Gameshow sayı 15, sayfa 55

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 55

Şan

yak 3 laflarına bakmayın), sinirlenebilir, sana olmadık nazlar yapıp zorluklar çıkarabilir (şu anda yeni install ettiğim WinWord7'nin yavaşlığı beni şoka uğratmış durumda da). Önce RAM işini düzeltebirsen kullanımının daha Kolay (user friendiy diyor gavurlar) olduğu kesin. 6) Eğer ilk bölümü geçebildiyden (umarım geçmişsindir) yapacağın şey mümkün olduğu kadar ağacı olan sektörleri alıp (pek ipucu olmadı ama) düşmanla olan sınırını mümkün olduğu kadar az ve iyi savunmalı tutmak. Moruk herifin hakeretlerine aldırma, hergün kahramanlıklar yapmak zorunda değilsin, para durumun iyi olduğu sürece adamları dinlendirip tedavi et (doktora ve çilingirciye karcanan para iyi yatırımdır) ve ilk fırsatta daha iyi adamlar almaya çalış. Bu arada ölenleri gömmeyi unutma (al sana klas ipucu) adamların biraz hassaslar. 7) Görmüş ya da duymuş değilim, ama eminim varsa gelecek ay on kişi yazıp bunu yüzüme vurur. 8) Smartdrive bir nevi cache programı, okuyacağın şeyleri bir — süre önceden RAM'a alıp okumayı hızlandırıyormuş gibi yapıyor. Ama kendi de RAM istediğinden mesela tam 8MB isteyen bir program (mesela mesela Photoshop) smartdrive varken çalışmaz. Bu arada Windows95'de CD'ler için read ahead optimization diye birşey var. Bu da cache'ler sayesinde data transferini (bunu ben mi yazdım Tanrım?) hızlandırıyor. Al sana bir Windows95 yararı daha. Çok yararlı olmayacak ama (valla benden bu kadar) smartdıv /? yazdığında göreceğin parametrelerele (/wincachesize ve /B) bu iş için ayıracağın RAM mitarını seçebilirsin. Genel cache kuralı (meksikaca) : Senyor gives Pepe (meksika smartdrive'ı) more ram, senyor gets more speedy gonzales. SCHON TAUSEND MAL GESAGT Sevgili MAC (Herkes böyle başladığından böyle yazdım.) Biliyorum, acemileri sevmezsin ama ben de acemilerdenim. (Bilgisayar değil, dergi konusunda.) Hani şu 12. sayıdan sonra Türkiye'ye yayılma konusu varya. Hıh işte ben şu siz 12. sayıyı çıkartırken ben de “bilgisayarda az oyun var, biraz oyun bakayım” derken bizim markette bu Game-Show dergisini kaptığım gibi kasaya gittim. Bizim araya bilgisayar derginiz birtane geldiğinden hergün marketi takipte oluyorum. Neyse fazla konuşmadan sorulara geçeyim. 1) Bilgisayarım 386 DX CPU ve 4MB RAM. Buna bağlı olarak b bana önereceğin bir oyun var mı? (Mümkünse adventure yada strateji) 2) Sensible Soccer oyunu bilgisayara ilk install edişimde F8 ile çalıştırıyordum. Oysaki ikinci install edişimde normal şekilde çalıştı. Bilgisayarın RAM'ını yükseltmediğimize göre bu MB'tan mı kaynaklanıyordu? (Cevaplamasan da olur.) 3) Warcrafi2 tipi strateji, adventure oyunlar bilgisayarımı aşıyor. Daha az RAM isteyen bir oyun önerirmisin? (Warcraft2 tipi). 4) Destruction Derby oyunu görünüşte çok hoşuma gitti, ama bilgisayarıma uymuyor. (Ah şu bilgisayar derdi.) Onun yerine NASCAR'ı önerirmisin? (NASCAR güzel mi çirkin mi anlamında.) Fikret KARAKURT, İzmir MAC: Yok öyle acemileri sevmem diye birşey, bu ay hakkımdaki asılsız dedikodular almış yürüyor. Orda değilim diye mi yapıyorlar (Engin karısından şüpheleniyorum). Şu andaki tirajla her yere 100 tane dergi göndermemiz mümkün değil (zaten göndersek satılır mı acaba?), ama (tahmin ettiniz değil mi) başta bahsettiğim

(inşallah). 1) Aslında o kadar kötü durumda değilsin. 386'lıların kral olduğu dönemde bir dolu güzel oyun çıkmıştı. Şimdi strateji olarak Civilization (bu ay Sid Meier'ı (eğilin çabuk) anma ayı), Warlords, Third Reich gibi bir dolu oyun var. Adventure olarak da eski Indy'ler, eski Sierra'lar (özellikle Police Ouest'in eskileri) yeterde artar bile. 2) Bu PC'lere Tanrının laneti (Amiga'yı katlettiler diye olsa gerek) convential memory meselesinin ürünü. Ne kadar RAM'ın olursa olsun, illa conventional memery isteyen lanet programlar vardır. (mesela Sensible, ya da F15 Il! (di mi Emin?)), bu bölgeye yüklediğin bir program bile (mesela mouse driver) oyunun çalışıp çalışmamasına sebep olabilir. Herhalde instal'dan sonra böyle birşeyler değiştirmişsindir (mem /c yaz, no'oluyor oralarda gör). 3) Bu tür oyunların en düşük konfigürasyonlusu Dune2 ama o da Warcraft2 kadar güzel değil (bu sıkıcı hayattan sıkıldım, belamı arıyorum da). 4) NASCAR çok, ama çok güzel, ama valla bunu sana söyleyen ben olmak istemem ama NASCAR çoğu 486'da bile doğru dürüst çalışmıyor (çektim, bilirim, acı tecrübe). Onun yerine Indianapolis500, ya da 4D Sports Driving'e bakmakta yarar var (bilgisayar alma konusunda ağzımı bile açmıyorum (nasıl taktik?)). DASS DU ALS KLEİNES KIND Merhaba MAC, Öhöm... (Umarım bunu basarsın) O klavyeye alışmışım daktilo yazmak zor geldi. (Elle yazmaktan kolaydır.) (Printer'im yok da...) (Nihohahahaaa) Eeee efendim ben bir “adventure, strategy, simulasyon, platform” oyuncusuyum. Yaa şimdi kalkıpta ne iyi ettinizde bu köşeyi kurdunuz gibi yalakalık etmiycem. (Çünkü gerçekten iyi etmişsiniz) (Nihohahaha) Beni adventure'a alıştıran Simon'a teşekkürler. Lafı uzatmayayım. (Acaba uzatsam mı?) (Harharhar) 1) Adventure sapığı (sizden az olmayayım) olduğumdan beri bir iddiaya girdim (yani kendi içimde). Neyse (Indy The Last Crusade'i bile oynadım). İşte (tüh ne soracaktım ben?) Monkey Island2'yi aldım. Sonuç olarak 3. bölümünün başındaki koskocaman kapı ve üzerindeki kilitleri geçemedim. Yaa. 2) Ya abi ben bir gaflete düşüp Sam and Max'ı aldım. (Bunu Engin Abla'ya danışsan iyi olacak). Şimdi gidiyom ilk ekranda işim bitiyo arabaya biniyom karnaval mıdır nedir orayı işaretliyom sonra ekran kararıyor ve bir tuşa bastığımda oyun Dos'a çıkıyor ve acayip mesajlar veriyor. Anlatayım “sound 17 not in room 12 a 2074165-95898” neden acayip olduğunu anladın mı? Sonra sesleri kapattım vee “room 15 not inroom 15... gibi. 3) Hmmm. X-COM'u aldım yani almıştım. Savaşları pek beceremiyorum (Crash Site'lar dışında). Bana Terror Site'larla ilgili önerilerin var mı? Ha bir de şu tanklarda G. Cannon'lu olanını yüklemeye çalıştığımda “not enough rounds....” deeye. (Öööle) 4) MAC'cığım senin bir sorun vardı. “Neden bu oyunları oynuyoruz?”. Ben oyunlarımı sonlarındaki demoları izlemek için oynarım. Bana göre oyunlarkitaplara benzer, tek farkı oyunda kâhramana siz yön verirsiniz. (Basıcan di mi?) Vay be ben bile bunu nasıl yazdım. (Nasıl yazdım?) Umarım bu mektubun karışık ve anlaşılmaz yapısı anlaşılır. Bu mektup ilk ama SON değil! Baybars “Gezmeden bilen” MAC: Sanırım hipnotize oldum. Yüzyıllık daktilonla usturuplu bir şekilde 500 kere yazdığın “bunu yayınla'lafı beynimi oydu. Bir an

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.