Hepsinden Biraz
Sevgili Editör, Soru yağmuruma program döküm eki ile başlamak istiyorum. 1- Programları kaset ya da disket ile yollamamız istenmiş, bu işlem hem pahalı hem de biraz riskli. Riskli çünkü postada kaset ya da disketlerin başına neler gelebileceğini kestirmek çok zor. Programları kağıt üzerinde yollamamızın bir mahsuru var mı? 2- Bir de şu aralar oyun piyasasının AMIGA'nın elinde olduğu kuşkusuz. Derginizde her ay yaklaşık olarak yedi ya da sekiz AMIGA oyunu tanıtılıyor, bunların en azından iki tanesi 64 oyunu olmalı, böylece biz 64'çüleri de tatmin etmiş olursunuz. 3- Makina dilinin püf noktaları köşesine yazacağımız mektupları derginin adresine gönderebilir miyiz? 4- Programladığımız bir oyunun piyasaya sürülebilmesi için gereken şartlar nelerdir?
Sayın Çakır, programları ne yazık ki kağıt üzerinde kabul edemiyoruz, çünkü programları tekrar yazmayı gerektiriyor. 64 oyunlarının tanıtımında da yeni gelişmeler var, bu sayımızdan itibaren bu konuya ağırlık veriyoruz ve yurt dışı bağlantılar kurmaya çalışıyoruz, sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Püf noktaları hakkındaki sorularınızı da dergimizin adresine postalamanız yeterli. Oyun programlarının piyasaya sürülmesi ise oldukça detaylı bir konu olduğundan ve iyi bir araştırma istediğinden burada yayınlayamıyorum. Bu konuyla ilgilenip önümüzdeki sayılarda geniş kapsamlı bir yazı yazmayı düşünüyorum. İlginize teşekkürler.
Bilgisayar mobilyaları alanında haklı bir üne sahip olan KO-MAKS, çocuk mobilyaları alanına da girdi. Çocukların daha sağlıklı bir ortamda bilgisayarla çalışmalarını amaçladıklarını söyleyen KOMAKS yetkilisi Bilür Köntöz'le yaptığımız söyleşiyi size sunuyoruz.
e Çocuk Odası ve Çalışma-Bilgisayar Masası Dünyasında yeni bir kavram. Bu uygulama ile amaçladıklarınız neler? — Geleceğimiz olan çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamlarını ve eğilimlerini yüksek düzeyde tutmayı amaçlayarak, onların kullanımına en uygun, pratik ve dinamik bir oda sunmaktayız. Şu anki gelişmiş odamızın ilk ürünü, bilgisayar kullanan gençlerimizi, odalarındaki herhangi bir masadan, yemek masalarından veya televizyon altlarından kurtarmayı düşünmemiz ile gündeme geldi. Bilgisayar ve Büro Mobilyası konusunda 8 yıllık deneyimi olan firmamız işin içine çocuk ve genç fikrinin girmesiyle, çalışmalarını daha da titizleştirerek, bu konuda öncelikle bir piyasa araştırması yaptırdı. Bu araştırma sonuçlarına dayanarak, kullanıcıdan gelecek istekler ve deneyimini birleştirerek KOMAKS 0-17 grubunun ilk ürünü Cin Cin ve Aks bilgisayar masalarını geliştirdi. * Kampanya neleri içeriyor? — İlk aşamasını yukarıda anlattığım Cin ve Aks modelinin ilgi görmesi bize gayret vererek, Avrupa'daki Çocuk Çalışma Odası örneğinde uygulamasına geçilmesinin zamanının geldiğini bu kapsamda yine bilgisayar masalarında olduğu gibi çocukların 7 ve 17 yaşları arasında kullanabilecekleri çalışma masası, yazı tahtalı rafları açık veya kapalı modülleri geliştirildi, buna İtalya'dan getirilen çocuklar için özel ve masa renklerimize uygun çalışma sandalyesinin de eklenmesi ile takımımız tamamlandı. Komaks olarak, tüm satışlarımız, bayi ve yetkili satıcılarımız kanalı ile yapılmakta olup, Fındıklı'da bulunan mağazamız ise demonstrasyon ve perakende satış amacı ile kullanılmaktadır. Özellikle okulların açıldığı ilk günlerde ailelerin çocuklarına böyle bir oda takımını alabilecekleri düşünülerek liste fiyatlarımız üzerinde, %15 gibi bir iskonto yapılarak, herkesin bu imkandan faydalanması sağlandı. Kampanyamızın, 16 Eylül 91 tarihinde, el ilanları broşürler ve gazete haberleri ile tanıtılmış ve tüketiciden gelen istekler doğrultusunda 31 Ekim'e kadar uzatılmıştır. © Bilgisayar destekli eğitim, bilgisayar sınıfları ve bilgisayar sınıflarındaki yerleşim planları nasıl olmalı? — Gelişmekte olan ülkemizde bilgisayar destekli eğitimin önemi kavranmış olup, günümüzde yuvalardan yüksek öğrenime kadar bilgisayar kullanılmaktadır. Bu amaçla kurulan bilgisayar sınıflarının, özellikle gelişmekte olan çocuk vücudunun göz önüne alınarak ergonomik olması gerekmektedir. Her gencin boyunun aynı olmaması sabit bir bilgisayar ve çalışma masası ile sağlıksız bir ortam yaratmaktadır. Oysa göz-ekran, el-klavye açılarının uygun olması gerekmektedir. Komaks'ın geliştirdiği bilgisayar ve çalışma masaları 57-90 cm arasında dikey hareket kabiliyetli, buna uygun sandalyeleri ise 46-57 cm arasında dikey, sırt yüksekliği ve esnekliği ayarlanabilir niteliktedir. Ayrıca en önemlisi, Avrupa'da büyük önem taşıyan, ancak ülkemizde henüz bilinmeyen, Komaks'ın bu konuda da öncelik yaptığı, sunta konusundaki (Almanya'nın Münih Üniversitesi'nde mobilyaların değişmesi gerektiği yüzünden eğitime 8 ay süre ile ara verilmiştir). Tüm suntalar işlendikten sonra da yaşayan organik maddeler ihtiva etmekte olup, bunlar kanserojen risk yaratmaktadır. Suntalarımız Avrupa E1 normuna uygun olarak Avusturya Kronospan firmasından ithal edilmekte ve içerisinde bulunan formaldehit malzemesinin düşüklüğü nedeniyle kanserojen riski yaratmamaktadır. Böyle hayati bir konuyu burada belirtebildiğim için derginize çok teşekkür eder, ailelerin ve bakanlığın bu konuda hassasiyet göstermelerini rica ederim. * Çocuk mobilyalarında gelecekteki amaçlarınız nelerdir? — Komaks olarak, Çocuk Mobilyalarında gelen istekler doğrultusunda, yenilikler ve eklentiler yapmayı planlıyoruz. Mobilyalarımız, demonte ve modüler olarak hazırlan-
Celal Hallaç & Sinan Vural Hiç eski oyunları hatırlayanlarınız var mı? Geçen sayımızda başladığımız yazımızda Commodore 64'ün eski incilerinden dem vurmuş, bunların şimdikilerle karşılaştırıldığında ne kadar eski olsa da hâlâ çekici olduğunu vurgulamıştık. Bu sayımızda yine eskileri yad etmeyi sürdürüyoruz. Bizi okumaya devam edin...
RAID OVER MOSCOW
Impossible Mission'dan sıkılmak pek mümkün değildi ama onu bırakınca Moskova'ya saldırmaya başlıyorduk. İşe başlarken uzaydaki istasyondan gemiyi çıkartmamız gerekiyordu. Daha sonra Dünya'ya inip Rusya'da seçtiğimiz bir üsse saldırıyorduk. Buradaki üssün duvarlarını yıkıp askerleri öldürünce içeri girip savunma bilgisayarını yok etmeye çalışıyorduk.
NEBULUS
Pogo'nun yeni macerası AMIGA'da başlamadan çok önceleri 64'te o çabalıyordu bile. 64 versiyonunda da kulelere Pogo daha sonra su altından yoluna devam ediyordu. O zamanlar için grafiksel olarak mükemmel olan bu oyun bizi oldukça oyalamıştı.
ARKANOID
Geçen sayımızı bir duvar yıkma oyunu olan Krakout ile bitirmiştik. Bu tür oyunların en çok beğenilenlerinden biri olan Arkanoid'de de
KAPAK duvar yıkmaya devam ediyorsunuz. Ancak bu sefer uzayda yalnız başına kalmış bir gemidesiniz ve oyunu yatayda değil düşeyde oynuyorsunuz.
SPLIT
Çocukken hemen herkesin oynadığı kaydırmalı bulmacaların bir değişik versiyonu bu oyunda çıkıyordu karşımıza. Ünlü kişilerin karikatürize edilmiş resimlerini birleştirmeye çalışırken çeşitli zorluklarla da baş etmemiz gerekiyordu. Reagan ve Thatcher gibi dünya liderlerinin yanı sıra efsanevi artist Marilyn Monroe da bu oyundaki yerini almıştı.
ELITE
Commodore 64'ün o zamana kadar gördüğü en geniş çaplı oyundu Elite. Bir uzay gemisinin başına geçip gezegenler arası ve daha sonra galaksiler arası ticaret yaptığınız bu oyunda gerektiği zaman savaşmak da gerekiyordu. Savaşta yeterince başarı kazanınca ordudan görev alıp bazı gizli cihazların peşine de düşüyordunuz. Vektör grafiklerin en güzel uygulamalarından biri bu oyundaydı. Gemiler ve ortamlar tel çerçeve olarak değil, katı cisimler olarak yani arkaları görünmeden temsil ediliyorlardı ekranda.
Rear Ülev
OLUK
Grafiksel olarak çok kıt ama alışkanlık yapan bir oyundu Ouix ve birçok farklı uygulaması yapıldı. Bir çerçevede işe başlayıp kareler çizerek ekranın yüzde yetmişbeşini kaplamaya çalışıyordunuz. Bu arada çerçevede dolaşan iki nokta peşinizi bırakmıyor ve siz ekranı kapladıkça yeri azaldığı için sizi tehdit eden kuyruklu bir cisim de zorluk çıkarıyordu.
LAST NINJA
Arcade türü oyunların en heyecanlılarından biri olan Last Ninja
Commodore 64 için yazılan en renkli grafikli ve hareketli adventure'dı o zamanlar. Amacınıza ulaşmak için altı zorlu kademeyi atlatıp Shogun'la dövüşmeniz gerekiyordu. Tutulan oyunların hemen ikincileri ve üçüncüleri de yapılır ama ilki kadar kaliteli olmazlar. İlginçtir ki bu oyunun ikinci ve üçüncü bölümleri de neredeyse ilki kadar beğenildi. 12
ULTIMA
Lord British tarafından yazılan Ultima serisi oyunlar karşılaştığımız ilk role-playing oyundu. Önce dört sonra yedi karakteri kontrol etmeyi öğrenmiş, büyüler yapmış, dehlizlerde dolaşmış ve yeni yerler keşfetmiştik.
STAR GLIDER
Vektör grafiklerin çok verimli kullanıldığı bir başka oyun da Star Glider'dı. Ortalıkta gördüğünüz her şeyi yok ettiğiniz bu oyunda amacınız kademeleri aşarak bölümleri temizlemekti. Oyunda en hoş sahneler ana üsse girip cephane almaya çalışmaktı; dönüp duran bir yere iniş yapmak hiç de kolay değildi. Ayrıca iki direğin arasından geçerek enerji almak da ilginçti. Aman dikkat edin elektrikler kesik olmasın, ortada kalıverirsiniz.
BEACH HEAD 2
Raid Over Moscow'u yazan Şşirketten bir başka mükemmellik daha. Oyunun ilk bölümünde yenip sürdüğünüz diktatör bu bölümde geri dönüyor. Bu seferki oyuna örneklenmiş sesler de eklenmiş. Dört bölümü ayrı ayrı oynayabildiğiniz gibi aştan girip tüm oyunu bitirmeye de çalışabilirsiniz. Küçük animasyonlar oyuna çok çekici bir hava veriyordu, ses efektleri ise başdöndürücüydü. WIZBALL
Oyunları orijinal olup olmadıklarına göre değerlendirirsek bu oyun kesinlikle birinciliğe oynardı. Bir büyücüyü temsil eden top olarak başladığınız oyunda kazanlarınızı boya ile doldurmaya çalışarak oynadığınız bölümleri boyuyordunuz. Ateş ederek vurduğunuz toplar damlalara dönüşüyordu ve sizin bunları yere çarpmadan toplamanız gerekiyordu. Cam küreleri toplayarak da kendinize çeşitli özellikler kazanabiliyordunuz. Bir süre sonra yardımcınız olarak bir kedi de size katılıyor ve ekranda küçük bir top olarak temsil ediliyordu. Bu arada çeşitli düşmanlar da yakanızı bırakmıyordu tabi.
SKATE OR DIE
Bence spor simulasyonlarının en güzeliydi Skate or Die. Kaykaya binmeyi çok severim, bu oyunla gerçekte yapamadığım hareketleri de yapabiliyordum üstelik. Beş ayrı kısımdan oluşan oyunda havuzda dövüşmek için kayabiliyor veya yine dövüşerek yokuş aşağı gidebiliyordunuz. Yokuş aşağı tek başınıza inmek istediğinizde çeşitli zorluklar sizi bekliyordu. Ancak oyundaki en büyük zevk büyük bir yarım boru içindeki hareketlerden alınıyordu. Burada en yükseğe çıkmak için hızlanabiliyordunuz veya çeşitli hareketler yapmak için yarışabiliyordunuz.
SPY VS SPY
Dünyanın en çok satan mizah dergisi olan MAD'in en sevilen iki karakteri siyah ve beyaz olarak birbirlerine karşı savaşan iki casustur. Bu komik ikilinin maceraları da zaman zaman bilgisayar oyunlarına konu oldu. Commodore 64 için yazılan ilk bölümde iki casus odalar | dolusu bir binadan kaçmaya çalışırken diğerini de engellemeye çalışıyordu. İkinci bölümde ıssız bir adada mücadele eden casuslar üçüncü bölümde kutuplara düşmüşlerdi.
IİNTERNATIONAL KARATE
Bir başka spor simulasyonu da International Karate idi. Commodore 64 de bir zamanlarki karate modasından nasibini almıştı ve bu oyun üç oyuncunun aynı anda dövüşebildiği ilk programdı. Joys-
KAPAK tick'i kullanan iki kişinin yanında bir de bilgisayarın kontrolündeki karakter olunca ortalık birbirine giriyordu. Özellikle arka plan grafiyle tanınan bu oyundaki trikleri biliyorsanız oyun daha da neşeli oluyordu. Örneğin RUN/STOP tuşuyla oyunu durdurduğunuzda beş karateci birden senkronize karateye başlıyordu. Veya kontrol edilme bekleyen karakterin pantolonu düşüyordu.
DEFENDER OF THE CROWN
64'teki ilk strateji oyunlarından biri olan Defender of the Crown mükemmel grafikleri ve uyumlu senaryosuyla dikkatleri toplamıştı. Ortaçağdaki dağılmış İngiltere'yi toplamak size düşünce bir Lord olarak diğerlerine karşı savaşmaya başladığınız bu oyunda Robin Hood'da size yardımcı olmaya çalışıyordu. Mancınık yapıp düşman kalelerine yanan toplar veya duvarlarını yıkmak için taşlar attığınız sahneler hâlâ unutulmaz.
GOES TO HOLLYWOOD
Kişiliğinizi bulmaya çalıştığınız Frankie Goes To Hollywood'da oynadığınız oyunun yanı sıra ekstra puan kazanmak için küçük başka oyunlar da oynayabiliyorduk. Hele o kasetten yükleme müziği yok mu bizi deli ediyordu.
SİNAN VURAL Şimdiye kadar hep bahsettik durduk bilgisayar gruplarından. Çoğunun kanunsuz olarak çalıştığını ve orijinal oyunları kopyalanabilir hale getirdikten sonra başına intro koyup dağıttıklarını ve bundan haksız kazanç sağladıklarını hemen hepiniz biliyorsunuz. Bu arada Vedat arkadaşımız da sizlere kendi programlarınız için bu tür intro'lar yazmanın yollarını ve tekniklerini öğretmeye çalıştı. Ancak bu bilgisayar gruplarının bir kısmı böyle kanunsuz işlerle uğraşırken bir kısmı da halka açık programlar yazmakla uğraşırlar. Halka açık programlarla kastettiğimiz ise 64'ün tüm yeteneklerinin sergilendiği programlar olan demolar ve daha önce de bahsettiğimiz yardımcı programlar olan utility'lerdir.
Demolar ilk olarak müzik paketleri olarak başladı. Oyunlarda kullanılan müzikler sökülüp bunlar bir program içinden istenildiği gibi çağrılıyordu. Hangi grup daha çok müzik söker daha fazla program hazırlarsa onun ismi yayılırdı. Örneğin ilk zamanlarda çeşitli programcıların hazırladığı Game Musics ve Synth Sample adlı seriler pek meşhur olmuş hatta ülkemizde de birkaç bölümü bulunabilmişti. Bu arada programcılar sadece müziklerle yetinmeyip ekranı daha hareketli hale getirmeye çalıştılar. Bunun güzel örneklerinden bir tanesi Synth Sample adlı müzik programıyla, ilginç efektler yaratan bir görsel programın birleştirilmesiyle oluşan SWINTH adlı programdı. Müzikleri ve görsel efektleri gittikçe geliştiren programcılar ilginç gö-
EPP 5005
>