BİR BİLGİSAYAR GRUBUYLA RÖPORTAJ

BİR BİLGISAYAR GR

Şu, bazı oyunların başında gördüğümüz isimleri yazanlar kimler? Kayan yazıları kim yazıyor, programları kim dağıtıyor? Belki bilmiyorsunuzdur ama bu işleri yapanların kanunsuz olarak çalışan bazı gruplar oldukları kesin. İşte bu ay sizlere çok yakından tanıdığınız bir gruptan bahsedeceğiz. ZOMBIE BOYS!.. Sanırız bu ismi bilgisayar oyunlarının başındaki introlardan ve demolardan tanıyorsunuzdur. Bize gelen mektuplardan anladığımız kadarıyla hepiniz bu tür grupların ne yaptığını merak ediyorsunuz. Biz de sizler için ZOMBIE BOYS'la grupları ile ilgili bilgi almak ve CRACKER'lık konusunun ne olduğunu anlamak için kısa bir röportaj yaptık. Bakalım beğenecek misiniz? Unutmadan şunu ekleyelim, bu röportaj ZOMBIE BOYS grubunun COMMODORE 64 bölümüyle yapılmıştır. COMMODORE: Merhaba arkadaşlar, bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? ZOMBIE BOYS: Tabii. Vigo: Selam, ben Vigo. Bu benim takma adım. COMMODORE: Takma ad dediniz, gerçek isminiz nedir? Vigo: Biz genelde takma adlarımızı kullanırız. Bu yüzden de gerçek adlarımızın verilmesini istemiyoruz. COMMODORE: Tamam Vigo, bize kendinden bahseder misin? Vigo: 18 yaşındayım. Üniversitede, kimya bölümünde okumaktayım. Bir yıldır bu grupta faaliyet göstermekteyim. Commodore 64 ve Amiga 500 kullanıyorum. Mad: Ben de üniversitede okumaktayım. Bu yıl ikinci sınıfa geçtim. Commodore 64 ve Amiga kullanıyorum. Mephisto: Selam, ben Vigo'yla aynı okuldayım ama fizik bölümündeyim. Commodore 64 ve Amiga kullanıyorum. Prince: Ben 22 yaşındayım ve Master'ın ağabeyiyim. Arada sırada üniversiteye giderim. Master: Ben de diğer arkadaşlar gibi üniversite öğrencisiyim. Commodore 64 kullanmaktayım ama yakında Amiga'da aktif olacağım. COMMODORE: Bu grup, yani ZOMBIE BOYS nasıl kuruldu, siz bu grubun kurucularından mısınız ve gruptaki göreviniz nedir? Vigo: Bu grup, en yakın arkadaşlarım olan Turbo ve Miko tarafından bir grafiti grubu olarak kuruldu. Turbo Amiga alınca bu grup bilgisayar grubu halini aldı. Mephisto: Grup ilk başta Amiga 500'de aktif durumdaydı. Benim ve Vigo'nun gruba katılmasından sonra Commodore 64 bölümü ortaya çıktı. Mad: Daha sonra ben, Master ve Prince de gruba girince ZOMBIE BOYS'un Commodore 64 bölümü tamamlanmış oldu. Vigo: Ben grupta coder, swapper, spreader görevlerini yapıyorum. COMMODORE: Bu “coder”, “swapper” ve “spreader” terimlerinin ne anlama geldiğini açıklar mısın? Vigo: Tabii. — CODER: Makine dilinde program yapan kişi. — SWAPPER: Program değişen kişi. — SPREADER: Programları yurt içinde ve dışında dağıtan kişi anlamında. COMMODORE: Mephisto, senin gruptaki konumun nedir?

Mephisto: Ben de coder, swapper ve spreader'ım. Mad: Ben, yapacağımız programların sayısal hesaplarını yaparım. Aynı zamanda grubun, C-64'de müzikçisiyim. COMMODORE: Müzikçinin ne olduğunu bize açıklar mısın? Mad: Yaptığımız demolarda ve introlarda kullanılacak müzikleri ben yaparım. Şu anda gruba yeni katılan bir arkadaş daha var (EVILMAN). Artık müziklerin büyük bir çoğunluğunu o arkadaş yapacak. Çünkü kendisi bu konuda gerçekten iyi. Master: Ben de coder'ım. Demoların ve introların yapılmasını sağlarım. Yakında programlamaya Amiga'da da başlayacağım. Prince: Ben de grubun grafikeriyim. Yapılacak demolara ve introla-

Zombie Boys grubunun üyeleri (soldan sağa)

ra grafik çizerim. Bir kaç hafta öncesine kadar grupta grafik çizme işi tamamen bana yüklenmişti. Oldukça yorucu bir iş. Ama sağ olsun yurt içi ve yurt dışından katılan arkadaşlar bu yükümü bayağı hafiflettiler. COMMODORE: Şu anda grubunuzda kaç eleman var? Vigo: Sanırım C-64'de 12 Türk, 7 tane de yabancı eleman bulunmakta. COMMODORE: Yabancı eleman dediniz, bu kişiler size yurtdışından mı katıldılar, yani bu katılanlar yurtdışında yaşayan Türkler mi yoksa yabancılar mı? Vigo: Yurt dışında katılanların hepsi yabancı. Sanıyorum şu aralarda 2 Türk gruba katılacak. (Amiga'da) Mephisto: C-64'de de HOLLAN-

Mephisto, Prince, Mad ve (aşağıda) Master.

DA'dan bir grafiker önümüzdeki ay bize katılacak. COMMODORE: Çok ilginç. Yani bir yabancının bir Türk grubuna girmesi. Gerçekten de çok elemanınız var. Bu kadar kişiyle irtibat kurmanız zor olmuyor mu? Mephisto: Olay o kadar zor değil. Yurt içinde İSTANBUL, ANKARA ve İZMİR'de elemanlarımız var. Genelde birbirimize gidip geliyoruz ya da telefonlaşıyoruz. COMMODORE: Ya yurt dışı? Vigo: Onları da telefonla arıyoruz ya da mektup yazıyoruz. Prince: Biraz pahalı oluyor tabii. COMMODORE: Grup ile ilgili bilgilerden sonra asıl sormak istediğimiz; bu grup ne yapar, amacı nedir? ZOMBIE BOYS: Biz program kırıcılarıyız ve bunun yanısıra program değişerek yeni programlar temin ederiz ve bunları yurtiçine ve yurtdışına dağıtırız. COMMODORE: “Kırıcı” kelimesini biraz açar mısınız? Master: Biz CRACK yaparız. Yani bir oyun firmasının çıkarmış olduğu oyunu kopyalanır hale getiririz. Böylece oyunlar üzerine konulan PROTECT'i (koruma) kaldırmış oluruz. Ayrıca oyunlara bazı kolaylıklar ekleriz. Oyunu sonsuz haklı yaparız, sonsuz enerji ve zaman kullanılmasını sağlarız. » COMMODORE: Bildiğimiz kadarıyla böyle birşey yapmak Avrupa'da yasak. Yasaklanmasının sebebi de oyun firmalarının CRACKER'lar tarafından çok büyük zararlara sokulması. Sizce ahlaki ve hukuki açıdan zararlı mı? Mad: Bence ahlaki yönden bir sorun yok. Onlar oyunları kilitliyor biz de bu kilidi açıyoruz. Türkiye'de şimdilik kimse telif haklarını önemsemiyor. Bilgisayarcılar paket oyunlar yapıp satıyorlar. Prince: Sattıkları oyunlar da zaten bizim tarafımızdan kırılıp piyasaya dağıttığımız oyunlar. Kısaca biz olmasak oyun da olmaz. Master: Ahlaki yönden beni de ilgilendirmiyor. Fiyatlar çok pahalı. Piyasada ucuza satan yerler var ama onlar da bizim ya da bizim gibi gruplar olmasa ucuz satamazlar. Hukuki olarak da henüz kanun yok. Olsa da bunu yapmak bizim görevimiz. COMMODORE: Görev derken neyi kastettin? Master: Normal olarak kullanıcıyı kullanmak gibi bir olay. Normal fiyatlardan oyun almaya kalksalar (yani yurtdışındaki orijinal oyun fiyatlarından) sanıyorum hiçbir arşiv tutamazlar. Ya da çok oyuna sahip olamazlar. Ama bu çözüm parası çok (!) olanlar için değil tabii... Vigo: Bence de CRACKER'lık ülkemiz şartlarında tamamen yasal bir olay. Bilindiği gibi bütün oyun prog-

BOYS programları yurtdışında üretilmekte ve bu programlar orijinal olarak satılmakta. Ülkemizde yaşayan bilgisayar kullanıcılarının bu programları satın alması maddi yönden çok zor. Master'ın da dediği gibi oyunlar 20-40 dolar ya da 10-30 pound arasında. Sanıyorum biz ya da bizim gibi gruplar olmasa oyun satın almak oldukça zor olacaktı. Ama CRACK olayı Avrupa'da çok sakıncalı. Program kırıcıları 3. derece suçlu sayılıyorlar. Software firmalarının uzun zaman uğraşıp yaptıkları bir oyun ya da program, bir cracker tarafından kırılarak bir anda bütün dünyaya dağıtılıyor. Böylece daha oyun satılmaya başlanmadan bütün kullanıcılar o oyuna sahip olmuş oluyorlar. İşte Türkiye'de böyle bir software firması olmaması da hukuki yönden bizi temize çıkarıyor. COMMODORE: Cracker'lık size ne kazandırıyor ya da kaybettiriyor? Mephisto: Kişi ya da grup olarak ün kazandırıyor. Türkiye'de ve yurtdışında tanınıyorsunuz. Biz yaptıklarımızı onlara gönderiyoruz, onlar da bize kendi yaptıklarını gönderiyorlar. Böylece bilgisayar dünyasındaki gelişmelerden haberdar oluyoruz. Programcılık konusunda da yeni teknikler öğreniyoruz. Mad: Kazandırdığı çok şey yok. Biz sadece yapabildiğimizi kanıtlıyoruz. Bir tür kendi kendini tatmin. Master: Bu işi yapabilirim diye düşünüyorum, yapabileceğimi öğrenmek de çok güzel bir duygu. Prince: Ayrıca ünümüz arttıkça bizimle irtibata geçmek isteyenlerin ve grubumuza katılmak isteyenlerin sayısı da artıyor. Bu da anlayacağınız gibi grubun daha da büyümesi ve dünyada daha çok tanınması anlamına geliyor. Vigo: Her şeyden önce ülkemizin bilgisayar konusunda, diğer dünya ülkeleriyle aynı seviyede olduğunu kanıtladık. İlk başlarda bağlantı kurmak istediğimiz gruplar bizi küçümsüyorlardı, bize cevap yazmaya bile tenezzül etmiyorlardı. Fakat belli bir seviyeye geldikten sonra bu gruplar kendileri bizle bağlantı kurmaya başladılar. Ayrıca diğer arkadaşlarımın söylediği gibi programlama konusunda da ileri bir seviyeye geldik. Daha önceleri bize imkânsız gelen şeyler şimdi gayet basit. Mephisto: Kaybettirdiği tek şey zaman. Vaktimiz az olduğu için bazı şeylerden (ders, sosyal yaşam gibi) fedakârlık yapıyoruz.

Mad: Zamandan çok kaybediyoruz. Sabahlara kadar crack ve code ile uğraşıyoruz. Bu olaylara sarf ettiğim zamanı ve zihinsel uğraşı derslerime harcasaydım sanırım şimdi ba-

bayağı bir ortalama tuttururdum.

Master: Tamamen Mephy ve Mad'in dediklerine katılıyorum. Ekstra olarak da uykudan kaybediyoruz örnek vermek gerekirse, Mad ve Prince ile birlikte çok kez sabah 6.00'da yatıp 9.00'da okula gittiğimiz oldu. Prince: Ama tabii bu çabalarımızın sonucunu alıyoruz. COMMODORE: Peki yurtdışındaki durum nedir?

ZOMBIE BOYS: Olayı uluslararası platformda ele alırsak yurt dışındaki bazı grupların bizden ileri oldukları kesin. Ancak bu crack gruplarının bu işe daha erken başlaması ve software firmalarına daha yakın olmaları onların daha iyi ve hızlı çalışmalarını sağlıyor. Bize karşı tek üstün olan tarafları bu. COMMODORE: Peki, kendinizle bir yabancı grubun olanaklarını karşılaştırır mısınız?

Mephisto: Yabancı grupların olanakları tabii ki bizden daha fazla. Her şeyden önce konunun temeli olan kitapların hepsi orada yayınlanıyor ve tabii genel olarak kitaplar İngilizce ve Almanca. Bunun yanında Hardware ile ilgilenen kullanıcı sayısı da çok. Biz bir crack yapmak ya da program yazmak için belli başlı bazı programları kullanıyoruz. Ama dışarıda, büyük grupların hepsi kendi yaptıkları ya da yaptırdıkları yan üniteleri kullanıyorlar. Bunların haricinde büyük gruplar BBS sistemlerine (Modem) sahipler. Bu olanaktan en iyi yararlananlar Amerikalı gruplar. Çünkü onların telefon sistemleri çok iyi. Türkiye'de böyle bir şey yapmak çok zor. Çünkü hatlar yüksek hızı kaldıramıyorlar. Ayrıca sistem bayağı pahalı. Prince: Türkiye'de bu konuyla pek ilgilenen yok, daha doğrusu böyle bir şeyin olduğundan haberi olan yok. Buna kendimizden örnek vereceğim; biz bu gruba katılmadan önce ne demolardan ne de crack'lerden haberimiz vardı. Ayrıca yurt dışındaki gruplar bu işi yaparak çok yüksek miktarda para kazanıyorlar, hatta bir grup üyesinin sadece buradan kazandığı parayla kendisine bir Ferrari aldığını öğrendiğimizde şok olmuştuk. Tabi orada yasadışı olduklarından biraz da tehlikeli bir iş. Yakalanırsanız hapse atılıyorsunuz.

COMMODORE: Peki, sizin yurt dışında bağlantılarınız var mı? Vigo: Evet. Yaklaşık 150-200 kadar grupla irtibat içindeyiz. Ama gruplarla bağlantı kurmak oldukça zor. Bir çok güçlüklerle karşılaştık. Her şeyden önce isim çok önemli. Bundan önce bulunduğum “TJC”, Amiga'da ve C64'de bizim kadar faal değildi. Ama ZOMBIE BOYS'a girdikten sonra kontak sayım ve Amiga 68000 bilgim gerçekten arttı. COMMODORE: Bir de UNDERGROUND yayın organları varmış, bunlar ne işe yarar ve işlevleri nelerdir? Vigo: Underground, adından da anlaşıldığı gibi yasal olmayan bir bilgisayar dergisi. Bu dergi hem bilgisayar programı olarak hem de kağıt üzerinde çıkartılabiliyor. Mephisto: Yayın organlarımız tabii ki var, sayıları da oldukça fazla. Master: C64'de SEX'N CRIME ve MAMBA en iyi magazin dergileri. Mad: Amiga'da hepinizin duymuş olduğu bir magazin var; “CRACKER'S JOURNAL”. Bu dergiler cracker'lar ile ilgili haberleri veriyorlar. Bilgisayar gruplarının ne durumda oldukları ve o ay hangi grubun kaçıncı olduğunu belirleyen yarışmaların sonuçları bulunuyor. COMMODORE: Bu yabancı magazinlerle bizim dergimizi kıyaslayabilir misiniz? Vigo: Bu gerçekten zor bir soru! Mephisto: Commodore Dergisi ile bilgisayar dergileri içerik olarak çok farklı. Mad: Ama kendi içeriği olarak Commodore dergisi daha iyi. Master: Bence de. Çünkü COMPUTER ayrı Commodore Dergisi ayrı. Ama Mad'in de dediği gibi Commodore kendi branşında bayağı iyi bir dergi!!! COMMODORE: Evet, bu güzel sohbet için hepinize çok teşekkür ederiz. Hepinize iyi günler... ZOMBIE BOYS grubunun Commodore 64'te iki tane MegaDemo denen, çok parçalı gösteri programları var. Bu demolardan ikincisi dergilerde üçüncülüğe kadar yükseldi, ayrıca bir yenisi de önümüzdeki günlerde hazırlanacak. Yakında da Amiga'da bir MegaDemo'ları çıkacak. Sanırım bu ilginç röportajı zevkle okumuşsunuzdur. Bakalım TELİF yasası çıkınca CRACKER'ların durumu ne olacak?