Gameshow sayı 11, sayfa 50

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 50

dümene benzeyen bir alet oldu. Ariel hemen dokunmak istediyse de arkadaşları engellediler ve önce heryeri araştırmanın daha doğru olacağını söylediler. Araştırma başladığında yine onları yeni düşmanlar bekliyordu. Alev topları (Fireball) gibi büyüler yapabilen daha azman dağ il adiant şövalyelerinin büyü ile kaldırılmış iskeletleri gibi. Bir de onlara alevler fırlatan sihirli kristaller vardı. Odaları araştırdıkça pek çok buldular ama bazı yollar parmaklıklarla kapalıydı. Aradıkları anahtarlar 4 adetti(captaın's room key Girdikleri odalardan bazılarında düğmeler vardı. Bunlara basınca alev atan kristalleri durduruyorlardı. Hepsini durdurmaları gerel in ama ya yollarını kapayan parmaklıklar. Bunun tek çözümü girişte rastladıkları dümene benzeyen şey olmalıydı. Gidip onu çevirdiler ve zincir sesleri ile parmaklıklardan birinin kalktığını işittiler. Gidip yeni açılan yerleri aradılar. Tekrar geri dönüp dümeni tekrarladılar. Bunu 4 defa yapınca artık ne düşman kalmış,ne açılmadık kapı veya oda kalmış ne de bulamadıkları anahtar kalmıştı. Bütün kristalleri de durdurmuşlardı. Artık girişte bulunan 4 kilitli kapıyı açıp yukarı gidebilirlerdi. Kendilerini çok hazır hissediyorlardı. Buraya kadar gelmeleri bile belki bir mucizeydi ama artık geri dönüş yoktu. O kadar güçlenmişlerdi ki buldukları iksirler, kitaplar onları inanılmaz bir hale getirmişti. Artık savaşa başladıklarından o kadar güçlüydüler ki, Bert ve Ariel düşmanlarını özellikle iskeletleri tek vuruşta neredeyse paramparça ediyorlardı(attack optıons-mıghty blow). Eğer artık Ariel birinin arkasına dolanmayı ki yeni ayakkabıları (shadow boots) bunu hemen hemen her şartta mümkün kılıyordu, tek vuruşta rakibini kesinlikle öldürüyordu. Rom'da artık bir defa da rakipleri uş birden yapabiliyordu. Dori ve Kurseth lükte ilerleyerek usta birer büyücü olmuşlardı.Hem içleri hem büyüleri çok çok artmıştı. Ölen birini bile hayata döndürebilirlerdi(raıse dead). Artık büyük kuleye zamanı gelmişti. Anahtarları tek tek yerlerine oturtup

arkalarında beliren kolu çektiler ve tırmandılar. (Buraya kadar gelip de Theros'u gruptan atmayan playerlar'ı kötü bir sürpriz bekliyor.) Artık kuledeydiler. Tam sağa doğru ilerlemeye başladılar ki uğursuz bir yaratık yollarını kesti. Bu kötü yaratıkların başı olan The Dark One'dı. Onlara çok geç olmadan geri gitmeleri uyarısında bulundu ve tabii ki ölüm tehtidleri savurduktan sonra kanatlarını savurarak kayboldu. Burayı araştırmak gerçekten kolay olacaktı. Ellerindeki haritaya bakılırsa burası bir yuvarlak şeklindeydi. Ama biraz dolaştıktan sonra karşılarına garip yaratıklar çıktı. Bunlar kuvvetli büyüler yapabilen Wraith ler di . Parti onlara saldırdı ama bir anlık gecikmeyi pahalı ödediler. Yaratıklardan biri ölüm büyüsü yapmış(Death) ve Ariel'i öldürmüştü.Şaşkınlıklarını üzerlerinden atar atmaz daha büyük bir nefretle son kalan yaratığı da öldürdüler. Savaş biter bitmez Dori dostunu hemen diriltti ve ona en kuvvetli iyileştirici iksiri verdi(Major heal potıon). Yollarına çıkan yaratıklar çok kalabalık olmadıkça onlara zarar veremiyordu. Bu arada araştırma pek iyi gitmiyordu. Zıplayarak çıkılabilen yerlerin dışında pek çok yere gidemiyorlardı. Rom bir anda duvarda bir düğme fark etti. Düğmeler öyle saklanmışlardı ki bulunmaları zordu(benim gözlerim en az ilerledi). Düğmeleri kullanarak iksirler, yeni bir kılıç(ThunderClap),yeni bir yay(sılverbow) buldular. Rom — bu yeni kılıcı kullanmaya karar verdi. Bu yeni kılıç Avenger'dan bile etkiliydi.Bastıkları bir düğme onlara yer altında bir geçidi açtı. Aşağıda yaratıklarla savaştıktan sonra gözlerine inanamayarak birine rastladılar. Çok aşağılardaki dükkanın sahibesi olan Elf'di. Buraya savaşmak için geldiğini ve partiye katılmak istediğini söyledi. Partidekiler İse kibarca teklifi reddettiler (tabii ki opsiyonel). Kulenin üstüne çıkmaya devam ettiler. zaten son çıkıştı bu artık. Sonunda The Dark One'a ulaşmışlardı işte. Son bir dövüşten sonra ne yapacaklarını biliyorlardı ristaller yerlerine konmalıydı. Bakalım olacak mı? Aden bu tehlikeden kurtulsa bile onu ikincisi beklemekte. Kahramanların bundan haberi olmasa bile. World of Aden THE ENTOMORPH 'da görüşmek üzere..... Thunderscape bugüne gördüğüm en atmosferik ve eğlenceli F.R.P. olma özelliğini taşıyor. Dijitize sesler, animasyonlar, muhteşem efektler oyuna çok çok ayrı bir hava katıyor. Bu oyunu mutlaka oynamalısınız. ek CD halinde (disket versionu'da var) ve gerçekten hakediyor ve galiba türünün tek örneği olarak bilgisayar tarihindeki yerini alacak. Çünki an oyunun ikincisi elimde, yani ENTOMORPH'dan ahsediyorum, ve SSI yeni oyunu çok değişik bir sistemle yapmış. Ben Thunder'ın sistemini çok daha fazla beğendim. F.R.P ile hiç alakası olmayan arkadaşlarım bile bu oyunu 6-7 saat hiç sıkılmadan oynamamı seyrettiler. Bu oyunun bir özelliği de, ben kutu F.R.P'si de oynadığımdan biliyorum , orjinal F.R.P. 'ye en yakın oyun olması. Mutlaka alın, almasanız bile mutlaka görün.KAÇMAZ.....(inşallah ilk defa bir F.R.P'yi bu şekilde yani Journal şeklinde yazmam sizi sıkmamıştır. Ki ŞAHİN DERYA

4

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.