CDTV TÜRKİYE'DE!!!
Evet yanlış duymadınız, CDTV (Commodore Dynamic Total Vision) artık ülkemizde bulunuyor. Daha önce dergimizde tanıtım amaçlı yazılardaki resimlerden tanıdığınız CDTV artık TELETEKNİK'te demonstrasyon için bulundurulmakta. Birçok programıyla birlikte getirilen CDTV aynı zamanda CDROM olarak ve GRAFİK CD PLAYER olarak da kullanılabiliyor. CDROM'lar yaklaşık olarak 600 Mbyte'lık saklama yeteneğine sahiptir ve bu bilgilere yüksek hızda erişim sağlar. CDTV'ye ek olarak sadece bir klavye bağlandığınızda da bir AMIĞGA olarak kullanabiliyorsunuz. Asıl haber ise Commodore firması Amiga 500 bilgisayarının solundaki portuna bağlanabilen bir cihazla CDTV'yi 500 kullanıcılarının evine getiriyor.
DİV, Commodore'un Amiga *için geliştirdiği en son ek birim. Bundan sonra kısa zaman önce anons ettikleri UNİX tabanlı bilgi- 'sayarları geliyor. CDTV, Aiga'nın yetenekleriyle 'CD' lerin saklama özelliklerini içeriyor: Tabii ki bu da onu çok güçlü bir makina kılıyor. Bu yetenekleriyle öğrenim ve eğlence alanında pek de rakip tanımiyor.
Gail Wellinton, Commodore İnternatıonal LTD.'in özel projeler müdürü, program firmalarının CDTV'ye oldukça rağbet eftiklerini belirtiyor ve arkasından da en yeni CDİV programı olan Grolier'i tanıtıyor. Grolier Electronic Eneyelopedia (Grolier Elektronik Ansiklopedisi) bütün Grolier's Academic American Eneyeclopedia'nın (Grolier'in Akademik Amerikan Ansiklopedisi) tüm 21 cildini tek bir CD-ROM içinde sakliyor. Commodore yetkilileri, bu programın hızlı erişimi ve güçlü grafikleriyle hem aile içi eğlencelerini arttıracağını hem de bu esnada çocukların ev ödevlerini yapabileceğini söylüyorlar. CDTV'ni yeni versiyonlarında (Amiga'nın en ünlü grafiklerinden) Jim Sachs'ın çizimlerini de içeriyor. CDTV'ye normal bir CD takıp müzik dinlemek istediğinizde ekranda bir CD imajı ve CD'deki programlar beliriyor. Seçilen parçaların numaraları ise küçük bir blok içerisinde beliriyor. CD'yı çalmaya başladığınızda bir okuyucu kafa disk resminin üzerine doğru İlerliyor ve yerine gelince bir lazer ışını kafadan CD'ye ve oradan da geriye yansıyarak tekrar kafaya doğru yol alıyor. Eğer disk durdurulur ve CDTV'den çıkarılırsa hem kafa hem de disk resmi kayaran ekrandan çekiliyor. CD'lerinizi dinlerken dikkat etmeniz gereken bir husus da diskinizin (grafik) olup olmadığını kontrol etmek 6)'lerde saklı grafik dataları bulunmakta ve piyasada bu saklı grafikleri gösterebilen çok az aletten biri olan CDİV, bu imkanıyla grafikleri izlemenizi sağlamaktadır. CD--MIDI ise CDTV'nin başka bir özelliğidir. Bu özellik sayesinde bazı müzisyenleri disklerde sakladığı MIDI sesleri (Sample) alıp kendi Midi klavyelerinizde kullanmanızı hatta geliştirmenizi sağlıyor. Bu özellik CDTV'nin geliştiricisi olan Mike Lehman tarafından da tanıtılmıştı. CDTV'nin Rom'unda bulunan bir özelliği de çok dille çalışabilmesi, Böylece programcılar tek bir program parçasını dünyadaki tüm CDİV'lerde rahatlıkla çalıştırabilecekler. Bunun geliştirebileceği bir avantaj da hangi dili kullanırsanız kullanın, CDİV ile program yaparken hiç bir zorluk çekmeyeceğinizdir. En iyi haber de Amiga 500 sahiplerine. Commodore sonunda A 69071 tanıttı. A 690, Amiga 500'e bağlanan bir ekbirim ve Amiganızı CDİV gibi kullanabilmenizi sağlıyor. Fakat ne yazık ki Amiga 2000 ve Amiga 3000 kullanıcıları CDTV'lerine kavuşabilmek için daha beklemek zorundalar. Yİne de yetkililerin cihaz üzerinde çalıştıklarını ve Tamamlanmasına çok az bir süre kaldığını söylemeleri oldukça umut verici, Commodore firmasının fiyat düşürmemesine rağmen yine de Walt Disney Computer ware ve Grolier firmasının büyük bir program desteği vermeleri ve CDTV'yi bu kadar benimsemeleri hayret verici. CDTV'nin en çok beklenen başlıklarından biri de Tiger Media'nın Airwave Adventure programıydı. Tiger Media'nın başkanı olan Laura Buddine ise programlarının çoktan hazır olduğunu fakat Commodore firmasının son CDTV'sini piyasaya sürmesini beklediğini belirtti. Konusu 1930 stili bir cinayetin sırları ve bir komedi karakteri üzerine kurulu, Bayan Laure ise bu oyunun ilk optik disk üzerine kurulu oyun olduğunu belirtiyor. Barny Bear Goes To School (Ayı Barney Okula Gidiyor) adlı oyun ise Free Spirit Software'in ilk CDTV oyunu. Bu oyun ise çok güzel bir çocuk eğitim programı. Okul çağındaki çocuklara okula gitmek için hazırlamayı, dikkat edilmesi gerekenleri ve öğrenim sırasında gereken dayanışmayı aşılayan bir program, oldukça eğitici. Bu alandaki gelişmelerini sürdüren birçok firma da yakında CDIİV programlarını piyasaya sürmeye hazırlanıyor. CDTV'nin piyasaya sürülmesiyle birlikte 50 program paketi de bulunuyor. Commodore firması yetkilileri ise 1991 Aracılık ayına kadar 200 çeşit program bulunabileceğini anons ettiler. Şu anda Avrupa'da CDİV için piyasada bulunabilecek programlardan bazıları şöyle,
Bütün bunlar da Commodore firmasının Vic 20 ile başlayan başarılarını yıllardır sürdürebildiklerini ve pek vazgeçmeye niyetleri olmadığını gösteriyor.
FE yam
SANAT
Advanced Military Systems: Son savaşan aletler, konuşma ve müzikle 1500 fotograf.
Women in Motion: 19. yüzyıl hanımları ile hazırlanmış animasyonlar, EĞİTİM programı.
zırlanmış eğitim programı.
yama kitabı programı.
Barney Bear Goes to School: Müzikli ve animasyonlu eğitim
Fun School 3: Altı değişik çocuk eğitim programı. LTV English: İkinci dil olarak İngilizceyi tercih edenler için ha-
Mind Run: Bir zeka geliştirme ve test seti. Mud Puddle: Temiz ve düzenli olmayı öğrefen çocuk oyunu. My Paint: Çok kolay kullanılan, animasyonlu, 100 resimlik bo-
The Paper Bag Princess: Prensini kurtaran pranses, fakat ne yazık ki onlar erememişler muradına. Scary Poems for Rotten Kids (yaramaz çocuklar için korkunç şiirler): Sadece geleneksel karanlık ve ejderahlı olanlar değil, savaş ve tehlikeleri de içeriyor.
Psyco Kiler: Korku oyun.
Snoopy: Snopy dedektifçilik oynuyor. Wrath of The Demon: 3d grafikli oyunda prensesi kurtarmanız gerekir,
Xenon 2 - Megablast: 3D müzikli. BLASTTEM UP meraklılarına!
MÜZİK
Music Marker: 40 değişik enstrüman ve 17 değişik müzikle müzik bilginizi genişletin. Üç değişik seviyesi var.
Geçen gün daha çok grafik sanatçısı eski aletlerini değiştiriyor veya en azından destekliyor.
Bu da bilgisayar grafikleri piyasasının en hızlı gelişen bölümünü temsil ediyor.
Başladığımız bu kısa serimizde ticari ve kişisel işlerinde bilgisayara geniş yer veren beş sanatçının çalışmalarından kesitler vereceğiz. Sanatçılar arasında yazılım ve sistemler farklar gösterse de kesin olan şey bilgisayarın yaratıcılığa büyük katkılarda bulunduğu. Bazı sanatçılar şimdiden bilgisayar yardımıyla yapılan çalışmaların, illa ki bilgisayarsal bir görünüşe sahip olmalarının gerekmediğini gösterme yolunda. Dikkate değer bir başka nokta da elle yapılamayan etkilerin sayısal işlemler ve başka bilgisayarsal efektlerle sağlanması. Sonuç olarak, bilgisayarın sanatçılara büyük olanaklar sağladığı kabul edilen bir gerçek; üstelik fiyatlar düştükçe ve teknikler geliştirildikçe, eski sanat/bilim ikilemi yok olacak gibi görünüyor.
ve The American Bar Association gibi büyük kuruluşlardan aldığı onca işin arasında Charley Murphy'nin nasıl da kısa zamanda ekranda görülebilen bir fotoğraf gitmesi gerekiyor. Yakın zamanda The American Bar Association'ın kullandığı en yeni sistem, Truevision'ın Targa 32 grafik kartı. Targa kartının 32-bit olanağı sağlaması Murphy'nin tüm işlerini değiştirmiş. “Uzun süre 8-bit'lik görüntülerle çalıştım. Ama bu sistem bana istediğim kapasiteyi ve olanakları sağlamıyordu.” “Şimdi bu efektlerden daha önemlisi çizimleri 16.7 milyon renk olarak hazırlayabiliyorum ve örneklediğim görüntüler de yine tüm renkleriyle alınabiliyor. 32-bit'ten sonra 8-bit'lik çalışmalar kesekağıdına basılmış gibi geliyor.”
1988'de Murphy, Targa kartının ve
Lumena yazılımının sağladığı olanaklarla karşılaşınca, ticari illüstrasyon işlerini yeniden yönlendirmiş. Daha önce Macintosh kullanarak siyah-beyaz çalışmalar yapan Murphy
20.000 dolarlık bir yatırım yapmış.
Murphy kendisi gibi yalnız çalışan bir illüstratörün bu kadar büyük bir sisteme sahip olmasının normal olmadığını düşünüyor ancak yine de piyasada kendi yerini diğer tüm sanatçılarınkinden üstün buluyor. “Fiyatlar ne kadar düşse de yine de birçok sanatçı için hâlâ çok yüksek.” Murphy sık sık deneyler yaparken keşfettiği efektleri işlerine yansıtıyor.
Ona göre görüntü/renk işlemleri ve yeni yazılımlar kişisel çalışmalarından çıkıp ticari işlerine kadar yansıyor. “Sanatçı yanımla ticari olarak çalışan yanım karşılıklı olarak birbirini destekliyor. İlk örnekleme denemelerim 'Magic Pyramid' adlı çalışmamdaydı, daha sonra bu tekniği tüm işlerimde kullanmaya başladım. Böylece piyasadaki yerim de güçleniyor.” Bir sanatçı olarak Murphy, kendi stilini “İki boyutlu ortamlarda üç boyutluluk.” olarak tanımlıyor ve ekliyor, “Ürünlerimin gerçek üç boyuttaki perspektif kurallarına uymasına gerek yok. Örneğin bir cismin gölgesinin havada olduğunu hiçbir zaman görmezsiniz, ama 'Redwing Sky' adlı çalışmamda bu ilginç bir efekt yarattı.”
Murphy bilgisayarın yaratıcılığını
baltalamadığını, tam tersine desteklediğini savunuyor, “Yeni şeyler öğreniyorum. Bilgisayar gelişmeme yardımcı oluyor. Artık yavaşlamak istesem de bunu başaramam.”
ışladım. Böypiyasadaki
Rence Sauickie arkadaşı Tom Casey için “O eski nesil.” diyor. “Bense yeni neslin temsilcisiyim... Ben bilgisayar grafikleri ve aletlerini kullanmayı kolejdeyken öğrendim. Oysa Tom işe geleneksel grafik tasarımı ve fotoğraf teknikleriyle başladı; sonra bilgisayar kullanmaya başladı.” Teknikleri nerede öğrenmiş olurlarsa olsunlar, Production Masters Inc.'de (PMI) çalışan her ikisi de animasyoncu olan sanatçılar,
ve bilgisayar grafikleri teknolojisini yeni bir araç olarak görmekteler, kendi isteklerini sağlayacak şekilde rafine edebilecekleri bir araç. “Bir konuyu düşünürken,” diyor Sauickie, “Aklımızda bilgisayar olur, bazı bölümleri tasarlayıp bu bilgisayarla işleme fikrinden çok, bilgisayarı bu projede en iyi nasıl kullanırız diye sarılırız.” “Ama bazen de bir efekt yaratmak için yeni yollara başvurmak zorunda kalırız.” diyor Casey. “Yazılım fonksiyonunun tam olarak neler yapabildiğini size anlatmazlar. Neler yapabileceğinizi sizin bulmanız gerekir.” diye ekliyor Sauickie de, bugünkü bilgisayar grafikleri tekniklerini kullanarak Casey ile birlikte buldukları efektleri nasıl yarattıklarına örnek veriyor. “Örneğin, bir paket sizin mermer yaratmanızı sağlıyor. Siz sadece mermer kullanmaktan çok daha fazlasını yapabilirsiniz; mermerden yıldırım yapabilirsiniz. Bu sadece “Tamam, yıldırım yapmak istiyorum, e, mermer de yıldırım gibi görünür, onun da damarları vardır.” diye düşünerek ortaya çıkabilir. Sonra kendinize sorarsınız, “Bunun yıldırım gibi görünmesini nasıl sağlarım?” Ve becermek için bir yol bulursunuz. Aslında biz çalışırken programı yazanların bile bilmediği efektler buluruz, ve onlar bile kendi programlarına şaşırırlar.” Sauickie, “Tom
“Bir spottan gelen renkli ışınlar” ola-
Sauickie, “Ama kimse bu efekbir ışıktan başlayarak gittikçe sönükdıkları yazılım ve donanımlar hakkında Samickie şunları söylüyor:
larıyla bunu nasıl başardığımıza şaşırırlar.” PMI takımının deneyler sonucu yarattığı başka bir tür efekt de ışık burada ışık oyunlarıyla tanınır.” diyer ve Tom'un yarattığı efektleri, rak tanımlıyor. “Bu, birşeylerin patlatılmasında — — kullanılan bir efekt olarak başladı.” — ti farklı amaçlar için kullanmayı düşünmedi. Böylece Tom, çok parlak leşen bir ışın kullandı. Artık herkes bunu kullanıyor.”” — Bu efektleri yaratmak için kullan-
“Elimizde hazır bir görüntü olunca 42 The Answer paketini sıklıkla kullanıyorsunuz örneğin,
Neon ışığı içinse, bir tüp gibi düz bir çizgi yaratıyorsunuz. Bu görüntü büyük kuruluşların, çoğu PMI'ya gelen bölgesel reklam kuruluşları için hazırlanıyor. Yakın zamanda General Electric için yapılan bir reklam kampanyası böyle başlamış. PMI tarafından hazırlanan Noel posterini gören bir GE görevlisi reklam ajanslarından birinden, PMI'ya gidip bir kitap kapağı hazırlatmalarını istemiş.
perspektife göre cisimleri eğmek, elemanların yerlerini değiştirmek gibi efektleri onlar çizerek başaramazlardı.”
ür dizi gö “Gemi, deği Bişik ride seçebilecek değişik yaşam tarzpaketlerinin en iyi yanlarının birbir olduğunu belirtiyor. Alias pa- | k, daha sonra ekledimiz yazılım arın tümü de bu progçok uyumlu Bu aha önce hazırlanmış eştirmek için Alias'ı kullanmışlar daha sonra yine aynı paketin ray- (işık ışınlarını iz-
1000 veya 2000 çizgilik çözünür- — çıkarıp, görüntüyü parçalara bölüp, - lüklerde çalıştık. Buna olanak sağla- parçaları ayrı ayrı birleştirdikten sonra işlemek yoluna gitti. “Sadece o görüntüyü işlemek üç günümüzü aldı” diyor Soüickie PMI'daki tasarımcılar yeni sorunların üstesinden geldikçe yeni bir anlayış doğuyor. Casey'- nin bu konudaki yorumu şöyle: ““Eskiden bilgisayarı tek ve özel bir tür sanat yapabilen bir cihaz olarak göa bir duvardan çı- — rüyorduk. Oysa artık bilgisayar tüm zerinde çalı- işlerimizde kullandığımız kalem gibi yazılımı hafızadan — bir araç haline geldi.”
İsimsiz
ta
& « ve
7 o imize nn önce 1
UA4
O Izi OkUyYUN Ve
Yine grafik köşemizde birlikteyiz. Amica Paint programının açıklamasına son çizim menüsü ve renk menüsüyle devam ediyoruz. Renk menüsüne geçmeden önce ikinci çizim menümüzü açıklayacağım. Bu menüde de *F3” tuşuyla giriliyor ve hemen ekranınızda bir dizi işlem ve karşılığı tuşlar içeren minik bir pencere daha açıliyor. Bu Menü ise içi dolu olarak yaratabileceğiniz şekilleri içeriyor, bunlar: R-DİKDÖRTGEN: Sol üst ve sağ alt noktalarını belirlediğiniz anda seçtiğiniz renkte içi dolu bir dikdörtgen meydana gelecektir. Renk seçimleri için bu ayki yazının sonunu beklemelisiniz. O-KARE: Dikdörtgen seçeneği ile de kare çizebilirdiniz tabii ki, fakat tamamen düzgün olması için bu kolaylığı getiriyor programımız. N-ÇOKGEN: Gerekli noktaları sırasıyla ateş tuşuyla belirtin ve bitir-
Celal Hallaç
İP mek istediğiniz noktada iki kere klikleyin, işte içi dolu çokgeniniz belirdi bile. K-KÜRE: Geçen sayıda anlattığımız daire ile aynı şekilde kullanılır, tek farkı bunun içi seçilen renkte doludur. E-ELİPS: İstediğiniz yere istediğiniz şekil ve ebatta dolu elipsler çizmenizi sağlar. U-KEK: Bu işleme kek diyoruz çünkü gazetelerdeki parti oy oranlarını gösteren pasta dilimlerini yapmanızı. sağlıyor. Kullanılışı ise bir üst menüdeki daire parçası ile aynı. O-ELİPS KEK: Tahmin ettiniz sanırım, yukarıdaki işlemin aynısını bir elips üzerinde yapmanızı sağlar. F-BOYAMA: Kapalı herhangi bir şeklin içini seçtiğiniz bir renk ile boyar. Kapalı olmasına dikkat edin, yoksa bulduğu en küçük delikten dişarı sızar ve ne olduğunu anlamanıza müsaade etmeden ekranınızın tamamını boyar. S-SPRAY: Commodore 64'ün çizim programlarında gördüğüm en iyi spray çizim rutini. Bu işlemi seçer seçmez birkaç parametre vermeniz gerekiyor. Bunlar ise “SİZE: X-Y” ve “POWER” İlk soruyu spray'inizin büyüklüğü olan x piksel ve y piksel ile cevaplayın. İkinci soru ise püskürtme gücünü belirtiyor. Buna da (en güçlü | olmak üzere) yine bir rakamla cevap vermelisiniz. Sayı arttıkça yoğunluk azalacaktır.
RENK MENÜSÜ Renk menüsüne girmek için çizim ekranında iken “F” tuşuna bir kez dokunmanız yeter. Tabi ki bu da size bir alt menü getirecektir. Burada da şu işlemler bulunur. Z-ÇİZİM RENGİ: İstediğiniz çizim rengini buradan seçeceksiniz (detaylı açıklama aşağıda). M- PATERN (ZEMİN): Çizim işlemlerini bir deseni zemin alarak yapmaya yarar.
S-ÇİZGİ STİLİ: Bu işlem ise çizgilerinizi değişik stillerde yapmanızı sağlar. P-FIRÇA: Her programda olduğu gibi bunda da fırça işlemleri yapılabiliyor. Detaylı açıklama için gelecek sayıyı bekleyin. R-RENK TABLOSU: Buradan renklerin diğer renklerle ilişkilerini belirliyorsunuz. 64'te sadece bu prog-
-ramda bulunan bir özellik.
L-PARAMETRE YÜKLEME: Daha önceden gerekli ayarlamaları yapıp parametrelerinizi kaydettiyseniz burada yükleyebilirsiniz ve aynı özelliklerle çizimlerinizi yapabilirsiniz. A- PARAMETRE KAYDETME: Bu da değiştirilen parametrelerin kayıt işlemini yapar. D-DIR: disk directory'sini (içeriğini) almak için kullanılır. Menünün açıklaması bu kadar. Çizim rengini seçmek için ise “Z” tuşuna bastıktan sonra,
A - Siyah - B - Beyaz C - Kırmızı D - Cam Göbeği E - Mor F - Yeşil * G - Mavi H - Sarı I - Portakal J - Kahve K - Açık kırmızı L - Koyu gri M - Gri N - Açık yeşil O - Açık mavi P - Açık gri tuşları ile gerçekleştirilir. Umarım bu bilgileri iyice sindirmişsinizdir. Çünkü bu menünün geri kalanını da anlattıktan sonra özel efektlere geçeceğiz. Artık perdeyi kapatma vakti geldi. Ben kapatıyorum ama size izin yok. Daha okunacak koskoca bir dergi ve çizilecek birçok şeyiniz var. Umarım sizler de benim kadar bundan hoşlanıyorsunuzdur. Gelecek sayıda buluşmak üzere... Bu bölümün geri kalan alt menülerini gelecek aya bırakıyorum.