Commodore sayı 78, sayfa 23

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 23

VIC (6566)

İşte Commodore 640ün en re Adını “video arabirim kontrolcü lerinden alan bu çip bilgisayarınızın tüm grafik işleriyle meşguldür. Hani bilgisayar ilk açıldığında ekranın o mavi rengi falan hep VIC'in işidir. Bu değerler bilgisayarınızın içine işlemiş olduğundan ancak ROM çipini de- Biştirerek bu renklerin açılışta farklı olmasını sağlayabilirsiniz.

VIC'in mesaj göndereceğiniz bir sürü adresi vardır. POKE komutuyla 53248-54271 arasına vereceğiniz komutlar VIC'e gidecektir. Ancak VIC'in ilginç bir özelliğinden dolayı aktif olan bölge sadece 53248-53294 arasındadır. Buradan VIC'in son adresine kadar olan yerler gölge adres denen bölgelerdir. Aslında oralara vereceğiniz POKE komutları da normal bölgede görülecektir. Ancak adresleme sırasında kolaylık yaratması açısından en baştaki asıl bölge yani 53248- 53294 arası adreslemek için kullanılır. Aslında size burada hangi adresler arasında ne yapıldığını anlatmak istiyordum ama. sonra düşününce bundan sıkılmış olabileceğinizi düşündüm. Şimdiye kadar o kadar çok yazı yazıldı ki bu konuda. Ben sadece VIC'in becerilerinden bahsedip diğer çiplere geçmek istiyorum. VIC'in becerilerinden biri bağımsız hareket edebilen grafikleri oynatmaktır. Karagöz ve Hacivat gibi iki grafik parçanız varsa bunları ekranda istediğiniz yere hareket ettirmenize yarayacak sprite'ları vardır. Türkçe karşılığı ruh, cin veya peri olabilecek bu grafiksel hikayeler aslında tam bir muammadır. Bilgisayarın tasarımcıları bunlardan en fazla sekiz tane kullanılabileceğini söyleseler bile programcılar VIC'i kandırarak yüzlerce sprite'ı ekrana çıkarmayı başarmışlardır. Burada hemen bunun nasıl yapıldığından bahsetmek gerekli aslında. Ama bu işi Vedat'a bırakıp, bu işlemler raster registeri denen bir adresin kullanıldığını söylemekle yetineceğim. yi Neyse. Gelelim VIC'in diğer meziyetlerine. Bir defa üçer farklı grafik ve karakter gösterimi vardır. Bunlar hakkında daha ayrıntılı bilgiyi kapak konumuzda bulabilirsinız. Aslına bakarsanız bu raster denen şey hiçbir zaman tam olarak anlaşılmamış bir sanatçıdır. Hele bir de 53265 adresindeki registerle beraber kullanılınca neler yaptığını bir bilseniz. Ekrana bu sapık şeyleri yaptırmak yine VIC'in işi. Kim kalkıp da ekranı sağa sola sallamak, ekranın bir yerini kaydırmak veya rengini değiştirmek için uğraşır? VİC tabi.

SID (6581)

İşte bilgisayarınızın ağzı ve ses çıkaran diğer yerleri. Aktif olarak hafızanın 54272- 54300 bölgesini işgal eder yani VIC'ten daha çok hafızaya ihtiyacı vardır. Ancak 55295'e kadar olan bölgeyi gölge olarak kullanır. Bu gölge bölgesi VIC'te olduğu gibi işlemleri aynen gerçekleştirir ama kullanım kolaylığı... (buraları siz tahmin edin ben yazmaktan sıkıldım)... SID'in insanlardan üstün olan yanı üç ayrı ses çıkarabilmesidir. Ancak bu sesler son derece mekaniktir (başka ne bekliyordunuz ki?) Bu yazıyı beş altı yıl önce yazıyor olsaydım bu özellikleri belirttikten sonra SID'in ses üzerindeki filtreleme işlemlerinden bahsedip bu konuyu kapatırdım. Ama son yıllarda öyle acayip gelişmeler oldu ki SID'in özellikleri sonuna kadar zorlandı. İlk önce gündeme diğer bilgisayarlarda oluduğu gibi örneklenmiş sesler geldi. Bir donanım parçasıyla sayılara dönüştürülen sesler daha sonra SID'in ses yüksekliğini kontrol eden registerine verilerek geri çalınabilir. Böylece gerçek ortamlardan alınan sesleri bilgisayarınızdan duymanız mümkün. SID'i zorlayan programcılık hilelerinden birisi de yine rasterla bağlantılı olarak kullanılır. Teknik yönüne pek girmeyeyim ama böyle bir yöntemle müziklerin dört hatta beş kanal olarak dinlenebileceği de aklınızda bulunsun.

CIA1 IRO ve CIA2 NMI (6526)

Bu gizli ajanlardan fazla kimsenin haberi yoktur ama kullanıcıya gerektiğinde büyük olanaklar sağlarlar. Genelde bilgisayarın iç zamanlamalarını kontrol eden bu çiplerin bir görevi de saniyede elli defa gerçekleşmesi gereken (klavye kontrolü, ekranın tazelenmesi gibi) işlemleri yürütmeleridir. Bilinçsizce işlerine karıştığınızda, bilgisayarı yavaşlatarak sizi cezalandırabilirler. Ama işi biliyorsanız onlara fazladan işler yükleyip kendi programlarınızı onlarınmış gibi çalıştırabilirsiniz. CLA1 (IRO adını “kesinti istemi” lafından alır ama aslında savaş sırasında IRAÇ'ta çalıştığı için bu kod adı takılmıştır) bu konuda esnektir ve işlerine karışmanız nispeten kolaydır. Böylece programlarınızı saniyede elli defa çalıştırabilirsiniz. Ama (NMI adının “engellenemez kesinti'den geldiği söylenir ama bu çip NA-MIBIA'da çalıştığı için bu adı almıştır, üstelik oranın koşulları IRAO'tan sert olduğu için CIA2 çok acımasızdır) bu konuda hiç taviz vermez. Onun işlerine karışmaki çin donanım zoru gerekir. Örneğin bu konuda uzman olan EXPERT kartuşu CIA2 üzerinde çalışır. RAM (6x x x)

Aslında söz etmeye bile değmeyecek bu koca kafalı yaratıklar orada boş boş otururlar. Sadece bilgi depolayan bu zavallılar kim ne söylese inanıp hatırlarlar. Taa ki aynı yere başka bilgiler yerleştirilene kadar.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.