Gameshow sayı 11, sayfa 54

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 54

Adventure

Bir... Ne kadar hüzünlü, sade ve nispeten temiz bir sayı. Duvara atılan tek bir çizik, kocaman, yumuşak bembeyaz bir sürünün içindeki yalnız siyah koyun, sonsuz görünen şehrin ışıklarının arasında küçücük bir pencere. Milyonların, milyarların tecavüzüne direnen güçsüz birim. Her şey dehşet hızıyla büyürken, katlanırken, kendini korumayı başaran yegane varlık. Ve duvarlardan akan pisliğin yerde ufak havuzcuklar oluşturduğu bu mekanda tek, bir tek, birtanecik şansınız. Siz de geldiğiniz dolduruşla aniden çoğalmayı, açılmayı, önünüze geleni yutmayı, beğenmediklerinizi kusmayı, sonra da buna umarsızca devam etmeyi istiyor olabilirsiniz ama çoğulun bayağıyla dans ettiği düzende asıl marifet bireyliğinizi, birtekliğinizi, tek başınalığınızı koruyabilmekte. Sabah parmağınızı tükürükleyip rüzgara tuttuğunuzda, ister istemez rüzgarın estiği yönden etkileniyorsanız, gün boyunca rüzgar keyfine göre habire değiştikçe, uymak için çırpınıyorsanız, önünüze çıkan yol ayrımlarında kalabalık gördüğünüz tarafa doğru gitmek için derin bir istek duyuyorsanız, görünmeyen ama kafanızın üstünde ısrarla sallanan sosyal skor board'da puan toplayacağım diye olmadık taklaları atıyorsanız, alem buysa böyle yapılır diye bir gün anılarınızı yazdığınızda utancınızdan atlayacağınız bölümleri dolduracak haltlar ediyorsanız, çarklar işler, presler habire habire durmadan çalışırken işlerini zorlaştırmayayım diye kafanızı eğiyorsanız, üstünden tek hareketle süzülebileceğiniz engelleri sırf adet böyle diye geçebilmek için ezilip büzülüyor, en dipte sürünüyorsanız akşam olduğunda, sabahı anlamak için parmağınıza sürdüğünüz tükürüğün değeri olmaz. İnsanlar da tıpkı sayılar gibi çarpılır, bölünür bazen eklenir, genelde eksilir ama en sonunda biri birle çarptığınızda yine başladığınız biri elde edersiniz. Zaten tıpkı sayılarda olduğu gibi insanlarda da hüzünlü, en sade ve nispeten en temiz olan kendini korumayı bilendir. Ama siz benim çoğul nefretimin, bireylik kavgamın, kendi birlik ve düzeninizi bozmasına izin vermeyin. Çünkü, önemli ve bol mektuplu bir ayın yazısının daha sonuna geldik. Şimdiden ruhsal düzeniniz adına...

(karmaşık bir yolculuk olacak) sağ getiremeyebilirsiniz. Bakın Intel Inside sizin için en yeni entarisini giydi. Bu ay ona 4MB'lık bir RAM desteği (rüşvet) yaptığımdan beri size hoş görünmek için ayrı bir çaba içinde. Yavrum Intel, hatırlat bakayım ben bu ay ne oynadım.. - Çok saygıdeğer, RAM'ını benden esirgemeyen ef'em, bu ay ne oynadığınızı tespit etmek oldukça güç. Daldan dala bahar sarhoşu leyla kuşlar gibi dolaştınız, ama Hard Disk'imdeki kalıntılara bakılırsa Pizza Tycoon oynamakla kalmamış, zamanınızın yarısını başında geçirmişsiniz, Transport Tycoon'un Deluxe'üne umutla sarılmışsınız, beklediğiniz gibi çıkmayınca Fatal Racing, Road Warrior, Destruction Derby gibi, sizin gibi ehliyet özürlü birinde mana veremediğim yarış oyunları oynamışsınız. Heroes of Might&Magic'e devam edip iki görev daha bitirmişsiniz, sonra ondan da daralıp bütün dergi sizi beklerken utanmadan Warcraft 2 oynamışsınız. - Tamam, tamam yeter kes artık. Ulan 4 MB RAM ekledik, konuşma kapasiten iki katına çıktı. Ben sana hayatım ve oyun zevkim üzerine yorum yap dedim mi? Tamam anladık, Warcraft 2 çok güzel ve ben nispeten iradesizim. Oynadım. İtiraf ediyorum. Bu oyundan daha sonra bahsedeceğim, belki gelecek aya yazarım diyeceğim artık (kötü) espri konusu oluyor, demiyorum. Pizza Tycoon, Seçmece köşesi sayesinde geç keşfettiğim bir zevk. Zaten klavyeni kimin kurcaladığını fark etmeyecek kadar kaşarlandın mı nedir, Mary Ann de geç de olsa bu oyunu fark etti ve o bahsettiğin 'ayın yarısı' süresini ben pizzacı değil pizza seyircisi olarak geçirdim. Bazı yarış oyunları oynadığım da doğru. Fatal Racing çok yavaş, geçiyorum, ama Destruction Derby çok güzelmiş maşallah. Zaten ehliyet bağlamında kurduğun mantık yanlış, ben sürmeyi değil ekranda başımı belaya sokmadan çarpmayı seviyorum, bu oyun vahşi stilimi ödüllendirerek acayip artı puan topladı. Çarpma, kırma dökme, beni geçenlere kinlenip bir sonraki turda onları duvara sıkıştırma, arabadan uçuşan parçalara bakıp zevk kahkahaları atma, kazanmak için değil, öldürmek için oynama gibi her insanda bulunan

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.