Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 18
PRISONER Dünyada süper güç, insanüstü kuvvet, Atlantis, Cthulhu gibi şeylerin olmadığına emin olabilirsiniz. Neden mi? Çünkü eğer olsaydı ya Naziler onu bulup 2. Dünya Savaşı'nda tüm dünyayı ele geçirirlerdi, ya da Indiana Jones onu bulan Nazileri bulup onları mahvederdi. İkisi de anca filmlerde ya da adventure'larda ortaya çıktığına göre korkacak bir şey yok, yatağınızda rahat rahat yatabilir, ya da bir CD-ROM'unuz varsa Prisoner of Ice oynayabilirsiniz. Hatta Prisoner of Ice oynamanızı şiddetle tavsiye bile edebilirim, mertlik bozulup text adventure'lar öldüğünden beri en beğendiğim oyunlardan biri bu. Kahramanımız Ryan, tam manasıyla bir Indiana Jones, Kadir İnanır karışımı. Bazen kırbaç çekip Nazileri yenmesini, bazen de “Nayır, sen benim babam olamazsın, benim babam öldü' demesini bekliyorsunuz. Bu kültür çatışması ve senaryonun yer yer zıvanadan çıkmasına pek aldırmayın, Prisoner of Ice grafikleri, konusu ve sesleriyle piyasada CD parasını hak eden ender oyunlardan biri. Eğer oyunu bitirip yine de Ryan'ın etrafındaki insanlarla bağlantılarını çözemezseniz bana yazın, şu anda detaylı bir Parker aile ağacı çıkartma çabalarım sürüyor. Şimdilik bilmeniz gereken Ryan'ın kutupta bulunan iki garip cismi almak üzere tehlikeli bir göreve giden İngiliz denizaltısındaki tek Amerikalı olduğu. Görev tamamlanıyor (tabi birkaç aksilik de oluyor) ve geri dönüş yolculuğu başlıyor. İşte biz hikayeye tam buradan dalıyoruz. Başlar başlamaz kaptanla konuşun. Sandıkları bulan profesör Hamsun içerde yatıyor ve ruh hali pek iyi değil (galiba çıldırmış) ve sandıkların soğuk tutulması Siz daha 'vah, vah yazık' diyemeden saldırıya uğruyorsunuz ve su altı bombaları patlıyor. Jones ölüyor. Aklıma gelmişken, bu oyunda kimseye fazla ısınmayın, çünkü hepsi sinek gibi dökülüyor. Kaptan sizi ön tarafa çağırıyor ve kek gibi sandıkların olduğu odanın kapısını açıyor. Bu çıkan şeyle tanışın, öpüşün, o bir Prisoner of Ice. Kaptan da gitti, etti iki. Kapıyı kapatın ve yangın söndürücüyü alarak yangını söndürün. Şimdi köprüye dönün. Demin kaptanın kurcalamanıza izin vermediği çekmecedekileri alın (el teybi, anahtar, şifreler). Sağ tarafa yatakhaneye gidin. Buradan baltayı, can yeleğini, krampon ve St. Christopher madalyonunu alıp Wayne ile konuşun. Wayne çıkınca Hamsun'u madalyonla hipnotize edin. Saçmaladıklarını kaydedin. Tekrar köprüye dönün. Kontrol bize geçince teybi üzerinizde kullanın. Wayne ölüyor (etti üç) ama saldırı bu kez teknenin içinden geliyor, anlaşılan sabotaj var. Torpido odası sular altında. Makine dairesine inin. Stanley orada sıkışmış durumda (üç buçuk diyelim). Onunla konuşun. Motorun altından İngiliz anahtarını alın. Köprüye dönüp Driscoll ile konuşun. Spanner ile kapı kolunu sökün. Makine dairesine giderek sağdaki switch'i (bulması biraz zor) indirin. Walkie Talkie'yi üzerinizde kullanın. Driscoll köprüden vinci kullanarak Stanley'i kurtarıyor. Stanley ile konuşarak telsiz kodu hakkında bilgi alın. Köprüye dönüp kod kitabını telsizde kullanın. Şimdi imdat sinyali yolladınız ama dost gemilerin sizi bulabilmesi için birinin dışarı çıkması lazım. Kek gibi dışarı çıkmaya gönüllü olun. Duvardaki kutuyu baltayla kırın. Anahtarları ayarlayarak kısa devre yaptırın. Yangın olan odaya gidin. Kramponu üzerinizde kullanın. Duvardaki kutuyu çekmeceden çıkararak anahtarla açın, içinden işaret fişeği tabancasını alın. Sonra yatakhaneden torpido odasına inin. Torpido odasından işaret fişeğini alın. Suyu boşaltmak için kapı kolunu sağ taraftaki delikte kullanıp çevirin.
Wayne de gidici gibi...
Jones'un zaten şansı yok...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 19
of ICE
oluyor) ve geri dönüş yolculuğu başlıyor. İşte biz hikayeye tam buradan dalıyoruz. Başlar başlamaz kaptanla konuşun. Sandıkları bulan profesör Hamsun içerde yatıyor ve ruh hali pek iyi değil (galiba çıldırmış) ve sandıkların soğuk tutulması Siz daha 'vah, vah yazık' diyemeden saldırıya uğruyorsunuz ve su altı bombaları patlıyor. Jones ölüyor. Aklıma gelmişken, bu oyunda kimseye fazla ısınmayın, çünkü hepsi sinek gibi dökülüyor. Kaptan sizi ön tarafa çağırıyor ve kek gibi sandıkların olduğu odanın kapısı açıyor. Bu çıkan şeyle tanışın, öpüşün, o bir Prisoner of ice. Kaptan da gitti, etti iki. Kapıyı kapatın ve yangın söndürücüyü alarak yangını söndürün. Şimdi köprüye dönün. Demin kaptanın kurcalamanıza izin vermediği çekmecedekileri alın (el teybi, anahtar, şifreler). Sağ tarafa yatakhaneye gidin. Buradan baltayı, can yeleğini, krampon ve St. Christopher madalyonunu alıp Wayne ile konuşun. Wayne çıkınca Hamsun'u madalyonla hipnotize edin. Şaçmaladıklarını kaydedin. Tekrar köprüye dönün. Kontrol bize geçince teybi üzerinizde kullanın. Wayne ölüyor (etti üç) ama saldırı bu kez teknenin içinden geliyor, anlaşılan sabotaj var. Torpido odası sular altında. Makine dairesine inin. Stanley orada sıkışmış durumda (üç buçuk diyelim). Onunla konuşun. Motorun altından ingiliz anahtarını alın. Köprüye dönüp Driscoll ile konuşun. Spanner ile kapı
kolunu sökün. Makine dairesine giderek
sağdaki switch'i (bulması biraz zor) indirin. Walkie Talkie'yi üzerinizde kullanın. Driscoll köprüden vinçi kullanarak Stanley'i kurtarıyor. Stanley ile konuşarak telsiz kodu hakkında bilgi alın. Köprüye dönüp kod kitabını telsizde kullanın. Şimdi imdat sinyali yolladınız ama dost gemilerin sizi bulabilmesi için birinin dışarı çıkması lazımç. Kek gibi dışarı çıkmaya gönüllü olun. Duvardaki kutuyu baltayla kırın. Anahtarları ayarlayarak kısa devre yaptırın. Yangın olan odaya gidin. Kramponu üzerinizde kullanın. Duvardaki kutuyu çekmeceden çıkararak anahtarla açın, içinden işaret fişeği tabancasını alın. Sonra yatakhaneden torpido odasına inin. Torpido odasından işaret fişeğini alın. Suyu boşaltmak için kapı kolunu sağ taraftaki delikte kullanıp
çevirin P<