BIG RED RACING
Retro bilgisayarN aber millet? Yaz geldi, gençlerin keyfi yerinde, üniversiteye hazırlanan arkadaşlar da gelecek aya kadar bekleyecekler. Sonra, sonrası malum. Tatil, falan, filan derken yaz geçecek ve okul tekrar başlayacak. Di karamsarlığa kapılmayın. Öni ve bunu iyi kullanmak istediği için kiminiz tatile gidecek, kiminiz de tatile gidemeyecek. Gidemeyenler kendilerince vakit doldurma yolları arayacaklar. Bunlardan biri de pek tabii ki bilgisayar oyunları olacak. Daha önce de dediğim gibi, madem şu iki günlük dünyada bir yaz tatilini de bilgisayar başında geçireceksek bari iyi oyunlarla geçsin, ya'da en azından geçmeli. Eğer siz de benim gibi ilginç fikirli, güzel grafikli ve makinanızı fazla zorlamayacak cinsten oyunlardan hoşlanıyorsanız, Bigred Racing oldukça iyi bir fikir. Oyunumuz güzel tasarlanmış ve modaya uygun biçimde texture map kaplı vaktör grafikler kullanan bir yarış oyunu. Ama onu farklı kılan, oyunun yarıştırmak için kullandığı araçlar. Bunlar yarıştığınız pistlere göre değişiyor ve hovercrafttan uzay gemisine kadar pek çok çeşit var. Pist sayısı da sizi bıktırmayacak kadar fazla (7 kolay, 9 orta ve 8 zor pist). Her pistin kendine has bir havası var. Gerçi bir kaç pist aynı arka plan grafiklerini kullanmış ama bu sanırım bir şey değiştirmez. Bunun dışında oyunun sesleri falan da oldukça güzel ve eğer ses kartınız stereo ise bu seslerin tadına daha güzel varacaksınız. Bunların hepsi bir yana, oyun vereceğiniz 19 diskete değecek güzellikte bir oyun ve bunu söylüyorsam doğrudur. Oyunu isterseniz gidin alın, sonra okumaya devam edin çünkü yazının buradan sonrası oyun oynarken kullanabileceğiniz bir rehber niteliğinde olacak. Oyunu yüklediniz. Karşınıza çıkan soruya adınızı yazdınız ve evet (y) diyerek geçtiniz. Karşınızda bir Menü! Bu menü işine sanırım ben kafayı taktım çünkü heriler uğraşıp uğraşıp durmadan menü içinde menü yapıyorlar. Ama ne yazık ki menüsüz olmuyor. İlk iki seçenek tek başınıza rastgele bir pistte yarış ya da tumuva kurabilmenizi sağlar. Turnuva modunda ilk yarıştığınız 3 pistten en az birinde birinci olabilirseniz diğer ayağa geçiyorsunuz. Bu pistler bitene kadar devam ediyor. Sırf yarış modunda ise pisti seçip yarışıyorsunuz. Yalnız pist seçiminden önce karşınıza 4 seçenekli bir menü daha geliyor (bu menülere ses efekti koymamış olsalardı herhalde dayanamazdım). Bunlar: Choose Character: Bu karakter dalgasına aklım ermedi. Belki bir işe yarıyo ama ben denedim. Hiç bir etkisi yok. Choose Logo: Bu logo seçiminin de sadece kişisel tatminden ibaret olduğunu üzülerek söylüyorum. Define keys: Eğer tuş dizilişini değiştirmek yeni aklınıza gelmişse bunu kullanın. Damage: Hasar. Bunun ayarı diğer rakiplerinizi de etkileyecektir. Yani oyunu yarış oyunu değil de Destructrion Derby deki gibi dağıtma oyununa çevirebilirsiniz. . Bunlardan sonra pisti seçin ve yarışa başlayın. Yarış sırasında kullanacağınız tuşlar klavye örtüsünde(zoom falan). Tuşları ayarlarken anlamayacağınız bir tuş respot olacaktır. Bu tuşla pist dışına çıktığınız zaman sizi en son checkpointin önüne ya da arkasına atar. Ana menüde bir kaç şey eksik kalmıştı. Bunlardan sa Year yar İz dir
Kİ EMİN BİR
TRAFİK CANAVARIDIR!
Sone ded batis
ey VGA va carima
Mil PrintScreen:
* Ekran büyültme, Tam biri de multiplayer seçeneği. Oyunu ister Doom gibi birkaç kişilik bir ağ üzerinden, ister modemle isterseniz de seri kablo ile bağladığınız bilgisayarlarla oynayabiliyorsunuz. Ama elbette ki aynı bilgisayarda iki kişi ekranı bölerek oynamak da mümkün. Oyun sırasında size damage veren kardeşinize damage vermek kolay olduğu için bu oyunu bir de küçük kardeşinizle oynayın. Ağlarsa ona dondurma alın, yesin. Ağlaması kesinlikle kesilir. Hem havalar da artık oldukça ısındı. Serinlik olur. Ana menü demiştik değil mi? Burada load recording ile daha önce yaptığınız bir kaydı izleyebilirsiniz. Bunu yaparken kullanacağınız tuşları da klavye örtüsünde durmadan klavye örtüsü diyorum ama siz pek emin olmayın, editör bu yapar da yapmaz da). Neyse, geçtik. Son olarak değinmek istediğim çok fazla mühimmat taşıyan bir husus daha var (bakın, eski Türkçe de konuşurum yazarım). Bu da elbetteki options (heyoool!!). Bunun seçenekleri: Joysticks: Yarışırken kullanacağınız arabirimi (bilgisayar Türkçesi de bilirim) seçmenize yarar. Analoge seçeneğini X yapma durumu ise yalnızca gamepad ya da dijital oyun çubuğu kullanıyorsanız gerekli. Sonra recalibrate deyin ve oyun çubuğunu her yöne hareket ettirip bırakın. Keyboard: Buradan tuş takımını değiştirip kendinize en uygun tuş düzenini hazırlayabilirsiniz. Display: Buna tıkladınız ve menüyü açtınız. Ne oldu? Koca bir hiç. Bu menü bana bilgisayarımın hala 486 olduğunu hatırlatıyor ve ben de buna bozuluyorum (aman, bilgisayar bozulmasın da). Buradan grafik detayı değiştiriliyor. Size tavsiyem auto kutusuna bir tick koyun olsun bitsin. Sound: Buradan CD, ses efekti ve o lavuk ve esprili konuşmaları ayarlıyorsunuz. Damage: En son (nihayet) menü hasar menüsü. Bundan daha önce de bahsettim biliyorum onun için tekrar etmeyeceğim. Oyunu hallettik. Ama sizin için birkaç şey kaldı. Bir kere siz oyunu tamamen kendi kabiliyetinize göre oynayacağınız için başlarda zor pistler (mesela ay, venüs, mars gibi) seçmeye kalkmayın, oyundan soğursunuz. Bir diğer önemli nokta da size verilen araçlardan hızlı olanı seçin. Bazen çok sürat gerekiyor. Araç seçimi için diğer pistlere de bakın. Çünkü yaklaşık 10-12 farklı araç var ve hangisini beğenirseniz onda oynayın. Diyorum ve bana eyvallah diyorum. Bu arada unutmadan beni arayıp destek olan ve benim zamanında oyunlarla fazlasıyla haşır neşir olmamı sağlayan insanlardan biri olan Barış Onay'a da buradan teşekkürlerimi, dergimizi alan arkadaşlara da sonsuz teşekkürleri bir borç biliyorum. Artık bize destek olmayıp, özgür basını baltalamaya dergi yırtanlara da alacakları olsun derim. Artık anlayan anlar. Sevgili okuyucularımız, sürç-i lisan edersek affola. Bir başka oyuna kadar BOL OYUNLU GÜNLER dileğiyle hoşçakalın. Burak “Best Forever” Bayburtlu
VIRGIN (ARCADE)
19 HD - 35 MB HARD DISK 4MB RAM - VGA Minimum PC 486