Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 29
Özgür Sözen, Ankara 1- Herhangi bir programda hem müzikler hem de grafikler nasıl aynı anda yapılabiliyor?
2- Bir oyun yazarken (Basic'de) sprite'ları nasıl joystick ve klavye kontrolüne bağlayabiliyoruz? Sevgili Özgür, cevaplarından önce print komutlarıyla sprite yapmanın mümkün olmadığını söylemek istiyorum. Bu yüzden diğer soruların geçersiz (anlaşılmaz) kalıyor.
1- Grafikleri ekrana çıkarmak oldukça basit. Onları bir kez ekrana basın, devamlı orada kalırlar, yani ekranda kalmaları bilgisayara hiç yük olmaz. Onlar ekrandayken, müziği de basit bir interrupt ile çalabiliriz. Grafikler zaten ekranda, müzik çalmak ise bilgisayarı çok az meşgul edecektir, böylece tüm bunları bir arada yapmak bize hiç yük olmayacaktır.
2- Bunun için basit bir örnek yazıyorum. Sprite'ınızı 2. porttan kontrol etmek için şöyle bir yola başvurabilirsiniz: 2. portu kontrol eden adres 56320($DC00) adresidir. Şu Basic programı yazın: 1 PRİNT PEEK(56320):RUN , Bunu çalıştırdıktan sonra joystick'inizi alıp port 2'ye sokun ve yönlere oynatın. 56320 adresinin aldığı değerleri göreceksiniz. Mesela, joystick sağa çekildiğinde değeri 119 oluyor. Bu yolu kullanarak, her yönün aldığı değerleri bulun ve kendi programınıza ekleyin. Mesela: 1 IF PEEK(56320) — 119THEN (sprite'ı sağa oynat) gibi bir komut kullanıp tüm programlarınızı joystick yöntemine bağlayabilirsiniz.
Metin Başyiğit, Isparta
1- Sizlerden ilk isteğim program döküm ekinde verilen Basic programların yanında parantez içinde verilen rakamların ne olduğunu açıklamanız. 2- İntroları tamamen Türkçeleştirerek kendim başlık hazırlamak istiyorum. Bunun için Multi ice 2 yeterli olur mu? Orijinal gelen programlardaki yazıları değiştiremiyorum. Acaba bunları MD'ye girip datalarıyla oynayarak mı değiştirmem gerek? Ya da istenilen metni girip intro hazırlayan programlar var mıdır?
Sayın Başyiğit, her şeyden önce sizin mektubunuzu aldığımda her yaştan ve her meslekten insanın 64 ile ilgilendiğini anladım ve bu inanın beni çok mutlu etti. Sorularınızı biraz kısalttım. MDE'yi artık her döküm ekinde vereceğiz, siz çoktan yazmışsınızdır 1- Parantez içindeki bu rakamlar tahmin ettiğiniz gibi o satırın kontrolünü sağlar. Basic dili editörü kullanarak bu programları yazarsanız, her satır sonunda siz RETURN'e bastığınızda bilgisayar size bir rakam vere-
“cektir. Eğer bu rakam döküm ekindeki rakamla aynıysa, o satırı doğru girmişsiniz demektir. Bu çok yararlı bir olay, zira çok uzun ve karışık data satırlarında hata yapmayı bu kontrol yoluyla engelleyebiliriz. Ancak unutmayın, bunu kullanmak için BDE edinmeniz lazım. (artık fazla uzak değil, döküm ekinde bu da var) 2- Bu “değiştirme” olayında birçok kişinin takıldığına eminim, bu yüzden uzun biçimde açıklamaya çalışayım. Her şeyden önce sizlere bir örnek vereceğim. Üzerinde birçok yazı yazılı boş bir teneke kola kutusu düşünün. Bu kola kutusunu çantanıza koyacağız, ancak hiç yerimiz yok. Bunun üzerine bu teneke kutuyu eziyoruz ve boyunu küçültüyoruz. İşte artık çantamıza sığıyor. Ancak bir problem var, bu sefer kola kutusunun üzerindeki yazılar okunmuyor, çünkü onu ezdiğimizde tüm yazılar birbirine girdi.. İşte bilgisayar programları da böyledir. Bilgisayarımıza bir intro yükledik diyelim. onu henüz çalıştırmadan kartuşumuzun monitörüne girip içindeki yazıları aramaya çalışırsak, onları okunmaz halde, birbirine girmiş olarak buluruz. Bunun nedeni, şu anda piyasadaki her oyunun, programın bilgisayarın hafızasına girmesi için CRUNCH dediğimiz bir sıkıştırma işlemine tabii tutulması. Böylece yazılar birbirine girer. Bizim yapmamız gereken, değiştireceğimiz introyu, O intro ÇALIŞIRKEN kartuşumuzla kırmamız. Her CRUNCH edilmiş program çalıştırıldığında DECRUNCH dediğimiz işlemle bu sıkışıklığı açar ve her şey yine eski haline döner. Yani kola kutumuzu çantamızdan çıkarıp yine eski haline getiriyoruz. Bu: anda tüm yazılar yine görünür halde olduğundan, istediğimiz gibi o yazıları hafıza bulup, üzerine bizim yazılarımızı yazabiliriz. Bundan sonra geriye kalan tek problem, az önce kırıp yazılarını değiştirdiğimiz intro'- yu yeniden çalıştırmak. MD monitöründe: H 0800 5000 78 A9 komutunu verirseniz, kartuşunuz size intronun olması başlangıç adreslerini verecektir. Mesela, bu komutu verdikten sonra, bilgisayar size 2000 yazarsa, monitörünüze G 2000 komutunu verin. Bunun anlamı GO $2000'dir ve intro büyük ihtimalle hafızada $2000 adresinden başlamaktadır. Eğer bu yazdıklarımı yavaş yavaş uygularsanız, hepiniz istediğiniz introyu (çok özel bir koruması yoksa) değiştirebilir ve değiştirdiğiniz halde başlatip görebilirsiniz. Tabii ki Multi Ice 3 kartuşu bunları yapmaya yeterli..
Emre Işıdan, Istanbul Emre arkadaşımız mektubunda kısaca C- 64'ün AMIĞA karşısında nasıl bir bilgisayar olduğunu sormuş. Birçok bilgisayarcının C-64'ü devamlı aşağıladığını ve yerden yere vurduklarını, bunun tam tersine, AMI-
*GA'nın da sürekli övüldüğünü belirtmiş.
Emre'nin öğrenmek istediği şey şu: C-64 gerçekten yeri dibine batırılacak kadar kötü bir bilgisayar mı? Her şeyden önce, bunu cevaplaması inanın çok zor. Vereceğim cevabı tahmin edeceğinize eminim. Tabii ki C-64 kötü bir bilgisayar değli. Bilgisayarcıların C-64'ü onun 10 katı kadar bir hafızaya ve onlarca kat daha hızlı çalışan bir bilgisayarla karşılaştırmaları beni sadece güldürüyor. Olayın daha da ilginç kısmı, AMIGA'yı böylesine övüp C- 64'ü aşağılayan insanların büyük bir çoğunluğu, AMIGA'larında Kick Off oynamaktan başka bir şey yapmayan insanlar. AMI-GA'da yapılan hemen hemen her oyun, her rutin 64'te de yapıyor. Mesela, AMIGA'da bir Elvira çıktığında kafayı yemiştim. Beni daha da çok şaşırtan, C-64'te Elvira çıkmasıydı. C-64 demolarında, AMIGA'da yapılan birçok programlama tekniği büyük bir başarıyla yapılabiliyor. AMIGA'nın insanları fetheden büyük özelliği, 4096 rengi ve 4 kanal sesi. C-64 bunları daha da sınırlı hafızasıyla yapabiliyor. Kesinlikle C-64 bazılarının aşağılamalarına layık bir bilgisayar değil. Size bir örnek daha vereyim. Şu anda; Türkiye'de birçok bilgisayar grubundaki elemanları tanıyorum. Bu elemanlardan bazıları zamanında C-64'te demo yapmış, şimdi ise AMIGA'da uğraşan insanlar. Hepsi bir tek şey söylüyor: “Biz C-64 gibi bilgisayar tanımıyoruz!” C-64 sınırlarını çoktan aştı. Her geçen gün bizleri ağzımızı açık bıraktıracak şeyler görüyoruz. Bir FLI, veya ekranda aynı anda gösterilen 600 sprite bu aletin bir şeyleri başardığını gösteriyor bizlere, AMIGA ise hâlâ kendini keşfetmekle meşgul. AMIGA demolarının Yo 90'ında copper ve vektörlerden başka bir şey göremezsiniz. İlk günden beri aynı şeyleri yapıyorlar. C- 64 kesinlikle aşağılaymaz. Onu aşağılayan insanlara AMIGA'da neler yaptığını sorun. Acaba Workbench disketlerindeki basic programlarını kaç kere yüklemişler? Oyun oynamaktan başka bir şey yapmıyorlar mı? Büyük bir gururla söylüyorum, ciddi ciddi programlamayla uğraşan hiçbir kimse C- 64'ü küçümsemez. Diğerlerinin dediği ise zaten onların zavallılığı. Kesinlikle kafanıza takmayın. Viva C-64! Özden Durmuş, Trabzon 1- Bilgisayarı konuşturma hakkında bilgi verebilir misiniz? Veya böyle bir program yayınlamanız mümkün mü? Bilgisayarı konuşturmak şu anda kabaca iki yolla mümkün. Birincisi, direkt kendi sesinizi, veya bir şarkıyı digitize ederek direkt bilgisayarın hafızasına atarsınız ve sonra aynı konuşmaları ondan dinlersiniz. Diğer yok ise, şu anda piyasada hepinizin bulabileceği kadar eski olan SAM adlı konuşma programını edinmeniz. Bu program ona söylemenizi istediğiniz her şeyi söyler. SAM'i bulmanı tavsiye edeceğim, Altuğ Erbaşı, İstanbul
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 28
ü Şişesi'nin sadık okuyucularını birkez daha selamlıyorum! Bee, nasılsınız bakalım? Artık tatile de girdiniz, hepiniz günde birkaç saatinizi C- 64'ünüzün başında geçiriyorsunuzdur. Güzeel.. Şimdi biraz konumuza girelim. Her şeyden önce bu sayfalarda bir Su Şişesi 1ogosu göreceksiniz. Bu logo bir AFLI logo olup EMRAH ÜNAL tarafından bana gönderildi. Gayet hoş olmuş değil mi? Sağol Emrah! Evet, bu ay da bu sayfalarda göreceğiniz diğer resimler ise 64 dünyasının birkaç ay öncesine kadar en iyi grafikleri olan GOTCHA'ya ait. Gotcha da JCH gibi C- 64'ü bırakıp PC sevdasına tutuldu ve doğal olarak listelerden aşağıya düştü. Bu sayfalardaki tüm resimleri FLI çalışmalardır.. Bakalım siz de Gotcha'nın grafiklerini beğenecek misiniz? Geçenlerde elime bir mektup geçti ve bana çok güzel bir fikir verdi. Programcılıkla uğraşan herkese sesleniyorum. Aranızda intro, demo, resim, müzik vs. vs. yapan arkadaşlar varsa, çalışmalarınızı bana gönderin ve de ben onlar hakkında eleştiri yapayım, sizlere yardımcı olayım, tiyolar vereyim, karşılaştığınız problemleri çözeyim. Böylece daha da gelişmenizi ve bir sürü konuda fikir almanızı sağlayayım. Bu olay aklanızda olsun, tamam mı? Adresi biliyorsunuz... Haberler sayfasında yeni çıkacak oyunlar hakkında biraz bilgi aldınız herhalde. Elvira 2 olayı beni havalara uçurdu, bakalım tam oyunu gelince neler olacak, Beni sevindiren bir başka olay da çok yakın arkadaşlarımdan birinin artık dergimize yazı yazmaya başlaması. Hepinizin önünde Cenk Köseoğlu'na hoşgeldim diyorum. Yine lafı fazla uzun tuttuk. Mektuplara geçmeden önce siz bu yazıyı okurken Antalya'nın güzel denizlerinde tatilimin ilk kısmı-
Can Yalçın nın tadını çıkarıyor olacağım. Son olarak bu dergiyi Antalya'da beraber alıp hemen Su Şi şesi sayfalarını açacağımız yabancı arkada şıma da bir selam edeyim: Yoo Sven! Türkiye rules, eh?? Barış Ersen Aydın, Muğla 1- Ses digitizelemek ne demek? Ses digitizer kartuşu nasıl kullanılır? Ne işe yarar? Örneğin elimizde bir müzik kasedi var. Bunu, bu kartuşu kullanarak bilgisayarın hafızasına aktarabilir miyiz? 2- C-64'ü modem kullanmadan telefon hattına bağlayabilir miyiz? Yani daha ucuz bir donanımla. 3- AMIGĞA için “Hançer” adlı Türklerin yaptığı bir oyun duydum. Acaba C-64'te de böyle bir Türk oyununun yapılma ihtimali var mı? 1- Ses digitize etmek, senin de tahmin ettiğin gibi, herhangi bir sesi (gerçek hayatta yer alan, bir konuşma, bir şarkı vs. vs..) bilgisayara aktarmaktır. Bunu yapmak için ses degitize eden kartuş (sound sampler) satın alırsınız ve kısa bir programla beraber (bu program o kartuş ile birlikte verilir) bir ucunu bilgisayara, diğer ucunu müzik setine bağbu kartuşla müzikleri bilgisayar hafızasına aktarırsınız. Ancak, bu tür digitize sesler bilgisayar hafızasında çok fazla yer tutarlar. Eğer çok güzel kalitede bir digitize yapmak isterseniz, elinizdeki müziğin 5-10 saniyesini falan alabilirsiniz. (ancak bu arada tüm bilgisayar hafızası da dolar) Siz ses kalitesini düşürdükçe, digitize edeceğiniz uzunluk da artar. Yanılmıyorsam piyasada satılan sampler'lar 2 bitik. Bu işe gerçekten kafayı taktıysan, 4 bitlik digitizer bul veya yaptırmaya bak. Çok kaliteli sesler elde edebilirsin. 2- Modem kullanmadan bağlamak imkansız. Bu soruyu neden sordun bilmiyorum, modemlerin pahalı olduğunu düşünüyorsan,
'esas masraf modem aldıktan sonra telefon.
parasından çıkacaktır. Kısaca, senin modeme ödeyeceğin para, telefon parasının yanında devede kulak kalır. Şu anda bende 2 tane modem var, ancak bir kere “acaba çalışıyor mu?” diye test etmemin dışında hiç kullanmadım. 3- Tabii ki var. Yanılmıyorsam bu yaz birkaç Türk oyunu birden çıkacak. Şu anda 2 . tanesinin demosunu gördüm ve ikisi de çok güzel. (hatta şu sıralar çıkan birçok oyundan çok daha güzel) Phantasm ve Wild Blood adlı bu oyunlar bence beklemeye değer. (Kafasında şüpleler olanlar varsa, bu iki oyun da sıfırdan başlayıp MD ile yazılıyorlar. Yani herhangi bir maker kullanılmıyor.) Caner Şimşir-Mahir Çipil, Ankara 1- Bize önerebileceğiniz stratejik simulasyon var mı? 2- Siz bir bilgisayarcıda çalışıyorsunuz. (yanlış bilmiyorsak) Orijinal oyunlar yasası ne derece doğru? Ve hangi bilgisayarcılar oyun çekiyor? 3- Şu canım dergiye bir adventure köşesi - açsanız kötü mü olur? Örneğin dergi hem AMIĞA hem C-64 iken Yusuf Sungurlu bu işi gayet iyi yapıyordu, şimdi niye yapmasın? 1- Pirates, Hillsfar (SSI), Defender of the Crown. Aslında SSI serisinden herhangi bir oyun senin işine yarayacaktır. 2. Yanlış biliyorsunuz, hiçbir yerde çalış-
: Miyorum, öğrenciyim. (maalesef!) Telif hakkı yasası hakkında herkes değişik bir şeyler söylüyor, ancak olayın çok ilginç bir tarafı, bu olayın sadece Ankara'da olması. Ankara'lı bilgisayarcılar basılma korkusuyla yaşarken (ki Nisan ayında 2 bilgisayarcı basıldı, şu anda olay savcılıkta) diğer şehirlerdeki bilgisayarcılar “Telif hakkı mı? O da ne?” diyorlar. Ankara'da oyun çeken firma adı veremem burada, ama benim gördüğüm kadarıyla, herkes gayet açık çekiyor.. 3. Yusuf Sungurlu'yu çok iyi tanırım, onun dergideki yazılarını bırakmasının sebebi, okuluna daha fazla önem vermesi gerektiğiydi ve bilgisayarını tozlu dolaplara kaldırmasıydı. Onun geri gelmesi (şimdilik) imkansız, ancak adventure, FRP, stratejik simulasyon sevenlere çok yakında çok özel ilgi göstermeye başlıyacağım, hiç üzülmeyin. Hatta bu projemiz başladığında kafayı yiyeceğinize bahse girebilirim. Hazırlıklar tamamlanmak üzere, her an karşınıza çıkabiliriz. Bekleyin!