Engin Abla
Retro bilgisayarDUR EZA ylardan Ağustos, hava sıcak mı mi dediniz O ne yaa. Tatil matil yok. Timur ve Mert hepimizin yerine tatil yaptı. Artık kısmetse biz de seneye yaparız tatilimizi. Hem İstanbul gibisi de yok ( Pöhh.. Neredeyse ben bile inanacağım). Bunların üzerine insanın bir de kafası patlayınca!.. Şaka bir yana arkadaşlar mektuplarınız ve The Cure olmasa İstanbul bu sıcakta hiç çekilmez. Mesela Emre'nin, 'Sevgili Engin Abla, ben Emre Gökçe Çimen. 17 yaşındayım. Feneryolu'nda oturuyorum. Yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum. Her neyse benim de birkaç sorum olacak (Benim neyim eksik ?).' diye başlayıp, 164 sayfa, 753 konu başlığı, 1664 soru cümlesi ve daha bir sürü ıvır zıvır içeren mektubunu büyük bir keyifle okudum (Sizlerin de okumasını isterdim ama mektubun özeti bile 64 sayfadan fazla sürüyor yaaa). Bak şimdi Emreciğim. Senin bu mektubun çevrecilerle başımızı fena halde derde soktu. Oturup bir hesap yaptık. Hesaplar sonucunda mektubunun kağıdını yapmak için küçük bir koruyu feda etmek gerektiği ortaya çıktı. Yazık değil mi yavrucuğum o ağaçlara ha söyle bakalım? Bu arada seni uyarmak isterim zira mektubunda Murat Omay'ın kilosu hakkında konuşman, MAC'ın yaşı, kilosu, uyruğu hakkında tahminler yapman hiç hoş bir şey değil (Sağlığın açısından yani). Neyse çocuğum, göndermiş olduğun tiyolar denendikten sonra cheats bölümünde yayınlanacak (Deneriz çünkü kimseye güvenmeyiz kendimizden başka). Oyunlarla ilgili soruların ise MAC'a iletildi. Artık o ne yapar bilemem. Bir de boş 16 Bit slotun kalmadığını yazmış, ne yapman gerektiğini sormuşsun. Yavrum al bir 486 DX 2-66 ya da 486 DX4-100, kurtul bu dertten. Babalar gibi 3 VESA, 4 ISA slot. Kullan kullan bitmez valla.
Bilmem biliyor musun ama başka mektuplarda var. Eeee derdi olan tek sen değilsin. Bu yüzden UÇURDUM SENİ !... (Gece Kuşu tekrar başlasın). Nerede diğer mektuplar? Hah buldum onları. Şimdiii İstanbul'dan Hüseyin Orta, Sadi Gürbüz, Fatih Akkol, İzmir'den Ahmet (Soyadını yazmayı unutmuş) ve Bursa'dan Hakan Özgür'ün ortak bir sorunu var; EMS Memory. Bu sorunu çözmenin vakti geldi kanaatindeyim. Eğer yeterli RAM'ınız varsa ve DOS versiyonunuz 6.0 veya üzeri ise, DOS'un içerisindeki memory manager programı Memmaker size ilaç gibi gelecek. Kullanmak için Memmaker yazmanız, 'Do you use any programs that need expanded memory (EMS) sorusuna 'Yes' demeniz yeterli. Bilgisayarınız birkaç kere resetlenecek, hemen korkmayın. GEMM 386 veya 386 MAX gibi sadece bu iş için yapılmış programlarda var. Bu programlarla daha yüksek performans elde edebilirsiniz amaaa, yok yok siz memmaker ile idare edin. Çünkü bu programları kullanmak pek de kolay değil (Ablanız kadar profesyonel olsanız neyse). Sıkça karşılaştığım diğer bir soru ise İNTERNET. Mektuplarınızda Internet hakkında 'nedir, ne işe yarar, nasıl bağlanılır, yenir mi?' gibi birçok soru ile karşılaşıyorum. Internet Dünya üzerindeki birçok bilgisayar kullanıcısının bağlanabildiği ve bilgi alışverişi yapabildiği bir bilgisayar ağıdır. İnternete bağlanmak için gerekli olan ekipman ise yalnızca bilgisayar ve modem. Eğer modeminiz yoksa 14400 bps bir modemin fiyatı 100 $ civarında. Bilgisayarımız zaten vardı, modemi de aldık, şimdi sıra aboneliğe geldi. Abonelik için çok seçeneğiniz yok, hatta pek az bile diyebiliriz. Bunlar TÜBİTAK, IBM ve BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ. İsterseniz abonelik şartlarına bir göz atalım.
TÜBİTAK: Bağlantı ücreti 50 $. Aylık abonelik bedeli 4$. Aylık 5 saatlik kullanım beleş. 5 saati geçen kullanımlarda saat ücreti 2$. IBM: Bağlantı ücreti 35 $ (1995 sonuna kadar alınmıyor). Aylık abonelik bedeli 15 $. 15 $'a 3 saatlik kullanım beleş. 3 saati aşan kullanımlarda saat ücreti 4$. B.Ü.: Israrlı aramalarıma rağmen Boğaziçi Üniversitesi'nden bana yardımcı olacak yetkili bir şahıs bulamadığım için bağlantı ücretlerini sizlere aktaramıyorum. Özür dilerim. Şimdilik mektuplarınız bu kadar. Sizlere biraz da dergimizin 'NOT ENOUGH MEMORY” köşesini yazan Serkan adlı şahıstan bahsetmek istiyorum. Serkan, gerçekten not enough bir şahıstır. Bilumum şans oyunlarını ( At yarışı, toto, loto, rulet) oynayıp kaybetmek en büyük hobisidir. Kendisi kaybettiği gibi arkadaşlarını da bu batağın içine sürükler. En iyi oynadığını iddia ettiği oyun Star Control'dür (Zaten başka bir oyun oynadığı da görülmemiştir). Star Control'de beni yendiği iddiaları tamamen asılsızdır (Gerçeği öğrenmek isteyenler FRP köşesinin yazarı
Muhammet'den bilgi alabilir). Zaten yazılarını yazmaktan aciz bir insanın (Elimde yazılarını 4 yaşındaki kardeşi Sevcan'a yazdırdığı konusunda belgeler var) beni herhangi bir konuda alt etmesini nasıl bekleyebilirsiniz ki!.. Eyyy serkan denen insan müsveddesi. Eğer patlak kafamı kızdırmaya devam edersen, elimdeki diğer önemli belgeleri de kamuoyunun vicdanına sunmaya devam edeceğim, bilmiş ol. Şunu da bil ki, kaybeden sen olacaksın (Senin için büyük bir kayıp olmayacağından eminim çünkü sen zaten kaybetmeye alışkınsın) !.. Ohhh rahatladım. Mektup yazın demekten dilimde tüy bitti amaaa kim dinliyor ki? Birkaç kişi. Ben daha çok istiyorum, daha çok. Yazın, çizin, karalayın ve gönderin. Bu arada patlayan kafamı usta bir terzi edası ile diken (hiç acıtmadan) Şişli Etfal Hastahanesi acil servis Doktorlarına teşekkürü bir borç bilirim. See you later, Alligator Mektup yazmayanın kafası, karanlık güçler tarafından patlatılsın (Tıpkı benimkisi gibi).