Gameshow sayı 19, sayfa 22

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 22

ANIN p

1991'de Mac ve ben 64'ler tesislerinde oturmuş F1'de San Marino Imola pistinde araba kendiliğinden pite girince sinirlenip başka bir pistte oynamaya karar veriyoruz. Acaba bu kadar güzel bir oyunu yapan adam neden böyle bir hata yapmış diye düşünüyoruz. Yıl 1996 ben heyecanla epeydir beklediğim oyunun ikinci versiyonunu alıp eve gelmişim... CD'yi takıp oynamaya başlıyorum. Eh fena değil hadi bakalım Monaco'yu seçelim. Evet, bir de bütün detayları açayım da şöyle güzel grafikler içinde oyun oynayayım. O da ne! Aaaa, acaba ben bir şeyi yanlış mı ayarladım. Yok, yok hakikaten oyun sanki durmuşçasına yavaş. Arabalar öyle bir süratle kalkıyorlar ki bir sonraki hamleme 10 dakika önceden karar verebiliyorum. Alesi beni geçti acaba sağından mı gitsem? Yok, yok en iyisi Berger ile ikisini aynı anda zorlayıp aralarından geçeyim. Zaten ikisi de hala Ferrari'deler. Bir saniye. Bu böyle gitmez! Hani saçlarımı dalgalandıran (pardon kaskımı yalayan) rüzgar? Strateji mi oynuyoruz burada yahu! Bir dakika bu adamlar neden hala Ferrari'lerinin içindeler? Aman tanrım Schumacher de Benetton Renault'da! Eveeeet oyun üstüne üstlük bir de 1994 sezonunda geçmez mi! Evet aferin size! Öyle bir oyun yapın ki en az Pentium 150 istesin, hem 1994 sezonu arabaları ile yarışalım, hem de Amiga'da 1991 yılında olan versiyonuna hemen hemen hiçbir ekleme yapmayın aferin size. Haaa, bu arada oyunu oynuyorum. Oyun şurl Ra

SEVERİM FORMULA'YI ÇÜNKÜ...

amansızca yapıp yanarak ölme beklentim beni pes ettirmiş çoktan bütün detayları falan kapatmışım zar zor idare ediyor işte. Pistin sonlarındayım, o da ne! Araba sola biraz geç döndüm diye pite girmez mi!? İşte o an ben pes dedim ama harbiden PES! Microprose aylar hatta neredeyse bir yıl öncesinden reklamlarını yayımlamaya başladığı muhteşem oyununu sonunda piyasaya sürdü. Teknolojiyi bir adım ileriden takip etmeyen kullanıcılar için oyun neredeyse oynanması bir mit olacak denli problemli (tabii ki SVGA oynamak istemeyenler için oyun VGA'da hiç problemsiz çalışmayı başarıyor.). Neden böyle olduğu ise gerçekten tartışılır. Çünkü önümüzde texture map teknolojisini kullanan benzer bir oyun olan Need For Speed var. Hemen hemen aynı türde oyunlar olmalarına rağmen aradaki performans farkını ben gerçekten hiçbir mantıklı sebebe dayandıramıyorum. Üstelik oyunun pek çok grafiği daha doğrusu oyunda ilerlediğiniz pistlerin çoğu bölgesi ise vektör olarak hazırlanmış. Yani çok ama ÇOK DAHA hızlı olmalı! Ama değil işte. Neyse artık yapılabilecek pek fazla bir şey yok gidip bir Pentium 150 veya 166 almaktan başka. Oyunun bu kadar olumsuz yönüne karşı iyi yönleri de yok değil. İlk gözüme çarpan araba setup menüsünün epeyce geliştirilmiş olması. Artık neredeyse gerçek bir F1 teknisyeni kadar arabanızın setup'ı ile oynayabiliyorsunuz. Bir diğer güzel taraf ise arabaların artık texture kaplama olmaları ve gerçekten ayrıntılı çizilmiş olmaları. Değişik kamera açıları (ki bunları Page Up, Page Down ve nümerik klavyenizden seçebiliyorsunuz.) olması ve bu açıların bazılarında pilotun başının dönüşlerle uyumlu olarak hareket ediyor olması ise gerçekten oyuna realistik bir hava katmış. Rakipleriniz ise daha da akıllanmışlar. Bazı stratejiler ve sizi geçmek için bazı taktikler uygulayabiliyorlar. Üstelik oyuna artık kendi stratejilerinizi seçerek başlayabiliyorsunuz. Bu da sizin oyuna daha yüksek oranda katılımınızı sağlıyor tabii ki. Arabanız ise pek çok açıdan kameralandırılmış bir şekilde. Bir de hasar gördüğünde gayet gerçekçi şekilde kopan parçalarınız etrafta uçuşuyor! Neyse şimdi biraz oyunun menülerinden bahsedelim. İlk olarak karşınıza Quick Race veya Menü seçeneği çıkacak. Quick Race sizi direkt olarak yarışa sokar ama bence siz hemen menüye girip gerekli ayarlamaları yapın ve beğendiğiniz uzunlukta, istediğiniz pistte, istediğiniz takımla oynayın. Menüden

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.