Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 37
FATAL RACING Acı Kural 3: Artistik süsler gibi en atlamalı zıplamalı pistler aslında birer ölüm tuzağı. Loop'larda ya da atlamalarda yapacağınız en ufak bir hata kazanma umutlarınızın sonu olur.
© Dikkatli olmaktan başka
FATAL RACING Acı Kural 2: Start'larda hiç şansınız yok. Turbo mu taktırmışlar nedir rakipleriniz kuş olup uçuyor. Biraz önlerdeyseniz kalleş manevralarla arkadan gelenleri engellemek daha akıllıca olur. Zaten ilk virajlarda diğerlerini yakalarsınız.
gelişmiş bir edit menüsüne sahip. Biraz video montaj işlerinden anlıyorsanız bu ekranda en kanlı kazalarınızdan veya en manalı (?) zaferlerinizden oluşan bir video klip bile hazırlayabilirsiniz. Fatal Racing her ne kadar süper orijinal olmasa bile pistlerin hazırlanışı vasatın üstünde. Size gelenektendir diyerekten pistlerin şöyle genel bir tanıtımını yapayım. Le Grand Royale: Yeni başlayanlar için en ideal pist. Pek öyle kayda değer bir özelliği yok. Hızlı ve eğlenceli. Snake Pass: Sert viraj deyimine yeni bir boyut getiriyor. Dağ yollarında dar geçitlerden geçiyorsunuz (muhtemelen geçemiyorsunuz). Big Dippa: Bir nevi Bolu Dağı simülasyonu. Yükseklerde uçarken dikkat edin, bu pistte yolun dışına çıkmak anormal zaman kaybına neden oluyor. Tsunami Twister: Adından da belli olduğu gibi dön babam dönden oluşuyor. Çok kısa ve sert virajları var. Bir de pistin ortasında takla atarak geçtiğiniz bir atlayışı da var. The Bridge: Bunun adı da gayet bariz. Pistin ana özelliği ortasındaki uzun köprü. Yalnız dikkat edin, köprüyü yapanlar kenarlara koruyucu parmaklık koymayı unutmuşlar. Siamese: Yapışık ikizler gibi simetrik bir pist. İki tane 360 derecelik loop'u (mavraaaa) var. Gateway: Bir tane loop'u olsa bile Siamese'den geri kalmıyor. Bunun loop'u daha büyük (duble mavraaaa). Siz siz olun hemen loop'lara falan dalmayın, uslu uslu Le Grand Royale'le başlayın. Seçtiğiniz arabaya göre yarışta yanınızda bir de takım arkadaşınız oluyor. Yarışta durup sohbet edecek pek zamanınız olmaz ama F5-F8 tuşlarıyla takım arkadaşınıza bazı mesajlar gönderebilirsiniz. Ona 'beni bırak, sen devam et', 'sen yavaşla ben geçeceğim' veya 'durumum iyi, beni kovalayanlara
| çareniz yok gibi.
engel ol' diyebilirsiniz. Baktınız işler iyi gitmiyor 'önüne geleni haşat et' de diyebilirsiniz (her zaman dinleyecek diye bir kural yok, sizin mesajınıza kendi yarış durumuna göre uyar veya uymaz). Zaten Fatal Racing'de kazanmak kadar rakiplerinizi yarış dışı bırakmak da önemli. Bunu yapmanın en kolay yolu yanlarında bariyer olmayan yollarda onları aşağı itmek. Ya da birine takıp yarış boyunca onu dürtükleyerek hurdaya dönmesini sağlamak da mümkün ama yarışlar çok kısa olduğundan bunu başarmak pek kolay değil. Zaten başkalarıyla didişirken kendi damage seviyenize dikkat etmelisiniz. Hasarınız arttıkça arabanızın performansı düşüyor, kritik seviyeye gelince (ekranın yarısını kaplayan bir uyarı yazısı size bunu hatırlatacaktır, ve hatta önünüzü göremediğinizden duvara çarpmanıza da yardımcı olacaktır) pit'e girerek (sarı işaretli yerler) tamir için durmalısınız. Ama dediğim gibi yarışlar kısa olduğundan bu da sıralamadaki yerinizi etkileyecektir. Başta da dediğim gibi Fatal Racing aslında iyi bir oyun ama bu nazlı yarin keyfini ancak ona şart koştuğu yüksek konfigürasyonlu PC verenler sürebilir. Diğerleri ise ekran kısarak, çözünürlük düşürerek anca Fatal Racing'in çaptan düşmüş halini oynayabilirler. Herkesin malı kendine, onun için Fatal Racing'i alıp almayacağınız sizle cüzdanınız arasında özel bir konu. KE Deniz “Kaderime Tüküreyim' Kan istem:
İk arar:
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 36
racing
FATAL RACING Acı Kural 1: Zorlandığınız virajlarda piste geri dönerken dikkatli olun, arkadan gelenler sizin sinyal, el kol hareketi, korna gibi şeylerinizi iplemezler, direk geçirirler.
Zaten her sokağa çıktığımda ekonomik adaletsizliğin yeterince acısını çekiyordum. Her istediğimi almak gibi anlamsız bir fantazim yoktu ama insanlık hali işte, canınız bazı şeyleri çekiyordu. Sonra geçenlerde dergiye Fatal Racing geldi, zaten kanayan yarama tuz ruhu bastı. Teknoloji ilerliyor arkadaşlar, uyumayalım. Beş altı sene önce Pole Position oynuyordum şimdi elin Gremlin'i tutmuş her tarafı texture kaplı, arabaların gerçekten arabaya benzediği rallimsi bir yarış oyunu çıkarıyor. Çıkarıyor ama sadece parası olana. Daha doğrusu parası olup da bunu PC'sini güçlendirmek için kullananlara. Çünkü bütün grafik opsiyonları açık, SVGA grafikli haliyle empresyonist bir tabloya benzeyen Fatal Racing anca şööyle etli butlu bir Pentium, mümkünse 16 MB RAM, ve hızlı bir CD-ROM istiyor. Benim size tanıtacağım floppy versiyonu ama eminim CD'de daha hızlıdır. Öbür yandan benim gibi zamanında DX2-66'ları bulunmaz Hint kumaşı niyetine alıp sonra sıra upgrade'e gelince bütçesi kısa düşenler Fatal Racing'i anca lowres'de, çoğu detay düşük halde ve hatta hatta 9.50 ekran boyuyla oynayabilirler. Neyse her zaman olduğu gibi zenginin malı yazarın çenesini yoruyor. Biz iyisi işimize bakalım. Fatal Racing, Doom ve diğerlerinin getirdiği duvarlara brush kaplamaca (texture mapping de deniliyor) teknolojisinin ikinci jenerasyon ürünlerinden. Tıpkı Hi-Octane gibi hafif fütüristik bir ortamda, itinayla hazırlanmış lunaparkımsı pistlerin, biraz kanlıca bir yarış turnuvasına katılıyorsunuz. Almaya karar verirseniz (henüz alın veya almayın demedim, o yazının sonunda) zahmetli bir install'dan sonra dangadank ana menüyle karşılaşıyorsunuz. Araba seçmeleri falan anlatmayacağım ama Game Type'dan tek yarış veya full turnuva seçebildiğinizi ve Replay'den eski yarışlarınızı seyredebildiğinizi bilmenizde yarar var. Replay ekranı alıştığımız geri, ileri sarma, play, stop türü şeylerin dışında bayağı fatal