B.B. KING
Retro bilgisayarFestivali her sene birbirinden değerli sanatçıları ağırlıyor. Yıllardır ismini duyduğumuz birçok sanatçıyı festival kapsamı içinde izleme fırsatı buluyoruz. B.B. King de bunlardan biri. Şimdi B.B. King'in bültenimizde ne işi var diyeceksiniz. Hemen söyleyelim B.B. King'in bir AMIGA'sı yok. İki AMIGA'sı var. Kendi sözleriyle "Uzun süren turneler nedeniyle ilk AMIGA'm kendini yalnız hissediyordu. Ben de gidip ikincisini aldım.". İşte B.B. King'in iki AMIGA'sının öyküsü. Bu öykü, ilk gitarını patronundan 15 dolar borç alıp satın alan biri için hayli yüksek bir teknoloji içeriyor. Gerçekte, B.B. King ilk gitarını almasaydı, popüler müzik çok şey kaybederdi. B.B. King, 19 yaşında Memphis'teki müzik merkezine gitmek için otostop yapmadan önce, Mississippi deltasında pamuk topluyordu. Orada kısaltılarak B.B.'ye indirgenen "The Beale Street Blues Boy" ismiyle anılmaya başladı. Bütün uzmanlar ve gerçek ustalar gibi King de farklıydı. Geçen seneler onun popüler müzik formlarını genişletti ve yükseltti. Jazz, özellikle gospel, blues ve kendi özel tarzı, farklı bir biçimde birleşti. B.B. King tepelerde yerini almıştı. Gelelim B.B. King bilgisayar ilişkisine. King'in birçok bilgisayarı var (Commodore 64, Compaq ve Tandy), fakat kendisini ilk defa müzik açısından ilgilendiren AMIGA. Sahip olduğu müzik stüdyosunda Soundscape'in Pro MIDI Studio'sunu ve DeluxeMusic Construction Set'i kullanıyor. "Şarkıları öğrenmek için büyük yardımcı" diyor King. AMIGA'ya şarkıları notlar halinde giriyor ve ünlü elektro gitarı Lucille ile bu şarkılara gerçek zamanlı olarak eşlik ediyor. Kendi düzenlemelerinde, mouse'la armonileri oluşturmaya bayılıyor King. Tabii AMIGA'nın dört kanallı olmasının sınırlayıcı olduğunu da söylemeden edemiyor. "Aslında" diyor B.B. King, "AMIGA son derece kullanışlı ve bazen kompleks akorlar kullanmaya çalıştığımda, gerçek ezgiyi kaybediveriyorum. Fakat daha ilerde daha çok ses olanaklı bir arkadaş bulacağıma inanıyorum. Aslında bu sorunların çoğunu MIDI ile aşmak mümkün." B.B. King MIDI ile ilişkisini şöyle anlatıyor, "Besteci/düzenlemeci bir arkadaşım çalışmalarını evinde yaptıktan sonra stüdyoya disketini getirdi. MIDI'den haberdar olmadığını gördüm. Klavyelilerden pek hoşlanmadığını söyledi, ben de ona yeni MIDI gitarından söz ettim. Oldukça etkilendi." King kendini blues şarkıcısı olarak tanımlıyor ama aslında o bir efsane. Başyapıtlarından biri olan "The Thrill Is Gone"ın 1967'de bir milyonun üzerinde satmasından beri blues'un tartışmasız kralı. Bir yıl içinde toplam 360 konser veren birine bu sıfatı çok görmezsiniz umarım. Kendisi "Lucille Talk Back"le birlikte "Crybaby" ayak pedalını kullanıyor ve kullandığı yegane elektronik enstrümanların bunlar olduğunu söylüyor. Fakat bu AMIGA ile profesyonel olarak ne yapacağını merak etmesine engel değil. King kendini yetiştirmiş bir müzisyen. Müzikle uğraşmaya Mississippi'deyken başlamış. Bu yıllar ona ilk kullandığı akorları; I, IV, V nolu akorları öğretmiş. "Biliyor musunuz?" diyor "bu akorları hala kullanıyorum". Ve gülümseyerek ekliyor "Hem de AMIGA'da".