bir sebep var mı? Yani disket verisyonu ile arasında fark var mı? 9- C&C Cover Op.'de görev aralarında demo var mı? Yine görevi sesli olarak açıklıyor mu? 10- Rebel Assault 2'nin grafik ve sesleri mükemmel. Bir arkadaşımın CD'sinde demo versiyonunu oynamıştım. Sadece 6. bölüm vardı. Ve bu bölüm aşırı kolaydı. Sonra dergideki açıklamasında 6. Bölüm için zor diyorlardı. Oyun gerçekten bu kadar kolay mı? Yoksa demo versiyonunda sonra bölümleri yenileyip zorlaştırmış olma ihtimalleri var mı? 11- Master of Magic ilk başta çok güzel geldi ama şehrimi geliştirip, diğer şehirlere saldırınca öküz gibi güçlü olduklarını gördüm. Bu oyun için taktik verebilir misin? Diyelim ki bütün binaları yaptın, eğer trade goods yapmazsam param hızı ile düşüyor. Ne yapmalıyım? 12- Warcraft 1'de 7. bölüm için taktik verir misin? (Peasant'ların tutsak olduğu) 13- Settlers 1'i güzel güzel oynarken tam savaşıyordum ki benim adam düşman askerlerini öldürünce 'fc page granular' gibi birşey çıktı. Her seferine aynı şey oluyor. Oyun mu bozuk? Barış ki seviyorsun' Van, İzmir. MAC: Muhabbetsiz mektup olur mu güzelim, ben cevap otomatı mıyım? At jetonu al cevabı, insan kendini kullanılmış hissediyor. 1) Atalarımız bu konuda bir hint bırakmışlar zamanında, demişler ki 'Jagged Alliance oynarken (ileriyi görebilen atalarmış) ayağını yorganına göre uzat' yani ilk başta kaliteli adamları alırsan iflas edersin, herkes gibi senin de (benim de) başta kötü adamlarla biraz sürünmen lazım. Oyunun ekonomik sistemi basit aslında, öncelikle hızla çok ağaç olan yerlere (haritada mavi (ya da sarı) kutulu olan yerler) ulaşıp buraları harvest etmen ve koruman lazım. Bir süre sonra işleyebileceğinden fazla ağacın olacak, o zaman rafinerisi olan bir yeri alman lazım. Guard'lar pahalılar ama seni zırt pırt toprak kaybetmekten ve gereksiz yere savaşmaktan kurtarırlar. Atalarımız bir de demişler ki 'ısıracak köpek dişini göstermezmiş'. o galiba başka bir konudaydı, kafam karıştı. 2) Düşmanlar belirli sayıda mutlaka saldıracaklarından (kadeleri bu, böyle programlanmışlar) ben zaten hep defansif oynarım, özellikle Command&Conaguer'deki yer şekilleri, geçitler falan sayesinde düşmanı üsse yaklaşamadan temizlemek gerçekten kolay. Ben kum torbalarından çok (galiba duvar demek mi istiyorsun acaba) Advanced Guard Tower'ları yararlı buldum. 8) ve de 4. sorulara cevabımdır: Geçen ay haberlerler de söylediğimiz gibi (başka dergilere niye bakıyorsun hayırsız, biz yetmiyormuyuz?) DU Command&Conguer: Red Alert Ekim ayında çıkıyor ve evet konusu İkinci Dünya Savaşı'nın biraz fantezi olmuş hali. Buna sebep olarak hep bir İkinci Dünya

Savaşı oyunu yapmak istediklerini ama çoğu ciddi strateji oyunu gibi istatisliklere ve gerçekçi unit'lere bağlı kalmak istemedikleri için konuyu biraz değiştirdiklerini söylüyorlar (Westwood'dakiler). Evet yine iki güç var hayır adları GDI ve NOD değil. Biri dünyanın iyi ve mantıklı vatandaşları diğeri de koministler. Oyunun oynanabilir demosu geçenlerde bilmemne fuarında (nasıl olsa gidecek paramız yok, nerde olduğunu bilsek ne olacak) ortaya çıktı. Öbür Command&Conauer, Tiberium Sun Ocak ayında çıkacakmış (hani robotlu falan olan). 5) Shareware değişik bir pazarlama yöntemi. Programın bir kısmını parasız olarak alıyorsun (public domain gibin) sonra beğenirsen register ediyorsun, sana bütün opsiyonları çalışan versionunu gönderiyorlar. Modemin olunca (gözüm 6. soruya kaydı da) elektronik olarak registrasyon yapabilirsin ama çoğu shareware versionunda bir form basan ya da nereye ne göndereceğini söyleyen bir mesaj vardır (genelde çok barizdir, zırt pırt çıkar, adamı sinir eder). 6) Bu konuda biraz hayal görüyorsun gibime geldi, olay daha ziyade şöyle gerçekleşecek, biligisayarcıya gideceksin, adam senin birşeyler alacağını anlayınca birden melek kesilecek, her soruna hallederiz diyecek sonra para cebinden çıkıp yazar kasaya girer girmez şeytani bir gülüşle (yani ha ha ha haaaaa) sana gerçek yüzünü gösterecek, ve bir daha ne zaman görse seni tanımamamazlıktan gelecek. Eve birilerin gelmesini falan unut, bunlar filmlerde (ve medeni ülkelerde) olur, modemi oturup kendin bağlayacaksın tabi ki, ama sandığın kadar zor değil (özellikle Win95 kullanıyorsan). Başkalarına bağlanırken ikiniz de terminal programlarınızı yükleyeceksiniz, biriniz öbürünüzü arayacak, arananın ekranında ring yazacak, modem devreye girecek ve (inşallah) bağlanacaksınız. Oyunlarda iş biraz daha karışık, bazı oyunların dışardan çalışan utilityleri var, bazılarında ise menülerden modem play seçeneklerine giriliyor. Modem hızını ve çevirilecek numarayı burdan seçeceksin. Şimdiden söyliim de (sonra kızma) bu iş o kadar başını ağrıtacak ki sonunda bilgisayarı taksiye yükleyip arkadaşının evine gitmek daha kolayına (ve daha ucuza, telefon faturası çok güçlü bir düşmandır, başa çıkılmaz) gelecek. Bilgisayarın kı iyken telefonu açtığında cılızrıu cazuruuu cilik cı diye bir ses duyarsan anla ki biri seni modemle arıyor (ya da kafa buluyor). 7) Madem yeni başlayaksın, biraz da süs falan istiyorsun © zaman Gabriel Knight2'yi ya da Urban Runner'ı al bari (öbür okuyuculara uyarı: Bu özel bir durum, bu tavsiye sadece bu hasta için geçerli, siz kendi ilaçlarınıza devam edin, bunları almayın!). Bunlardan sıkılınca bir daha yaz (bu sefer muhabbet isterim) o zaman yeni testler yapıp yeni reçeteler yazarım. 8) Settlers2 CD'sini alman için çok önemli bir sebep var, ben aldım 80 Mark'ı (derginin parası) yaktım, enayi durumuna düştüm, o zaman herkes alacak, yanacak ve enayi durumuna düşecek (herkes enayi durumuna düşünce ben relatif daha az enayi olmuş olacam). 9) Ses kısmını bilmiyorum (zaten ne işe yarıyor ki, ingilizce öğrendin, okuma yazmaya vaktin olmadı mı?) ama aradaki demolar bu sefer daha bile kaliteli (inanmak zor) ben iki tane gördüm helikopterli biri savaş gemili), bu sefer işi abartmışlar. (Mac animasyon yarışması: gördüğünüz en iyi oyun animasyonu hangisi? Benim ki Longbow'un başındaki dahil), yaratıcı olun, benden kopya çekmeyin).

Hit

ARİ

Av AML

10) Dergimizin part-time Luke Skywalker'ı Emin'e zor geldiğine göre zordur herhalde (ben kim, 6. bölüme gelmek kim), galiba orası biraz labirent gibi olduğundan zor gelmiştir, ama genelde bu oyunda bölümler aşırı zor değil. Ya da senin force'un onun force'undan daha forsludur.(multilingual kelime oyunu). 11) Master of Magic'de aslında üç çeşit savaş var. Başkalarının şehirlerine saldırı, harabelerdeki mücadele, ve açıktaki savaşlar (meydan savaşı mahiyetinde). Her unit tipi bu savaşlarda bazı avantaj (ve dolayısıyla diğerlerinde dezavantaja sahip). İlk başlarda spearman unit'leriyle yetinmek zorunda kalacaksın ama ilerde (şehirler biraz gelişince) fiyer'lar ve archer'larla savunma şansını artırabilirsin. İlk başlarda zaten ağzınla kuş tutsan (hala başaramadığım bir olay) yenemiyeceğin düşmanlar ve guardian'lar var. Bunlara kinlenip ilerde kendi hero'ların geliştiğinde veya Death Knight bolluğu yaşadığında yenmek daha mantıklı olur. Paranın hızla azalmasına mana veremedim, acaba vezirin son zamanlarda işe Ferrari'yle gelip haremine ek kat çıkıyor. mu? Şehirlerini altın madenlerinin veya nehir ağızlarının yakınına kurmak ya da yollar yaparak vergileri artırmak yararlı olabilir. Belki de (Jagged Alliance'da da parasız kaldığına göre) sen acaba tutumsuz bir insan mısın (atalar ne diyor bu işe)? 12) Çok verilecek bir taktik yok, elindeki birlikleri tutumlu olarak (sakla zamanı gelir zamanı) kullanarak haritanın üstünden ilerle ve sonra oyunu yavaşlat (senin sadece bir mouse elin olduğuna göre en doğal hakkın), burdan minumum zarar alman lazım, onun için save etmek de serbest. Gödüğün gibi verilecek bir taktik yok (yardımcı olamadım ama en azından haklı çıktım). 13) Atalarımız demiş ki (bunlar teknik servisteki atalar), 'Bana ses kartını söyle, sana crash adresini söylüm'. Bu dert bana da olmuştu zamanında (görmüş geçirmiş yazar), ben oyun bozuk zannetmiştim,hevesim kursağımda kalmıştı, şimdi Emin'e sordum, ses kartından dedi, keşke o zaman sorsaymışım, ah eşşek kafam. NUR KOPF HAT Sevgili Big MAC, Sizin dergiyi o kadar çok seviyorum ki tuvalette(!) veya herhangi bir yerde elimden düşüremiyorum. Derginin fiyatı kaliteye oranla bence normal düzeyde. Neyse artık sorularıma geçiyorum. 1- Abi Eylül ayında Mert'in dediğine göre 'EAC POWR' veya buna benzer birşeyler yazarsak pistin değişeceğini veya turbo mode'a geçileceğini söylüyor. Deniyorum, deniyorum olmuyor. Acep Why? 2- Geçen gün bizim bilgisayarcıda Rebel 2'nin CD'sini aldım. Adam bana 'İstersen şifrelerini vereyim, ben şifreleri novice'de oyunu 3 günde zor bitirdim'. Eve gittim, oyuna başladım. Adamın dediğine gibi oyunu 3 günde değii 3 tte bitirdim. Bana bu türde bir kaç oyun söyler misin?(DX4-100, 8 ram, 1Mb ekran kartı) 3- Alone in the Dark 3'te oyuna başlar başlamaz karşıma bir adam geçiyor. Tak, tak silahıyla koyuyor. Bende anında mefta. Ne yapayım? 4- Geçen gün Windows'u kurcalarken tak diye ekrana Slerra-On Line diye bir yazı çıktı. Birşeyler Install etti ve bir directory açtı. Bunu klikleyince artık demolar çıkıyor. Bu nedir, ne işe yarar, yenir mi? ş 5- Son soru. Sence bu 'Z'midir 'N'midir. Onu — olmalı mı? Yoksa C&C 2'yi beklemeli? “The Devil' Argun MAC: Arkadaşlar, bugün büyük

FS birgün! Dergimiz hummalı (bu da güzel laf aslında) çalışmalarımız sonucunda artık her şehre, her mahalleye, her eve, hatta her tuvalete giriyor demicem tabi. Gurur mu duyalım, içerikten şüpheye mi düşelim (tuvaletlerde neler oluyor biliyor musunuz?) bilmiyorum ama fiyat için böyle düşünmen hayra alamet (umarım herkes öyle düşünüyordur). 1) Acep because cheat'te hata var. Bu ay doğrusu var, Fifa cheat'i de hatalı (benim hatam), onun da bu ay doğrusu var. 2) Okuyucu karar vermiş, Rebel Assault 2 kolay oyunumuş (o zaman öyledir), acaba bilgisayarcın şaşı olabilir mi (hani ateş ederken zor oluyordur)? Bu türde sana oyun söylemem (Cyberia2 var ama söylemem) çünkü böyle oyunlar zararlı (abarttım), parana yazık (bana neyse), gözlerine yazık (şaşı olabilirsin), hadi bunları bırak gençliğine yazık (gitti mi gelmiyor). 3) Çoğu macera filminde gördüklerinin aksine kurşun ata ata tükeniyor. Adam kurşunlarını harcayana kadar duvardaki şeyin (öküz kafası dicem dilim varmıyor) arkasında saklan, sonra intikaaaaammm. 4) Bu son zamanlarda en sinir olduğum yeni özelliklerden biri (belki eskiden de vardır ama benim yeni başıma gelmeye başladı), adına autorun diyorlar, CD'yi ROM'a sokunca (Şahin yanlış anlama) hemen install programını çalıştırıyor. Belki gerçekten install etmek istediğinde iyi bir özellik ama beni de sinir ediyor. 5) Z rip olarak az birkaç disket olduğundan fazla bir Masraf teşkil etmiyor aslında (zaten CD'sini görmek daha nasip olmadı) ama bence bekle, Command&Conauer'i alırsın. Dergide değişik tepkiler yaratan oyunlardan biri, beğeneni var (Levent) beğenmeyeni var (ben). DIE MACHT Sevgili Mac, de şunlar var, yazmak istediğim, 1- The Hobbit, J.R.R. Tolkien. Türkiye'de Türkçesi basıldı. Haberini bugün aldım. Kitabını bir an önce alıcam da, millet de (Macbeth okuyan millet) bilsin. Hobbit olayı nedir bi değinelim dedik. Ne biliyim. Ben çok meraklandım (Ne?) Haa, Mac, bi kaç baba kitap tavsiyesi desem bi de.. 2- Metallica, Load, çok çok çok İyi. (Bu arada geçen gün TV'de Sandman diye bi film izledim, baba bi baktık, olaylar Enter Sandman muhabbeti çerçevesinde gelişiyo. İşte geceleri uyuyamayan çocukların odasına gelip, üstlerine kum ufalayan bi arkadaş falan var, korku falan... Sandım ki Enter Sandman'a film çekmişler, yoksa James ve Lars bu filmi çok mu tutmuşlar. Tabi bi de benim 'cahal' kalıp, olup bitenden haberimin olmaması ihtimali var. O da beni İyi bi düşündürüyo aslında... Sen ne diyosun aabi?) 3- Zak McKracken'de kredi kartını nasıl alıcam? (Espri yaptım sana, hem de nostalci ettim, baba bu zaman denen olay nası çalışıyo yaa, dün ne zamandı, bugün ne zaman dün oldu, yarın vardı az önce, o da oldu şimdi bugün...) 4- Olur ya yayınlanırsa bu mektup, Z için ne diyorsun ve Red Alert olayı falan... Bi de bizim Sherlock olayı n'olur abi, hayır bişey değili, CD'yi atamadım başımdan. 5- NBA Live 96'da (Bu bir sporsimulasyonu sorusu oluyo) Joysütüğü gösteremedim. Kalübreyşin 4 #tmeme rağmen bi şey

# Eh, ben kaçiyim artık. Öyle önemli soruları yok gördüğün gibi. Sen bilirsin işte.(Ne?) Intel'e selam...

gi olmuyo. (Soru lan bu şimdi)

Hiç düşündün mü? 10 sene sonra intellerimiz, yada şöyle diyim 386, 486'larımız çöp mü olacaklar. Olacaklar da ne olacak, biz büyücez ve kirlenecek mi dünya? Yeni Türkü diyodu ya. Lan essahmış adamların dediği.. Muder, Ankara MAC: Öbür yazmak istediklerin de önemli aslında ama okuyucuyu zehirlememek gerekiyor, ben bunca senelik tecrübeyle katlanabiliyorum ama bazı genç körpe beyinler kustuğun bunalıma (yerim) karşı dirençsiz olabilirler, onun için diğer yazdıklarını kendime saklıyorum. 1) Bayramımız kutlu olsun yiğitlerim muasır milletler seviyesine geldiğimiz böylece ispatlanmış oluyor. Alın (hepiniz), okuyun, gelecek ay sınav yapılacak (ben en çok Gollum'u severim ona göre). Kitap olarak en son Terry Pratchett'dan 'Wachen Wachen'ı okudum (galiba ingilizce adı 'Guards Guards'), bir de son 5 senedir aradığım Brian Aldiss'in (harbi adam, okunmalı) Helliconia serisinin son kitabı Winter'ı buldum (Mannheim şehir kütüphanesine teşekkürlerimi bildiririm). Bu serinin ilk iki kitabı (Spring ve Summer) Beyoğlu'nda İngiliz Kültür'de var. Sırf bunlar için üye olunabilir, ama uyarıyorum: 3. kitap orda yok! Dikkatli olun, Almanya vizesi almak zor iş, siz ikisini okuyun, ben size sonunu anlatırım. 2) Aslında birazcık yanılmışsın, bizdeki Gulyabani, pipi koparan adamlar gibi Sandman de uzun zamandır var olan bir öcü kahramanı (nasıl oluyorsa). Şarkıda zaten bu konuda yazılmış. Yakında Mustafa Sandal da 'Buyur Gel Gulyabani' adlı bir beste yapacakmış. Load'ı beğenen birini bulmak güzel (farklı fikirde olsak şaşardım zaten). 3) Zaman işini çözdüm (ödül falan istemem), bak olay şöyle: Doğdun, el bebek, gül bebek (az biraz gulyabani), sonra okudun mavra mavra, sonra kavga, düğüş, mücadale, sonra dur bakalım, boşa gitmiş seneler, kefen bezi kaç para usta. 4) Z için diyeceğimi demişim zaten (10-15 satır yukarda olması lazım), çok daha özel birşeyler bekliyordum (reklamlar beni bile kafalıyorsa helal valla), Red Alert'de aynı hataya düşmicem, gelsin, diyeceğimi o zaman dicem. Sherlock konusunda okuyucuların yardımına başvurduk (oyun bende yok) ama sağolsunlar yardım etmediler (edin manasında söylüyorum). 5) Bu kalibreyşın işi ben de çok baş ağrısı yapıyor (farkettiniz mi, bütün resimlerde oyuncular yerlerinde duruyor, çünkü ben joystick'imi kalibre edemiyorum) ama bulduğum çare şu, Windows95'e gir, o hamarat olduğundan joystick'iğini görüyor, sonra DOS'a düş, oyunu ordan çalıştır. Olması lazım, en azından KickOff96 ve Virtua Soccer'da oldu. Biz büyümeden önce de zaten dünya boktandı, daha kötü olsa kaç yazar. SIE ZU KONTROLLIEREN Merhaba Sevgili MAC, Bu sana İlk mektubum. Şimdi ilk önce gülmeyeceğine söz ver sonra bu mektubu oku. Ben bu PC konusunda epey cahil bir kişiyim. Bilgisayarın parasını ödedik ama şu anda elimde bilgisayar yok. (Sipariş olayı). Şimdi sorular, 1-C&C ve The Need for Speed benim bilgisayarda çalışır mı? Pardon bilgisayarımın özelliklerini AKİN yazmayı unuttum. Pentium120, 16 Ram,2MB EDO S3, Trlo 65&MPEG Hardware ekran kartı, 6x CD-Rom.(Valla, bu soruyu seni kıskandırmak için sormadım). 2- TopGun sence almaya değer mi? Yoksa U.S.N.F'yi mi alayım? Simulasyonları çok seviyorum ama fazla oynamadığım için bilemiyorum. Mech savaşları da çok ilgimi çekiyor ama sizin dergi dışında Mech savaşı görmedim. Fakat Earth Slege 2 müthiş bir oyuna benziyor. 3- Sim. Hiç becerememe rağmen Shoot-em-up'ta kimse elimize su dökemez. Eski bir Amiga kullanıcısı olarak Turrican'dan tut da Desert Strike'a kadar bir sürü bu tür oyun oynadım. SWIW'I bile cheat kullanmadan bitirdim. Neyse, Descent 2'yi alıcam ama tırsıyorum. 4- Bana pek zor olmayan fazla CD'li olmayan güzel bir adventure önerir misin? 5- Şimdiye kadar SimCity ve Populous'tan başka strateji oyunu oynamamış ama ikisinde de çok başarılı olmuş (biraz kendimi beğenmişim galiba) biri için C&C ağır mı gelir. Bülent 'Mage of Earthsea' Koyran MAC: Gülmicem. Demek peşin parayı verdin (hımmphh), adam sana bilgisayarı getirtecem dedi (hımmmpppphph), sen de hala bekliyorsun (himmph ha ho haa haaa haa ho ho ho ha hao hacahah (pardon, kendimi tutamadım). Acaba adam hala Istanbul'da mı? Son zamanlarda gördün mü? Telefonlarına çıkıyor mu? 1) Bilgisayarın gelirse çalışır (bu cevabı sen, üzmek için vermedim), Pentium 120'miz yok ama en azından İntel Inside burda yazımda, ben de yazımı taş tabletlere yazmak zorunda kalmıyorum (sen beni seviyon galiba- Intel) (ölsem de itiraf etmnem-MAC). 2) Fazla anlamıyorum diyorsan TopGun'ı al, hem daha fazla zevk alırsın, hem de zorluk seçeneklerini kapatırsan (yavaş yavaş geri açmak şartıyla) biraz birşeyler öğrenirsin. Mech savaşları zaten öyle sokağa çıkınca her zaman karşılaşılan şeyler değildir, görmemiş olman normal. EarthSiege açıkçası o kadar da müthiş bir oyun değil, senaryosu insanı sarmıyor, ama senin bilgisayarında (tabi gelirse hoho) high res doğru dürüst çalışacağından almaya değebilir. MechWarrior'da güzel oyun. 3) Descent2'yi alırsan alıştığımız shoot'em-up'lar gibi olmadığını göreceksin. İşin içine 3.boyut karışınca zor oluyor ama al, eski türden birşeyler istiyorsan Raiden'a bir bak. 4) (Intel, öbürleri uyudu mu?) İyi o zaman Gabriel Knight2'yi alabilirsin (diğer okuyucular, hemen odalarınıza dönün, bu sadece yeni başlayanlara tavsiye). 5) C&C gerçekten biraz ağır gelebilir istersen Warcraft2'yi al (ya size yatın demedim mi ben, adam yeni başlıyormuş, ona göre dozajı ayarlayıp tavsiye veriyoruz işte, Intel, kitle şunların kapılarını, yarın hepsi 5 saat Fantasy General oynayacaklar). Hep save ederken farkediyorum, gerçekten boşa geçmiş seneler, geçen seneki, bir önceki yazının me önemi var, insan yarın ne yazacağını bilmedikten sonra. Murat'Retrospect'Adanç Ihlamurdere Caddesi Çelebloğlu Cad. Akel İşhanı 2/5 Beşiktaş 80690 Istanbul (yağmur sigaramı ıslatırdı Ortaköy'de)