WINGS
CINEMAWARE firması yine beklenmedik bir atak yaparak yeni bir oyun çıkardı. Zaten CINEMAWARE'in üstün oyunları artık bizim için bir alışkanlık olmuştu. Artık, filmleri yönetmenlerine göre takip etmeye başlamış bir sinema sever gibi, biz de bir bilgisayar meraklısı olarak oyunları firmalarına göre takip etmeye başlayacağız. Tabii, nasıl bir sinemakoliğin ilk öğreneceği isim Spielberg ise bizim öğreneceğimiz ilk firma da CINEMAWARE olacaktır. Programda Almanlara karşı çarpışan bir pilotu canlandırıyoruz. Amacımız savaş süresince hayatta kalarak bize verilen görevlerin çoğunu başarıyla tamamlamak. Tabii oyun başladığında yapacağınız ilk iş ADD PILOT bölümüne girerek yeni bir pilot girmek, başka bir deyişle kendinizi orduya kaydetmek. Bunun ardından EARN WINGS'e girerek pilot okulunda ufak bir eğitimden geçeceksiniz. 4- ADD PILOT: Bu seçeneklerle bir pilot adayını okula sokarsınız. Karşınıza çıkan ekranda çeşitli Skill'ler (beceriler) vardır. A- FLYING: Havadayken Joystick'le kumanda kolaylığı sağlar. Bu seviyenin etkilediği diğer bir şey de, vurulduğunuz zaman, yere sağ salim inmektir. B- SHOOTING: Hava savaşlarında isabet becerinizi belirler. Düşman menzilinizin içinde olabilir, fakat hareket halinde olduğu için sizin atışlarınız belli bir süre sonra ona ulaşır. Bu nedenle atışlarınızı düşman uçağının biraz önüne atmanız gerekecektir. Böyle olduğu zaman düşmanı vurmanız SHOOTING seviyenizle ilgilidir. Seviyeniz yüksek olursa atışlarınız daha isabetli olur. C- MECH: Bir hava savaşı esnasında, makinalı tüfeğiniz arızalanırsa ne yaparsınız? Çaresiz makinalıyı tamir etmeye çalışacaksınız. Tamir oldukça kolay. Elinizi Joystick'in ateş tuşuna basılı olarak tutacaksınız ve bu işlemi makinalı tekrar ateş etmeye başlayana dek devam ettireceksiniz. D- STAMINA: Yönettiğiniz adamın dayanıklılığını ve gücünü gösterir. Bir hava savaşı sırasında yanlışlıkla düşman uçağıyla çarpıştığınızı diyelim. Normal olarak siz de diğer uçakla birlikte düşmeye başlarsınız. Seviyeniz düşükse bayılır ve ayılamazsınız, böyle olunca da mutlaka ölürsünüz. Seviyeniz yüksekse ayılıp uçağı yere indirebilir ve sağ kalabilirsiniz.
2- DELETE PILOT: Bu seçenekle daha evvelden pilot okuluna sokmuş olduğunuz, istediğiniz herhangi bir pilotu silmeye yarar. 3- VIEW PILOT: Pilotların özelliklerini (shooting, flying, mech, stamina) görebilirsiniz. Fakat hava üssünde bulunan pilotların özelliklerini bu seçenekle göremezsiniz. Hava üssündeki pilotların özelliklerini "Review" seçeneğiyle görebilirsiniz.
4- EARN WINGS: Pilotluğa geçişte merdivenin ilk basamağı. Bu sizin, pilot adaylığından, pilotluğa geçişinizi sağlayacak olan sınavdır. Bu sınavda da, oyunda olduğu gibi, her zaman karşınıza çıkacak olan belli başlı 3 tip görev vardır. BU GÖREV TİPLERİ;
1- DOG FIGHT: Keşif uçuşlarıdır. Tek başınıza ya da filo halinde, haftanın belirli günleri yapmanız gereken, daha önceden belirlenmiş olan irtifalardaki uçuşlardır. Karşınıza da, çıksa çıksa sizin gibi bir keşfe çıkmış düşman uçakları çıkar. Kimi zaman sayıca üstün olan taraf siz, kimi zaman da Almanlar olacaktır. Görev ancak tüm düşman uçaklarının düşürülmesiyle tamamlanır. Kontroller oldukça basittir. Joystick'in yönleri ve ateş tuşundan başka, numerik klavyeden 4-sola, 6-sağa, 2 de arkaya bakmaya yarar. Düşmanın ne tarafınızda olduğunu, pilotun baktığı yönden anlayabilirsiniz. Uçağın burnunu fazla kaldırmayın, her an motorun durma tehlikesi vardır. Düşman uçakları manevra ve yükselme yönünden sizden üstündür. Vurduğunuz uçakların size çarpmamalarına dikkat edin. Dog fight'ta keşiften başka
Bir de esir alma görevleri de vardır. A- Zeplin koruma veya düşürme: Keşif görevleri yapan kötü amaçlı zeplinleri düşürmek düşündüğünüz kadar kolay değildir. Zeplinlerde uçaksavarlar bulunduğu gibi onları koruyan avcı uçakları da mevcuttur. Bir de bunlara yerden açılan uçaksavar ateşini de eklerseniz işinizin pek de düşündüğünüz gibi kolay olmadığını anlarsınız. Müttefiklerinizin zeplinlerini sadece düşman uçaklarından korumanız gerekir. B- Üssü Koruma: Düşman kimi zaman hava üssünüze saldırılar düzenleyecektir. Bombardıman uçakları çift kanatlı, onları koruyan avcılar da tek kanatlıdırlar. Düşman bu tip saldırılarda genelde oldukça
alçak bir irtifadan uçar. C- Bombardıman uçağına refakat etme: Düşman topraklarına yapacağınız akınlarda bombardıman uçağı, görevin başarıyla gerçekleşebilmesi için, sizden daha önemlidir. Görev ancak bombardıman uçağı hedefleri bombalandığında ve tüm düşman uçakları düşürüldüğünde sona erer. 2- BOMBING: Bu tip görevlerde yönetim daha farklıdır. Siz uçağı kuşbakışı olarak tam tepeden yönetirsiniz. Bomba atacağınız hedef size kalkıştan önce fotoğrafta gösterilir. Bombayı ateş tuşuna basıp, kolu kendinize doğru çekerek atabilirsiniz. İlk başlarda oldukça kolay görevler daha sonraları artan hedeflerle birlikte yoğun uçaksavar ateşi yüzünden oldukça zorlaşıyor. Çeşitli bombalama görevleri vardır: A- Köprü bombalama: Uçaksavar ateşinin en yoğun ve en etkili olduğu, bombalama görevidir. B- Havaalanı bombalama: Havaalanındaki uçak hangarlarına bomba atacağınız bu görev, daha sonraları hava alanından kalkan uçakların da size ateş açmaları yüzünden daha da zorlaşıyor. C- Denizaltı bombalama: Denizde İngiliz, Fransız ve Amerikan gemilerine büyük kayıplar verdiren U-Boat'lardan intikam almak için bulunmaz bir fırsat. Toplam 4 adet U-Boat batırmanız gerekir. 3- STRAFING: Bu en zor tip görevlerin bulunduğu, ve düşmenizin oldukça kolay olduğu bir kısımdır. Düşmana sadece makinalı tüfeğinizle ateş ediyorsunuz. Joystick'i yukarı iterek yükselebilir, aşağı çekerek de alçalabilirsiniz. Böylelikle ateşinizin mesafesini ayarlayabilirsiniz. A- Konvoy: Ana hedefiniz konvoylardır. Önemli olan konvoyun yarısını tahrip etmektir. Sakın Kızılhaç arabalarına ateş etmeyin. B- Piyadeler: Kimi zaman siperlerde kimi zaman da konvoyla beraber olan piyadeler ufak hedefler oldukları için vurulmaları oldukça zordur. D- Tren: Trenler hem zırhlı hem de silahlıdırlar. Bu nedenle kamyonlardan daha çok isabet almaları gerekir. Bir de bunlara yolun yanındaki uçaksavarları da eklersek işin hiç de kolay olmadığını görürsünüz. Bu görevlere çıkmadan önce bröve kazanmanız gerekmektedir. Bröve için de bu tip görevlerden birini başarmanız gerekecektir. Görevi başarıyla tamamlarsanız hava birliğine katılmaya hak kazanıyorsunuz. 5- JOIN SQUADRON: Buradan hava birliğine katılabilir ve nihayet oyuna tam anlamıyla başlayabilirsiniz. 6- EXIT: Oyunu save etme ve oyundan çıkma. Uçak üssüne geldiğinizde karşınızda Farrah'ı bulacaksınız. Tabii ilk kez orduya katılan her pilota yapıldığı gibi tatlı-sert fakat otoriter bir tavırla karşılanıyorsunuz. Tabii bir de her uçuştan sonra kullandığınız bir günlük var. Bu günlükte ilk geldiğiniz andan başlayarak yaşadığınız sürece hissettiğiniz her şeyi yazıyorsunuz. Yani aslında yazılmış olanları okuyorsunuz. Bunun ardından ertesi gün ilk uçuşunuzu yapıyorsunuz. Başarılı geçen her uçuş sizi yeni bir madalyaya ve en önemlisi RED BARON'a yaklaştırıyor. Bu arada oyunun tek can sıkıcı özelliğini de söylemeden yapamayacağım, CINEMAWARE kusura bakmasın. Mesela göreviniz 6 Alman uçağını düşürmek diyelim. Eğer sadece 5 uçak düşürürseniz görev başarısızlıkla sonuçlanmış oluyor. Her ay en çok uçak düşüren pilotların listesi çıkıyor. Fakat hemen bu listenin üst sıralarında olmak için can atmayın. Yani her başarılı görev ve her madalya sizi RED BARON'a ve ölüme daha çok yaklaştırıyor. Tabii Baron bir süre sonra yine karşınıza çıkabilir, hem bu kez daha dikkatli olarak, kuyruk acısının intikamını almaya çalışabilir. Oyun esnasında tek kanatlı, çift kanatlı ve üç kanatlı uçaklarla balonlara rastlayacaksınız. Tabii bunlar sadece havada rastlayacağınız hedefler. Oyundaki rütbelerse: 2nd Lt, 4th Lt, Captain, Major ve Colonel'dir. Bütün bunlardan sonra söylenebilecek bir şey kaldı mı bilmiyorum ama siz yine de bilgisayarcınıza uğradığınızda (eğer 1 MB'ınız varsa) bu oyunu görmek için ısrar edin. Sizi hemen uyarayım eğer 1 MB'ınız yoksa bu program sayesinde alabilirsiniz, dikkatli olun. Gökyüzü melekleri sizi bekliyor.
Mehmet Oğuz Gölge
Evlenip balayına çıkmaya ne dersiniz? Eğer evet derseniz bu oyunu oynamaya başlayabilirsiniz. Fakat “İmdat, ben daha çok gencim” diyenlerdenseniz bu oyunu bir ileriye hazırlık olarak görüp yine oynayabilirsiniz. Zaten evliyseniz yapacak bir şey kalmamış demektir. Oyunumuzun konusuna gelince, girişten de anlaşılacağı gibi balayına gitmek. Siz Amerika'da orta halli insanlarsınız. Bu yüzden de New York'tan kalkıp Miami'ye balayına gidebilmek için ikiyüz dolara ihtiyacınız var, bu ikiyüz doları da ancak çalışarak kazanabilirsiniz. Yapabileceğiniz üç iş var. Bunlar Ralph'in mesleği olan otobüs şoförlüğü, Ed'in mesleği olan kanalizasyon tamirciliği ve Alice'in bozduğu bulmacaları toplamak. Bu işleri yapıp yeterli parayı kazanabilmek içinse tam yedi gününüz var. Bu yedi günün ilk üç gününde zorunlu geri kalan dört gününde ise istediğiniz işi yapabiliyorsunuz. Otobüs şoförlüğü: Bu işte biraz şansınız varsa iyi para kazanabilirsiniz. Burada yapmanız gereken sokakta bekleyen insanları alıp onları istedikleri yerlere götürmek. Bunu yapmak için de solda ve üstteki sayılardan yararlanacaksınız. Soldaki sayılar bulvarları, yukarıdaki sayılar ise sokakları göstermektedir. Mesela otobüsünüze aldığınız adam “Please 4th st. 8th ave.” dediği zaman onu dördüncü sokak ile sekizinci bulvarın kesiştiği kareye götürmeniz gereki-
HELE ME,
OPR. "LL BE DC /
yor. Yolcuyu bırakmak içinse düğmeye basmanız yeterli. Bazen otobüsünüze Ed biner, onu söylediklerinden ve otobüste kaç yolcu olduğunu gösteren göstergenin yanındaki “N” harfinden tanıyabilirsiniz. Onu aldığınız zaman yolunuzun üzerindeki ilk kanalizasyona bırakın. Kanalizasyonlar haritada kırmızı noktalar ile gösterilmiştir. Oyunda zamanınız kısıtlı olduğundan çok fazla yolcu almamanızı öneririm. En fazla üç yolcuyu yerine ulaştırabilirsiniz. Otobüste kalan her yolcu için de ceza parası kesiliyor, ayrıca otobüsteki yolcuların nereye gidecekleri yazmadığından otobüse binerlerken gidecekleri yerleri bir kağıda yazmanızda yarar var. Yolcuları yerine ulaştırdıktan sonra ilk başladığınız yere gelin ve otobüsünüzü durdurup orada bekleyin. Eğer hareket halindeyken altta “Humminnahumminna” yazarsa beş saniye içinde otobüsünüzü gara götürmeniz gerekiyor. Böyle bir durumdayken otobüsteki yolcuları hiç düşünmeyin çünkü yetişemediğiniz taktirde bütün paranızı kaybediyorsunuz.
Kanalizasyon tamiri: Bu bölüm en zoru sayılabilir çünkü kanalizasyon haritasını yalnızca bir saniye görebiliyorsunuz ve hemen arkasından rüzgar alıp götürüyor. Kanalizasyona girdiğinizde sağda ve solda kapılar göreceksiniz. Bu kapılardan sadece açık olanlardan geçin, amacınız yolunuzun üstündeki patlak boruları tamir etmek. Tamir edilecek yeri yerden fışkıran sulardan tanıyabilirsiniz. Bunların yanına geldiğinizde adamınız otomatikman tamir edecektir. Bu bölümde yolu çok iyi ezberlemeniz gerekiyor, ayrıca sol tarafta bozuk olan yerleri gösteren bir pusula var fakat buna güvenmenizi pek tavsiye etmem. Bu bölümde de zamanınız kısıtlı olduğundan on dolarlık tamirat yaptığınızda kendinizi şanslı sayabilirsiniz. Sağdaki göstergedeki zaman bitmeden merdivenin yanına gelip düğmeye basmanız gerekli.
Bulmaca çözmek: Bu bölümde Alice'in yere döktüğü bulmacaları toplamasına yardım ediyorsunuz. Burada ipucuna fazla gerek yok çünkü sadece dört-beş resim olduğundan oynadıkça hangi resmin nasıl çözüleceği hakkında tecrübe sahibi olacaksınız ve birkaç oynayıştan sonra kolaylıkla birleştirebilirsiniz. O yüzden oyunun en kolay, en risksiz ve en çok para kazandıran bölümü burası. Bunun için serbest olduğunuz üç günde bu bölümü oynamanızı tavsiye ederim. Bu bölümün diğer bir özelliği de resmin tamamlanan kısmı kadar para almanız.
Çalışılacak üç bölüm var demiştik fakat para kazanmak için bir yol daha var: yarışmalar. Yarışmada sorulan sorular sizin yaşantınızla ilgili. Örneğin, Alice'in kızlık soyadı nedir? Rakun klübünün ilk kuruluş yeri neresidir? Hangi otobüs şirketinde çalıştığınız falan gibi sorularla karşılaşacaksınız. Oldukça zor sayılır, ama her soru çoktan seçmeli olduğu için doğruyu bilme şansınız dörtte bir. Sorulan soruyu bildiğinizde bu cevabı not etmeniz yararınıza olacaktır, bir daha aynı soruyla karşılaşırsanız, doğru cevabı verebilirsiniz. Yarışmayı kazanırsanız, bir önceki bölümde aldığınız paranın iki katı kadar bir miktar mükafat alıyorsunuz ama kaybederseniz elinizdeki tüm para bitiyor. İşte cevabını bildiğim bazı soruların cevapları: 1. Kaç tane klasik film var:
39 2. Alice ve Trixie'nin uzun süredir görmedikleri arkadaşları: Gladis 3. Ralph'ın çaldığı müzik aleti: Corna 4. Rakun klübünün kuruluş yeri: Kuzey Dakota 5. Balayına çıkanların yaşadığı sokak: Chaveray Street 6. Ralph'ın en sevdiği dans: Huchback 7. Trixie'nin gerçek ismi: Thelma
1944'te F6F Hellcat kullanmak ister misiniz? Şimdiden seslerinizi duyuyor gibi oluyorum. “Herhalde yani. Eğer istemesek bu yazıyı okumazdık di mi?” Madem istiyorsunuz o zaman kendinizi çok güzel bir oyuna hazırlayın. Hem grafik hem de efektleri ile muhteşem bir oyun. Ayrıca bazıları, Amiga versiyonundan bile daha güzel olduğunu söylüyor. Oyunun konusuna gelince... Yıl 1944 ve dünya bir savaşın içinde, Avrupa da bu savaştan nasibini almış ve alev alev yanmaktadır. Geçilen her yer savaşın izlerini taşımaktadır. Bu sırada Uzakdoğu bu hakimiyet mücadelesi yüzünden üretimcilikten çıkmış büyük bir tüketici durumuna geçmiştir. Pasifik bölgesinde ise müttefikler düşman kuvvetlerinin büyük direnişiyle karşılaşmışlardı. Fakat müttefiklerin azimkarlığı, durumu lehe çevirmeye yetmişti. Her ne kadar, havada ve denizde eşit gibi görünüyorlarsa da, Amerikan Deniz Kuvvetleri, Japonlarınkinden daha üstündü. Hava kuvvetleri düşman saldırısını saf dışı etmenin en iyi organıydı. Deniz Kuvvetleri'nin bir avcı uçağı müttefiklerin zafer kazanmasında önemli bir rol oynadı. Bu kuvvetli uçak: F6F Hellcat idi. Hellcat, gerçekten inanılmaz güçlü ve dayanıklıdır. Ayrıca çeşitli tipte bomba, roket ve torpidoları taşıma kapasitelidir. Düşmanın en iyi uçağını bile saf dışı edebilir. Bundan sonraki savaşta en büyük zararı veren uçaktır. Şimdi siz kendi Hellcat'inizi kullanma şansına sahipsiniz. Ve USS WASP uçak gemisi için hava desteğini sağlayacaksınız. Bu uçak gemisi ağır yaralı durumda ve batmadan limana geri dönmesi gerekiyor. Bu geminin limana dönebilmesi için sizin onu torpido bombardımanından korumanız gerekiyor. Rotanız üzerindeki düşman üslerini ve bu arada size saldıran düşman uçaklarını da yok edeceksiniz. Ayrıca büyük bir sorumluluğa da hazırlanın: Uçak gemisinin ve güvertedeki insanların geleceği sizin tecrübeli ellerinizdedir. İşaretçi adam size kalkış işaretini verdiği zaman tam güç verin ve havalanın.
Bu arada kendinizi birkaç dakika sonra gelecek olan belanın ilk belirtilerine de hazırlayın; bir çift düşman uçağı yaklaşmaktadır.
Oyundaki uçağın hareketlerini gerçeğinden ayırt etmek çok zor, özellikle dalışa geçip yerde koşuşan insanları taradığınızda. Uçak gemisinden kalkabilmek için Joystick'i sola çekin, uçak gemisinin ucuna geldiğinizde sol yukarı çapraza çekin ve kalkın. Bundan sonraki her şey, sizin maharetinize kalıyor. Eğer ekrandan yukarı çıkıp yükselirseniz daha büyük bir ekrana geçersiniz. Bombalamayı bu ekrandan yaparsanız daha kârlı çıkarsınız.
Gemilere torpido atabilmek için deniz seviyesine gelin ve torpidoyu atın.
Daha önce de söylediğim gibi oyun çok zevkli ve güzel, Bu oyunu almanızı ve arşivinize katmanızı tavsiye ederim.
Murat Şenyüz Bazı oyunlar vardır oynarken kendinizi bir filmin içinde sanarsınız. Ancak her oyun için bu geçerli değildir. Bazı oyunlar da vardır ki demoları gerçek bir filmi andırır. Ekrandaki görüntünün bilgisayarınızdan çıktığına inanamazsınız. İşte BIONIX II oyunlardan biri. Oyunun başlangıç demosu ve grafiği muhteşem hazırlanmış. Gerçek bir film fragmanı izliyormuşsunuz gibi bir ses size dünyayı kurtaracak kişinin yalnızca siz olduğunuzu söylüyor. Fondaki sesler de olaya tam bir gerçekçilik katmış. Ancak ne var ki oyun hakkında bu kadar iyimser olamayacağım. Çünkü bu kadar mükemmelliğin üstüne karşınıza çıkan oyun klasik bir shoot'em up. Grafik ve ses kalitesi oldukça iyi denilebilir. Ayrıca epey de zor bir shoot'em up. Klasik bir cracker oyunu olduğu için haklarınız oldukça fazla hatta sonsuz da denilebilir. Oyunda her türlü uzay gemisi ile karşılaşmanız mümkün. Oldukça hızlı bir oyun olarak dizayn edilmiş olması sizin açınızdan oyunu epey zorlaştırıyor. Çapraz ilerleyen gemilerden tutun da sağa veya sola giden gemilere kadar her türlü hareket var. Bir de bu hareketler topluca karşınıza çıkınca tam bir curcuna yaşıyorsunuz. Uzay geminizin büyüklüğü sizin yönünüzden oldukça büyük bir risk ancak düşman gemilerinin de sizinle aynı büyüklükte ve hatta daha büyük olduğu göz önüne alınırsa o kadar da büyük bir sorun olmadığı göze çarpıyor.
İşte BIONIX 2 bu anlattıklarımdan ibaret bir oyun. Pek fazla bir özelliği olmayan klasik bir shoot'em up. Ancak ilk demo görüntüsü gerçekten harika, Burada eklemek istediğim ufak bir ipucu var: Eğer ekranın yaklaşık olarak ortasına gelir ve orada kalıp, joystick'inizi oto-fire'a alırsanız, bir kaç düşman gemisi hariç hiç biri sizi vuramıyor. Vurulduğunuz zaman da zaten fazladan hak almış oluyorsunuz. Oyunun ileriki bölümlerini görmek isterseniz bu numarayı uygulayabilirsiniz. Eğer hiç programınız kalmadıysa belki alabileceğiniz bir oyun. Hepinize başarılı atışlar dilerim.
Merhaba, bu ay sizlere ilginç bir motorsiklet oyununu tanıtmaya çalışacağım. Ama bu motorsikletin ilginç bir özelliği var. Bu markasının HARLEY DAVIDSON olması. Bu araç genelde Amerika'da kullanılan ve Amerika'da yaşayan bir grup insanın sembolü haline gelmiş bir motordur. Genelde “serseri” motorsikleti olarak bilinen Harley Davidson, aslında kullanış ve dayanıklılık bakımından diğer bir çok motordan daha iyi ve daha heybetli bir görüntüye sahiptir. Ve bu motor genelde sürat yapmak için değil de, uzak yerlere gitmek, uzun yolculuklara çıkmak için kullanılır. Bu yüzden de bir çok insan bu motorsikleti seçer. (Amerika'da ve Avrupa'da yaşayanlar.) İşte siz de bu oyunda bir Harley Davidson sahibisiniz ve bununla uzak yerlere gidip çevreyi dolaşıyorsunuz. Yolculuğunuzu devam ettirebilmek için bazı eşyalara, benzine ve yiyeceğe ihtiyacınız var. Bunları temin etmek için de para bulmanız gerekiyor. Bunun için kasabalarda ve şehirde yapılan yarışmalara katılarak para kazanabiliyorsunuz. Zamanla kazandığınız paralarla da motorunuza gerekli parça ya da süs eşyaları alabilirsiniz. Bu durum da sizin arkadaşlarınızın gözündeki durumunuzu artırır. Şehirde eşya satan dükkanlara girip, istediğiniz bir eşyayı satın alabilirsiniz. Bunu paranızın yettiği sürece yapabilirsiniz. Paranız bittiği zaman, eşya almak için bazı dükkanları soyabilirsiniz. Ama bu o kadar da kolay değil. Çünkü, bu hareketi yaptığınız takdirde, ya para kazanırsınız ya da canınızdan olursunuz. Öyle ki, dükkandan para istediğiniz zaman, ya dükkan sahibi size kasadaki bütün parayı verir ya da cebinden çıkaracağı bir silahla beyninizi dağıtır. Bu yüzden de dükkan soymadan önce neler olabileceğini düşünün ve ondan sonra harekete geçin. Tabii ki
KEY CONTROLS :
UP/DOWN TO SELECT
RETURN TO FINISH
Tunç DİNDAŞ para kazanmanın daha yasal yolları da var. İsterseniz şehirdeki diğer motorsiklet kullananlardan birini yarışa davet edebilirsiniz. Bunun için bir miktar paranız olması şart, ne de olsa kazanan ortadaki parayı alır kuralına göre hareket edildiği için sizin de ortaya para atmanız gerekir. Bir şehirden başka bir şehre gitmek için ana yola çıkmanız yeterli. Yolda giderken arabası bozulmuş güzel kızlara rastlamak mümkün. Otostop yapan bu kızları motorunuzun arkasına alarak hem para kazanırsınız hem de güzel bir yolculuk yapmış olursunuz. O anda kızın üzerinde ne kadar para varsa size verecektir. Bu para da sevgili motorunuz için yeni parça ya da sizin için yeni giysiler anlamına gelir. Fakat her seferinde motorunuza bir kişiden fazlasını alamazsınız. Ayrıca aldığınız kişinin vücut oranına göre motorunuz da yavaşlayacaktır. Eğer arkanıza şişman bir otostopçu alırsanız, motorunuz sizi ve yolcuyu taşımak için bayağı zorlanacaktır. Motorunuz 5 vitesli ve saatte 120 mil yapabilen bir model. Fakat bulunduğunuz yolda hız sınırı saatte 65 mil olduğundan dikkatli olmanız gerekli. Polis en ufak bir aşırı hız hatanızda ensenize yapışarak size 50 dolar yekününde bir ceza kesecektir. Fakat isterseniz polisi kandırmayı deneyebilirsiniz. Başarısız olursanız unutmayın ki cezanız iki katına çıkacak ve 100 dolar ödemeniz gerekecektir. Polisi kandırabilirseniz 50 dolarlık cezadan kurtulabilirsiniz. Şehirde yine ister dükkana girebilir, isterseniz yarışabilirsiniz. Tabii ilerledikçe oyun konumunuzu boş bir diskete kaydetmekte fayda var. Bunu da Options menü fonksiyonu yardımıyla yapabilirsiniz. Daha önceden yapamadıysanız boş bir disketi Format opsiyonu ile bu oyunun kabul edeceği hale getirmelisiniz. Ardından Save ile bulunduğunuz yeri kaydeder, Load ile de son kaldığınız yeri yükleyebilirsiniz. Ayrıca Options menüsünde oyunun joystick ya da mouse ile oynanmasının yanı sıra seçilen kumanda birimine göre hassasiyet ayarı fonksiyonları da (Sensitivity Adjust) bu menü yardımıyla yapabilirsiniz. Dükkana girdiğiniz zaman motor parçaları ve kullanılmamış bir motor alabilirsiniz. Ayrıca anahtarlık, çıkartma gibi süsler de burada satılmaktadır. Deri ceket ya da çizme ihtiyacınızı da bu dükkandan karşılayabileceğiniz gibi kolunuza istediğiniz dövmeyi de burada yaptırabilirsiniz. Benzininiz azaldığında benzin almak için benzinciye gitmeniz gereklidir. Bunu ana menüden rahatlıkla yapabilirsiniz. Gördüğünüz gibi oyun epey uzun sürede bitirilen ve canınızı pek sıkmayacak şekilde hazırlanmış bir oyundur. Motorsikletlerle ilgilenen arkadaşlar bu oyunu zevkle oynayacaklar. Ayrıca oyunun başında çıkan küçük bir animasyon ve seçim menülerinde çıkan grafikler çok iyi. Aynı gerçeğinde olduğu gibi, oyunun başında çıkan tipler Amerika'da yaşayan HARLEY DAVIDSON'cı tiplere benziyor. Boş zamanlarınızı güzel bir oyunla değerlendirmek istiyorsanız bu oyunu oynamanızı tavsiye ederim. Hepinize bol Harley Davidson'lı günler.
Hemen hemen hepiniz benzinin ucuz, silindirlerin 8 adet, motorların inanılmaz güçte olduğu zamanları bilirsiniz. Hatta arabaların çoğunda takviye edilmiş roket motorları bile vardı. İşte bu devir, yollarının kesinlikle hakimi olan MUSCLE CAR'ların devridir. Her ne kadar bu tip arabaları İstanbul'da dolmuş olarak her gün görüyorsak da, ne benzin ucuz, ne de dolmuşlar takviye motorlu. Fakat bu oyun sayesinde, bu mükemmel arabaları kullanma şansına sahipsiniz. Bu oyunu oynamak için Test Drive 2'nizin olması gerekir. İlk olarak Test Drive 2'yi yükleyin, ardından menüden INSTALL seçeneğine gelin. Burada CAR DISK'e gelip, Muscle Cars'ı yükleyeceğiniz sürücüyü yazın. Bu işlemleri hallettikten sonra araba seçimine gelin. Muscle Cars'da 5 adet araba vardır. 1963 Corvette Sting Ray “Split Window' Coupe: Daha ziyade koleksiyon için yapılmış olan özel yapım bir Corvette'dir. Roket motorlu Ford'un hız arabası Cobra'nın üretiminin durdurulmasından sonra, roket motorlarının en son kullanıldığı arabadır. Ford'un Speed V-8 motoru kullanılmıştır. Maximum hızı 135 mildir. Fakat kısa bir sürede büyük hıza ulaşmasını sağlayan roket sistemi bu nedenle Amerika'da 'King of the Road', yollarının kralı olarak anılır. 1968 Shelby GT 500 Cobra: Carroll Shelby ve Mustang Combo birleştirilerek ve değişiklikler yapılarak ortaya çıkartılan bu yeni model, hız yarışlarını mahvetmişti. 90 derecelik V-8 speed motoru ve maksimum 138 millik süratiyle oldukça hızlı sayılabilecek arabaydı. Fakat en büyük özelliği korkunç roket motoruydu. Dizaynı şahsen Lee Iacocca tarafından yapılmıştı. Amerika'da benzin sıkıntısına kadar üretildi ve bu yıllar içinde Amerika'da en fazla satan arabaydı. 1967 Pontiac GTO: Her ne kadar Amerikan araba tarihinde ilk Muscle Car Pontiac'la başladıysa da, eğer siz yüksek hızdan hoşlanıyorsanız, bu araba pek size göre değildir. Maximum hızı 140 mil olan arabanın en büyük özelliği çok güçlü olan motoru ve direksiyon kolaylığıdır.
1969 Copo 9560 ZL-1 Camaro: Eğer arabalar birer katil olsalardı, herhalde bu araba ilk sırayı alırdı. Bu modelden sadece 69 adet üretildi ve bir yarış için gerekli olan bütün aksesuarlar takılmıştı. 427 kübik inçlik motoru ve alüminyum alaşımlı kasasıyla o zamanlar Amerika'da üretilen en hızlı arabaydı. Maximum hızı 152 mil olan araba hız delileri için ideal bir modeldir.
1969 Dodge Charger Daytona: Bu araba belki Camaro veya Cobra kadar süratli değildi, fakat şimdiye dek yapılan en güçlü roket sistemine sahipti. Her şeyiyle özel bir üretim olan bu arabanın belki de en büyük özelliği, büyük kasası ve lastikleriydi. Motoru türünün ilk ve son örneği olan Hemi-Head V-8 Full Speed motoruydu. Maximum hızı da 144 mildi. İşte umutla beklediğiniz Muscle Car'lar bunlar. Hepsinin birbirlerine nazaran çeşitli avantaj ve dezavantajları var. Fakat hepsinin ortak bir özelliği var. Bu arabalar TÜRLERİNİN EN İYİLERİ. Oyunun bir başka hoş bir özelliği de bir Cobra ile Ferrari F-40'ı yarıştırabilmeniz. Bundan başka bu oyunu oynarken, eğer daha evvelden Test Drive Europe Scenery Disk'iniz varsa, bu disketi de install edip, Avrupa'da yarışabilirsiniz. Kısacası kaçırmamanız gereken bir program, mutlaka alın.
A clean run? You have 6 lives
Mehmet Oğuz Gölge Sanırım içinizde “Back to the future”ın ismini duymayan yoktur. İşte bu oyun konusunu bu filmin ikinci bölümünden almış. Konusu ise şöyle. Marty, geçmişten döndükten kısa bir süre sonra Doktor Emmet gelir ve 2015 yılındaki oğlunun hayatının tehlikede olduğunu söyler ve eski De Lorean'ın gelişmiş haliyle yola çıkarlar. Doktor Emmet birkaç saat içinde olayları değiştirmediğiniz takdirde oğlunuzun hapse gireceğini söyler. 1. Bölüm: Oğlunuza çok benzediğiniz için serseriler size soygun teklifini yapar fakat siz kabul etmezsiniz. Size korkak denince de kavga çıkarırsınız ve yoldaki çocuklardan bir uçan kaykay alırsınız. Burada devreye biz giriyoruz ve kaykayla kaçmaya çalışıyorsunuz. Önümüzde bize zararlı ve yararlı şeyler var. Mesela su birikintileri, çatlak yollar, hızlı arabalar, sizi kovalayan serseriler ve uzaktan kumandalı arabalar gibi tehlikeler. Yararlı şeylerse enerji veren “P” harfi, hızınızı arttıran “A” harfi ve extended time (zaman artışı)
iy
alabilmeniz için puan veren diğer şeyler. Burada sizi gideceğiniz yere yol götüreceklerdir. Eğer çıkmaz sandığınız bir yerdeyseniz joystick'i sağa sola sallayarak oradan kurtulabilirsiniz. Ayrıca arkasında sopa bulunan arabalara tutunursanız hızlanabilirsiniz. Düğmeye basarsanız serserilere yumruk atabilirsiniz. Yalnız yolun bitmesine yakın önünüze bir göl çıkacaktır. Bu gölün üzerine zıplayın ve zıplaya zıplaya ilerleyin. Daha sonra karaya çıkın ve arkanızdan gelen serserilerin adliye binasına çarpışlarını izleyin. Bundan sonra doktorla birlikte sizin yaşlı halinizi görmeye gidiyorsunuz çünkü yaşlı haliniz işinden kovulacaktır ve bunu önlemeniz gerekmektedir.
2. Bölüm: Eve girersiniz fakat doktor size ev halkından birini görürseniz kozmik bir olaya sebep olacağınızı söyler ve kimseye görünmeden evden çıkmaya çalışırsınız. İşte burada evden çıkabilmek için yapacağınız tek şey ev halkını odalara dağıtmak. Bunu yapmak içinse kapılardan yararlanacaksınız. Siz burada üzerinde dört ok olan kişisiniz, joystick'i oynattığınız zaman kapıların yanıp söndüğünü göreceksiniz ve düğmeye bastığınızda insanlar odaya girer veya çıkarlar. Oradaki insanları teker teker yolunuzdan çekin ve kapıları açarak ilerleyin. Fakat bu sırada iki kapı açıldığından o odaya kapattığınız adam oradan çıkabilir, ayrıca bir odaya iki kişi kapatamazsınız. Süreniz dolmadan en alttaki kapıya gidin ve açın. Evden çıktıktan sonra Doktor artık işimizin bittiğini söyler ve tekrar 1985 yılına döneriz. Fakat biz zaman makinasından ayrıldığımızda makinayı kaçıran Biff 1955 yılındaki haline 2000 yılına kadar olan bütün spor oyunlarının sonuçlarını yazan bir almanak verir ve bu alamanağa göre kumar oynayarak 1985'te çok zengin olmuştur. Ayrıca artık dünya eski dünya değildir, her yerde cinayet işlenmekte ve tam bir kargaşa yaşanmaktadır.
3. Bölüm: Burada karşınıza çıkan serserileri yok ederek Biff'in gökdelenine ulaşmaya çalışıyorsunuz. Yapabildiğiniz hareketler zıplamak, eğilmek, yumruk ve tekme atmak. Biff'i öldürdükten sonra Doktor dünyayı düzeltmenin gelecekte değil geçmişte olduğunu ve bunu ancak yaşlı Biff'in 1955'teki Biff'e verdiği almanağı geri alarak sağlayabileceklerini söyler. 4. Bölüm: Oyunun filmle ilgisi olmayan tek bölümü bu. Burada belirli bir zamanınız var ve bu sürede dağılan bulmacayı çözmeniz gerekiyor. Benim stilim bulmaca dağılırken izlemek ve aklımda kalanla bulmacayı çözmek. Siz de aynı yöntemi uygulayabilir ya da kendiniz bir yöntem geliştirebilirsiniz. 5. Bölüm: Bu bölümde Biff yine aramızda ve almanağı geri almaya çalışıyor. Siz burada Biff'ten kaçarak De Lorean'dan uzatılan ipi tutarak oyunu bitirmeye çalışacaksınız. Oyun filmiyle aynı hızda ilerliyor, bu oyuna bir güzellik katmış. Ayrıca müzik bayağı güzel fakat grafikler işleri bozuyor. Bu kadar güzel konuya daha iyi grafikler kullansalardı ortaya bir şaheser çıkabilirdi.
Merhaba! Bu ay sizlere yaz aylarından kalma bir oyunu tanıtmak istiyorum. Malum, artık kış aylarına girdik. Yazın o sıcak günlerini anımsatacak bir tek şey bilgisayar oyunları. Bu oyun hepinizin yakından tanıdığı bir firma tarafından yapılmış: CODEMASTERS. Sanıyorum hepiniz bu ismi biliyorsunuzdur. Ve sanırım CODEMASTERS'in oyunlarını da hatırlıyorsunuzdur. Yaptığı oyunların çoğu, konusu aynı ve grafikleri birbirine benzer olması özelliklerine sahip. Ama bu sefer yaptıkları oyun gerçekten diğer oyunlarına göre bayağı kaliteli. Ardından da anlayacağınız gibi oyun bir bot simulasyonu. Kullanacağınız sürat botları ile yapacağınız yarışlarla ilgili. Ama tek bir fark var, yarışı denizde değil, bir nehrin üzerinde yapıyorsunuz. Yarışın yapıldığı nehir de düşündüğünüz kadar boş değil. Kenarlarında balık tutan, sandal ve motorla gezen insanlar bulunmakta. Sizin amacınız verilen zaman bitmeden yarışı bitirmek.
Yani rakiplerimize olduğu kadar zamana karşı da yarışacağız. Ayrıca yarış içerisinde sizin hareketlerinizi engellemeye çalışan düşmanlarınız da var. Sizin amacınız bütün bu engellere rağmen oyunun kademelerini geçmek. Oyuna başladığımızda kendimizi, etrafı yeşilliklerle kaplı bir yerde buluyoruz. Burası oyunun ilk kademesi. START verildiği anda bütün motorları çalıştırıp yarışa başlamalıyız. İlk çıkışı ne kadar iyi yaparsak, yarışı kazanma şansımız da o kadar fazla olur. Gidebildiğimiz kadar hızlı gidip bayrakları toplamalıyız. Yarış esnasında, ekranın bir bölümünde kullandığımız botun küçültülmüş halini görmemiz de mümkün. Eğer bu küçük botu alırsak haklarımıza bir tane eklenmiş olur. Yarışırken toplayacaklarımızın arasında başka parçalar da var. Bu parçalar ise birinci kademede yakıt ve torpilden oluşuyor. Üzerinde 'F' yazan yakıt, üzerinde 'T' yazan ise torpil kutuları. Torpilleri mutlaka alın, çünkü sizi kenara sıkıştırmak isteyen motorlara karşı torpil fırlatmanız gerekecek. Bazen bir helikopter çıkar ve nehre mayın bırakarak ekrandan çıkar. Helikopterin bıraktığı mayınlara çarpmayın. Bunca düşmana rağmen sizin de onlardan korunmak için silahınız var. Ateş tuşuna bastığınız zaman suya mayın bırakıyorsunuz. Size zarar vermek isteyen motorlara karşı bu mayınları kullanın. Birinci kademenin sonlarına doğru köprülerle karşılaşıyoruz. Bu köprüleri geçmek için köprüye en yakın rampayı kullanın. Rampalara hızlı girerseniz daha uzağa atlayabilirsiniz. Sakın kıyılara ve taşlara çarpmayın. Aksi taktirde haklarınızdan birini kaybedebilirsiniz. Bu yüzden çarpmadan ilerleyin. Bölüm sonuna geldiğiniz zaman yakıtınız kadar puan alıyorsunuz. Yani ne kadar yakıtınız kalmışsa o kadar puan alma şansına sahipsiniz. Bu yüzden de yakıtınızı ne kadar az harcarsanız o kadar çok puan alırsınız. İkinci kademede limanda yarışıyorsunuz. Burada bütün düşmanlara ek olarak kıyıdan ateş eden polis arabaları eklenmiş. Bu kademede, yarıştığınız nehrin üzerinde çarpabileceğiniz nesnelerin sayısı da artmış. Ekstra haklar ve mayın kutucukları çok ters yerlere konulmuş. Bu parçaları alırken çok zorlanacaksınız. Bu bölümü bitirirken de bayağı zorluklarla karşılaşacaksınız. Bu yüzden bu bölümde daha dikkatli olun. Oyunumuz sadece nehir yarışı olarak kalmıyor ayrıca bir shoot'em-up da sayılabilir. Eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız bu oyunu alabilirsiniz: Gayet basit ve eğlenceli bir oyun. Özellikle denize ve deniz botlarına ilgi duyan arkadaşlar bu oyunu kaçırmasınlar. Hem savaş hem de yarış oyunu olan PRO POWER BOAT ile hepinize eğlenceli dakikalar.
A 500 ile ilgili...
Commodore Dergisi Hazırlayanları, Böyle güzel bir dergi çıkardığınız için tüm kullanıcılar adına size teşekkür ederim. Benim yeni aldığım A 500'ümle ilgili bazı sorularım var. 1. A 500'üme başka bir sürücü bağlayabilir miyim? 2. Digitizer nedir? AMIGA'yla kullanılabilir mi? 3. Modem nedir? Türkiye'de kullanılır mı? CÜNEYT ALTINÖZ
Sayın Cüneyt Altınöz, 1. A 500 için A 1010 disket sürücü veya A 590 hard-disk alabilirsiniz. Takılan ikinci sürücü AMIGA'nızla uyumlu olacaktır.
2. Digitizer, gerçek dünyadaki bilgileri, bilgisayarın anlayacağı hale getiren bir donanımdır. Ses digitizer ve grafik digitizer gibi türleri vardır.
3. Modem bilgisayarlar arasında bağlantı kurmak için kullanılan bir araçtır. Modem vasıtası ile iki AMIGA haberleşebileceği gibi, birbirinden farklı bilgisayarlar da haberleşebilir. Ancak farklı markalar bir terminal yardımıyla sadece yazılı metin alabilir veya gönderebilirler. Modem almak için Teleteknik yetkili satıcılarına başvurabilirsiniz.
İçin Çözüm
Sayın Commodore Dergisi Yetkilileri, Şimdiye kadar karşılaştığım bazı problemleri çözmemde yardımcı olursanız çok sevinirim: 1. Printer'imde Türkçe karakterleri nasıl basabilirim? 2. Mouse nedir, C-64'le nasıl kullanırım? 3. Bazı programların satır numaraları harf içeriyor, ama bilgisayar bu satırları kabul etmiyor. Bunu nasıl engellerim? 4. Bazı programlar üçüncü satıra geçince SYNTAX ERROR yazıyor.
Bu durumda ne yapabilirim? 5. SYS komutu ne işe yarar? BERK İZ
Sayın Berk İz, 1. Printer'inizde Türkçe harf basabilmek için ya ROM değiştirmeniz ya da karakter setini değiştirmeniz gereklidir. ROM değiştirmek oldukça pahalı bir işlem olduğundan karakter setini değiştirebileceğiniz bir program edinmeniz sizin için daha yararlı olacaktır. Böyle bir program dergimizin eski sayılarında yayımlanmıştır. 2. Mouse bir kontrol donanımıdır. Joystick portuna takılır ve uygun programla beraber özellikle çizim için kullanılır. Mouse'u destekleyen programlar Teleteknik bayilerinde vardır. 3. Satır numaraları harfli olan programlar makine dilinde yazılmıştır ve bu numaralar 16'lık düzendedir. Bunları girebilmek için ya MDE adlı dergimizdeki makine dili programları yazmada kullanılacak programı ya da bir monitör programı yazmalısınız. 4. C-64'ün BASIC işlem ünitesi en fazla 80 karaktere kadar olan satırları kabul etmektedir. Kendi programlarınızın satır uzunluklarını bu sınırın altında tutmaya dikkat edin. Eğer dergideki programlarda bu gibi durumlarla karşılaşırsanız kullanım kılavuzundaki komut kısaltmalarına başvurmanız gerekir. 5. SYS komutu makine dili programları çalıştırmaya yarar, ama programın başlangıç adresini bilmiyorsanız bu komutu kullanmayın. Çünkü rastgele yazacağınız bir sayı bilgisayarın kilitlenmesine yol açabilir. Her programın başlama adresi aynı değildir.