Actua Soccer

Game Show'un ilk sayısından beri her zaman bize eleştirilerinizi iletmenizi istemiştik (tim). Bu ay içinde FIFA'96 futbol oyunu ile ilgili öyle sert bir eleştiri aldım ki oturup düşündüm. Gerçekten yazılarımın girişleri orijinal olmak üzere hazırlanmış anlamı olmayan uzun ve sıkıcı cümleler miydi? Ve FIFA'96'm doyurucu değil miydi? Yazılarımızın içeriğine çok önem verdiğimiz için hassas noktamdan yakalanmıştım. Eleştirinizi düşündükten sonra vardığım sonuçları bu yazımda uygulamaya çalışacağım. Actua Soccer oyununu bir futbol oyunu ne kadar iyi açıklanabilirse o kadar ayrıntıları ile tanıtmaya çalışacağım. PC'lerdeki futbol boşluğu iyice doldurulmaya başlandı: Striker'95, FIFA'96, Sensible W. of S. ve Actua Soccer. Striker'95 iki kişinin kolaylıkla oynanabilmesi, salon futbolu seçeneği ile gözlerimizi kamaştırmış ama bir süre sonra kolaylığı büyüsünü bozmuştu. FIFA'96 benim şimdiye kadar oynadığım en güzel PC futbol oyunuydu. Zorluk derecesi, oynanabilirliği, görüntüleri, kameraları ile FIFA'nın birincisinin birçok basamak yukarısında gözüküyordu. Sensible W. of S.'ı oynamamış olmanın üzüntüsü içinde Actua Soccer ile tanıştım. A.S. hakkında ilk aklımda kalan disket versiyonunun bilgisayarı F5 ile açmadan çalışmadığı oldu. Emin'in Pentium'unda hızla top sektiren futbolcumuz benim zavallı sistemimde acılar içinde kıvranıyordu. Fark ettim ki 486DX2/66 8Mb. RAM artık standartların altında kalıyor. Futbolcularımızın ve ekran başında bizim acı çekmememiz için Environment seçeneğinden grafik ayarlarını düşürebilirsiniz. Stadyumu gri duvarlara, havadaki bulutları da mavi bir perdeye çevirip, saha çizgilerini pek önemsemeyin ve maçınızı tam ekran yapacağım diye tutturmayın. A.S.'ı 4 kişi oynayabiliyorsunuz. Hem de klavye tuşlarınızı gönül rahatlığı ile ayarlayarak. Tabi 4 kişi friendly yapacak değilsiniz. İster lige ister kupaya katılın. Karşımda yalnızca bir kaleci olsun ben de bomboş sahada biraz antrenman yapayım derseniz: Practice. Sıra geldi takımınızı seçmeye. O da ne! '96 Avrupa Şampiyonası'na bile katılacak olan Türkiye seçenekler arasında yok. Ben bu oyunu deltree'lemez miyim şimdi? Deltree'lemem. Profesyonel davranmalı, oyunumuzu duygusallığa kapılmadan oynamalıyız. Biz de seçtiğimiz futbolcularının isimlerini bir önceki ekranda customize ile değiştirebiliriz. Bu ekranda maç ile ilgili ayrıntıları da değiştirebiliyorsunuz. Maçımız başlamak üzere... Bayrağımızın olmadığı ekranı geri kapalı geçtikten sonra sahadayız. Kontrol tuşlarımızı (joystick'imizi) hazırladık. Oyunu biraz oynayınca adamların kontrolü hakkında genel bir fikir elde ettiniz sanırım. Ve fark etmişsinizdir ki birçok kamera olmasına karşın (1-8 tuşları ile değiştirebilirsiniz) yalnızca bir tanesi doğru düzgün top oynamanıza elverişli. Şimdi gelelim ufak tefek notlarıma. Notlarım ufak tefek ama oyunun en önemli açıklamalarının burada olması gerektiğini de biliyorum. Elimizden geleni yapacağız bakalım. Ateş tuşlarınızdan birisi şut, diğeri pas olarak isimlendirilmişti. Ama bu tuşlara basış hızınıza göre değişik topa vuruşlar olabiliyor. Savunmada olsun, atakta olsun bu paslar ve şutlar tabii oldukça önemli. Benim ilk oyunlarımda devamlı istemediğim halde topuk pası yapıyordum. Tamam topuk pası iyi de her adamınız topuk pası yaparsa kusuyorsunuz yani. Ama pas tuşunu doğru kullanırsanız (yöne ve hıza dikkat ederek) ileriye doğru kontra atak yapacağınız Oğuzvari paslar atabilirsiniz. Savunma: En iyi savunma taktiklerinden birisi ofsaytları ON yapmaktır. Böylece haybeye gol yememiş olursunuz. Savunma adamlarınız top kalecinizin elleri arasında eriyinceye kadar mücadeleyi bırakmamalı. Kaleciden dönen toplar A.S.'da oldukça tehlikeli oluyor. Paslaşma: Niye paslaşmayacakmışsınız canım. Paslaşın, paslaşın. Pas yüzdenizin yüksek olması için çevrenizde biraz boşluk var iken pas yapın. Tam arkanızda rakip varsa pasınız istediğiniz yere gitmeyecektir. Ya şöyle bir vücut hareketi ile rakibinizden sıyrılın (çalım atmak o kadar kolay değil yalnız) ya da topa hızla vurun. Unutmayın yüzünüzün pas atacağınız adama dönük olması gerekmiyor. Pasınızı boştaki arkadaşınıza atmaya çalışın. Top sürme: Top da sür kardeşim. Futbol bu. Ne öyle paslaşma, top sürme? Çok şahsi oynama ama top da sür birazcık. Top sürmek bir yana top kapmak da bir sorun. Top kapmak için kayarak müdahale ilk akla gelen yol. Ama hakemin sertlik derecesine göre tehlikeli bir kayma olayında sarı kart görebilirsiniz. Eğer rakibin yanına gelir, omuz darbesi ile herifin pozisyonunu bozarsanız daha profesyonelce hareket etmiş olursunuz. Zor iş, ona göre. Kayarak müdahaleyi topu alacağınıza emin olduğunuzda bir de artık gol yememek için son çare olduğunda deneyin, derim. Şut: Kaleyi gördüğünüz anda vurun derim. Hele oyunda tecrüessizken kaleciden hiç korkmayın. Vurun gitsin. Rakibi hırpalamış olursunuz. Şutunuzu tuşlarınız ile kontrol etmeniz de çok önemli. Penaltıları Wire kamerasından kullanın. Köşelere doğru sert bir şut atın. Atıştan sonra geriye basarak topun sert ve aşağıdan gitmesini sağlamaya çalışın. Rakipler: Aman diyeyim. Başlarda moralinizi bozacak, sizi oyundan soğutacak rakiplerle hiç uğraşmayın. Şöyle kolay lokmaları seçin. Takımınızın dizilişini karşınızdaki takıma bakarak karar verin. Bir iki aydır futbol oyunlarını tanıtmaya çalışıyorum. Ve anlıyorum ki herkesin elinin alışık olduğu bu oyunların püf noktaları diğer oyunlarda olduğu kadar açık değil. Biraz refleks, biraz alışkanlık ve geçmişte futbol oyunları ile aranızdaki ilişkiye bakıyor. Actua Soccer bilgisayarında futbol oynamaktan keyif alan, birkaç arkadaşı ile kapışmak isteyen, bir cumartesi buluşup uzun ligler veya kupalar düzenlemek isteyenler ve eski futbol oyunlarından sıkılmış olanlar için ideal. Adamlarının sert hatları, standart bir bilgisayarda biraz zahmetli oynanması dışında hiçbir eksiği yok. Actua Soccer'da aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Sanki Actua Soccer bana para veriyormuş gibi konuştum ama gerçekler bunlar. Bu aralar girişlerden çok bitişlerle ilgili problemlerin olduğundan bu yazımın bitişinde de bir şiire yer vermek istiyorum. Hayat, bilgisayar ekranlarında olmadığı kadar zor, şaşırtıcı ve acı verici olabiliyor. Yüreğiniz acıdan yanıyor. Her şeyi görüyorsunuz ama eliniz, kolunuz bağlı. Bu durumda şiirlere sığınmak kendinize acımaktan çok daha derin yaşamaktır. Teşekkürler. *Doğumgünlerimiz çoğuldu. / Birkaç kez doğardık / Seninle. / Sen sevdiğinde / Benden ayrı / Bir kez daha öleceğiz. / Çok doğduk / Doğduğumuz kez öleceğiz." (Mert Topçu, 6.2.1996). El MERT TOPÇU

6 HD - 20 MB HardDisk 8 MB RAM - VGA Min. PC 486

(FUTBOL)

soccer