Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 16
Tamamen düşmanları vurmaya dayanan oyun tiplerine de Shoot'em Up denir. Kelime anlamı Vur Onları demektir, zaten oyunun tek amacı da Flimbo's Quest'te bu değildir: düşmanlarınızı vurmak. Genelde eğlence merkezlerinde bu tür oyunlar bulunur. Belli bir haritaya sahip olup, bir amacı olan tipleri olduğu gibi, belli bir süre sonra dolaşıp aynı yere geldiğiniz tipleri de vardır. Commodore 64 için yazılmış olan Zaxxon ve River Raid bu türün en eski örnekleridir. Jump'n'Run ve Shoot'em Up türlerini birleştiren oyunlar da vardır. Örneğin Green Berets ve Midnight Resistance bu tür oyunlardır. Zaten başta da söylediğim gibi, bir oyunu sadece bir sınıfa dahil etmek imkânsızdır, ama genel özelliklerine bakarak belli bir sınıfa gireceğini söyleyebiliriz. Maze Game (labirent oyunu) denen oyunlarda karakteriniz bir yollar kompleksi içinde dolaşıp, ya düşmanlarını öldürmekte ya da bir dizi cisim toplamaya çalışmaktadır. Şimdiye kadar en çok kopyası yapılan oyun olan Pacman ve yine eski C64 oyunlarından Wizard of Wor bu tip oyunlara örnektirler. Arkanoid ve Krakout gibi oyunlarda etkili karakteri dolaylı olarak kontrol edersiniz. Bu oyunlarda topa “Bat” denen sopayla vurursunuz. Bir duvardaki tuğlaları kırmaya çabaladığınız bu tür oyunlara “Blockbuster” (tuğla avcısı) denir. Şimdiye kadar anlattığım ve örnekler verdiğim oyunların hepsi Arcade özellikler taşıyordu, yani hareketliydiler ve bir karakteri kontrol ediyordunuz. Şimdi gelelim Adventure özellikleri taşıyan oyunlara. Macera oyunları sizin klavyeden giriş yapmanızı bekler. Parser denilen giriş sistemlerinin yardımıyla, dilin yapısına (genellikle dil İngilizce'dir) göre yazılan komutları yorumlayan programlar geliştirilmiştir. Ne yazık ki bu tür programlar, karmaşık cümleleri yorumlayabilmelerine karşın, yazarken yaptığınız hataları anlamadıkları için uzun vadede sıkıcı olurlar. Bu sorunun üstesinden gelmek için ikon kullanma sistemini önce Magnetic Scrolls adlı şirket geliştirmiştir. Ekranın üstündeki bir pencereden bir emir, ardında başka bir pencereden de emirle ilgili bir cismi belirlediğiniz sistemler daha çok grafikli oyunlarda kullanılmaktadırlar. Çünkü grafikli oyunlarda grafikler aksesuar olmaktan öte oyunun aktif birer parçaları haline gelmişlerdir. Örneğin Deja Vu adlı oyunda tüm işlemleri ve komutları yorumlayan programlar geliştirilmiştir. Aslında bu oyunda klavyeyi hiç kullanmasanız da olur, çünkü tüm komutlar ve yapacağınız diğer işlemler (yüklemek ve kaydetmek gibi) ikonlar halinde ekranda görülmektedir. Sadece belli bir kişinin veya bir yerin adını yazarken klavyeye ihtiyaç duyarsınız. Tabii her macera oyunu grafikli değildir. Özellikle Infocom adlı şirketin oyunlarının çoğu sadece yazıya dayalıdır. Bu oyunlarda hatalarınızı düzeltmek için “Oops” denen bir komut da bulunmaktadır. Eğer verdiğiniz komutla ilgili olan nesneyi hatalı yazdıysanız, aynı komutu tekrar yazmak yerine “Oops” ardından da doğru nesneyi yazarsanız emriniz bu kez doğru olarak işlenecektir. Ama bu sistem yine de her durumda etkili değildir. Adventure türü oyunlarda, sonraları yeni bir dal daha ortaya çıkmıştır. Klasik macera oyunlarında bir karakteri yönetirken artık birkaç karaktere ulaşım sağlanmıştır. Fantasy
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 17
Role Playing (FRP) yani hayal ürünü dünyalarda birkaç kişiyi birden yönetmeye dayanan bu oyun türü oldukça beğenilmiştir. Ne var ki adı üzerine birkaç çeşitleme yapılmıştır. Amerika'da bu tür oyunlara FRP denirken, İngilizler RPG yani Role Playing Game demeyi seçmiştir. İngilizlerin yorumu bence daha geniş kapsamlıdır, çünkü oyun hayal ürünü bir dünyada geçmek zorunda değildir. Günümüzde ve zamanımızda geçen oyunlar da vardır.
RPG türü oyunlarda bir takımın genel hareketlerini kontrol edebildiğiniz gibi her karaktere de ayrı ayrı komuta edebilirsiniz. Genellikle fantastik yerlerde geçen oyunlarda, zamanı geldikçe büyü kullanırsınız, zamanı geldikçe de strateji kurarak savaşırsınız. Bu tür oyunlar daha önce bahsettiğim birçok türü birleştirirler. Amacınıza ulaşmaya çalışırken Adventure, savaşırken Shoot'em Up oynarsınız. Savaşlar sadece vuruşmaya değil, stratejiye de oldukça dayanır.
Strateji türü oyunlarda fazla grafik yoktur, zaten buna ihtiyaç da yoktur. Genelde bir harita üzerinde hangi ordunuzun nereye gideceğine karar verirsiniz. Bu sıkıcı gibi görünebilir ama farklı oyunlarda farklı özellikler ortaya çıkar. Örneğin Storm Across Europe adlı oyunda savaşırken bir yandan da bilimsel gelişmeleri kontrol edebilirsiniz. Savaşların yaratıldığı strateji oyunları bir bakıma birer simülasyon bile sayılabilir. Tavla, briç, poker ve spor oyunları da stratejiye dayanır ama bilgisayar gerçekliği simüle ettiği için Simulation sınıfına sokabiliriz. Örnek olarak, Kick Off 2 mükemmel bir futbol simülasyonudur.
*“Simulation” ve “Emulation” farklı iki tür olarak yorumlanabileceği gibi aynı kefeye de konabilirler. Simulation türündeki oyunlar gerçekliği bilgisayarda taklit ederken her sorunu ve her kolaylığı yansıtmaya çalışır. Emulation'lar ise taklit ederken sadece önemli bölgeleri göz önüne alıp oyuna daha fazla ağırlık verirler. Örneğin Flight Simulator adlı oyun (veya oyun demiyelim artık) tam bir gerçekçilik taklidiyken, F-18 Interceptor taklide fazla yer vermez, ama düşmanlarla savaşa yani oynanabilirliğe ağırlık verir. Bu yüzden F-18 çok hızlıyken, Flight Simulator biraz yavaş kalır. Simulation veya Emulation türü oyunlar genellikle bir aracı taklit ederler; uçuş simülasyonlarının grafiklerinin hepsi üç boyutludur. Üç boyutlu oyun kavramı çok bilinmese de farkında olmadan çok gelişmiştir. Cyberspace denen oyunlarda grafiklerin çoğu matematik formüllere, üç boyut içindeki hareketleri ise tamamen vektör hesaplamalarına dayanır. Warhead, Mercenary ve Elite gibi oyunların hepsi simülasyon veya emülasyon olmalarının yanı sıra üç boyutlu oyunlardır. Bu tür oyunların yazarlarıyla yapılan bir söyleşiyi de dergimizde bulabilirsiniz. Şimdi bazı arkadaşlar, “Hmmm, yine dergide boş yer kalmış doldurmaya çalışıyorlar.” diye düşünüyordur. Ama böyle bir dergimiz yok. Bizim temel düşüncemiz bilgisayarın eğitim amacıyla kullanılması olduğu için oyun oynarken bile eğitilmeniz için bu yazıyı yazdım. Aslında beni buna zorlayan da yine siz oldunuz; Shoot'em Up'a Jump'n'Run, Adventure'a FRP diye ben değilim herhalde. Neyse artık öğrendiniz, laf aramızda oyun satanlara da öğretseniz fena olmaz. Okulların açıldığı bu günlerde, oyunlar üzerine böyle bir yazı yazmak da pek hoş oldu doğrusu. “OYUN DOLU GÜNLER DİLERİM (?)”
Up'a güzel
bir örnek |
Gelecekte geçen bir RPG Corporation