Gameshow sayı 6, sayfa 39

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 39

İnsanoğlu kuş misali azizim. Sizin hayatlarınız da benimki kadar karman çorman mı bilemiyorum (tabi siz zahmet edip içinizi dergi köşelerinde dökmüyorsunuz) ama benimkinin maşallahı var. Duman dağılıp ortalık sakinleştiğinde bir de bakmışım Game Show'dayım. Tamam hayatımdaki her şeyi kontrol etmek zorunda değilim, mesela hava durumu benim istediğim gibi olmak zorunda değil, ama bazı ana noktalarda gökyüzündeki kafayı yemiş senaristler arada sırada bana danışma zahmetinde bulunsalar (olmamak için böyle diyelim), oturmuşlar benim genel yazıyorlar... Neyse isterseniz burda görüntüyü onlara zoomlayalım, fonda sadistik bir müzik, mesela Paradise Lost, ışıklar azalıyor ve ACTION... Bulutların üstündeyiz, izliyoruz sayın seyirciler...

SENARİST 1: (Bu lavuğun adı Bob, niye bilinmez, ama Bob işte: Aydın Ticaret Lisesi'nde Fransızca öğretmeniymiş, 42 yaşında kötü beslenme ve ucuz evlerde yaşamaktan huzurlu bir şekilde belediye otobüsünde ölmüş.) Abi bak şimdi şu TR34-3,235,756 var ya hani şu MAC, onun da artık yaşı geldi, bugün yeni bölüme başlıyorum. Şimdi bu herifi bu sene mezun edelim, orta maaşlı bir iş bulsun, bir iki sene sürünsün, sonra hayatına biraz renk katmak için Mersin'den annesinin bulduğu helal süt emmiş iyi bir aile kızıyla evlendirelim, hemen kafayı yemesin, çocukları olur, Kartal'da bir ev alsın ama o aldıktan iki ay sonra için çıkan bütün strateji ve adventure'ları durduralım. Fazla zevkini çıkaramasın... BOB: Bunu yapmak için başka adı DEMON, niye öyle olduğunu de eşşek olsa anlar, ikinci dünya savaşında çift taraflı casusmuş, Vietnam'da Napalm yapmış, en kadar çabaya değer mi? Şunda dev bir borsa şirketinin. DEMON: Değer değer, bunu yapmamız gerekiyor. Diğer herifin hayatını öyle bir düşüneyim ki Hitler ve Charles

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.