Commodore sayı 69, sayfa 13

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 13

Oyunları orijinal olup olmadıklarına göre değerlendirirsek bu oyun kesinlikle birinciliğe oynardı. Bir büyücüyü temsil eden top olarak başladığınız oyunda kazanlarınızı boya ile doldurmaya çalışarak oynadığınız bölümleri boyuyordunuz. Ateş ederek vurduğunuz toplar damlalara dönüşüyordu ve sizin bunları yere çarpmadan toplamanız gerekiyordu. Cam küreleri toplayarak da kendinize çeşitli özellikler kazanabiliyordunuz. Bir süre sonra yardımcınız olarak bir kedi de size katılıyor ve ekranda küçük bir top olarak temsil ediliyordu. Bu arada çeşitli düşmanlar da yakanızı bırakmıyordu tabi.

SKATE OR DIE

Bence spor simulasyonlarının en güzeliydi Skate or Die. Kaykaya binmeyi çok severim, bu oyunla gerçekte yapamadığım hareketleri de yapabiliyordum üstelik. Beş ayrı kısımdan oluşan oyunda havuzda dövüşmek için kayabiliyor veya yine dövüşerek yokuş aşağı gidebiliyordunuz. Yokuş aşağı tek başınıza inmek istediğinizde çeşitli zorluklar sizi bekliyordu. Ancak oyundaki en büyük zevk büyük bir yarım boru içindeki hareketlerden alınıyordu. Burada en yükseğe çıkmak için hızlanabiliyordunuz veya çeşitli hareketler yapmak için yarışabiliyordunuz.

SPY VS SPY

Dünyanın en çok satan mizah dergisi olan MAD'in en sevilen iki karakteri siyah ve beyaz olarak birbirlerine karşı savaşan iki casustur. Bu komik ikilinin maceraları da zaman zaman bilgisayar oyunlarına konu oldu. Commodore 64 için yazılan ilk bölümde iki casus odalar | dolusu bir binadan kaçmaya çalışırken diğerini de engellemeye çalışıyordu. İkinci bölümde ıssız bir adada mücadele eden casuslar üçüncü bölümde kutuplara düşmüşlerdi.

IİNTERNATIONAL KARATE

Bir başka spor simulasyonu da International Karate idi. Commodore 64 de bir zamanlarki karate modasından nasibini almıştı ve bu oyun üç oyuncunun aynı anda dövüşebildiği ilk programdı. Joys-

KAPAK tick'i kullanan iki kişinin yanında bir de bilgisayarın kontrolündeki karakter olunca ortalık birbirine giriyordu. Özellikle arka plan grafiyle tanınan bu oyundaki trikleri biliyorsanız oyun daha da neşeli oluyordu. Örneğin RUN/STOP tuşuyla oyunu durdurduğunuzda beş karateci birden senkronize karateye başlıyordu. Veya kontrol edilme bekleyen karakterin pantolonu düşüyordu.

DEFENDER OF THE CROWN

64'teki ilk strateji oyunlarından biri olan Defender of the Crown mükemmel grafikleri ve uyumlu senaryosuyla dikkatleri toplamıştı. Ortaçağdaki dağılmış İngiltere'yi toplamak size düşünce bir Lord olarak diğerlerine karşı savaşmaya başladığınız bu oyunda Robin Hood'da size yardımcı olmaya çalışıyordu. Mancınık yapıp düşman kalelerine yanan toplar veya duvarlarını yıkmak için taşlar attığınız sahneler hâlâ unutulmaz.

GOES TO HOLLYWOOD

Kişiliğinizi bulmaya çalıştığınız Frankie Goes To Hollywood'da oynadığınız oyunun yanı sıra ekstra puan kazanmak için küçük başka oyunlar da oynayabiliyorduk. Hele o kasetten yükleme müziği yok mu bizi deli ediyordu.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.