PLURAL

Can Yalçın zamanında hatırlarım, canım uzaya çıkıp düşmanları mahvetmek istediğimde aklıma gelen ilk iki isim şu anda bile büyük bir zevk ile DELTA ve IO mükemmel shoot'em up oyunlarıydı. Gerçekten çok uzun zamandır güzel bir shoot'em up boşluğu yaşanıyor. Belki bu tür oyunlarda bir zorunluluk olan bol çeşitli düşman yaratıklar ve tüm olayların büyük bir hız içinde geçmesi 64'ün kısıtlı kapasitesi sebebiyle sağlanamadığından bu tür oyunlar başarıyla gerçekleştirilemiyor. Ancak bu bir mazeret değil, denemekten ne çıkar? Herhalde COSMOS DESIGN da böyle düşünmüş olacak ki, sonuçta gayet de başarılı bir shoot'em up olacak PLURAL'i yaratmışlar. Oyunun esas açıklamasına geçmeden önce, sizlere COSMOS DESIGN'in şu anda oyun dünyasının en iyi demo grubundan biri olduğunu belirtmek isterim. Yaptıkları demolarla hepimizin başını döndüren, 64'ün sınırlarını zorlayan bu grup, daha 2 ay önce LIVING CHIPS adlı demolarıyla 64'ün grafik yeteneğini iki katına çıkaran FLI tekniği ile neler yapılabileceğini bizlere kanıtlamışlardı. Şimdi ise, bu grup artık tüm programcılık yeteneklerini oyunlarda sergilemeye başladılar. Sadece bu ay 3 adet oyunları piyasaya çıktı. Olayın en güzel yanlarından biri, tüm bu 3 oyunda da 64'ün şu anda tartışmasız 1 numaralı müzik grubu THE VIBRANTS ile çalışmaları. Bu oyunların tümünde müziklerin ve ses efektlerinin ne kadar güzel olduğunu sizler de fark edeceksiniz. Evet, COSMOS DESIGN'i bu kadar göklere çıkarmak yeter. Şimdi oyunumuza bir göz atalım. Daha önce de belirttiğim gibi, oyunumuz bir shoot'em up. Uzay gemimizle uzayın karanlıklarında düşmanlara kök söktüren ve (her zaman olduğu gibi..) düşmanlar tarafından yok edilmek üzere olan halkının son ümidi olan bir savaşçıyı yönetiyoruz. Aslında durumuna göre 2 savaşçıyı yönetiyoruz, çünkü oyunu aynı anda 2 oyuncu birden oynayabiliyor. Oyun ilk yüklendiğinde karşımıza çıkan açılış ekranında oyun sırasında toplayabildiğimiz ve bize türlü özellikler kazandıran kürelerin tanıtımı yapılıyor. Bunlara az sonra değineceğiz, o yüzden en iyisi biz ateş tuşuna basıp oyunumuza geçelim. Eğer her iki joystick'in de düğmesine basılırsa iki oyuncunun aynı serüveni paylaşacağını daha önce söylemiştim, aksi takdirde iki oyuncudan biri ile oyuna başlıyoruz. İlk saniyelerinden başlayarak hissettiğimiz ilk olay, joystick kontrolünün ne kadar rahat olduğu ve oyunun oynanabilirliğinin ne kadar yüksek olduğu. Hey, kendinizi o kadar kaptırmayın, yoksa hiçbir şey hissedemeyeceksiniz, bakın düşmanlar göründü bile! Tipik bir shoot'em up'da olduğu gibi, sayıca fazla, ama kütle olarak küçük düşmanların saldırısıyla oyun sürüp gidiyor. Oyuna başladığımız anda, sadece yavaş yavaş tek tük ateş edebilen uzay gemimiz için yol boyunca birçok özellik toplamak mümkün. Bunun için oyunun açılış ekranında da gördüğümüz küreleri toplamamız gerek. Çeşitli renkteki bu kürelerin her bir rengi değişik özellik veriyor. Hemen bunlara bir göz atalım. Mor küreler bize arkaya da ateş etme özelliğimizi verirken, kırmızı küreler atış gücümüzü yükseltiyorlar, açık yeşil küreler yukarı ve aşağı ateş etmemizi sağlıyor, mavi küreler ön ateşlerimizi çift atmamızı sağlıyor ve son olarak yeşil küreler önümüze daha hızlı ateş etmemizi sağlıyorlar. Oyun sırasında bu kürelerden birini gördüğünüzde hemen ona ateş edin. Bir müddet sonra bu küreler tıpkı bir göz gibi açılıyorlar. İşte bu andan itibaren onu alabiliriz ve özelliğimiz hemen etkisini gösterir. Bu küreler konu-

sunda son bir şey söyleyeceğim, o da bir renkteki kürenin sadece bir defa değil, birçok kere alınması gerektiği. Mesela, mavi küreler, tek tek ateş etmemizi iki katına çıkarıyorsa, bir kez daha mavi küre alırsak, ateş gücümüz dört katına çıkar. Eveet, şimdi biraz düşmanlarımıza bakalım. Her bölümde yenileri eklenmek üzere, birçok değişik tip düşman üzerimize akın ediyor. Oyunun bana göre eğlenceli kısımlarından biri, bu yaptığı sinüs hareketlerini izlemek. Daha da eğlencelisi bunların hepsini patlatmak, heh heh! Belirli bir süre gittikten sonra, her bölüme ait o bölümün büyük düşmanıyla savaşıyoruz. Bu büyük bölüm sonu düşmanlarının hepsinin ortak birkaç özelliği var. Birincisi, hepsi sabit hareketler yapıyorlar, böylece ilk birkaç saniye onları izleyip yaptığı hareketleri izlersek onların saldırılarından ve mermilerinden kaçmamız çok daha kolay olur. İkinci ortak hepsinin ölümcül noktalarında olduğu. Bu ortalarındaki nokta, biz ateş ettikçe parlıyor ve birkaç kez o noktadan vurulma sonucu yok oluyorlar. Hemen burada her iki oyuncu için ayrı ayrı bilgilerin verildiği bir ekrana geçiyoruz. Bu ekranda kalan uzay gemilerinin sayısı ve toplam olarak kaç adet düşman uzay gemisinin vurulduğu gösteriliyor. Hemen ardından disk drive bir sonraki bölümü yüklüyor, sonucunda yeni ve tabii ki daha güçlü düşmanlarımızla karşılaşıyoruz. Her yeni bölüm başında silahlarımız sıfırlanıyor, yani tüm özellikleri en baştan almamız gerekiyor. Yeni yeni düşmanlar, daha çılgın ve hızlı hareketlerle üzerimize gelirken, ikinci bölümden başlayarak düşmanların yer kuvvetleri de bizi yok etmek için sıraya giriyorlar. Her 10.000 ve katlarında bir hak alıyoruz, hak aldığımızı bilgisayar bize değişik bir ses tonu ile belirtiyor. Oyunu oynadığımızda siz de göreceksiniz ki, tüm özellikleri topladığınız anda karşınızda düşmanların durması çok zor, çünkü neredeyse her yöne mermi yağdıran bir ölüm makinası haline geliyorsunuz. Sonuç olarak, bu tür oyunları sevenler için PLURAL güzel bir örnek. Oyunun akıcılığı ve oynanabilirliğinin çok yüksek olması, bu oyunu gerçekten zevkli kılıyor. İki kişinin aynı anda takım görevi yapabilmesi bir başka güzellik. Ben size bu oyunu kesinlikle öneririm, ama kafayı biraz daha çalıştıran oyunlardan hoşlanıyorsanız bunu sevmezsiniz. Ne de olsa yaptığınız tek şey joystick'inizi takıp karşınıza çıkan her şeyi yok etmeniz. Yine de IO'dan sonra gördüğüm en hızlı shoot'em up bu. Ah, son bir şey... Bu oyunun gayet tatlı bir de son ekranı var, yani kutu kutusuna bir son mesajı göndermeyeceksiniz. Benden tavsiyesi!

Si fre

- di