SPACE GUN
bulunuyor. Birinci tur silah en etkisiz olanı, ancak bu silah için cephanemizin tükenmesi gibi bir sorunumuz yok. Diğer silahları kullanmak istediğimizde space tuşuna basmamız yeterli, ancak bu silahlar çok sınırlı ve hemen bitiyorlar. Yolumuzun üzerinde bu güçlü silahlardan toplayabiliriz. Bunun için sadece yolumuza çıkan yaratıklara değil, arka planda görebileceğimiz dolaplara, camekanlara, sandıklara, kutulara her şeye ateş edin. Bunu yapınca bazılarının içinden bazı maddeler göreceksiniz. İşte bu noktada onları almış oluyorsunuz. Bu maddeler direkt inventory'nize katılıyor ve kullanılmaya hazır duruma geliyorlar. Toplayabildikleriniz sadece silah değil, yine işinize yarayacak olan kalkanlar, korumalar alabiliyorsunuz. Kalkan, bir ceket biçiminde size geliyor ve onu aldıktan sonra belirli bir süre için hasar görmüyorsunuz. Kalkan aldığınızı alttaki LIFE yani hayatınızın ne kadar kaldığını gösteren sayacın parlak renklerle yanıp sönmesinden anlayabilirsiniz. Tüm oyun boyunca önünüze çıkanı mahvetmek için bir hedeften yararlanıyoruz. Bu hedefi joystick ile kumanda ederek onların üzerine getirip ateş tuşuna basarak onları vurmamız lazım. Bu olay, büyük silahlarda değişiyor, bu sefer sadece ateş tuşuna basmamız yetiyor ve o anda görülen tüm yaratıklar yok oluyor. Oyunu oynarken tüm animasyonların ne kadar güzel yapıldığını görüp bu oyunu programlayanları takdir edeceksiniz. Özellikle düşman yaratıkların hareketleri ve biçimleri çok güzel çizilmiş ancak kötü bir olay var. Yaratıkların uzaktaki halleri gerçekten güzel çizilmiş, ancak iyice yaklaştıklarında çok kötü görünüyorlar. Sprite'lardan oluşturulmuş bu yaratıklar yaklaştıklarında daha büyük yaratık grafikleri çizmek yerine, programcılar sprite'ları genişletip kullanmışlar ve bu da pek güzel görünmeyen kutu kutu grafiklerin oluşmasına neden olmuş. Oyunda vurduğunuz dolaplardan esir insanların çıktığını görebilirsiniz. İleriki bölümlerde, yaratıkların insanlara kozalar yaptıklarını, onları ağlarıyla ördüklerini göreceksiniz. Bu gibi durumlarda kozalara ateş etmek insanların sizlere doğru koşup kendilerini kurtarmalarını sağlayacaktır. Her bölüm sonunda bir büyük canavar bizleri bekliyor. Bunları da öldürürsek, o bölümde kurtardığımız esirlere göre bonus veriliyor. Eğer tüm esirleri kurtarırsak fazladan bir hak alıyoruz. Üç bölüm sonunda tüm uzay gemisini kurtarıyoruz, ancak bu sefer yıldız üssünde aynı şekilde bir istila yaşandığını öğreniyoruz. Oraya doğru yola çıkıp, onları da kurtarınca son olarak dünyaya dönüyoruz ve oyunu tamamlıyoruz. Her bölüm başında, o bölümle ilgili kısa bir bilgi veriliyor. Her zaman yaptığımız gibi oyun ekranının kısa bir tanıtımını da yapalım. Ekranın alt tarafında ortada bize yakındaki ve yaklaşmakta olan düşmanları gösteren radarımızı görebilirsiniz. Bunun sol tarafında LIFE ile hayat enerjimizi göreceksiniz. Her düşmandan bir yara aldığımızda, bu sayaç parlayacak ve sarsılacaktır. Sonuna gelip bittiğinde bir hak kaybedeceğiz. Bunun üzerinde yatay bir şekilde duran kırmızı şerit silahımızın enerjisini gösterir. Eğer joystick'e hiç durmadan basılı tutarsanız, silahımız sürekli, ardı ardına ateş etmeye başlıyor. Ancak bu arada, bu kırmızı şerit de yavaş yavaş küçülmeye başlıyor. Sonunda bittiğinde silahımız çok seyrek olarak ateş edebiliyor. Bunun üstesinden gelebilmek için bir süre ateş etmeyip silahımızın enerjisini toplamasını beklemeliyiz. Bu kırmızı şerit üzerinde ise büyük silahlarımızın cephanelerinden elimizde kaç tane kaldığı belirtilmiş. Buradan takip ederseniz her dakika onlardan kullanmaz ve gerçekten tehlikeli dakikalara saklarsınız. Tabii oyunun başındaki trainer'a yes dediğinizde tüm silahlardan sonsuz cephaneniz oluyor, ama o başka mesele. Bence her oyunu sıkılıncaya kadar trainer'sız oynamaya çalışın... Space Gun, unutmak üzere olduğumuz bir oynama biçimini çok güzel bir biçimde tekrar gündeme getiren güzel bir oyun. Grafiklerin ve animasyonların güzel yapılmış olması oyunu gayet oynanabilir kılarken tüm joystick yönetimlerinin de gayet güzel yapılmış olması, sizlere bu oyunu tavsiye etmeme sebep oluyor. Oyun hakkında kötü diyebileceğim yönlerden biri, müzikleri. Kesinlikle eminim, bu oyunun müziklerini hazırlayan adamda psikolojik bir bozukluk var. Bu kadar acayip melodileri nasıl yapabilir biri? Aslında oyunun ortamına uymuyor diyemem ancak seksenli yıllarda rastlanan müzikleri andıran bu melodilerin daha iyisi yapılabilirdi. Yine de oyuna pek bir zararı yok. Eğer fantazi yönünüz biraz ağır basıyorsa, ucube yaratıklarla dövüşüp masum halkın kahramanı olmak istiyorsanız, bu oyun tam size göre. Kesinlikle. Ne de olsa Ocean.. Gerisi size.