Gameshow sayı 17, sayfa 22

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 22

Denizaltılar donanmaların hemen hemen en çok korkulan savaş araçlarıydı. Taa ki onların esrarı bir çok teknolojik cihaz tarafından çözülür bir hale gelene kadar. Artık donanmaların en havalı araçları sesten hızlı uçabilen ve “interceptor” tabir edilen uçaklar. Pardon belki de siz güdümlü füze firkateynlerini ya da mayın dökme gemilerini tercih ederdiniz. Ama denizaltılar... Dikkat edin aynı esrar halen sürmekte aslında. Siz ne kadar sonarlarınızın sesini sonuna kadar açıp balıkların kafasını ambele yaparsanız yapın, ne kadar çok uçaklarınızla taramalar yaparsanız yapın yine de en gizli, en sinsi deniz savaş araçları denizaltılar. Pegasus sınıfı güdümlü füze botları bir aralar hem performansları hem de gizlilikleri ile ün yapmışlardı. Radarların onları ancak çok alçaktan uçan bir helikopter olarak algıladıkları yayılmıştı bu işin meraklıları arasında. Ha helikopter ha hücumbot. Orada bir şeyler var ya. Mühim olan bu. Gerçi bir helikopterin, herhangi bir hücumbot kadar ağır silahlar taşımasının mümkün olmadığı askeri yetkililer tarafından bilinir. Zaten budur bir Pegasus'un etkili bir araç olarak bilinmesine yol açan. Ancak hiç bir Pegasus bir denizaltıda bulunan kadar tahrip gücünde füzeler taşıyamaz (en azından benim bildiğim kadarıyla). Ve dikkat edin, ve bana şunun cevabını verin. Siz hiç herhangi bir haber programında “sayın seyirciler bilmemnere körfezine şu kadar Amerikan denizaltısı gönderildi” dendiğini duydunuz mu? Doğrusu ben hatırlamıyorum. Uçak gemileri, kruvazörler filan söylenir de denizaltılar

Kolay değil iki kilometreden torpillerle gemi batırmak. Asıl savaşta atılan torpillerin hatalı üretim yüzünden (DUD) hedeflerini asla bulamadılar.

SILENT

söylenmez pek, nedense!. Şimdi gelelim konumuza. Konumuz denizaltıların en civcivli zamanları olan İkinci Dünya Savaşı. Seeen hiiç gördün mü?, beş periskopluuuu bilir denizaltı. Siz Amerikan donanmasının gurur kaynağı bir kaptan olaraktan binlerce Japona karşı denizin dibinde mücadele veren bir kişi misiniz? Elbette hayır! Ama bu oyunlar tekrar tekrar aynı şeyleri farklı farklı açılardan ve farklı kalitelerde sunmakta hala ısrarlı görünüyorlar. Ne yapalım biz de bu oyunları bıkıp usanmadan oynamakta ısrarlı gözüküyoruz herhalde ki öyle oluyor. Yok hani belki beş sene sonra yeni bir İkinci Dünya Savaşı denizaltı simülasyonu çıkar da gemi isabet alınca patlayıp fırlayan cıvatalar odanın içinde uçuşur, basınçla püsküren kaynar su buharları kaşımızı gözümüzü haşlar filan yani. Allah bilir. SILENT SERVICE 2 oyununu oynamış mıydınız?... Peki görmüş müydünüz: Yaaa hiç denizaltı oyunu oynadınız mı? Siz bana onu söyleyin. Bu oyun yukarıdaki mıydınız müydünüzlere he diyenlere pek te yeni gelmeyecek. Periskop aynı periskop, torpil aynı torpil, aynı hamam aynı tas. Ama esas haber şimdi geliyor. Adamlar allem etmişler kallem etmişler, bu oyunu daha önce böyle bir şeye bakmamış kişilerin bile oynayabileceği bir hale getirmişler. Açıklama bu kadar haydi güle güle... Oyun başlar başlamaz karşınıza bir seçim ekranı çıkıyor. Burada MISSION tekli bir görev oynamaya yararken, CAREER MENU tamamiyle yeni bir savaşta kariyer oluşturma imkanını yüksek huzurlarınıza sunuyor. INTERVIEWS tanıtıcı bilgilerin yer aldığı bir kısımken SUB

|Berleköplar Bak ateşe bas, gemiyi batır. Yok öyle şey | gerçek hayatta kaptanlar en “kolay hedefi vurmak için bile bir dolu karmaşık matematiksel hesap yapmak zorundaydılar

lojik tedavi görmel kaldılar (sağ kalanlar

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.