WITCHAVEN 2
Retro bilgisayarOyun açıklayan yazarın çektikleri ve oyunun hikayesi: Oyunum çıktığı sıralarda hava sıcak ama evim daha sıcaktı. Dergiden patron(MEG) aradı ve “Burak gel, sana oyun var ama 10 saatte yazacaksın” dedi. Ben de oyunsuzluktan kıvrandığım için balıklama atladım. Oyunu almak için dışarı adım atar atmaz pişman olmuştum ama son pişmanlık fayda etmiyormuş. Ben verilen sözü tutmak amacıyla dergiye kadar kavrularak gittim, oyunu aldım ve kavrularak eve döndüm (Çok kısa ve öz bir şekilde anlattım galiba). Kurulum bayağı uzun sürmüştü ama oyunu yükleyince değdiğini anladım. Ama o da ne? Bu oyun resmen üç-dört ay önce çıkmış olan Hexen'in aynısıydı. Aynı oyundan herhalde iki tane yapılmaz diye düşünürken menünün ve silahların farklı olduğu dikkatimi çekti. Demek ki aynı oyun değilmiş diyerek başladım oynamaya. Oyunu oynadıkça daha önceden oynadığım, açıkladığım ama bir ispiyoncu (kim olduğu hala bulunamadı) yüzünden yayınlanamayan Witchaven 1 oyunuyla benzerlikler içermesi ve adının Witchaven 2 olması üzerine oyunun Witchaven 1'in devamı olan bir oyun olduğuna karar kıldım. Ama Emin'in bana verdiği 10 saatlik sürenin yaklaşık olarak 8 saati geçmişti ve ben artık yazıya başlarsam hem benim için hem de dergi için iyi olur diye düşünerek yazı programımı çalıştırdım. Bundan sonrası benim oyun hakkındaki düşüncelerimi ve yazımı yazmak ya da yazmamak arasındaki bocalamamı içeren psikolojik bir roman ve kitapçılarda bulabilirsiniz (umarım). Neyse geyiği burada kesip biraz oyundan bahsedelim. Oyun demin bahsettiğim gibi Hexen'in neredeyse aynısı. Birkaç eksi, birkaç yenisi çıkmış ve oldukça da güzelmiş: olsa aynı tarz bir oyun ve Heretic'ten zevk alan herkese şiddetle tavsiye edeceğim bir oyun. Oyunda bir Fighter-Mage'i yönetiyoruz. Bunu daha önce
FRP ya da bazı RPG oyunlarını oynayanlar bilirler. Adamımız silahları ve büyüleriyle tam bir ölüm makinası. Gerçi silahları pek öyle Duke3D'de olduğu gibi teknolojinin son ürünleri değil (kılıç, topuz, balta, yay, cart, curt...) ama herhalde oyundaki vahşet ve gerçekçilik artsın diye bu tip silahlar kullanılmış. Büyü ile gerçekçiliğin belki pek alakası yok ama siz oyundaki vahşetin oldukça gerçekçi olduğunu fark edince bana hak vereceksiniz. Bu arada eklemek istediğim bir şey de var. Oyundaki vahşetin seviyesini ayarlayıp dilerseniz hiç kan görmeden (bazen bağırsak, kalp, gırtlak, kol ve bacak da görebiliyorsunuz) oynayabiliyorsunuz. Bu da küçük kardeşinizin oyundaki vahşetten etkilenmemesi için. Demin size büyülerden bahsetmiştim. İşte bunların listesi ve ne işe yaradıkları: Scare: Normal FRP'lerdeki fear büyüsünün karşıtı. Üzerinize karanlık bir perde koyar. Bu sayede karşınızdaki yaratığı korkutur, yaratığa kaçacak delik aratır. Böylece onu arkadan vurursunuz. Night Vision: Karanlıkta rahat görmenizi sağlar. Bir büyülü meşale. Freeze: Hold Person, Monster, Undead sentezi bir büyü. Karşınızda olanı dondurur ve kolunu bacağını doğramanıza fırsat tanır. Magic Arrow: Melf's Acid Arrow benzeri. Büyülü birkaç ok atar. Çok etkili değil. Open Doors: Kapıyı isterseniz bir de böyle açın. İhtiyacınız olacak çünkü bölümü bitirmek için bu büyüyü kullanacaksınız. Fly: Heretic-Hexen ikilisinde olduğu gibi sizi uçurur (uçurdum sizi, nihohaha). Faydalı bir şey. Fireball: İşte meşhur ateş topu. Zorda kalınca kullanın. Çok hoş bir şey. Nuke: Bu büyüyü bulana kadar merak edin (Acımasız yazar). Bulunca hoşunuza gideceğinden eminim. Büyüler bu kadar. Bunların tuşları klavye örtüsünde (yani MAC'in merhametine ya da oyunun help'ine kaldınız). Büyüler dışında 5 tane de iksir var. Bunları sağ altta görebilirsiniz. Bunlar:
kayma insert, Delete
Mavi: Sağlık arttırır. Cure light wounds gibi. Yeşil: Gücünüze güç katar. Turuncu: Panzehir. Başınızı dertten, sizi ölümden kurtarır. Kırmızı: “Alev de neymiş, lav da neymiş!” demeniz için. Kahverengi: Bunu için ve gözden kaybolun. Bakkaldan, kasaptan kaçarken iyi olur. İksirler de bundan ibaret. Oyundaki silahların pek bir özelliği olmadığından sadece birkaç şeye değineceğim. Birincisi oyunda tek elle kullanılan silahların yanına başta topuz, bulduğunuz zaman da kalkan geliyor. Bunu değiştiremiyorsunuz ve kalkan zamanla eskiyip parçalanıyor (tıpkı silahlarda olduğu gibi). O zaman da yeni kalkan aramanız gerekiyor. İkincisi de silahlarınıza bazı özellikler kazandıran havuz. Bu havuza girdiğinizde olanlar da sürpriz ama size daha birinci bölümde bu havuzdan bir tane bulunduğunu söyleyebilirim. Oyunun yenilikleri bu kadar. Daha önce birincisini oynamayanlar için oyunun amacından da bahsetmek istiyorum. Oyunda dönen pentagram'ı (daire içindeki yıldız) bulup çıkış kapısına gitmelisiniz. Kapıya ulaşana kadar sizi gerçekten zorlu rakipler bekliyor. Size tek şey söyleyebilirim, o da oyun birinciden en az on kat daha zor. Oyun hakkında bir fikir edinmek isterseniz size bu oyun İstanbul trafiğinde 120 km/h hızla bir Rolls Royce kullanmaya benziyor. Yüksek çözünürlükte grafiklerle oynamak ise şöyle hızlı bir Pentium 90 falan gerektiriyor ki bir oyun için bu kadar kuvvetli bir bilgisayar almaya değmez (onun için normal çözünürlüğü kullanın). Bence bu oyunu ne yapın edin alın çünkü 13 diskete değecek oyun bulmak oldukça zor ve bu oyunda o zor bulunan oyunlardan biri. Vahşeti seven, RPG'ye bayılan herkese BOL OYUNLU GÜNLER dileğiyle hoşçakalın. E. Burak “SLAYER” Bayburtlu
SHD - 20 MB HARD DİSK 8MB RAM