Gameshow sayı 7, sayfa 36

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 36

Adı soyunun... | Hemen paniklemeyin, dükkanın içine, derdim oranızla buranızla değil, çok daha derinlerde bir şey arıyorum. Arıyorum, arıyorum, ama bir türlü bulamıyorum. Çıkarın üstünüzdekileri, böyle doğmuştunuz değil mi? Ama bu yetmez, daha da soyunmanız lazım. Deri, kaslar, organlar, kemikler. Hepsi gitmeli, gitmeli çünkü benim aradığım kapladığınız hacim, gözünüzün rengi, ya da kanınızın yoğunluğu değil. Hepsi gidince geriye kalan var ya, işte benim aradığım o. Yani siz, yani ben, yani biz... Peki o ne? Bir ışık mı? Ucuz korku filmlerindeki gibi cansız bedenin üstünden yükselip giden bir bulut mu? Hayatın her bir şeyine karşı hazırlanmış bir algoritma mı? Bizim sıfırdan başlayıp, besleyip büyüttüğümüz bir şey mi? İşte burada ben de herkes

Olur ya bir adventure'da takılırsanız, stratejinin teki sizi şaşırtır, simulasyonun birinde inemezseniz yazmanız gereken yer burası...

MACBETH

gibi çaresiz kalıyorum. Her şeyi aldıktan sonra benden geriye kalan şeyi sizi sizden çıkarınca geride bıraktıklarınıza koysak ben siz olur muyum? Ya da siz ben? Yani vücut gereksiz bir aksesuarsa, asıl önemli olan geride kalansa, beni iyi, beni kötü, beni deli, beni divane yapan bu mu? Eğer öyleyse ben, beni ben yapanı görmek istiyorum, tutmak istiyorum, onu sıkıp sormak istiyorum, “Nesin sen? Sen varken ben asla tamamen ben olamam ki! Sen benimsin, peki seni onunkinden farklı yapan ne? Ve hepsinden önemlisi, Neden?” Yaa işte böyle. Bazen, düşüncelerinizle ordan oraya koştururken “geri dön, tehlike, yavaş, hoop, dikkat, öldün o'lum sen” yazan levhayı dinlemek gerekiyor galiba. Ya da BigBrother'ın dediği gibi belki cehalet gerçekten güçtür. Bilmezsen merak etmezsin, merak etmezsen başın belaya girmez, böylece güçlü olursun. Çoğunuzla ilk karşılaşmamızdan beri bir ay geçti. Geçen ay müneccimlik edip gelecek ay “First Encounters'dan söz ederiz demiştim. Yanılmışım, insanlık hali. Ne yazık ki First Encounters benim ummadığım kadar kötü çıktı. Daha doğrusu bana ne Elite'ın, ne de Frontier'ın verdiği zevkin binde birini vermedi. Bu kadar bug olacağını söyleselerdi ben şahsen bir iki ay daha beklemeye razı olurdum. Bir de biliyorsunuz bu tip oyunların en önemli özelliği size sağladıkları muhteşem özgürlük. Yani istediğiniz yere gidin, istediğinizi yapın, iyi olun, kötü olun, hatta cani olun, böyle oyunlarda yine başarılı olabilirsiniz. Frontier'i yoğun (yani benim gibi iki hafta hiç durmadan) oynayanlar bilirler, orda bu özellik kısa düşmüştü. Bir süre sonra yeterince para kazanıp her iki taraf için de (biraz döneklik oluyor ama olsun) bütün görev türlerini tamamlamayı becerince oyun size yeterince yenilik hazırlayamıyordu. Bu şikayetler üzerine David Braben da (siz bu adamın ilk Elite'tan ne kadar para kazandığını

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.