Seçmece Bunlar
Retro bilgisayarGüzel şehirlerimizden Mersin'i görenler bilirler, Atatürk Caddesi şehrin ana damarlarından biridir. İşte yıllar önce bu caddenin üzerinde, dört yol ağzının orada, Mersin İdman Yurdu lokalinden sonra solda bir bilardo salonu vardı. Sonradan kapandı, yerine hep tarihi geçmiş sosisler satan bir bakkal açıldı ama kafamı karıştırmayın, o başka hikaye. İşte ben ufacıktım, büyüdüm, bir gün güzide ilkokulumuza bu bilardo salonunda ne olduğu bilinmez, süper eğlenceli ve jetonla çalışan bir alet geldiği rivayeti ulaştı. Herkes okuldan sonra gidip bu garip alete bakmaya karar verdi, ama ufacık, tefecik ve topalak olan ben, ablamın okuldan sonra beni gelip alacağını ve oraya gitmeme hayatta izin vermeyeceğini bildiğimden (her zamanki gibi) mavranın dışında kaldım. Ama aletin hikayesi her teneffüste daha da büyüyordu ve neredeyse efsanevi bir boyuta ulaşmıştı. Bende kurnazca bir fikirle en iyi arkadaşım Ahmet'in kalem kutusunu ödünç aldım ve hemen geri vereceğimi söyledim. Ablamla eve vardığımızda oskarlık bir performansla çantamı açtım ve 'abla, abla, ablacığım, aaa, ne kötü, Ahmet'in kalem kutusu bende kalmış, hemen götürmezsem akşam ödevini yapamaz, yarın öğretmen eline cetvelle vurur' ayağına yattım (adventure'cı olacağım o zamandan belliymiş). Ahmet'lerin evi hemen karşı apartmanda olduğu için bu önerim onaylandı, ben de pilli arabama pil almak için biriktirdiğim paraları yanıma alarak yola koyuldum. Uzun lafın kısası, bilardo salonuna geldiğimde (18 yaş kuralını ipleyen yoktu) aletin başına geldiğimde küçük boyumun ender avantajlarından birinden yararlanarak aralardan derelerden ekrana yaklaştım. Aman Tanrım, o ne güzellikti, aşağıdaki sarı nokta (bizim gemi) yukarıdaki mavi noktalara (düşman gemileri) kırmızı noktalar (füze) atıyordu. Bu o güne kadar gördüğüm en güzel şeydi. Yalvar yakar sıraya girerek pil paramla alabildiğim üç jetonu birbiri arkasına yaktım. Pek çok genç gibi ilk denememden pek bir şey anlamamıştım ama ilk Shoot'em-up'ımı (ve hatta ilk oyunumu) oynamıştım ve bilgisayar oyunları belası artık kanıma girmişti (bakın şimdi ne haldeyim).