Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 28
Bunlara kısaca değinmek gerekirse; 1) Boyutları büyüktü ve kırılması kolay bir madde olan camdan imal ediliyorlardı, bu ise portatiflik olasılığını ortadan kaldırıyordu. 2) Güç sarfiyatı fazlaydı, eleman üzerinde harcanan gücün büyük bir kısmı ısı enerjisi olarak açığa çıkıyordu. 3) Çalışma gerilimi yüksek olduğu için akü ya da batarya türü cihazlarla çalıştırılması zordu. 4) Bir müddet çalışan lambaların katotları oksitleniyor ve yaydığı elektron miktarı azalıyordu, bu sürenin devamında ise katot tamamen elektron yaymaz hale geliyordu. 5) Yukarıda yazılı dezavantajlar maliyeti çok etkiliyordu. Fakat bütün bu dezavantajların yanında audio (ses frekansı) devrelerinde gösterdiği yüksek performans ve düşük geçiş distorsiyonu karakteristiği sebebiyle günümüzde dahi aranan bir hi-fi ses kalitesine sahip elemanlar yapılabiliyordu. Yarı iletken teknolojisi geliştikten sonra bunların devre elemanı yapmaya uygun olanları aranmaya başlandı. Uzun süre araştırma ve incelemeler sonucu silisyum ve germanyum üzerinde odaklanılıyordu, bu elementlerin teknik verileri eleman yapmaya uygundu. Dış yörüngelerinde 4 valans (serbest) elektron bulunan bu elementlere son yörüngesinde 5 valans elektronu bulunan arsenik, antimuan ya da fosfor gibi bir element atomları difüzyon yoluyla çok az miktarda karıştırılır. Böylece silisyum ya da germanyumun 4 serbest elektronuyla difüzyon elementinin 4 serbest elektronu kristal bir yapı kurar ve difüzyon elementinin açıkta kalan 1 elektronu yapıda taşıyıcı görevi yapar yani elektrik akımını bir uçtan diğer uca taşır. Bu tür yapıya N tipi yarı geçirgen yapı denir. Aynı şekilde son yörüngesinde 4 valans elektronu bulunduran silisyum ya da germanyumun son yörüngesinde 3 valans elektronu bulunan indiyum veya benzeri uygun bir difüzyon elementi ile oluşturduğu kristal yapı sonucu ana elementle difüzyon elementinin 3'er valans elektronu eşleşir. Ana elementin açıkta kalan 1 elektronunun bir bağ daha yapabilmesi için ana element atomunun bir elektron daha alması gerekir. Bu yapı içindeki elektron eksikliği elektron almaya hazır bir kuyu ya da oyuk olarak yorumlanabilir. Bu yapıya da P tipi yapı denir ve elektronlar yapı içinde oyuktan oyuğa aktarılarak iletilir. 3.1.) Diyotlar: Yukarıda anlattığınız N ve P maddelerinin özel yöntemlerle birleştirilmesi sonucu tek yönde akım iletme özelliğine sahip bir diyot yapılmış olunur. Şimdi isterseniz uçlarına gerilim uygulanan bir diyotun akımı nasıl tek (doğru) yönde ilettiğini inceleyelim.
ANOT
*
Şekil-i&
3.1.A) Ters polarizasyon (ters kutuplama):
Şekil-17 Ters polarizasyon
Şekil 17'de görüldüğü üzere diyodun katoduna, anoduna göre pozitif bir gerilim uyguladığımız zaman diyodu ters polarize etmiş oluruz ve oluşan ters gerilim seti diyottan akım geçmesini engeller. N bölgesindeki serbest elektronlar kaynağın pozitif (+) ucuna doğru hareket ederler ve birleşme yüzeyinin N maddesi tarafındaki yüzeyi pozitif yük bakımından zenginleşir. P bölgesindeki oyuklar ise kaynağın negatif (-) ucuna doğru hareket ederler ve birleşme yüzeyinin P maddesi tarafındaki yüzeyi elektron bakımından zenginleşir. Birleşme yüzeyindeki ters gerilim seti elektronların (+), oyukların (-) kutba doğru çekilmesi sonucu uygulanan gerilimle orantılı olarak artar. Diyodun sahip olduğu ters gerilim değeri aşılırsa diyot tahrip olur.
3.1.B) Doğru polarizasyon (iletim yönünden kutuplama): Şekil 18'de görüldüğü üzere diyodun katoduna, anoduna göre daha negatif bir gerilim uyguladığımız zaman diyodu iletim yönünden kutuplaşmış oluruz ve oluşan oyuk-
"elektron konfigürasyonu (organize sistemi)"
Şekil-19 Doğru polarizasyon
diyottan bir akımı akmasını sağlar yani diyottan akım geçer. Not: Ters polarizasyon durumunda da diyottan mikroamper düzeyinde bir akım geçer, eğer hassas bir ölçü aletine sahipseniz bu akımı ölçebilirsiniz. Bildiğiniz gibi elektrik akımının yönü (+)'dan (-)'ye doğru, elektron akımının yönü ise (-)'den (+)'ya doğrudur. Biraz sonra yapacağım açıklamalarda önce bu teoriyi kullanacak sonra da kanıtlayacağım. Elektron akımının bilindiği şekilde (-)'den (+)'ya doğru olduğunu kabul edelim. Gerilim kaynağının negatif ucundan çıkan elektronlar N maddesindeki serbest elektronları ileterek ters gerilim seti olmayan normal bir ortamdan elektronlar kaynağın pozitif ucu tarafından çekilirler. Böylece elektron akımı dolayısıyla elektrik akımı sağlanmış olur. Şimdiye kadar bu teoriyi kullandık, bundan sonra ise kanıtlayacağız. Aslında çoktan kanıtladık bile, doğru polarizasyonda diyodun akım ilettiğini biliyoruz, eğer elektron akımı (+)'dan (-)'ye doğru olsaydı (zaten negatif yüklü olan elektronlar pozitif kutuptan kurtulamazdı) pozitif kutuptan çıkınca P maddesinde kendisini pozitif kutuba geri iten diğer elektronlar ile karşılaşacaktı. Bunu atlatırsa N-P birleşme bölgesindeki elektronlar tarafından geri itilecekti, farzedelim bunu da atlattı, bu elektronların negatif kutba ulaşması imkansızdır çünkü kendisinden defalarca fazla negatif yüke sahip negatif kutup biz ayrı dünyaların elektronlarıyız diyerek büyük bir kuvvetle bu elektronları itecektir.
Evet arkadaşlar bu aylık da bu kadar. Bu ay fazla teoriye kaçtığımın farkında olmakla birlikte sıkılmadığınızı umuyorum. Gelecek sayıya kadar hoşçakalın!
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 29
Bu yazıya nasıl başlıyacağımı bilemiyorum. Mektuplarınız akın akın posta kutuma gelmeye başladığında yaşadığım şoku mu anlatsam, yoksa hiç bu kadar ilgi beklemediğimi ve sonuçtan korkunç derecede mutlu olduğumu mu? Meğerse sormak istediğiniz, içinizde kalan ne kadar soru varmış! Her mektupta, abartmıyorum, her mektupta, Su Şişesi gibi bir köşenin açılmasına ne kadar sevindiğinizi belirtmişsiniz. Bu beni öylesine mutlu etti ki anlatamam!. Umarım tüm sorularınıza tatmin edici cevaplar vermeyi başarırım ve böylece aklınızda kalan karanlık noktaları birer birer hep beraber aydınlatırız. Sevgili editörümüzü de kafalamayı başarıp sayfa sayımızı biraz daha arttırdım. Artık sizlerle sohbet edecek bayağı yerimiz var, ancak sizden o kadar fazla mektup geliyor ki, yetecek mi bilmiyorum. Mektuplarınıza geçmeden önce birkaç şey daha söyleyeceğim. Birincisi bu sayfalarda gördüğünüz resimler geçen ay bahsettiğim Dutch Breeze adlı demodaki FLI resimlerden birkaçı. Kesinlikle benim 64'te gördüğüm en iyi resimler. Bir tek yanında Su Şişesi yazan resim Bizzmo adlı grafikerin çalışması. (Su Şişesi yazısını ben yazdım.) Eğer şüphesi olanlar varsa, bu resimlerin hepsi 64 resimleridir... Oyunlarla ilgilenenler için ise, geçenlerde Robocop 3'ün preview'ı elime geçti. 1-2 aya kadar tamamı piyasaya çıkacaktır. İşte bu kadar, artık mektuplara geçelim. Yalnız sizden iki ricam var. Birincisi, lütfen, bu bölümdeki her mektubu, sizin olmasa bile okuyun. Su Şişesi'ne bu dergide ayrılan yerimiz zaten kısıtlı, bu azıcık(!) yerimizi de aynı tür sorulara cevap vererek harcamayalım. Ayrıca sizin merak ettiğiniz soruyu bir başkası sormuş olabilir, değil mi? İkincisi ise, bana yazan herkesin mektuplarına adreslerini yazmalarını istiyorum. Bunun nedeni ise bazılarınıza mektupla cevap vermek istediğimden, Burada yazamayacağım, reklama giren
Can Yalçın konular olabilir veya kısa bir cevap için bir ay bu derginin çıkmasını beklemeniz gerekebilir, ben bu gibi durumlarda sizlere mektup atabilirim. Bu yüzden lütfen adresinizi yazmayı unutmayın. Burada isminizin altında sadece sorularınızı yazacağım, tüm mektubu yazarsam diğer sırada bekleyen arkadaşların yerini yemiş oluruz, bunu da kimse istemez herhalde. Beni anlayacağınızı ümit ederek hemen mektuplara geçmek istiyorum.
Son olarak şunu da belirtmeme izin verin, tüm mektupları bana ulaşma sırasına göre cevaplıyorum. Yani hiçbirinizi atlamıyorum, tamam mı? Haydi bakalım, kemerleri bağlayın!.. Emin Ongan, İstanbul 1- C-64 el kitabı iyi bir program yazmak için yeterli midir? 2- C-64'te kullanılan programlama dillerinin açıklamalarını ve bilgisayar terimlerini kapsayan bir sözlük/kitap tavsiye edebilir misiniz?
3- C-64'te disk sürücü kullanmanın kasete oranla ne gibi avantajları vardır? Selam Emin! Her şeyden önce senin mektubunun bu köşeye gelen ilk mektup olduğunu söylemek istiyorum. Böylece ilk cevaplarım da sana olacak... 1- C-64 el kitabı bence iyi bir başlangıç sağlayan bir kitaptır, ancak daha da ilerleyip 64'te gerçekten kaliteli şeyler yapmak istiyorsan BASIC'ini iyice geliştirip, C-64'ün esas işletim dili olan 6510 Makine dili dediğimiz dili öğrenmen gerekir. Şunu da belirtmem gerekir ki, hangi dili kullanıyor olursan ol, 64'ün bazı özel adreslerini (mesela POKE 53280,0'ın ekran rengi değiştirmesi gibi) bilmiyorsan, pek bir şey yapamazsın. O yüzden, programlama dilinin yanında bu adresleri de iyi öğrenmen gerekir. C-64 el kitabında tüm bunlara iyi bir giriş yapabilirsiniz. Ancak sadece giriş... Fazlası değil.. 2- Sana “Programcının el kitabı” veya “The anatomy of a 64” adlı kitapları önerebilirim, ancak şunu unutma, sadece kitap okuyarak bir şey elde edemezsin. Bol uygulama şart! 3- Disk sürücü, kasete göre her, ama her yönden avantajlıdır. Hızından tut hafızasına, dosya açmasından kullanışına, her yönden avantajlıdır. Başka bir şey söylememe gerek yok! Tek bir dezavantajı bile yok ben- Onur Şengül, İzmir 1- Nasıl bir sprite yaratabilirim? 2- Commodore için üçbuçuk disk sürücü var mı? | 3- Döküm ekindeki programlar hep hata veriyor ya da çalışmıyor! 4- Demolar, matematik ve mühendislik hesapları, atölye, ROM'unuzdan yararlanın gibi bölümleri anlaşılır yazın! 5- Artık oyun tanıtımları çok az ve derginiz ayın 7-8'inde çıkıyor, neden? 6- Biz de Özgür Karter gibi bitirdiğimiz oyunların tanıtımını gönderebilir miyiz? 7- “Tiyolar & Tuzaklar” köşesindeki “Poke 8448,173” gibi rakamlar neyin nesi? 8- Tek parça oyun ne demek? 9- Sizin tanıttığınız oyunlar İzmir'de bulunmuyor, siz onları yabancı ülkelerden mi alıyorsunuz? 10- Bu arada buradan bana “C-64'de bilgisayarımı, öldü oğlum, öldü” diyen AMIGA'cı arkadaşıma bir sözüm var: “Sen hiç Commodore Dergisi almadın galiba!” Selam Onur!. Bu dergide aksayan yönleri belirttiğin için teşekkür ederim. Lütfen unutmayın ki, siz bu dergide beğenmediğiniz şeyleri bizlere söylemedikçe bizim onları bulup düzeltmemiz mümkün değil. Tekrar sağol, şimdi cevaplara geçelim... 1- Bir sprite yaratmanı sağlayacak programı 64'ünü aldığında yanında verilen el kitapçığında bulabilirsiniz. Oraya bakmanı tavsiye edeceğim. Eğer sende yoksa o kitabı edinmeye bak, her yönden yardımcı olacaktır. 2- Evet, var ve normal sürücülerden çok daha mükemmel. (Sakın mükemmel dediğim için 5.1/4'lük sürücü almayıp, 3.1/2 alayım deme! Bazı çok üstün özellikleri var, ama piyasada kimseciklerde bu sürücüden olmadığı için senin bir işine yaramaz.) Şu sırada bir tane arıyorum. (satın almak için) Bulursan bana haber ver! 3- O programların hepsi direkt hatasız çalışan programlardan printer çıktısı ile alınıyor. Eğer hata varsa bu mutlaka basımda oluyor. Sana tüm bunların üstesinden gelmen için dergimizin program aboneliğini tavsiye edebilirim, böylece yazmaktan da kurtulursun. Bunun gibi yazım hatalarında lütfen İstanbul adresine yazın, onlar size yardımcı olacaklardır. 4- Bu konuda ciddi çalışmalarımız var. Umarım yakında her şeyi anlayacak sadeliğe getireceğiz. Yine de takıldığın bir şey olursa bana yazmayı unutma, ok? 5- Oyun tanıtımları az mı? Ciddi misin? Piyasada çıkan en son 64 oyunlarının hepsini açıklamaya çalışıyoruz. Ayrıca bizden daha çok 64 oyunu açıklayan bir başka dergi gösterebilir misin? Herhalde bu dergi sırf 64'çülere ait olmadan önce hem 64, hem AMIGA oyunları açıklandığı için şimdi sana sadece 64 oyunları az gibi göründü, Derginin geç çıkması ise dağıtım ile ilgili, İstanbul'da 1-2'sinde çıkıyor mesela, 6- Bunu sormana bile gerek yok! Tabii ki! Ancak tanıttığın oyunları detaylı ve uzunca açıklamaya özen göster. 7- Bu rakamlar oyunlarda sonsuz hak, sonsuz zaman gibi extralar yaratırlar. Bunları bilgisayara girmen için bir kartuşun olması lazım. (expert, multi ice gibi..) 8- Tek parça oyun, bir kerede yüklenip oynanan oyun demektir. Oyunu bir defa yüklediğin zaman teybi kapatabilirsiniz, çünkü tüm yükleme yapılmıştır. (Wizard of War, Giana Sisters gibi) Ara yüklemeli oyun ise, oyunda bölüm atladıkça teypten yeniden yükleme yapan oyunlardır. (Cabal, Last ninja gibi) 9- Eğer gerçekten tanıttığımız oyunları bulamıyorsan, kesinlikle bilgisayarcını değiştir! Bu oyunların İzmir'de olduğundan eminim, çünkü orada birçok arkadaşım var ve oyunları devamlı bulabiliyorlar. 10- Arkadaşına sorar mısın, nereden böyle bir kanıya varmış? Kim ölmüş? Vallahi bizim 64'ü öldürmeye pek niyetimiz yok... Aytaç Aras, Ankara 1- Raster ne demektir? 2- Hires resim nasıl yapılır? 3- BASIC ile ekranı her yöne nasıl kaydırabilirim? 4- Yine aynı programla arakladığım resimleri kendi programlarımda kullanabilir miyim? 5- Size Guldkorn Express'in açıklamasını yolluyorum! 6- 3D Construction Kit'i açıklayabilir misiniz? 7- Video bankı ne demektir? 8- Bu köşenin adı niye “Su Şişesi” oldu? 9- C-64'çü arkadaşlarla yazışmak için adresimi yayınlar mısın? Selam Aytaç! Her şeyden önce benimle aynı mahallede yaşıyorsun ve mektubunu da benim posta kutumun olduğu postaneden atmışsın, Eğer mektubunda yazdığın gibi beni gerçekten gördüysen, soruları direkt bana sorabilirsin...