Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 17
şesinde yeni yeni rutinler ve masaüs- tü yayıncılık programlarının kullanı- mı bulunuyordu. AMIGA'da Hard- disk kullanıcılarına yönelik bir yazı- mızda, düzenli çalışmanın kendileri için ne kadar faydalı olacağını anlat- maya çalışmıştık. Bu arada C64'çüler piyasada yüzlerce kartuş görmeye alıştıkları için, AMIGA için yapılmış olan tek kartuşun tanıtımını yapma- ya karar vermiştik bu sayıda. 5 yıla bir kala, işte altmışıncı sayı- mız ve Commodore Show birlikte ge- liyor. Birkaç aydır sürekli hatırlattı- ğımız Commodore Show, hava şart- ları yüzünden biraz sönük geçiyor fa- kat biz Commodore ekibi olarak der- gimizi zamanında yetiştirebildiğimiz için oldukça mutluyuz. Bu sayıdaki Haberler köşesinin tamamen Com-
modore Show dolduruyor. Ayrıca çok ilgi toplayan “İÇ MİMARİDE BİLGİSAYAR UYGULAMALA- RI” adlı konumuz, programlamayı yeni öğrenenlere yönelik “KENDİ PROGRAMINIZI YAZIN” ve gra- fiklerle uğraşan Commodore'cular için “ÜÇ BOYUT MU, YOKSA İKİ Mİ?” yazısını yayınladık. Tabii ki program kurtlarının sevgili bölümü- nü ABUR CUBUR herzaman ki gibi elinden geleni ardına koymadı ve 1541 kullanıcılarına bir tomar ipucu verdi. Tam beşinci senesini doldurduğu için, altmışbirinci sayıda daha çok kendimizi tanıtmayı amaçladık. Mut- faktan yazısı, kendimizi tanıtmak için yazılmıştı. Bu yazıda, derginin elini- ze geçmeden önce ne tür aşamalardan
geçtiğinden, ne tür zorluklarla karşı- laştığımızdan bahsetmiştik. Belki bu yazıyı okuduktan sonra neden dergi- nizin her ayın ilk günü bayinize gel- mediği hakkındaki sorularınıza cevap bulursunuz. Nereden nereye yazısının ilk bölümü de bu sayıda yayınlanmış- tı. Daha önce de söylediğim gibi bu yazının tamamının o sayıda yayınlan- ması gerekiyordu, fakat gerek yer darlığı, gerek benim akıl sağlığım ne- deniyle (altmış sayının özetini çıkar- maya çalışın, ne demek istediğimi an- larsınız) yazının kuyruk kısmı bu sa- yıya sarktı. Her neyse, gene konumu- za dönelim... Bütün disket sürücü kullanıcılarının bilmesi gereken ko- şulları içeren Floppy Disketlerinize Bakmayı Biliyor musunuz? yazısı sa- yesinde data ve program kayıplarını azaltmayı amaçlamiıştık. Makine di- linin püf noktaları köşesinde, yeni yıl sayısında yayınlanması gereken fakat bazı anlaşılmayan sebeplerden dola- yı yayınlanmayan İntro'nun kullanı- labilir hale getirilmesinin nasıl olaca- ğını anlatmıştım. Abur Cubur köşe- sinde de sizin desteğiniz sayesinde, di- Ber kullanıcıları aydınlatmaya devam ediyordu. Neyse, sonunda beş senenin özeti- ni çıkarabildim. Umarım eski dergi almak istiyenlerin veya eski dergiler- de neler bulunduğunu unutan okuyu- cuların işine yarar bu yazı. Başka yazılarda görüşmek üzere.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 16
Football Director II, bu sayının Strateji köşesinin konuğuydu. Macera peşinde ise iki ayrı oyunu tanıtıyordu: King's Ouest IV ve Police Guest II. AMIGA'cılara da en yeni CD teknolojisinin kolaylıklarından faydalanmayı sağlayan BABY”'nin tanıtımını yapmıştık. Sinan, ellibeşinci sayının Sinirsel
Ağ sistemleri yazısında, Geri Besleme (Back Propagasyon) kullanılarak öğretimin nasıl yapılacağını anlatıyor. Celal de bu sayıda, yeni bilgisayar alan okuyucuların, bir senede bilgisayarlarını çöpe atmalarını engellemek için iyi kullanımın 101 yolunu göstermişti. Geos'un dış dünyayla bağlantısını sağlayan ikonların kullanımını da bu sayıda açıklamıştı. Strateji köşesinde iki oyun bulunuyor bu ay: Kick Off II ve Battle of Britain. Bu sayıda bir de yedi köşe açmıştık. Kısa eğlenceli ama kullanışlı programlarla süslenecek olan bu köşenin adı Abur Cubur. Ellialtıncı sayının en büyük özelliği tanıtımlarla dolup taşmasıydı. Dokuz tane oyun tanıtımı, iki strateji ve altı tane de Macera peşinde yazısıyla oyun almak isteyen arkadaşlara yeni ve güzel oyunları tanıtmıştık. Sinirsel Ağ Sistemleri'nde bu sayıda rekabet ederek öğrenen sistemlerin çalışma prensipleri anlatılıyor. Anıl, uzun süren bir sessizlikten sonra entegre devrelerin tarihini ve gelmişini anlatan yazısı CHIİPS elektronik tarihini merak eden okurlara yardımcı olmuştu. AMIGA'cılar için de Walt Disney'in hazırladığı animasyon programının tanıtımı bu sayıda yer almıştı. Geos serisinde de menüler ve kullanıliış şekilleri yer alıyordu. Belki Mercenary veya Interphase oynarken vektör grafiklerin ne kadar iyi olduğunu farketmişsinizdir. Bu grafikler sayesinde tanımladığınız bir evreni istediğiniz açıdan ve noktadan görebilirsiniz. Elliyedinci sayıda vektör grafikleri dahilleriyle yapılan bir röportaj yer almakta. Bu sayının makine dilinin püf noktaları yazısında Intro veya Demo tekniklerinin tanıtımı yapılmaya devam ediliyordu. Tanıtım köşesi de tam onbir oyun “açıklayarak, hiç de fena çalışmadığını ispatlamaya çalışıyordu. Arcade, Adventure, Frp, vb. oyun türlerinin ne olduklarını çoğu kişi bilmediği için Sinan Vural, bir yazı yazarak Commodore camiasını bu konuda bilinçlendirmişti. : C64'çüler her oyunun başında bulunan intro'ların niye var olduğunu hiç düşünmemişler midir acaba? Biz bu introları yapan ve kırdıkları oyunların başlarına koyan gruplardan birini bulmuş ve yaptığımız röportaj sayesinde değişik konulardaki fikirlerini, ellisekizinci sayımızda size iletmiştik. Matematik ile sanat yapılabileceğini ispatlamak amacıyla, İteratif işlemleri kullanarak birbirinden güzel şekiller yaratmanın yolunu da bu sayıda yazmıştık. Bu sayıda daha önceden başladığımız tüm yazı dizileri tam hızlarıyla kendi konularında sizleri aydınlatmaya devam ediyordu. Yalnızca Geos köşesine bir ek yaparak, Geos'un neredeyse harika sayılabilecek geoPAINT, geo WRITE gibi programlarının ve işletim sistemi-
- nin kullanılışını göstermeye başlamıştık. Ellidokuzuncu sayıda; starateji meraklılarının yanı sıra FRP hayranlarına da hitap edebilmek için köşemizi FRP ve STRATEJİ olarak değiştirdik ve üç adet FRP ile bir tane de strateji oyunu açıldık. GEOS köşesinde yeni yeni rutinler ve masaüstü yayıncılık programlarının kullanımı bulunuyordu. AMIGA'da Harddisk kullanıcılarına yönelik bir yazımızda, düzenli çalışmanın kendileri için ne kadar faydalı olacağını anlatmaya çalışmıştık. Bu arada C64'çüler piyasada yüzlerce kartuş görmeye alıştıkları için, AMIGA için yapılmış olan tek kartuşun tanıtımını yapmaya karar vermiştik bu sayıda. 5 yıla bir kala, işte altmışıncı sayımız ve Commodore Show birlikte geliyor. Birkaç aydır sürekli hatırlattığımız Commodore Show, hava şartları yüzünden biraz sönük geçiyor fakat biz Commodore ekibi olarak dergimizi zamanında yetiştirebildiğimiz için oldukça mutluyuz. Bu sayıdaki Haberler köşesinin tamamen Commodore Show dolduruyor. Ayrıca çok ilgi toplayan “İÇ MİMARİDE BİLGİSAYAR UYGULAMALA-RI” adlı konumuz, programlamayı yeni öğrenenlere yönelik “KENDİ PROGRAMINIZI YAZIN” ve grafiklerle uğraşan Commodore'cular için “ÜÇ BOYUT MU, YOKSA İKİ Mİ?” yazısını yayınladık. Tabii ki program kurtlarının sevgili bölümünü ABUR CUBUR herzaman ki gibi elinden geleni ardına koymadı ve 1541 kullanıcılarına bir tomar ipucu verdi. Tam beşinci senesini doldurduğu için, altmışbirinci sayıda daha çok kendimizi tanıtmayı amaçladık. Mutfaktan yazısı, kendimizi tanıtmak için yazılmıştı. Bu yazıda, derginin elinize geçmeden önce ne tür aşamalardan geçtiğinden, ne tür zorluklarla karşılaştığımızdan bahsetmiştik. Belki bu yazıyı okuduktan sonra neden derginizin her ayın ilk günü bayinize gelmediği hakkındaki sorularınıza cevap bulursunuz. Nereden nereye yazısının ilk bölümü de bu sayıda yayınlanmıştı. Daha önce de söylediğim gibi bu yazının tamamının o sayıda yayınlanması gerekiyordu, fakat gerek yer darlığı, gerek benim akıl sağlığım nedeniyle (altmış sayının özetini çıkarmaya çalışın, ne demek istediğimi anlarsınız) yazının kuyruk kısmı bu sayıya sarktı. Her neyse, gene konumuza dönelim... Bütün disket sürücü kullanıcılarının bilmesi gereken koşulları içeren Floppy Disketlerinize Bakmayı Biliyor musunuz? yazısı sayesinde data ve program kayıplarını azaltmayı amaçlamiıştık. Makine dilinin püf noktaları köşesinde, yeni yıl sayısında yayınlanması gereken fakat bazı anlaşılmayan sebeplerden dolayı yayınlanmayan İntro'nun kullanılabilir hale getirilmesinin nasıl olacağını anlatmıştım. Abur Cubur köşesinde de sizin desteğiniz sayesinde, di- Ber kullanıcıları aydınlatmaya devam ediyordu. Neyse, sonunda beş senenin özetini çıkarabildim. Umarım eski dergi almak istiyenlerin veya eski dergilerde neler bulunduğunu unutan okuyucuların işine yarar bu yazı. Başka yazılarda görüşmek üzere.