Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 23
Lucas Santino adında bir adam tarafından kandırılarak saf dışı bırakılırlar (sürpriz!). İşte burada devreye biz girip profesöre yardım edeceğiz (daha büyük sürpriz!) Böylece dünyayı kurtarmak gibi klasik bir göreve atılıyoruz. Konuşmadan sonra oyunun zorluk derecesini belirleyeceksiniz. “Easier/ Normal/ Harder” şeklinde kolaydan zora sıralanan zorluk dereceleri arasında fazla düşünmenize gerek yok. Çünkü eğer “Easier”da oynayıp bitirebilirseniz ben de kendimi GameShow'un bürosundan aşağı atacağım. Tabi büronun birinci katta olması sözümün değeriyle uzaktan yakından alakalı değildir! Aslında sözüm sizin becerinize değil (ondan kimsenin şüphesi yok..) fakat bu oyunun sonuna kadar sabır taşı olsa çatlar. Zorluk derecesini de seçince asıl kontrol odasına giriyoruz. Unutmayın ilk başlayacaklar burada önce kendilerine bir takım kurmalıdırlar. Asıl Kontrol Odası: Her yol Roma'ya çıkar misali bizim de en sık geleceğimiz yer burası olacak. Yukarıdaki isme bakmayın, burası derme çatma bir barakaya benziyor. Oda grafiğinin içinde bazı bölümler oyunun kontrollerini oluşturuyor. Bunlar: Duvardaki takvim (save/restore): Alt kısmı yani eski oyunları geri çağırma; üst kısmı ise yani yeni oyunu kaydetmek için Masanın üstündeki bilgisayar (Contact A.I.M.): A.I.M. denilen ve paralı asker bulabileceğimiz bir tür insan pazarlama kuruluşuna bağlanıp, kuracağımız takıma adam seçiyoruz. Tahta perdeyle kapatılmış pencere (View Team): Tam anlamıyla gereksiz bir seçenek. Burada zaten bir sürü tabloda göreceğiniz, takımın özellikleri, masraflarınız (bekçiler, işçiler ve takım) ve ağaçlardan elde ettiğimiz gelir gösteriliyor. Ayrıca elimizdeki sektör sayısı gibi ayrıntılar var. Duvardaki dolap (Control Panel): Burada
Hemen bakmaya gelmişler. Hemen onları temizlemeliyiz, kış atana kadar bizim.
yaklaşıyor, başımızı sokup king oynayacak (yani ders çalışacak) bir yere ihtiyacımız var. Çatışma kanlı geçiyor, çocuklar hazırlıklı gelmişler, Çalık ve
oynarken dikkatimizi çekecek bir sürü özelliği, açma kapama düğmeleri var. Fakat öyle çok kontrol seçeneği var ki hepsini anlatmama imkan yok. Ayrıca gerek de yok. Çünkü her seçenek açık bir şekilde yazılıp ismi konarak anlaşılır hale getirilmiş. Örnek vermek gerekirse buradan ekran kaymasını, müziği, efektleri... Yatak (Sleep): Ne yazık ki, bu güzel eşyada Brenda'yı konuk edemiyoruz. Sadece yatıp uyumak için. Bu sayede bir sonraki güne geçebiliriz. — Kapı (Leave): İlk kontrol paneline geri gider. Takım Kurmak: Asıl kontrol odasında, masanın üstünde duran bilgisayara kliklediğimiz zaman karşınıza FRP'lerden fırlayıp gelmiş bir karakter seçme bölümü çıkacak. Böyle karakter seçtiren bölümleri oldum olası sevememişimdir. Çünkü onca karakter ve özellik arasından benim gibi bir kararsız için seçim yapmak çok zor. Gözüm hep arkada kalır. Acaba en iyi takımı kurabildim mi? Yoksa diğer adam daha mı iyiydi? FRP oynayanlar bu soruları yakından tanır. İşte yine karşımıza çıktılar. Seçeceğiniz adamlar ücretlerini günlük alacakları için uçuk ücretli profesyonelleri tercih etmeyin. Yoksa topu atarsınız ve askerler alacaklarını bir şekilde tahsil ederler. (Çok kötü şeyler olabilir!) Adamların uzmanlık dalları 4'e ayrılıyor: Mechanical: Mekanik bilgisi Explosives: Patlayıcı bilgisi Medical: Tıp bilgisi Marksmanship: Nişancılık Benim görüşüm size en yararlı olacak uzmanlar doktorlar ve nişancılardır. Yaralanan bir adama doktor müdahale etmezse bu adamın gün bitinceye kadar dayanacağını düşünmek delilik olur (başıma gelmiş gibi mi anlattım?) Ayrıca iyi nişancılarınız yoksa çatışmalar sizin için sinir bozucu bir kör dövüşüne döner ve düşman askerleri sizi gravyer peyniri
MAC telef oluyorlar, su testisi su yolunda kırılır örneği. Ama artık ev bizim, yani gelecek Ekim'de ev sahibi (genelde öğrencilere Darth Vader düşer) %1735 zam yapmak isteyip biz kabul etmeyince bizi
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 22
Öncelikle 16 yaşından küçüklerin ve ruh hastalarının oynaması tehlikeli ve yasaktır. Madem ısrar ediyorsunuz, birer yatıştırıcı alın. Çünkü birazdan dünyanız kararacak, hayatınız kayacak ve tırlatacaksınız. Sebep de Jagged Alliance'ın sevgili programcıları. Neyse, hadi tırlatalım... Oyunu install ederken notları okumayanlar için şimdiden belirteyim. Oyunumuzun güzellikleri daha çalıştırılırken başlıyor. Büyük bir ayrımcılık ve ırkçılık yapan (O.J. Simpson'ın kulakları çınlasın) programcılar RAM'i 8 Mb.'tan az olanları aşağılayarak farklı dosya ile oyunu çalıştırmalarını sağlamışlar. RAM'i 8 Mb. ve üzeri olanlar “JA” yazarken, aşağılık bilgisayarlar “JAVM” yazıyor. (Şimdi de benim bilgisayarın kulakları çınlasın. Zaten daha bir sürü kulak çınlatıcam.) Neyse, çalıştıralım ve oyunun demosunu izleyelim derken demo falan bulamıyoruz. En azından “üzüntü ve muz kabuğu” dedirtecek bir giriş var. İlk Kontrol Panosu: Sonuçta oyunun ilk kontrol panosu karşımızda. Muhteşem programcıların bize attığı ikinci kazık, RAM gözetilmeden herkese atılmış. Her oyunda ilk çıkan kontroller arasında yer alan “Load a Game” seçeneğinin yerinde yeller esiyor. Burada “Continue Game” seçeneği var ve oyunun asıl kontrollerine buradan gireceğiz. Bu seçeneği, yüklemek istediğimiz bir save dosyamız varsa kullanacağız. Bunu birazdan asıl kontrol odasını anlatırken yazacağım. İlk kontrol panosunda sırasıyla: Start New Game: Oyuna yeni başlayacaklar için, Continue Game: Asıl kontrollere gider, Exit to DOS: DOS'a geri dönüş. “Start New Game” seçeneği bizi oyunun konusunun anlatıldığı 'demomsu/sıkıcı bir konuşmanın içine atıyor. “Ya sabır!” deyip hiç olmazsa bir kere okuyun (şifa niyetine). Yine de yazarlığın icaplarındandır; olmayan konuyu biraz anlatayım: Küçük ve şirin Metavira Adası (60 sektörlük hayvani bir ada!) Atlantik Okyanusu'nun güneyinin incisidir. Ne yazık ki bu inci 1952 yılının Ocak ayında nükleer test alanı olarak kullanılmış (Chirac'ın kulakları çınlasın). Yıllar sonra bu adada müthiş bir ilacın yapımında kullanılacak bir bitki bulunur. Maalesef profesörümüz Jack ve bomba yapımında kullanılabilecek potansiyellere sahip kızı Brenda,
Eee Malum Mevsim Sonbahar
BESİKTAȘTA EY ARAM
Gelenek olmuş artık her üniversite öğrencisi gibi Sonbahar gelince oturduğumuz evden atılıyoruz. Sanırım bu bir doğa kanunu- neyse Allah'tan Mr.OZ'un babası emlakçı, bize Pasifik'te bir adada oldukça hesaplı bir ev ayarlıyor. Ulaşımı biraz zor (paraşütle atlanıyor) ama olsun, timsah dolu nehri geçince ilk ev (zaten adadaki tek ev). Evin içinde üstlerinde 'NO' yazan bazı sandıklar var, herhalde eskiden burada öğrencinin eşyaları. Tam bir şişenin içine kontratı ve depozitoyu koyup okyanusa atmaya hazırlanırken (postane daha bitmemiş) dışarıdan bazı gürültüler duyuyoruz. O da ne, başka öğrenciler de eve