Gameshow sayı 11, sayfa 22

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 22

ELAQ'u yazımın girişini Emin'e ithaf Bir Emin, son günlerde neyi fark ettim biliyor musun? Aslında en kolayı başlamakmış, giriş yapmakmış. Çünkü “başlamak” istersin, heyecanlısındır. Kim bilir önünde uzanan yepyeni ilişkinde, yazında seni neler bekliyordur. Bu bilinmezlik insanı içine çeker, ilişkine gömersin kafanı, klavyenin tuşları arasında aklında oyundan görüntüler, yüzünde beyninden geçen esprilere adanmış ufak gülümsemeler ve içinde karşındakine uzatılan manevi boşlukların. Bir de bakmışsın bir iki sene, satırlar hızla ilerlemiş. Sen hala girişteysen yandın demektir. Zaten girişte kalamazsın da. Giriş bitmiştir. O heyecan da. Ama yazın devam eder. Yazın, görevini yazara, ulaşabildiği ölçüde okuyucuya da ya da hayatta beraber yol aldığın dostlarına da sorumluluklarını yerine getirir. Sonra? Sonra? O hiç farkında olunulmayan, hiç konuşulmayan ve hiç de kompleks yapılmayan sonuç bölümü... Çünkü sonuç bölümü heyecansızdır. Bitikliktir. Bitmişliktir. Ölümdür. Oyun bitmiştir. Açıklamaların tükenmiştir. Noktaların ve virgüllerin de. Ama siz fark etmeseniz dahi, yazarlar olarak önem verilmese ve laf atışmalarına konu olmasa dahi hayatta da bitişler vardır. Kaçınılmazdır. Bitişler ne kadar onurlu, etkileyici olursa, yazınlar, ilişkiler ve hayat bir o kadar daha anlam kazanır. Adama demezler mi şimdi, “oğlum aç telefonu, varsa bir derdin anlat herife. Olmadı yaz Güzin Abla'ya, pardon Engin Abla diyecektim. Ne diye Game Show'un değerli sayfalarını 200 karakterlik psikolojini anlatan bir yazı için harcıyorsun” diye? Derler mi? Der misiniz? Diyenlere kafamdakileri anlatamadığım için üzgünüm. Demeyenler ve hatta “aabi ne güzel döktürüyordun bırak şimdi Fifa96'yı falan sen devam et abi” diyenlere Game Show'un Macbeth ve Bigben köşelerini tavsiye ederim. Ben onları okuyarak kafayı yedim de!!! Ve Fifa96. Az daha unutuyorduk. Böyle bir oyun geldi. Futbol oyunu. Evet eski Fifa'nın devamı. Ve mükemmel. Kesin alın. Herkes alsın. Tüm bilgisayar oyun manyakları (burada manyak kelimesi gavurcadaki anlamı ile kullanılmıştır, hemen kızmayın) bay oldukları için ve Türkiye'de bayların futbol ile ilgilendiği için herkes alsın diyorum. Tazeyken alın. Bu aralar Sensible World of Soccer'da piyasaya düşmüş olmalı. Sensible Amiga'da bir açmıştı ama aynı etkiyi PC'de yakalayamamıştı. Futbol oyunları konusundaki boşluğu ise bence Fifa Soccer ilk oyunu ile doldurabilmişti. Daha sonra çıkan Striker'95'ten de oldukça etkilenmiş ama biraz oynadıktan sonra oyunun gol yollarını hemen çözebilmiş ve oyunun yaratıcılığının bir futbol oyununda olması gerektiğinden az olduğunu görmüş, hard diskimden tereddüt etmeden Deltree'lemiştim. Şimdi ise Fifa96, CD'si ile karşımdaydı. Her yeni futbol oyunun beni heyecanlandırdığından daha çok heyecanlanmıştım. Çünkü Fifa'nın önceki oyununu daha çok geliştirdiğini biliyordum. Fifa96 hakkındaki haberleri okurken oyunu oldukça da merak etmiştim. Ve Fifa96 benim karşımda, ben de Fifa96 ile sizin karşınızdayım. Oyunu yükledikten sonra nasıl olsa bir kere seyredeceğiz bari hiç bir tuşa dokunmadan hepsini seyredelim diyerek tüm intro'yu seyrettik (birinci çoğul şahıs-Timur+ben). 2 hızlı CD-ROM'umun

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.