Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 58
Tam beş yıl oldu ve
61 sayıyı geride bıraktı. Neler geldi, neler geçti, kim ne yaptı? Bu gerçek bir hayat hikâyesidir.
“Teleteknik'ten bilgisayarlı bir Türkiye'ye doğru.” Bir kısmınız bu sözleri reklam sloganlarından tanıyor olabilirsiniz. Bilgisayarlı bir Türkiye'nin sadece bir slogan olmadığı, çok yönlü bir çalışmayı gerektiren ve böyle bir çabaya değer bir hedef olduğu bu sözlerle girmişti Commodore Dergisi yayın hayatına... O zamandan bu yana, tüm aksaklıkların üstesinden gelmeyi başararak, her ayın ilk haftasında elinize geçen dergimiz, “Yayın hayatına ara vermeden en uzun süre devam eden ev bilgisayarı dergisi” ünvanını almaya hak kazanmıştır. Tabi ki bu ünvanı almak pek de kolay olmadı. Her ay sizlere hitap edebilecek yeni konular bulmak, oyunları açıklayacak arkadaşlara son oyunları temin etmek, kimi zaman boş kalan sayfaları dolduracak yeterli kalitede konu aramakla geçti bu beş yıl. (Ben henüz altı aydır buradayım ama problemlerimizin neler olduğunu hemen öğrendim.) Bu kadar zaman sonra, dergimizin her sayısını almış olan arkadaşların bile ilk sayılarda hangi konuların bulunduğunu unutmuş olabileceğini düşünerek, eski sayılarımızda neler olduğunu kısaca gözden geçirmek istedik doğum günü sayımızda.
İlk sayımız çıktığında, Türkiye'de
çoğu C64 kullanıcısının merak ettiği konularda yazılarla büyük ilgi toplamıştı. Basic bilen arkadaşlar için Bay-
Vedat HALLAÇ tan Bitirmez, “Bitmeyen Tefrika” olarak adlandırdığı yazılarına başlamıştı. Bu yazılarda kullandığı esprili dili sayesinde, Commodore'culara makine dilini gülümseterek öğretmişti. Program kırma ve kopyalama konusunda ise Zekai Kraker'in “Program kopyacısına notlar”ı, o zamanın koruma duvarlarını yerle bir edecek güçteydi. Daha sonraları “Kırıcı kartuşlar çıktı, mertlik bozuldu” diyerek yazılarına son veren Kraker'in tavsiyeleri sayesinde birçok oyun satıcısı zor günler yaşamıştı. Daha ilk sayımızda bir joystick'i nasıl yapabileceğinizi anlatarak donanım konusunda da iddialı olduğumuzu göstermiştik. Kaset kullanıcıları, “Kahretsin! Bir programı yüklemek için yüz yıl beklemek zorunda” diye söylenirken karşılarında normalden 40(!) kat hızlı yükleme yapabilen ESRA TURBO'yu bulduklarında anlamışlardı bu dergiden yararlanabileceklerini. (Not: Esra Turbo'yu şu an bile bazı bayilerin program listesinde görebilirsiniz.) “Kaset Disket Sohbeti” adlı köşede ilk olarak, teyp kullanıcılarının en büyük problemi olan LOADING ERROR sorununa bir çözüm getirilmişti. Bütün bu teknik kısımların yanında, “Compu Hobi-Compu Fobi” bölümü de dergimize renk katıyordu. Bu bölümde yayınlanan bulmacaları çözebilen insanlarla henüz karşılaşmadığımı da rahatça söyleyebilirim. Kim bilebilir ki “benzeri- Uzun beyaz değnek” ifadesiyle “aksırık”ın kastedildiğini. İlk sayılarda başlayan yarışma köşesinde de akla hayale gelmeyecek programlar yapmamız istenirdi hep. Fakat tutup da yapay zeka isteyen bir soru sorunca, bu köşeyi kaldırma zamanı geldi. (Bu soruya hiç doğru cevap gelmemişti.) Püf noktası köşeleri de oldukça ilgi çeken köşeler olmuşlardı çünkü her Commodore kullanıcısı ufak tefek hilelerle büyük işler başarmanın zevkinden haberdardır. Bu köşede programların listelenmesini engellemekten, 1541'in kafasının zıplamasını önlemeye kadar yüzlerce hile yayınlandı şimdiye kadar. İkinci sayıda bulunan “Sıra sıra sıralamalar” yazısıyla da herhangi bir dilde sıralama yapmak için, geçerliliği ispatlanmış sıralama rutinleri anlatılmış, her rutin için bir BASIC örnek verilmişti. Yine bu sayıda “Alet Edevat” köşesinde Commodore 64'ümüzü kullanarak ampullerine hükmetmenin kolay yolları gösteriliyordu. Fonksiyon tuşlarına komut yerleştirmenin yolları da bu sayıda açığa çıkarılmıştı. Bu yazıda Commodore 64'ün 16 fonksiyon tuşunu programlamak için gerekli bilgiler ve program bulunuyordu. İlk “Hata Köşesi” de bu sayıda çıktı. İlk sayının yetiştirilmesi telaşıyla tam 11 tane hata yapılmıştı çünkü. Bu arada Bahadır İşler arkadaşımızın çizgileri de dergimize renk katıyordu.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 59
Commodore Dergisi'nin ses dalgalarına bulaşması nedense üçüncü sayıda gerçekleşebildi ancak. Bu sayıda ayrıca C-64'ün müzik kolunu destekleyen ürünlerinin de tanıtımları bulunuyordu. Fakat C-64 kullanıcılarını oldukça üzen olay, “Alet Edevat” köşesinin bu sayıda Commodore 16'ya ayrılmasıydı.
Dördüncü sayımız da programcılara yönelik bir sayıydı. Disk drive kullanıcılarına SEQ dosya kullanarak bir telefon rehberi yapmayı o sayıda öğretmiştik. Basic kullanıcılarına yönelik “Hızlı Basic” yazısında bir BASIC programın hangi yollarla maksimum hıza ulaşabileceği anlatılıyordu. Baytan Bitirmez ise son hızla “Bitmeyen Tefrika”sını bitirmeye uğraşıyordu. Tabii ki “Çizgi” ve “Compu Hobi-Compu Fobi” köşeleri de hızlarından bir şey yitirmeden değişik eserler yaratıyorlardı.
Commodore kullanıcılarının, ne olduğunu anlamak için oldukça ter döktükleri bir özelliği vardır C-64'ün. Kimi buna MOB (Moveable Object Block-Hareket edebilir cisim bloğu) der, kimi SPRITE, kimi de “Ekran Cinleri”. Evet dördüncü sayımızın yıldızlarından biri ekran cinlerinin kullanılmasını öğreten yazıydı. İkinci yıldızımız ise, makine dili programcılarının anlamak için günlerce programlarla boğuştuğu “Interrupt”ları anlatıyordu, hem de örneklerle. Bu sayının çıktığı ay, Avrupa bilgisayar piyasalarını sarsan bir olay oldu.