Mektuplar

ırkların değişik birimler üretiyor olması ilgimi cezbetti. Neyse Intel Inside, oğlum ver bakalım ilk mektubu, bu ay okuyucular hangi dağlarda, hangi bağlarda dolaşmışlar... ZEVK-Ü SEFA... Sevgili MAC, Okullar açıldı mı neşe dolamıyor insan. Sınav, sözlü falan kafa yeme seviyesine geldim. Geçen (evvelki aslında) sayıdaki *The MAC Story' bayağı iyiydi. Ben sanki daha önce bir yerlerde görmüşüm gibi oldu (Deja Vu hesabı). Harbiden güzel düşüncelerin var. Ayrıca emin ol ki hepimiz faniyiz (öğrenince çok ağladım). Aslında ben senin gibi insanların biz öldükten sonra bulacaklarına yerine yapacaklarına imrenmek yerine yapacaklarından korkuyorum. Mesela ileride her türlü felaket olabilir (katil karınca saldırısı, Game-Show'un kapanması). Veya uzaydan gelen düşman uzaylılarla yapacağımız savaşlar (Ufo 1 ve 2). Aslında gelecek uzaylıların sen ve ben gibi potansiyel starfighter'lar varken kaçacak yer aramaları gerekiyor. Niye dersen bizim gibi bir X-Wing'i kağıttan uçak uçurur gibi uçuran, Tie Fighter'ları Lord Vader'den daha iyi kullanan, gökyüzünde düşürdüğümüz Mig-29'ların sayısını unutmuş, Nigel Mansell'dan daha iyi araba kullanan (konu sapıtıyor gibi) varken ben olsam korkardım yani. Neyse sorularımı arz ederim... 1) Derginizdeki ilanları gördükçe üzülüyorum. Özellikle Psygnosis gibi zamanında (ve hala) en iyi firma olan bir firmadan sanki yeni duyulmuş bir firma gibi bahsetmenizi anlamadım. Zamanında az mı Hired Guns oynamadın mı bre melun? 2) Köşene az mektup gelmesi beni üzdü. 64'lerde 4 sayfa bile sana yetmezdi. Aslında bence insanlar senin yazılarını hep yanlış zamanda okuyorlar. Mesela adam gidip MK2 oynarken senin yazına bir bakıyor, mektup yazmak istiyor ama bilgisayar gidip adamın beynini dağıtınca sinirinden sana yazmayı unutuyor. 3) Frontier'de çok yolsuz kaldım, biraz para kazanma yolu söyleyebilir misin. (Yeni bir gemi alınca bütün param bitti, 200 kredi falan kaldı). 4) Jagged Alliance mükemmel oyun ama pek beceremedim, ne zaman bir bölgeye saldırsam adamların hepsi doğranıyor, biraz taktik verir misin? 5) Sırf sana inat olsun, düzgün bir tarafını bulayım diye gidip Lost Eden'i aldım (hay almaz olaydım), ulan parama yazık oldu be, haklıymışsın MAC, bu oyun dizayn olarak sıfır. MR X, Vatan, Millet, Sakarya MAC: Yavrum baban nereli, hadi onu geç senin adın ne? Eski okuyucular genelde bilirler, mektuplar bana ulaşana kadar bin türlü tacizden geçiyorlar, öyle zarf falan kalmıyor, onun için adınızı ve açık adresinizi lütfen mektupların üstüne yazın. Neyse bak Cuma (Robinson Crusoe ayağı), önce tövbe de, öyle Game-Show'un kapanması gibi lanetli lafları ağzına alma bile. Biz elimizden geldiğince aklımızdan bile geçirmemeye çalışıyoruz. Karamsarız falan ama (genelde) mazoşist değiliz. Benim şahsi düşüncem, bir gün, bir ırk, uzayın taa bir köşesinden buralara kadar gelirse, bunu sağlayacak teknolojiye sahip adamlar bizim günlük üç kuruşluk kavgalarımıza, bölgesel it dalaşlarımıza falan anca gülerler. Öyle bizle savaşmaya falan tenezzül edeceklerini hiç sanmıyorum. Belki belki, bizi pembe dizi niyetine seyrederler, o da zap'lemeden dayanabilirlerse. 1) Intel Inside, oğlum madem o kadar akıllısın, gel de anlat bakalım, bu okuyucu bu lafla ne demek istiyor? Hangi ilan, ne demişiz? Hadi güzelim, nerdeyse sabah olacak, biliyorsun güneş ışığına alerjim var, söz param olursa (bir gün) seni Pentium yapacağım. Yok yok senden hayır yok. Sanırım burda bir yanlış anlama, ya da dalga boyu farkı durumu söz konusu. Acaba okuyucu (adını da bilmiyorum ki) 8. sayıdaki Darker haberinden mi bahsediyor? Sayın Cuma, oradaki 'son zamanlarda atağa kalkan' lafı bir süre sessiz kaldıktan sonra yeniden kaliteli ve iddialı oyunlar çıkaran manasındaydı. 2) Aslına bakarsan ben zaten genelde Mortal Kombat 1, Mortal Kombat 2, Mortal Kombat 3 ve yedi ceddini hayat görüşü ilan eden insanların bana yazacağına (veya yazmaları gerektiğine) inanmıyorum. 4 Sayfa yapacağım diye MK3'e bakmak zorunda kaldım, köy kahvesinde yaşlılarla pişpirik oynamayı tercih edeceğimi anladım. Zaten (yine de sağ ol) mektup kıtlığı sorunumuz bitmiş bulunmaktadır (yazanlar da sağ olsun). Hatta bir mektup bolluğu sorunu bile yaşamaktayım. (Engin Hanım çatlasın). 3) Bildiğim (bulabildiğim) en garantili para kazanma metodu Bernard's Star'la Earth arasında robot ve computer ticareti yapmak. Çok hızlı zengin olmazsın ama en azından kazandığının keyfini sürecek kadar sağ kalırsın. Bir de oyunla ilgili cheat biliyorum (sadece biliyorum, kullanmadım) ama söylemem çünkü ben taa eskiden beri (Lemmings zamanı) kaliteli ve kafa yorucu oyunlarda cheat, trainer falan kullanılmasına karşıyım. (Bu Cheat köşesine karşıyım manasında değil, Mert köşeyi yeter ki zamanında yazsın, canımı yesin!). 4) Intel Inside, gelinliğimi çıkar, yıllardır beklediğim beyaz atlı soru geldi, heyecanlandım, bileklerimi kolonyayla ov. Jagged Alliance'da en önemli nokta savaşa harala gürele girmemek. Önce adamlarını üç sınıfa ayır. Birincisi savaşçıların (marksmanship'i yüksek olanlar), sonra doktor (bir tane yeter), bir de çilingirci (mechanic). Savaşçıların tıpkı gerçek jungle savaşlarında olduğu gibi dur-check-git taktiğiyle ilerlesinler. Yani en dayanıklısı bir turn ilerlerken en keskin nişancın onun karşılaşabileceği tehlikelere karşı onu kollasın (hani 'cover me' derler ya, işte ondan). Vurulan olursa geride bıraktığın doktora kadar sürünsün, tedavi olsun. Bu arada ağaçlardan (izometrik olduğundan kestirmek zor), kamuflaj setlerinden ve adamların çömelme özelliğinden (önce sağ, sonra sol klik) maksimum yararlan. Binalı yerlerde ise çilingirci ortada, iki savaşçı onun yanlarında kapıya yaklaş, kapı açılır açılmaz çilingircini (ilk başlarda Levent tipli adam (Speck), sonra paran olunca Boss) çek, savaşçılar aynı cover taktiğiyle içeri dalsın. Baktın olmuyor, tam olarak hangi problemle karşılaştığını bana yaz (bu sefer adını da bilmek istiyorum). 5) Mutlu ettin beni Cuma. Sonradan haklı çıkmayı severim ama aksini iddia edip deneyenlere karşı haklı çıkmak daha bir zevkli. Çooocuklar, çocuklar, devir zor devir, Game-Show bunun için var, yazılara bir bakın, oyunların hangisi verdiğiniz paraya değer size söylemeye çalışıyoruz. ÇARE DEĞİL... Bunalımlı MAC, Bu kadar üzülme be abim, bırak bazı şeyleri oluruna. İnsanlara doğru yolu göstermeye çalışıyorsun fakat onlar kendi organlarının doğrultusunda gitmeye devam edecekler. Bunu aklımdan çıkarma. 1) Hangi grupları dinlersin? 2) Bir printer'ım var (Citizen Swift 90) , Windows set-up disketini kurmama rağmen benim metnim yerine hala kalp, karo, maça, asit ve diğer aptalca şekilleri çıkarıyor. Ne yapmalıyım? Bir de printer'ımın grafik printer olmadığına dair uyarılar alıyorum. Sebebi ne? 3) Amiga'nın outside olduğunu biliyorum ama kabullenemiyorum. & 4) Amiga'da çizdiğim resimleri PC'den * çıkaramaz mıyım? 5) Abi grafink ne demek? Anlaşılan şu yazım yanlışlarından kurtulamayacaksın. 6) Sam & Max'de, Mystery Vortex'de takıldım. Kolu çekmeme rağmen bir türlü kırmızı kapıdan giremedim. Pardon girdim de hayvanlar bir şeylerden korkup dışarı fırlıyorlar. Ne yapmalıyım? Bu oyunu bitirmek bende bir saplantı haline geldi, lütfen yardım et. 7) Fade to Black'i oynadın mı? Bu > oyundan Metallica telif hakkı almış mı? Konu açılmışken oyun içindeki reklamlardan yapımcılar para alır mı? 8) Nasıl adventure oyunlarında bu kadar başarılı olabiliyorsun? 9) Kamer Bilgisayar'a gelsem seni bulabilir miyim? Masis MAC: Aslında tam olarak üzüldüğümü söyleyemem (üzülsem şimdiye derdimden ölürdüm herhalde), daha ziyade ben bunlara acı gülümsemeli gözlem gözüyle bakıyorum. Bir şeylerin gerçekten kötü gittiğini görüyorsun, niye olduğunu biliyorsun, elinden bir şey gelmeyeceğini biliyorsun. Sus, yut, otur yapacağına en azından okuyucularla

Cia : paylaşıyorsun. 1) Genelde yumuşadığıma dair bir kanı var etrafımda ama sen karar ver, son zamanlarda depreşen U2 ve The Cure takıntım dışında Offspring, Megadeth (sadece So far...), Pearl Jam, Paradise Lost, İl Led Zeppelin, Oasis, Cranberries, Guns'n Roses (Appetite ve S.Incident), Rainbow ve Exodus dinliyorum. 2) Printer'lar ve ben yıllardır karmaşık bir Boşnak-Sırp ilişkisi içinde debelenip duruyoruz, yani onlar benim istediklerimi basmıyorlar, ben de Reset, Test falan gibi tuşlara basıp onları sinir ediyorum. Bana sorarsan printer'ının sürekli iskambil sembolleri basması onun bir kumar sorunu olduğunu, acid sembolü ise kötü bir müzik zevki olduğunu gösteriyor ama bu cevap seni tatmin etmeyeceğinden Engin karısına, sabah kahvesine gittim (güzel kahve yapar), printer'ın konusunda son dedikoduları aldım. Senin printer'ın orijinal driver disketini alman gerekiyormuş. Yok printer disketini bulamazsan buradaki genel kanı Windows'dan IBM Pro-Printer olarak çalışabileceği. 3) Aslında ben de kabullenemiyorum. Bana sorarsan en ideal kadro bir Amiga 4000 ve bir Pentium'dan (arada serial kablo bağlantılı) oluşuyor ama parasızlıktan bu takımı bir türlü oluşturamadım. (Bu arada ilgilenenler için Amiga 4000/30'um hala uygun fiyatla satılık, Tel: 227 43 16). 4) Bu köprünün hangi yanının daha çimenlik olduğuna bağlı. Eğer Amiga'n daha güçlüyse Adpro ya da gibi bir programla resimleri TİFF ya da BMP formatına çevirebilirsin. Yok eğer PC'n (muhtemelen öyledir) daha güçlüyse, Adobe Photoshop (minimum 8 MB RAM) Amiga, IFF formatını tanıyor. Aktarma işlemi için (eğer grafiklerin 1.4 MB'den daha uzunsa) Twin adlı programı kullanabilirsin. (Teknik işlerden de anlarım dedim kibarca). 5) Grafink coder takımının GFX, Türk Dil Kurumu'nun da 'bilgisayar çizimi' dediği şeyin MAC'cesi. Yazım hatası değil, bir nevi lehçe. 6) Tam olarak derdine derman olamayacağım galiba, sana helalinden Mystery Vortex bölümünün kısa bir çözümünü veriyorum. 4. sayıdan arşiv yayını: Doğuya gidin, binanın içine girin, perdeleri

MICHAEL SCHUMACHER geçin, buz bloğunun yanındaki saçı alın. Dışarı çıkın, içeri girmek için aynayı kullanın. Dışarı çıkın. Kırmızı kapıdan girin, Shuv-Oohl'la konuşun. Soru işaretini ve Bruno'yu seçin. Doğu ve kuzeye gidin, sonra geri dönün. Arabanıza binin. Eğer işi bu açıklama da halletmezse dediğim gibi 4. sayı bu oyun konusunda benden daha bilgili. 7) Sayfa yapacağım ayağına bayağı oynadım. Uzun zamandır içinde hoplamam zıplamam gerekip de hoşuma giden ender oyunlardan (diğeri de Relentless) biri. Gayet genel bir terim olduğundan (bizim 'boyu devrilesice' gibi) telif meselesi olduğunu sanmıyorum ama bazı oyunlarda (Magic Johnson's Basketball ya da Pushover) firmaların adlarının görülmesi için para verdiği bir gerçek. Buna multimedia diyorlar, kısaca $ diye yazılıyor. 8) Annemin dediğine göre benim bu işlerde başarılı olacağım küçükken bulduğum bütün çıplak kabloları duvardaki prize sokmamdan belliymiş. Mary Ann diyorkine adventure oynarken dünyayı unutuyormuşum. Şimdi başarılı olacağım diye kavrulup ölme, adventure oynarken her bilmecenin (nispeten) mantıklı bir cevabı olduğunu unutma, ve her oyunda oradaki karakter gibi düşünmeye çalış, mesela Monkey Island'da esprili, Indiana Jones'da Indy gibi. 9) Azıcık geç kaldın, artık gelsen anca izlerimi (ve Kamer'in müthiş arşivini) yani klavyeye döktüğüm külleri, Engin Abla'nın kafasını yardığımda akan kanları bulursun. Bu arada o gün gelmişsin, o senin ben sandığım aslında ben değil Emin'miş. NASIL OLSA... Merhaba MAC, Ben Anıl, bu sana ikinci mektubum, birincisini yayınlamadın ama olsun. İkimizden biri geberene kadar sana yazmaya devam edeceğim. Hemen sorularıma geçmek istiyorum (bu benim mektubum benim istediğim olur). 1) Maniac Mansion 2'de kızı tam geçmişe gönderdim derken hamster kaçıp fare deliğine girdi, nasıl çıkartabilirim? 2) P6'lar ne zaman piyasaya çıkacak.? Benim bilgisayarım DX2-66, bunu Pentium yapmak için P6'ların çıkmasını beklemeli miyim? 3) Abicim oyunları oynadıktan sonra Dos'a geri döndüğümde 640 KB olan Conventional Memory'im 540'lara düşüyor. Bu normal midir? 4) Command & Conquer'i almaya karar vermiştim ama bir arkadaşım Dune 3'ün CD'den 12 disket kopyalanmış versiyonunu verebileceğini (daha doğrusu satabileceğini) söyledi. Bu doğru mudur? Anıl ONUR, İstanbul MAC: Olur böyle şeyler, Intel Inside'a arattırdım, birinci mektubunun üstüne 'yer olursa yayınla' diye not düşmüşüm, sonra yer olmamış galiba (zaten burası da benim köşem, ne ne zaman yayınlanır Allah bilir). Bu kadar dertle benim önce gebermem (muhtemelen debelene debelene) daha yüksek ihtimal olduğundan tedbiri elden bırakmayıp bari bunu yayınlayayım dedim. 1) Kolayı var, hamster'ı çıkarmak için elektrikli süpürgeyi kullanman gerekiyor. 2) Benim param olmadığından Dünya Gençlik Merkezi'nde çaktırmadan poşetini yırtıp okuduğum (söylemeyin kimselere) ciddi (sıkıcı) PC dergisi Aralık ayında çıkacak diyordu. Aha Aralık da geldi zaten. PC Piyasasındaki kalleş upgrade kanununa göre 'paramız yetmediğinden alamadığımız pahalı, hızlı, cici şeyler” genelde 'paramız asla yetmeyeceğinden alamayacağımız daha daha pahalı, daha hızlı , daha cici şeyler'* / çıktığında ucuzlarlar. Onun için P6'yı bekle, Pentium fiyatları muhtemelen düşecek (ümit fakirin ekmeği). 3) Gayet normal, buna kötü programcılık diyorlar, kullandığı hafızayı temizlemeyen programlar gayet yaygın. Bunun çaresi PC'nin üstünde, ve üzerinde de RESET yazıyor (Intel Inside'da da var ama nazlanıyor, bastırmıyor). 4) Intel Inside, oğlum okuyucuya temizleyici sıvından (deep clean) fışkırt, kafası karışmış. Şimdi yavaş yavaş söylüyorum, bilir Command & Conquer, 2 CD ve halk arasında Dune 3 olarak biliniyor. Yani Dune 3 diye ayrı bir şey yok. İkili, bu oyunun (render demo'lar hariç) bir CD-Rip versionu var ve 15 HD. Üüüüüççç, zaten sahip oldukları oyunları sana satmaya kalkan şahıslar arkadaşın değildirler. SEFA BİTSE DE... Sevgili MACbeth, İlk olarak sizin dergi hayatınızda başarılı olmanızı dilerim. Sizi fazla oyalamadan sorularıma geçeyim. 1) Ben ileriki zamanlarda bilgisayar oyunu yapmayı düşünmüyordum, ama bu iş için en az iki milyon dolar kadar gerektiğini öğrenince vazgeçtim. Tam bu sırada bir oyun yapma programının , piyasaya çıktığını öğrendim. Bu programın adı Klik & Play ve almayı düşündüm. Sizin fikriniz nedir? 2) Ben Little Big Adventure'ı bitirdim ve bu oyun çok hoşuma gitti. Bunun gibi bir oyun biliyorsanız, lütfen söyleyin. 3) Benim dört hızlı bir CD-ROM'um var ve bir oyun almayı düşünüyorum. Sizce ne oyun alayım? Bir hatam varsa lütfen affedin. Faruk ÖZTÜRK, İstanbul | MAC: Uzun zamandır (yaklaşık 5 yıldır) böylesine özenle ve kibarca yazılmış bir mektup almamıştım. Bilseydim pasaport dilekçemi sana yazdırırdım, belki polis amcalar beni bu kadar süründürmezlerdi. Çok teşekkür etmeyi görev bilirim, ammma velakin eğer mektubunu 'bu adam her ay 4 sayfa köşe yazıyor, bir dolu okuyucusu var, böyle bir dille yazmak yerinde olur" gibisinden bir düşünceyle yazdıysan buna hiç gerek yok. Nasıl yazdığın önemli değil, yazman yeterli. Yok eğer genel yazı stilin buysa (sen bataklıkta bir gül gülsün) o zaman buna alışmaya hazırım (siz benim stilime alıştınız, sizinkilere alışmak da benim boynumun borcu). Bu arada benim adım MACbeth değil, o köşenin adı. Benimkisi MAC... 1) Klik&Play, The Ouili, Shoot-em'up Construction Kit gibi oyun yapma programları (genelde) hiçbir işe yaramazlar, çünkü ne kadar dahice bir oyun konusu bulursan bul, her zaman kullandığın ara programın kapasitesiyle sınırlı olursun. Belki yeni başlayanların biraz 'dizayn' öğrenmesine yardımcı olurlar ama kendi oyununu yapmanın yolu harbi, on the rocks makina kodu (Amos değil, zalak Omy) öğrenmekten geçer. Sen bunu başarırsan, yaptığın oyuna gereken parayı verecek bir prodüktör elbet bulunur (burada değil dışarıda, gümrük birliğine sadece 20 gün kaldı). 2) Yazın sıcak ve özgür (Özgür de askere gitti ulan be, hem de komando, gel teskere gel) günlerinde Emin'le ben de bitirmiştik. Düşünüyorum, taşınıyorum bu oyuna en çok benzeyen oyun herhalde D- Generation'dır. Grafik olarak daha kötü olsa bile bilmece ve hoplama zıplama açısından oldukça benziyor. 3) Ben sonunda paraya kıydım ve ilk kendi paramla aldığım (yani Kamer'den otlanmadığım) CD oyununu açıklıyorum: The Need for Speed! Onun dışında herhalde US Navy Fighters'ı alırdım (ama alamam, o kadar param yok ki). Estağfurullah, affetmek Allah'a mahsus (Allah'ım lütfen affet beni). Intel Inside oğlum bak bu sefer de yazıyı save etmeyi unutursan seni hurdacıya satacağım, ona göre. Bu arada Cuma'nın Serdar Aldan olmasından şüpheleniyorum, yazısı müthiş benziyor. Muder dostuma da 'Hoş geldin' de. Bir de ben sızmadan Serkan Dolma'ya teşekkür notu yaz, bu ay onu atlamak durumundayım (stratejik ve politik karar) kusura bakmasın, bir de alın yazımdan görevli melek-memur beye hatırlat, ben yazboz tahtası değilim, aklına her yeni fikir * geldiğinde değişiklik yapıp durmasın, darmadağın oldum. Murat "HigherLevelsOfConsciousness' ADANÇ Köyiçi Cad. Şair Leyla Sok. f 16/14 Beşiktaş İstanbul