Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 9
Pan o sabah oturmuş bilgisayarının neden çalışmadığını araştırıyordu. Tuş takımını, merkezi işlem birimini, giriş/çıkış bağlantılarını kontrol etmişti ama hala ekranında bir hareket yoktu. O sırada Abdullah geldi yanına. Nefes nefeseydi küçük civciv. Bir şeyler söylemeye çalışıyor ama ağzından "Pahpahn-pan ah-ah-ahbi. Yah-yah-yahrdım..." gibi zırvalardan başka bir şey çıkmıyordu. "Dur, dur. Bi nefeslen bakalım." dedi Pan. Abdullah, önlüğünün cebinden çıkardığı mendille terini sildi. Biraz dinlendi ve hemen lafa girdi. "Pan abi, yardımına ihtiyacım var. Öğretmenin verdiği ödevi nasıl yapıcağımı bilemiyorum. Çok ağır ödev veriyorlar yahu." "Sana ne yazık ki şu anda yardım edemem." dedi Pan sıkkın sıkkın, "Bilgisayarım çalışmıyor. Saatlerdir başında uğraşıyorum ama ekranımı bir türlü çalıştıramadım." Kendi derdini bir an için unutan Abdullah, "Bir de ben bakiym mi? N'olur ya?" dedi. Pan, bu işe pek yanaşmadı ama saatlerdir uğraşıyordu ve bezmişti artık. Kapağın altında neredeyse kaybolan Abdullah on saniye sonra yüzünde muzip bir gülümsemeyle geri çıktı. "Kolaymış." dedi, "Sadece hologram laserinin soğutucu kablosunu takmayı unutmuşsun." Pan, şaşkın şaşkın bakıyor ve bu basit hatayı göremediği için kendi kendine kızıyordu. Konuyu değiştirmek için, "Söyle bakalım senin derdin neymiş?" dedi. Kendi problemini hatırlayan Abdullah'ın suratı tekrar asıldı. "Öğretmenin verdiği ödev... Ben nerden biliym dört işlemi bilgisayara yaptırmayı." Pan, "Aaa." dedi. "Dört işlemden kolay ne var canım? İlk sayıyı ARG'ye, ikinci sayıyı da FAC'ye koyup, gerekli kernal rutinlerine sıçramak yeterli. Bu arada BASIC ROM'unun yerinde olması lazım. Tabii..." derken sesi kesildi. Abdullah, Pan'ın söylediklerinden hiç bir şey anlamamıştı tabi ki. Neyse ki o anda Pan'ı ziyarete gelen Peter konuşmanın son kısmına kulak misafiri olmuştu. "Sen nelerden bahsediyorsun böyle?" diye sordu Pan'a. "Abdullah daha üçüncü sınıfta bunları nereden bilsin?" "Biraz önce hiç de öyle görünmüyordu ama." diye kendini savundu Pan. "Saatlerce uğraşıp da beceremediğim işi on saniyede halletti." Kendini savunma sırası Abdullah'a gelmişti. "İyi ama." dedi, "Seninkisi tamamen dikkatsizlikti Pan abi. Soğutma hortumunun çıktığını kim baksa görürdü." Peter, "Tamam tamam." diye kesti tartışmayı. "Gel bakalım Abdullah. Seninle bütün bu işleri baştan sona bir inceleyelim. Orhan Gotan'ın komut dükkanında her şeyi daha iyi anlayabilirsin." Peter, Abdullah'la beraber oradan uzaklaşırken Pan'a sert bir bakış fırlattı. "Bana ne." der gibi omuz silken Pan kendi işlerine döndü. Hala kendi kendisine, nasıl olup da bu kadar basit bir hatayı göremediği için kızıyordu. Peter, Abdullah'a bilgisayarın temel mantığını anlatmaya başladı. "Bak Abdullahcım, sen bilgisayarın nasıl çalıştığını biliyor musun?" diye sordu Peter. "Eh işte, biraz." dedi Abdullah. "Okulda söylediklerine göre bilgisayarlar kullanıcıdan gelen komutları işlemek üzere yapılmışlar. Bu işleri yürütebilmek için de çeşitli bölümleri var. Bunlardan en önemlisi merkezi işlem birimi denen ve tüm komutları anlayan ana merkez. Buna bağlı olarak giriş/çıkışları kontrol eden bazı devreler ve bilgisayarın iç dengelerini kuran zamanlayıcılar var. Klavye ve joystick giriş, ekran ve yazıcılar da çıkış ortamı oluyor. Disk ve kaset gibi kayıt ortamları ise hem giriş hem de çıkış için kullanılabiliyor." "Çok iyi. Çok iyi." dedi Peter. "Gerçekten de bilgisayarların verimi kullanıcının becerisine çok bağlı. Sen herhangi bir komut vermezsen orada öyle durur bilgisayar. Kullanılmadığı zamanlarda bir bilgisayarla konserve kutusunun farkı yoktur. İkisi de bir şeyler saklar ama herhangi bir etki yapılmazsa ikisi de öylece durur." "Peki Basic'in nasıl çalıştığını biliyor musun?" Bu soruya kafasını sallayarak cevap verdi Abdullah, "İşletim sistemini genel olarak gördük ama daha bu konuya gelmedik. Fakat öğretmen gene de ödev verdi işte. N'apıcağımı bilemiyorum." Peter, Abdullah'ı yatıştırdı. "Tamam." dedi, "Ben sana tüm bunları anlatıcam. Ama önce biraz temel bilgi edinmen gerekiyor." "Bak şimdi." diye anlatmaya başladı Peter. "Bilgisayarı açtığın zaman karşına çıkan mesaj aslında sana önemli bilgiler ve-
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 8
Teleteknik'ten Lotarya Teleteknik bu aydan itibaren bir lotarya uygulamasına başlıyor. Dergimizde yayınlanacak olan üç adet kuponu kesip gönderenler arasında yapılacak olan kura sonrasında kazanan kişilere PC-I kişisel bilgisayar ve 1230 yazıcı verilecektir. AMIGA Dergisi okuyucuları ise PC-I ve A-590 için kupon biriktirecekler. Bu sayımızda da bulunan kuponları biriktirdikten sonra Teleteknik adresine göndererek çekilişe katılabilirsiniz.
Easter Party '92 Commodore'un en iyi demo gruplarından biri olan Light ve Phenomena adlı grupların evsahipliğini yaptığı Easter Party '92, 16-17-18 Nisan tarihlerinde İsveç'te yapıldı. Üç gün boyunca çeşitli faaliyetlerin yürütüldüğü partide demo yarışması ve grafik yarışmaları da yer aldı. Demo yarışmasında birinciliği Elysion adlı demosuyla Origo aldı. İkinciliği Partytrap'le Beyond alırken, Antic Lunacy 5 ile üçüncü oldu. Bu demoların tanıtımlarını Demolar yazımızda bulacaksınız. Grafik yarışmasında ödül alan grafikler ise Su Şişesi'nin sayfalarını süslüyor.
Gelecek Ay Eski sayı isteklerinde 28. sayıya olan istek çok aşırı olmuştur. Bunun nedeni ise o sayıda yayınlanmış olan 101 İpucu adlı yazıdır. Bu yüzden gelecek ay özel bir yazı hazırlanarak 28. sayıdaki ipuçları genişletilmiş haliyle gelecek sayımızda sizlere sunulacaktır.
Yazışma Köşesi
Geçen ay duyurduğumuz haberleşme köşesine fazla talep gelmediği için bu ay başlayamıyoruz. İlgi alanlarınıza giren konularda mektuplaşmak için mesajınızı ve adresinizi yazdığınız bir mektubu aşağıdaki adrese göndermeniz yeterlidir:
Adres: “Yazışma Köşesi” — Commodore Dergisi, Sakız Sokak Berkel Apt. 6/4 Kadıköy-İstanbul BAHADIR İŞLEN.