FADE TO BLACK
Retro bilgisayarBLACK
Haftaya görüşmek üzere.... Hoop, hooop hoppala. Bir yazıya da bu kadar ters başlanır yani. Beyler 1-2 aydır yazılarıma dikkat edenler anlamışlardır ama ben de kendime itiraf etmek zorundayım ki bende “GAME SHOW OYUN AÇIKLAMALARIMA GİRİŞ YAPMA KOMPLEKSİ” var. Buna ne buyrulur şimdi? N'apıcağım ben şimdi. Girişsiz yazı olmaz ki, bir şekilde gireceğiz. Neyse bu haftalık girmiş bulunduk: Şimdi itiraf etme sırası sizde: Oyunlarla ilgilenmediğimizi göğsümüz kabararak söyleyen kaçınız DOOM oyununu bilmiyor? duygusu kaplamıyor? Bir şeylerden haberdar olmadığınızı hissederek bir yerlerden DOOM'u bulmaya çalışmıyor ve “Benim bilgisayarda oyun oynayacak vaktim yok” demiyor? Tabi lafım “bilgisayarda oyun oynayacak vaktim yok” zayıflığı içindeki GAME SHOW okuru
(Compex fuarında çokça karşılaştığım) saygı değer Kanımca bilgisayar dünyasına çok az da olsa yakın duran kişiler dahil DOOM ününü çok büyük bir kitle ile paylaşmakta. Tabi Doom'un bu büyük başarısından sonra aynı tarzda yapılan oyunların sayısı bir anda iki basamaklı sayıları buldu: Rise of the Triad, Descent (Doom'un 3 boyutlu denemesi), Heretic, Dark Forces ilk aklıma gelenler. Ve şimdi de yepyeni bir deneme: FADE TO BLACK. Oyun dünyasının içinde olanlar Another World ve Flashback oyunlarından kahverengi ceketli ve dar mavi kotlu Conrad'ı anımsayacaklardır. İşte kahramanımız bu kez Doom stilinde, tamamı 3 boyutlu mekanda geçen bir maceranın içinde. Ama ne macera... Doom ile Alone In The Dark kesiştiği çizgiyi düşünebiliyor musunuz (hayır canım analitik geometri sorusu değildi bu)? 3 boyutta koşuyorsunuz ama etrafınızı tek kişinin (yani kontrol ettiğiniz kahramanın) gözünden değil çevreye yerleştirilmiş aktif olarak hareket ettiğini sandığınız kameralardan izleyebiliyorsunuz (benim yaptığım bu tasvirin benim bilmediğim kesin bir bilgisayarcası vardır ama olsun). Yani kahramanımız Conrad'ın yüzünü görebilirsiniz.
Sanıyorum ki Fade To Black'teki hareket mekanizması PC makinalarındaki en iyilerden birisi: eşyalara yaklaştıkça görüntü rahatsız edici derecede piksellere ayrılmıyor, 3 boyutu tavana asılmış et parçalarının altından geçerken rahatlıkla hissedebiliyorsunuz. Kamera perspektifleri oyunda periyodik olarak karşımıza çıkan mekanizmaları (teleportlar, dolaplar gibi) tekdüze bir şekilde görmemizi engelleyecek gibi düzenlenmiş. Oyunda ilerleyebildikçe (Fade To Black'te ilerleyebilme sorununa daha sonra değineceğim) Conrad ve diğer poligon grafikli yaratıklarla ilgili animasyonlar etkileyici ve konuyu sürükleyici kılıyor. “Fade To Black” bilgisayardaki sanat çalışmalarına iyi bir örnek olabilir. Gelelim konuya: Flashback'i bitirenlerdenseniz hatırlayacaksınız ki Morph'ların (kötü yaratıklar) gezegeninde bir gemi ile kaçmayı başarabilmiştik (başarmıştınız değil mi?). Fade To Black de bu seriye güzel bir geçiş ile devam ediyor: Gemimiz Morplar tarafından yakalanıyor ve Conrad (daha oyun başlamadı biraz sonra Conrad siz olacaksınız) kendini demir parmaklıkların arkasında buluyor. Başlangıç demosunu sonuna oyunun başlangıcına doğru
(her son bir başlangıç her başlangıç bir sondur) isyancılar tarafından kurtarılıyorsunuz ve yepyeni görevler üstlenerek Morph İmparatorluğunu yok etmek için maceranıza başlıyorsunuz. Sorumluluklarınızı yerine getirebilmeniz için zamana karşı yarışmalı, güvenlik sistemlerini kapatmalı, anahtarlar toplamalı, bulmacalar çözmeli, Morph'larla savaşmalı ve yüzümüzü kara çıkarmamalısınız. Anladığınız gibi Fade To Black biraz macera, biraz Doom, biraz Alone In The Dark, biraz Flashback, biraz ondan biraz da bundan. Çorbada bizim de tuzumuz eksik olmasın dedik ve başladık oynamaya. Kahramanımızın hareketlerini incelemenizde fayda görüyorum. Diyelim ki Conrad'a iyice hakim olabiliyorsunuz. Ama çok yavaş mı hareket ediyorsunuz. Sistemleri orta seviyede (orta seviye sınıflandırması oldukça görece ve değişken bir kavram ama ben bu oyun için minimum sistemlere bu sıfatı kullandım) olanların son dönemlerde çok karşılaştığı bu problemi oyun alanlarını ses ve Müziklerden fedakarlıkta bulunarak (bu yönergeye dikkat edin demiyorum, onu herhalde anlamışsınızdır, asıl şu yandaki varilimsi şeyler yanından geçerken patlıyor, onları uzaktan, sabırla teker teker ateş ederek yok edin.
tombul ahçı Hulusi Kentmen (Allah rahmet eylesin) değil, öyle masum duruşuna aldanmayın. Mutfağın hemen yanındaki odada sizi oldukça büyük bir bela bekliyor.
Güzel manzara de, mi? Mis gibi Mars havası, ama, aman bu tip odalarda öyle deli gibi sağa sola ateş etmeyin. Yanlışlıkla
pencereye gelecek bir kurşun iç basınç ölümcül oyunlar oynayacaktı
Yaşlılara saygı çok önemli. İkinci bölümde kurtaracağınız yaşlı profesör o kadar yavaş yürüyor ki bir süre sonra onu vurmak isteyeceksiniz. Kendinize hakim olun, onu of
Meraklı olun. Oyuna başladıklarınızla pek bir yere gelemezsiniz. Her karşınıza çıkan dolabı arayın, ama
bulduklarınızı çarçur etmeyin. Bazı düşmanlar sadece bazı özel silahlarla ölüyor.
KLAVYE ÖRTÜSÜ
HAREKET HALİNDE: Yukarı Ok: Koşma Sağ ve Sol Ok: Sağa ve sola dönüş Aşağı Ok: Çömelme Sağ Ok: Yürüme
Sağ Shift+Sağ(Sol) Ok: Sağa(sola) yürüme Sağ Shift+Aşağı Ok: Geri dönme Page Up: Yavaş yürüme Page Down: Yavaş geri yürüme |: Eşyalarımızı görebilme M: Harita alternatifi hiç beğenmedim ama benden söylemesi) veya oyunun sabit diske yüklenme miktarını yüksek tutarak, o da olmadı F7 ile ekranın çözünürlüğünü düşürerek (640x480 ile oynamak çok zevkli bir o kadar da azap verici olacaktır) Conrad'ı hızlandırabilirsiniz. Fade To Black'te eşyalarımızı doğru yerde ve zamanda kullanabilmek oldukça önemli. Şöyle ki eğer birinci bölümün sonunda elinizde “bouncing mine” uçan bomba yoksa Morph'ların patronunu öldüremiyor ve bölümü bitiremiyorsunuz (hadi bu kıyağımı da unutmayın). “1” ile eşyalarınızı ekranda görebildiğiniz zaman TAB tuşu ile değiştirebileceğiniz bir kaç grup olduğunu göreceksiniz. Örneğin oyunda ilerledikçe mermi bulduysanız bunları kullanabilmek için mermiler grubuna gelmeli ve istediğiniz mermiyi aktif hale getirmelisiniz. Veya radyoaktif maddenin kaçak yaptığı bir yerde kalkan olarak (shield) daha önce bir yerlerde bulduğunuz “anti-radioactive” korumayı kullanmalısınız. Bir hatırlatma değişik kalkanlar
ÖRTÜSÜ
Enter: Silahınızı doldurma Space: Kolları, teleportları ve dolapları kullanma U: “Use” olarak seçtiğiniz eşyayı kullanma V: Nişan alma / silah indirme B: Nişan alınmışsa ateş, yoksa elinizdekini atma J: Zıplama L: Oyun yükleme $: Oyun kaydetme F1/F2: Oyun alanını büyültme / küçültme F: Grafikleri poligon ya da gouraud yapma
ESC: Ana menüye geçme EŞYALARIMIZLA: TAB: Eşya grubunu değiştirme Sağ/Sol Ok: Eşya seçme Enter: Seçtiğiniz eşyayı oyunda kullanabileceğiniz hale sokma Sağ Shift: Seçili eşyayı görebilme (mesajları okuma) ESC/: Eşya bölümünü terk etme DOLAPLARDA Sağ/Sol Ok: Dolaptaki eşyaları görebilme Space: Ekrandaki eşyayı alma ESC: Dolabı kapama gücünüzün yavaş yavaş azalmasına sebep olacaklardır hazırlıklı ve dikkatli olun. GÜÇ: Gücünüz dedim değil mi? Fade To Black'te hak sayısı söz konusu değil (Allah ne verdiyse deyip de Morph'ların üzerine de saldırmıyorsunuz canım). Güç çizginiz bittiği anda siz de bitiyorsunuz (bir nevi hayat çizgisi örneği). NOT: “Siz de bitiyorsunuz” deyince Fade to Black'te Conrad'ın değişik ölümlerinden bahsetmem gerektiğini düşündüm. Tahmin edersiniz ki hayat çizginiz sona ermeden başka sebeplerden dolayı da ölebilirsiniz: uzay boşluğuna düşebilirsiniz, hain robotların elinde kalabilirsiniz, radyoaktif maddeye maruz kalıp kanserden! gidebilirsiniz ve benim de daha görmemiş olabileceğim çok çeşitli ihtimallerde oyunun sonuna ulaşabilirsiniz. Demek istediğim her değişik ölüm çeşidi için değişik küçücük bir animasyon var. Yani değişik ölümleri deneyerek değişik animasyonlar izleyebilirsiniz (tabi oyununuzu save ettikten sonra). Laf lafı açtı nerelere geldik. Ne diyorduk? N'olacak bu memleketin hali? Mi? Yok yok / hiç o işlere bulaşmayalım ve “n'olacak bu Conrad'ın hali” diyelim. Eğer yazımı dikkatli okuduysanız (aslında küçük bir sınav yapmam lazım ki kim yazımı dikkatli okuyor anlayabileyim), oyunda bulmacalar çözmeniz gerektiğini not ettiğim gözünüzden kaçmamıştır. Nedir bu bulmacalar? Fade To Black'te amacınız o bölümdeki Morph'ları tamamen öldürmek ve çıkışı bulmakla sınırlı değil. Aksine bir konu içinde siz başka işler yapmaya çalışırken Morph'lar sizi rahatsız etmesin diye onları öldüreceksiniz, başka bir deyişle öldürmek zorunda kalacaksınız. Başka işler? Her bölümde belli amaçlarınız var. Yapmanız gerekenleri bölüm başlarındaki animasyonu takip ederek ve oyun esnasında da size ulaşan mesajları (ekranda “NEW MESSAGE” yazısı hayati önem taşıyor) okuyarak anlayabilirsiniz. Örneğin ikinci bölümde profesörü hapsedildiği yerden kurtarmalı, yavaş yavaş yürüyerek bu yaşlı adamın sizi takip etmesini sağlamalı ve teleporta kadar ona eşlik etmeli ve daha sonra da size verdiği küp ile reaktörü imha etmelisiniz. Bulmacaları doğru yapabilmeniz için ön koşullar ise girebildiğiniz tüm odalara bir merhaba demeli, her ne kadar anneniz yabancıların dolaplarını karıştırmanızın ayıp olduğunu bastıran sesi kulaklarınızda uğulduyorsa da tüm dolapları açmalı ve içindeki eşyaları “bir gün nasılsa lazım olur” mantığı ile almalısınız. Fade To Black'te ölmek güzel (değişik animasyonlar açısından) ama o kadar kolay değil: Hayat çizginizi doldurabileceğiniz (hem de bedava) makinaları kullanmalı ve yerlerini iyice bellemelisiniz. Fade To Black'te bölümler bir çok odadan oluşabiliyor. Ama bu bölümlerden oyunun akışı oda sayısının bir problem olmasını önlüyor. Her odaya o kadar çok girip çıkmak zorunda kalıyorsunuz ki: Burası evim sanki. Çevrenizde teleportlardan, çizgi yükselticilerden ve dolaplardan başka kullanmanız veya aktif hale getirmeniz gereken anahtarlar, kapalı kapıların açılmasını sağlayacak sistemler, araçlar, üzerine bastığınızda kapıları ya da silahları aktif yapan portakal rengi tuzaklar, yine yerde üzerinden atlamanız gereken (bu “J” tuşu ile zıplama olayına bir açıklık getiriyorum: gereken mesafeden atlamanız için yavaş yürüyün çünkü ayaklarını göremiyor ve elektrik çarpmışa dönüyorsunuz) mavi kareler var. Bu ay patron kulağımızı çekti: “Hani sen yazına ipucu falan gibi notlar düşüyorsun ya Fade To Black'te yap şu işi” dedi. Ve İPUÇLARIMIZ: * Her odayı mutlaka yoklayın. Haritanızı odaları gözden kaçırmamak için kullanın.
* Eğer yaratıklar sizi ne yaparsanız yapın öldürüyorsa o noktada akıllıca davranmanız gerekiyor demektir. Küçük ama küçük olduğu için görmesi zor bir bulmaca ile karşı karşıya kalmış olabilirsiniz. * (Tüm ipuçlarımın değişmez maddesi) Oyununuzu SAVE edin. * Yeni bir yere geçerken nişan almış durumda hareket edin. Yoksa bayağı zaman kaybedebilirsiniz. * Tüm mesajları okuyun. Büyük bir ihtimalle size atmanız gereken bir sonraki adımı anlatıyor olacaktır. * Hayat katarınızı doldurabileceğiniz odaları gözden kaçırmayın.. Silahınız her an dolu olsun. Pisi pisine gebermeyin. * Son bir nasihat: FADE TO BLACK OYNAYIN. Fade To Black bulmacalarının zorluğu çok yüksek olmasa da ACTION olarak zorlanacağınız enstantanelerden oluşan bir oyun. Fade To Black biraz macera, biraz hareket, biraz bulmaca biraz Doom, biraz Alone In The Dark, biraz Flashback, biraz 3 boyut, biraz animasyon karışımı olarak gözüken çekici bir oyun. Fade To Black'i oynadıktan sonra biz oyunseverleri ileride ne gibi oyunların beklediğini düşlemek hem daha kolay hem de daha çekici oluyor.
Arcade. Advanture Mert TOPÇU rma:
Sistem: CD-ROM 8 MB RAM - VGA Min. PC 486