Baştan Çıkarıcı

“Bilgisayarın grafik alanında baştan çıkmasının en büyük sebebi, sanatsal deneyimlerin kolaylıkla yapılabilmesidir.” diyor yirmi yıllık fotoğrafçı ve yeni yeni bilgisayar sanatçılığına giren Susan Felter. “Bilgisayar renkleri istediğiniz gibi değiştirmenize ve devamlı bir ilgiyle çizmenizi sağlıyor. Tüm bunları göz açıp kapayana kadar gerçekleştirdikten sonra, gene göz açıp kapayana kadar tersine çevirebilirsiniz.” Felter, yıllar yılı ilgisini çeken iki konu olan, fotoğrafçılık ve çizimi birleştirebileceğini anladığından beri bir IBM PC ve yazılımın 8- ve 16-bit'lik versiyonlarını kullanıyor. “Çalışmalarımda geleneksel fotoğrafçılık tekniklerini bilgisayar grafikleriyle birleştiriyorum.” diyor Felter. Felter'in sanatçılıktaki geçmişi de oldukça köklü; fotoğrafçılık alanında Guggenheim Ödülü'nü almış, ayrıca Santa Clara Üniversitesi'nde yardımcı profesör olarak ders veriyor. “Aslında fotoğrafçılık ve çizim benim için iki ayrı uğraş, ama bilgisayar grafiklerini kullanarak bu ikisini birleştirebiliyorum.” Lumena yazılımının kendisi için ideal olduğunu belirtiyor Felter. Örneklenmiş fotoğrafları alıp işleyebildiği gibi elle çizime de olanak tanıyan bu program ayrıca örnekleme tablalarını ve basınca duyarlı kalemleri de destekliyor. “Lumena paketleriyle, kolajlar yaratıp fotoğrafların büyüklüklerini değiştirebiliyorum. Ayrıca 16-bit'lik versiyonu kullanarak fotoğraflara bulaşma efekti de verebiliyorum.” diye açıklıyor Felter. Felter şöyle devam ediyor: “Bir fotoğrafı örnekleyip bilgisayara geçirdikten sonra bir yerde çizime dönüşüyor. Bir yağlı boya çizim gibi istediğim yerleri bulaştırıyorum, istediklerimi başkalarıyla birleştirip karıştırabiliyorum ve bir sürü efekt elde ediyorum. Amaçlarım için bunlar çok önemli.” Felter'e göre bu efektlerden bazılarını elle gerçekleştirmek gerçekten çok zor. “Bir fotoğrafa bulaşmış efekti vermek için gerçekten üzerine boya sürmek gerekir. Ama yine de bu efekt bilgisayarda yarattığınız istenilen sonucu vermez.” Bilgisayarla kısa sürede gerçekleştirilen başka bazı efektleri elle yapmanın da çok uzun zaman alacağını belirtiyor Felter. “Örneğin bir fotoğrafın boyunu değiştirmek için tekrar karanlık odaya gidip başka bir film yaratmak gerekir. Ama bilgisayarda bir görüntünün boyutunu değiştirmek için bir düğmeye basıp çekmeniz yeterli.” Felter, Lumena'yı kullanımı kolay olduğu için de tercih ettiğini söylüyor. “Öğrenciler programı kendi kendilerine öğrenebiliyorlar, çünkü kullanımı gerçekten çok kolay.” Felter, bu elektronik çağında, tüm işlerinin merkezinde kültürel bozuklukların yattığını belirtiyor. Bu temayı hem aşkı hem de en büyük korkusu olan bilgisayar grafikleri alanında uyguluyor. “Çok hızlı değişen, rekabetçi ve teknik bir dünyada yaşadığımızın farkındayım. Bir anda dünya çapında bir savaş başlayabilir. Bu duygularımı fotoğraflara veya çizimlere yansıtmada bilgisayar büyük bir rol oynuyor.” Santa Cruz Üniversitesi'ndeki, “Alternatif Uygulamalar: Sanatta Bilgisayar Teknolojisi” adlı sergide Felter de bir gösteri sundu. Kurta tablo ve kalemi ile 8-bit'lik Lumena'yı kullanan Felter, koyu ve boş arka planla kontrast yaratacak şekilde heyecanlı çizgi film karakterleri yerleştirdi. Bu karakterler ne kadar tuhaf olursa olsun, onları çevreleyen neşeli hava, bir yerde tehlike ve risk ihtimaliyle, “bana göre ancak bilgisayarla yaratılabilecek olan bir sanatsal deneyimin etkisi.” ile kararıyor.

Fotoğrafları örnekledikten sonra Susan Felter, renklendirmek için bilgisayar kullanıyor.

Bilgisayarın kendisine gereken esnekliği kazandırdığı kanısında.

Patlayan Dağlar

“Patlayan Dağlar”, “Kumarbaz” ve bunlar gibi bir dizi çalışmayı hazırlarken, Felter görüntüleri kesmek, yapıştırmak, çizimlerin boylarını değiştirmek ve renklerle oynamak için Kurta örnekleyicisini ve yine 8-bit'lik Lumena'yı kullanmış. “Lumena'nın 8-bit'lik versiyonunu daha çok beğeniyorum. Çünkü renkler üzerindeki hakimiyetim 16-bit'lik versiyon üzerindekinden daha az. 8-bit'lik versiyonda daha az renk olsa da daha iyi renk kontrolü sağlıyor. Daha az renk olduğu zaman renk haritalarını daha kolay değiştirebiliyorum.” Eğer bir görüntünün rengini beğenmezse tümünü yeniden çizmek zorunda olmadığını belirtiyor Felter. “Kompozisyonun elemanlarının yerlerini istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz ve değişim gözlerinizin önünde olur. Lumena'nın 16-bit'lik versiyonuyla bazı işlemleri gerçekleştirmek daha zor gibi geliyor.” Felter, çalışmalarını bitirdikten sonra geleneksel basım teknikleri kullanmaktansa, direkt olarak ekran üzerinden fotoğraf çekiyor. “Piyasada mükemmel baskı olanakları var ama kendi fotoğraf makinem ve karanlık odam varken niye bunlarla uğraşayım ki?” “Ayrıca bu işlem benim için çok daha ucuz oluyor. Hem fotoğraflar daha uzun süre dayanıyorlar ve ben onların zenginliğini seviyorum. Bazı baskı teknikleriyle görüntüler ayrı bir hava kazanıyor. Bir fotoğrafın ise kendine özgü bir derinliği var.” Görüntüleri Büyütmek Yaptığı çalışmaları saklamak için Felter genelde fotoğraf kullansa da kendine özgü bir teknik de geliştirmiş. Görüntüleri PC ekranında yarattıktan sonra, çalışmanın parçalarını 1/4 veya 1/9 oranında büyütüp bunların tüm ekranı kaplamasını sağlıyor. Bu kısımların fotoğrafını çekerek görüntünün dört veya dokuz negatifini oluşturuyor. Bu negatifleri karanlık odasında 40x50 cm ölçülerinde basan Felter daha sonra bunları birleştirip çerçeveliyor. “Yarattığım görüntülerin modülerliği estetik açıdan ilgimi çekiyor.” diye bir yorum yapıyor Felter. “Görüntülerin daha kesin olmasının yanında, parçalar görüntünün bilgisayarla yaratıldığı hissini veriyor. Tekil parçaları oluşturdukları bütünden daha çok seviyorum aslında.” Çalışmalarında konu ne olursa olsun Felter, Lumena ve çizim tablalarını kullanarak “elle çizim” yapmayı sevdiğini belirtiyor. “Biz kalem kullanarak büyüdük. Rahat kullanabildiğim çizim aletlerini her zaman tercih ederim.” Felter kaynak ve sonuç olarak fotoğraf kullanmaya devam edeceğini belirtip sözlerini şöyle noktalıyor: “Yarattığım görüntüleri kontrol edebilmek hoşuma gidiyor.”

Kumarbaz 4