BURIED in TIME

A DA ASLA

YAKINDA CE YAKINDA GELE

V bizim köye sonunda gelmiştir

*“Heee Bitli Hasan, çok şükür gelmiş idir ammaaa elin gavuru henüz CD'nin hakkını veren bir oyun yapamamıştır.' “Öyle deme Memiş Ağa, yiğidi öldür emme hakkını yeme. Benim şehirdeki yeğen Mahmut duymuştur, US Gold derler bir firma The Journeyman Project'in ikincisini yapirlermiş. Adı da Buried in Time olacakmış.” “Ula bizim velet onun birincisini oynamıştır ve hiç ısınamamıştır. Birincisi ne poktur ki ikincisi bir şeye benzeyecekmiş?”

ağam, bunda grafikler paso render olacakmış, atlayacakmışsın zon model zaman makinasına, Deli Dumrul gibin zamandılar. Benim babam o harpte...” “Tamam ağam, sonra kahvede anlatırsın bunu. Bak bana inanmıyon peki, MAChmut'a inanmıyon, ona da peki, ammaaa GAME-SHOW tez vakitte oyunu çıkar çıkmaz tanıtıverecekmiş, puanını da alnının orta yerine yapıştıverecekmiş!” “Yok be Hasan...

“Valla be ağam geçen ölümüne bir yarış. Opsiyonlar da klasik, araba da at koşturup aha şu koca dünyayı kurtarmaya çalışacakmışsın. Hemi de o televizyondaki avradın dediği gibin Holivud ünlülerini getirtmişler, sesler, gürültüler neyin profesörler, yok leyn neydi, hah profesyonellere yaptıracaklarmış. Valla billa, aha bak bizim MAChmut adam olmuş da, Game-Show'un taa başına yazmış.” “Bu gavurun sağı solu belli olmaz, Birinci Cihan Harbi'nde de bizi kandırdı-

“Haydi hayırlısı...” “Haydi hayırlısı ağam, bekleyek görek...”

GELİP DE