Seçmece Bunlar
Retro bilgisayarBir kuşun acı çığlığı ormanın sessizliğini bir anda bozdu. Vakit gelmişti. Nedense en umutsuz görevler hep bizi buluyordu ve her defasında birkaç can arkadaşı geride bırakarak elimizden geleni yapıyorduk ama bu görev bizim için bile fazla umutsuzdu. Yerimden biraz doğrulup silahımı kontrol ettim. Aile, arkadaşlar, Tanrı, her şey o an için çok uzaktaydı. Bu silah şu anda yardımını isteyebileceğim tek şeydi. Bu silah ve tabii ki LM. Son beş görevde hep yan yana çarpışmıştık, her seferinde en beklenmeyen anda, tam dünyaya veda edecekken hep beni kurtarmayı bilmişti. Onun hakkında çok az şey biliyordum, lanet savaş ve lanet görevler bize uyuyacak zaman bile bırakmıyordu ki. Adının ne olduğunu, ona neden LM dediğimizi bile öğrenememiştim. Kıpırdandığımı görünce o da silahını kontrol etti ve bana sessizce 'gidelim' dedi. Kamuflajlı suratını karanlıkta seçemiyordum ama bir an parıldayan dişlerinden gülümsediğini anladım. Ben geri dönebilmek için ruhumu satabilirdim ve o gülümsüyordu. Yerimizden doğrulduk ve kampa doğru giden yolun kenarındaki ağaçları kullanarak ilerlemeye başladık. Yolun sonundaki kum torbalarının hemen ardında ilk hedefimizi görebiliyordum. Bu lanet yerdeki kampı bekleyen iki nöbetçiden biri. Biz nöbetçileri temizledikten sonra ana grup kuzeyden kampa girip koğuşu basacaktı. İyice yaklaştık ona. Nöbetçiyi korusun diye konulan kum torbaları bir an için bizim işimize yaradı ve sürünerek ta dibine kadar ulaştık. Fazla gürültüye gerek yoktu, bıçağımı çektim ve bir elimle boynunu kavradıktan sonra tek hareketle uzunca bir yarık açtım. Bir an debelendi sonra gerizekalı sessizce ölüp gideceğine anlamadığım dilde bir şeyler bağırmaya çalıştı. Boynunda yarık taşıyan bir insandan bu kadar ses çıkacağını tahmin etmezdim. Bir anda kampta ışıklar yanmaya başladı, sonumuz gelmişti, hemen ormana doğru koşmaya başladık. Son bir iki metre, ne kadar da yaklaşmıştık. Bir anda yüzümde bir sıcaklık hissettim, vuruldum sandım ve kendimi ağaçların arasına attım. Elimi yüzüme götürdüm, Tanrım neydi bu. Islak, kaygan, yumuşak ve ılık. Alarm çalmaya başladığında bir anda bunun LM'in beyninden bir parça olduğunu anladım. Hayatım için koşarken bir yandan da kusuyordum. Bu sefer siz kazandınız itoğulları ama gelecek tur ben size gösteririm. Murat 'HoldYourFire' ADANÇ