Gameshow sayı 15, sayfa 46

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 46

The Dark Eye... Garip! Evet Dark Eye'ı anlatan en iyi kelime “garip”. Inscape'deki (oyunu yapan firma) arkadaşlar oyunu garip, sıradışı ve anlaşılmaz yapmak için ellerinden geleni yapmışlar. Örnek mi istersiniz? Oyunun animasyonları, adamlar kalkıp karakterleri stop-motion yapmışlar. (Stop-motion ney? diyorsanız Engin Abla'nıza sorun. O her şeyi bilir ya...) Konu deseniz, 2 kere bitirdim ama hala tam olarak anlamadım. (Tabii konunun orijinal kitabında geniş bir şekilde Rai olasılığı da var) Ben yine oyun hakkındaki bilgi birikimimi maddeler halinde sizlerle paylaşayım. -Önce oyunu yerden yere vurayım sonra iyi yönlerini (kalırsa) yazarım. Bir kere Inscape koskoca 640 MB'lık CD'yi bir sürü render background, ses, müzik ve stop-motion animasyonla doldurmuş, bir tek oyunu koymayı unutmuş! Artık değişiklik adına mı bilmiyorum oyunu genelde amaçsız bir şekilde render grafikleri rasgele clickleyerek geçiriyorsunuz. Inventory yok. Bazen bir tane eşya taşıyorsunuz. Programcılar DOS altında oyun yapmaya üşendikleri için bu yola başvurmuşlar, oyun normalden daha yavaş oluyor. Bir de oyunun havası çok karamsar, insanı korkutmaktan çok bunaltıyor. Konunun çok belirsiz olduğunu da yazmıştım. Bir de oyunda hiç text yok. Aslında birkaç tane mektup buluyorsunuz. Yalnız okumakta zorlanabilirsiniz çünkü çok kötü bir el yazısıyla yazılmış! (Daha önce böyle salakça bir hata görenler parmak kaldırsın...) İyi yönlerine gelince grafikleri, sesleri ve müzikleri gerçekten çok iyi. Bunun Inscape'in ilk oyunu olduğunu da düşünürsek ilerde çok daha iyi şeyler yapabileceklerini söyleyebiliriz. Stop-motion animasyonlar çok hoş ve doğal yapılmış. Sesler çok doğal yapılmış. Özellikle nightmare bölümlerindeki o fısıltılar bile insanı korkutmaya yetiyor. Oyunda çok gerçekçi yerler var. Sessiz ortamlarda ayak sesinizi duyabiliyorsunuz. Bunun yanında adamınızın kafasından geçenleri de duyabiliyorsunuz. Bunlar insanı gerçekten havaya sokuyor. Konusunu tam olarak anlayamadım. (3. baskı oluyor) Anladığım kadarıyla yönettiğimiz karakter kardeşinin evine geliyor. Bu evde bazı olaylara seyirci kalıyor. (!) Ve her olaydan sonra uyku durumuna geçiyorsunuz. Evi dolaşıyorsunuz ve bazı cisimlere bakarak sahibinin yerine geçip onu yönetmeye başlıyorsunuz. Aslında bu karakterler birbirleriyle bağlantılı. Oyunun bir bölümünde katil olup birini öldürürken diğer bir bölümünde ölen kişi olup öldürülüyorsunuz! Yani biraz zaman yolculuğu yapıyorsunuz. O karakterin yerine düşünüp yapması gerekenleri yapıyorsunuz. Bilmem anlatabildim mi? -Oynanışına gelince, pointer'ınız bir el. Bu sizin elinizi temsil ediyor. Ekranda dolaştırıp şekil değiştirdiği yerlere clickliyorsunuz. Örneğin kapının koluna getiriyorsunuz el belirginleşiyor ve clickleyip açıyorsunuz. Çözümde gitmeniz gereken yönleri yazmadım bu hem açıklamayı uzatır hem de oyunun zaten az olan zevkini iyice kaçırır. Onun için yapmanız gerekenleri yazdım. Şuraya gidin şunu yapın diye. Böylece size biraz araştırma fırsatı veriyor... Bu arada oyun iki bölüme ayrılıyor. Bir asıl karakterimizi yönettiğiniz diğeri de yönettiğiniz bölüm. Bu arada oynarken dikkat etmeniz gereken: *Bazen baktığınız birinin gözlerinde kendinizi görmeye başlarsınız. O zaman gözleri normale gelene kadar sakın clicklemeyin yoksa onu kontrol etmeye başlarsınız ve oyunda sıra önemli olduğu için bir şey yapamayabilirsiniz. Çözümde bunun olduğu yerlerde “gözlere dikkat” yazdım. *Bir objeye veya kişiye farklı açılardan bakabiliyorsunuz. İşin kötü tarafı baktığınız açı olmayabiliyor. Objeye başka yerden bakmaya çalışın. *Bu arada oyunda save yok. Çıkmak istediğinizde 2 kere ESC'e basın.

EDARK

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.