CHUCK ROCK

Oyun Değerlendirmesi: COMMODORE 64 DİSK

Grafik Konu Zorluk Efektler/Müzik : © Genel :8

B U ay Platform oyunları açısından bayağı İyi gitti. İşle AMISA'da bayağı ünlü olan ve sonunda Core Designs'ın Genlas ile birlikte C-64'te de çıkarmaya karar verdiği Chuck Rock da bu platform oyunlarından biri. Sizleri bilmem, ancak ben Platform oyunlarının tam bir devrim olarak C-64'e adım atmasını Giana Sisters'a bağlıyorum. Bu oyun Platform oyunlarına bayağı bir hayran kitlesi toplamıştır. Hatta aranızdan birçoğunun “Giana Sisters gibi bir oyununuz var mı?” diye bilgisayarcmıza sorduğunuza tanık oldum. Chuck Rock bence bayağı güzel dizayn edilmiş, hareketli, birçok espri ve yaratık dolu, hoplama zıplama ve bu şirin yaratıkları öldürme kafanızı da kullandıran bir oyun. Oyunun konusu pek basit ve basit olduğu kadar da tanıdık bir konu.. Birgün sevgiliniz (ya da karınız, nasıl dilerseniz) kaçırılır ve... Evet, tahmin etmesi zor değil, elimizi sallasak elli tane başka sevgili bulabileceğimiz yere bu kaçırılanı kurtarmak için maceraya atılıyoruz. Oyunumuz birçok kısa bölümlerden oluşuyor. Yaklaşık her 3-4 bölümde büyük bir canavarla karşılaşıyoruz. ve bambaşka bir diyara gidiyoruz. Oyun ekranında 16 renkli çizimler kullanılmış, yani, karakter seti kullanılarak 3 renkli çizimlere esir kalmıyoruz. Kahramanımızın ateş tuşuna bastığınızda yaptığı hareketi gördüğünüzde birçoğunuzun sıeminim. Düşmanları ve yolumuzu tıkayan her türlü yaratığı safdışı etmek için kahramanımız o koca göbeğini kullanıyor ve onunla yaratıklara vuruyor. Ancak bu işi yaparken gayet dikkatli olmanız lazım, zira göbeğinizin yaratıklara değmesi için bayağı yaklaşmanız lazım, ancak fazla yaklaşırsanız enerji kaybediyorsunuz. oyunda ekranın sol alt kısmında belirtildiği kadar enerjiniz var ve bu enerjinizin bitimi sizin bir hak kaybetmenize yol açıyor. Yol boyunca ilerlerken bulabileceğiniz kalpler ve etler enerjinizi dolduruyor, bu yüzden onları hiç kaçırmamaya özen gösterin. Oyun ekranı 4 bir tarafa hareket edebiliyor, bu yüzden istediğiniz an İstediğiniz yöne gidebiliyorsunuz. Eğer bir taş veya bir başka maddeyi almayı unutursanız, geri dönüp alabiliyor, hatta bambaşka bir yoldan çıkışa yönelebiliyorsunuz. Her bölümün çıkış noktası oyun ekranının sağ tarafında oldudevamlı oraya doğru yürüyün. Bu “yürüme” işlemi sizi zamanla bayağı yormaya başlayacak. Bunun nedeni, devamlı etrafınızda uçuşan yaratıklar ve hatta kapalı yollar, çıkışı olmayan yerler. Yaratıkları geçmek sonuçta sizlerin joystick kabiliyetinize kalıyor, ancak şunu belirtmeme izin verin: (isterseniz vermeyin, heh he. bayağı çok geliyor üstü randa bazen o kadar çok yaratık oluyor ki, hangi birine vuracağınızı, hangisiyle Uğraşacağınızı şaşırıyorsunuz. Hatta, ekranda biriken tüm yaratıkları bilgisayar bazen taşıyamıyor ve ekran titremeye başlıyor. Eh, bu kadar kusur olacak, hemen yüzünüzü buruşturmayın. Bölüm sonuna doğru ilerlerken kafanızı da bayağı kullanmak zorunda olduğunuzu söylemiştim. Bunun için yollarda bulacağınız taşlardan çok yararlanacaksınız. Mesela, bir yere zıplamaya gücünüz yetmiyorsa, hemen geri dönüp bir yerlerden taş bulun. Taşın önüne gelip jJoystick'i aşağı çekin ve ateş tuşuna basın. Böylece taşı kaldırıp kafanızın üzerine koymuş olacaksınız. Bu taşı kaldırdığınızda tüm hareketleriniz yavaşlıyor. Eh, siz de kafanızın üzerine kocaman bir taş alsanız ortalıkta zıp zıp zıplayamazsınız, değil mi? Bu taşı alıp istediğiniz yere koyun ve onun üzerine çıkın, oradan da istediğiniz yüksekliğe zıplayın. Bunun gibi bu taşları birçok yerde kullanmanız lazım. Mesela, bir timsahı kaldıraç gibi kullanabilir, bir tarafına bir taş attığınızda, diğer tarafı havaya kalkacak ve sizi yükseklere, ulaşamadığınız yerlere fırlatacaktır. Ayrıca bu taşları alıp yaratıkların kafasına fırlatabilir, onları öldürebilirsiniz. Mesela birinci bölümün büyük canavarını bu yolla öldüreceksiniz. Bunların yanında, hayvanlardan da olduğunca yararlanmaya bakın. (Mutlaka yanlış anlamak zorunda mısınız? O anlamda söylemedim!) Mesela aşamadığınız çukurlara, yüksek yerlere geldiğinizde, çukurun yanında bir kuş görebilirsiniz. Bu kuşa bir göbek attığınızda kuş sizi tutup diğer yamaca götürüyor. Bunun gibi, büyük denizleri dinazorların sırtında geçebilirsiniz. Eğer bir probleminiz varsa ve çevrenizde hareketsiz duran bir hayvan varsa, ondan yararlanabileceğiniz aklınızda olsun. İlerlemenizi engelleyecek şeylerden bazıları ise dikenli otlar ve bataklıklar. Bunlara düşerseniz enerjiniz azalıyor. bataklıklara taş atarak üstünde bir geçit kurabilirsiniz, ancak çabuk davranmanız lazım, çünkü attığınız taşlar da bataklıkta batıyorlar.

Biraz da bölümlerimize göz atalım. İlk bölümlerde normal yeşillik alanlarda yol alıyoruz ve sizleri zorlayacak bir olay olmuyor. Eğer yukarda anlattıklarımı bir kere okuduysanız (bunları boşuna mı yazıyoruz ha?) buraları geçersiniz. 2. büyük canavardan sonraki bölümde denize giriyoruz. Burada oksijen yetersizliğinden ölmemiz mümkün olduğu için arada sırada kafınızı su dışına çıkarmanızda yarar var. Bu bölümdeki yaratıklar (nam-ı diğer balıklar) çok hoş ve komik çizilmişler. Bazı anlarda önünüze çıkan kurbağaları yükseklere zıplamak için kullanabilirsiniz. Denizlerin diğer kıyısına geçmek için balinaların Üzerine atlamanız yeterli oluyor. Bu bölüm sonunda dev bir balık geliyor, ancak en kolay altedilen bölüm sonu canavarı bu balık azmanı... Bir sonraki bölümde kutuplara geliyoruz. Burası oyunun en esprili bölümü, balıklar suda her bir buz kalıbının içinde yüzüyorlar, bazı yaratıklar titreye titreye kaçıyorlar. Bu arada size saldırmayı unutmuyorlar tabil ki. Kartopu atan ufak yaratıklardan korkun. Bu bölüm sonunda ise dev bir Mamut ile karşılaşıyoruz. Sonunda zafer bizim oluyor ve bir sonraki bölüme geçiyoruz. İşte burası artık son bölüm. Bir dinazor mezarlığındayız ve her yan kemikler ve dinazor leşleri dolu. Uyarmam da gerek, bu bölüm aynı zamanda en zor olanı. Bayağı kafayı yemeniz gerekebilir. (eğer doğru olayları bulamazsınız!) Bölüm sonunda en matrak canavarla karşılaşıyoruz ve onu da yenersek (ki yeneceğiz...) sevgilimize kavuşuyoruz. Oyunda bir son demosu yok, sadece bir son resmi var. Biraz hayal kırıklığına uğramadım değil, insan bu kadar oyunu programladıktan sonra bari daha güzel bir şeyler de ekler.

Evet, Chuck Rock'ın C-64 gezisi de böyle geçti. Oyun bitti, ancak benim onun ardından söyleyecek sözlerim var. Oyunun 416 renkte olması çok güzel, grafiklerine de genel olarak özenilmiş, buradan pozitif puanlar verebiliriz. Ses efektleri biraz az uğraşılmış gibi geldi bana. Yine de idare ediyorlar. Oyun ekranının bazen titremesi ve etrafta uğraşılması gereken çok yaratık olması canınızı sıkabilir. Yine de, sonuçta sizlerin alıp oynaması gereken gayet güzel bir platform oyunu. Disk oyunu olduğu için kaset kullanıcıları üzülmesin, çünkü Chuck Rock ben daha bu oyunu yazdığım sırada bile kaset olarak (ara yüklemeli) piyasada bulunabiliyor. Haydi bakalım, mağara adamı olma zamanı... (eğer Ciyde olmaktan zaman bulursanız..)

Cu İY