STUNT CAR

| The DRAKH BRIDGE |

Broken. Ey araba çılgınları, sürat meraklıları, arabaya binince kelleyi koltuğa alanlar, gözü hız ibresinden, eli vites kolundan ayrılmayanlar, haydi aletlerinizin başına. Gerçi bu sefer yanınızdaki koltukta kız arkadaşınız yok ama onu da yanınıza çağırarak bu ufak problemi çözebilirsiniz. STUNT CAR RACER, Test Drive türü bir oyun, fakat Test Drive'dan çok çok daha iyi. Disketinizi masanızdaki yaratığın yandaki açık ağzından içeri atın, o yaratık disketinizi çiğnerken siz biraz bekleyin. Niye öyle şaşırdınız ki; herhalde böyle şahane bir V8 motor görmeyi ummuyordunuz değil mi? Aslında bu hiçbir şey değil, oyunu oynarken o kadar çok şey göreceksiniz ki şaşırmaya bile vaktiniz olmayacak. Karşınıza çıkan seçim bölümünde ilk başta size üç tane ana seçenek veriliyor. İsterseniz biraz da bunlara değinelim. Bunlardan birincisi “tek sürücülerin bulunduğu grup”. İlk başta burada yarışıyorsunuz. Adınızı girdikten sonra kendi-

Hit fire to continue nizi ekranın sağ alt köşesinde, dördüncü grubun en sonunda göreceksiniz. Sizin grubunuzda bulunan Jack ve Road Hog ile yapacağınız yarışları kazanırsanız bir üst gruba geçmeye hak kazanacaksınız. Joystick'inizin fire düğmesine basınca size yine bir menü sunuluyor. Buradaki bölümde rekorları görebilirsiniz, yarışacağınız pistlerde alıştırma yapıp yapmayacağınızı veya yarış sezonunu başlatıp, yarışmalara başlayıp başlamayacağınızı belirtebilirsiniz. Benim size tavsiyem, yarışmalara başlamadan önce practise bölümlerinden birisini seçip kendinizi yollara, engebelere, yükseklerden uçmaya ve tabii ki arabanıza alıştırmanızdır.

Practise bölümünde dört ana bölüm sizi bekliyor. Henüz acemi olduğundan diğerlerine göre daha kolay bir parkur olan dördüncü bölümü seçmenizi tavsiye ederim. Ustalığınızı artırdıktan ve arabanıza alıştıktan sonra diğer bölümlerde de practise yapabilirsiniz. Her bir alıştırma bölümünde sizi iki değişik parkur bekliyor. İstediğiniz bir tanesiyle yeteneğinizi ölçebilirsiniz.

Kendinizi yeterince denediğinizde practise bölümünden çıkın ve yarış pistlerine buyurun. Kendi grubunuzdaki diğer sürücülerin her birisiyle ikişer defa olmak üzere, dört yarış yapacaksınız. Yarışacağınız parkuru yarış başlamadan da görebilirsiniz. Joystick'inizin kolunu sağ-sol yaparak parkurunuzu çeşitli boyutlardan inceleyebilirsiniz. Eğer bu bölümdeki yarışlar sonunda iyi bir derece elde edebilirseniz bir sonraki gruba girmek için oradakilerle yarışmaya başlayacaksınız. İkinci olarak çok sürücülü olan grupta yarışmak isteyip istemediğiniz soruluyor. Tabii ki sürücüleri siz seçiyorsunuz. Yani rakip sürücüler o an yanınızda kim varsa o oluyor (hatırlarsanız en başta kız arkadaşınızı da çağırabilirsiniz demiştik. Diğer sürücü veya sürücülerden birisi olabilir). En fazla siz dahil sekiz kişi yarışabilmektedir. Rakiplerinizde ise bir değişiklik yok, ilk başta yine dördüncü gruptakilerle yarışıyorsunuz, eğer onları geçerseniz üçüncü grupla, sonra da sırayla diğer gruplarla yarışıyorsunuz. Parkurlarınız yine başlangıç parkurları olan 'Hump Back' ve 'Ramp'. Üçüncü gruba geçince oradaki parkurlarınız 'Big Ramp' ve 'Stepping Stones', ikinci gruptakiler 'Roller' ve 'High Jump', son gruptaki parkurlarınız ise 'Draw Bridge' ve 'Ski Jump'. Özellikle ikinci gruptaki 'Roller Coaster' parkuruna değinmeden geçemeyeceğim. Geçen sayımızdaki 'Roller Coaster Rumbler' adlı oyunu oynayanlar oradaki aniden inişli ve çıkışlı yolları hatırlayacaklardır. Fakat burada daha çok virajlı, inişli ve çıkışlı yollar onları bekliyor. Aslında parkurların çoğu, ben ustayım diyenlere bile taş çıkartacak düzeyde. Practise yaparken ben bile bazen virajları alamadım (saatte 230 km hızla viraja girersem alamam tabii ki).

Üçüncü seçenek ise, modem'iniz varsa kullanabileceğiniz bir bölüm. Burada ise bir başka bilgisayarla iletişim kurup karşılıklı oynuyorsunuz. Oyuna başlarken arabanızın vinçlerle kaldırılıp yarış alanına konması olayı çok iyi düşünülmüş. Ekranda 'drop start' yazısını görünce hiç vakit kaybetmeden gaz verip turbo roketlerinizi çalıştırın (yere indiğiniz anda gazlayıp fırlamanız için, yoksa rakibiniz sizi geçer). Ekranın sol alt tarafındaki 'L' tur sayısını, 'B' turbo roketlerinizin sayısını, onların altındaki sayılar ise rakibinizin sizden ne kadar önde olduğunu veya sizin rakibinize ne kadar fark attığınızı gösteriyor (sayıların başına '-' işareti gelirse siz öndesiniz demektir). Joystick'inizi ileri itince arabanız hareket eder, aynı anda fire tuşuna da basarsanız turbo roketlerinizin çalıştığını ve sekiz tane eksozdan alev çıktığını göreceksiniz. Yanındaki ses efektleri de cabası (gaza basınca eksozundan alev çıkartan bir arabaya sahip olmak hangimizin rüyası değildir ki). Ekranın sağ alt köşesinde sizin zamanınız ve en iyi zaman gösteriliyor. Ekranın üzerinde ise arabanızın hasar durumunu görüyorsunuz, eğer oradaki çizgiler en sona ulaştıysa işiniz bitti demektir. Arabanızı sürerken özellikle dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Virajdan çıkarken virajın en son tümseği ne taraftaysa arabanızın tekerini o tarafa verin yoksa şarampolden aşağı yuvarlanırsınız. Bazen büyük bir yokuş tırmanıp son hızla inişe geçiyorsunuz, işte burada yokuş birdenbire bittiği için uçmaya başlıyorsunuz, bu sırada eğer turbo roketleriniz çalışıyorsa onları susturun. Zaten sınırlı sayıda olan roketlerinizi havada boşu boşuna harcamayın, bir de tam tekerlekleriniz yere değdiği an roketlerinizi çalıştırırsanız arabanızın yere çarpma hızıyla alacağı hasarı engelleyebilirsiniz.

Bu bir yarış olduğu için kazananlar da olacaktır, kaybedenler de. Ekranda hem kazanmanın sevincini, hem de kaybetmenin üzüntüsünü göreceksiniz. Bazen de arabanız parçalanmış olabilir; bunu o kadar dert etmeyin bir dahaki yarışta kazananın siz olacağına inanıyoruz. Yolunuz açık olsun.

Oyunun değerlendirilmesi AMIGA 512K

GRAFİK : 8 SES : 7 ZORLUK : 8 KURGU : 8 GENEL : 8 Yıl 1954, genç bir yönetmen ilginç bir senaryo ile Warner Bros. Company'e gider ve filmini kabul ettirir. İşte böylece zamanının en iyi örneklerinden sayılan bir film doğar “THEM”. Film, bir göktaşının düşmesi sonucu devleşen karıncaların hikâyesini anlatıyordu. Filmde James Whitmore, Joan Weldon ve James Arness gibi zamanın iyi aktörleri de rol aldı. Sonuç olarak film Bilim Kurgu tarihinin başarılı örneklerinden biri olarak literatürlerdeki yerini aldı. Yıl 1989, CİNEMAWARE firması yeni bir oyun demosu çıkartır. İnanılmaz kalitedeki grafik ve animasyonlardan oluşan bu oyunun adı “IT CAME FROM THE DESERT”. Ve şimdi nihayet bu oyun bütün Amigacıların eline geçti. Program konusunu yukarıda bahsettiğimiz filmden almış. 1958 yazında Lizard Breath kasabasının güney-batısındaki yanardağ civarına bir meteor düşer. Meteorun düşmesinden sonra bazı garip olaylar meydana gelmeye başlar. Oyunumuz yaşlı bir altın arayıcısının meteorun düştüğü yerin yakınındaki maden ocağının civarından topladığı örnekleri bize vermek için kapıyı çalmasıyla başlar. Şimdi aklınıza “niye biz?” diye bir soru gelebilir. Çok basit, çünkü böyle bir olay en çok bir jeolojisti ilgilendirir. Evet bu oyunda genç bir jeolojisti canlandırıyoruz. Amacımız meteorun düşmesiyle meydana gelen olayların odağını bulmak ve (eğer ba-

Sinan EREL & Erin KARSAN şarabilirsek) yok etmek. Daha önce de söylediğim gibi oyun çöldeki bir kasabanın içindeki ufak bir evde başlıyor. Ekranda 'Answer the door' (kapıya cevap ver), 'Make a call' (bir yeri ara), 'Map' (haritaya git) ve 'sleep' (uyu) gibi seçenekler görünecektir. İlk başta kapıya cevap vermeyi seçip yaşlı madenciden size getirdiği örnekleri alın. Eğer onunla konuşursanız size meteor düştüğünden beri garip davranarak altın aradığı yerden kaçmak istediğini ve meteorun düştüğü yerde normalden farklı bazı olaylar olduğunu anlatacaktır. Örnekleri aldıktan sonra incelerseniz (Examine), bunlardan birinin diğerlerinden daha parlak ve farklı renkte olduğunu göreceksiniz. Eğer biraz heyecanlanmak isterseniz bu renkli olan örneği isteyin (Hand me red one). Birazdan eviniz yanmaya başlayacak. Elinizdeki yangın söndürücüyü önce büyük olan alevin üstüne nişanlayıp püskürtün. Ama ben itfaiyecilik oynamak istemem derseniz, hemen örnekleri Hükümet Laboratuvarı'na gönderin. Bu sırada bazen Desert Star gazetesinden bir muhabirin sizinle görüşmek istediğini belirten bir yazı görebilirsiniz. Eğer görüşmek isterseniz önce Desert Star'a telefon edin, ardından da gazeteye gidin. Eğer bununla vakit kaybetmek istemezseniz, haritaya geçip Güneybatı'daki (sol alt köşe) yanardağa gidin. Oraya ulaştığınızda ekranda beliren yazı tüylerinizi ürpertmeye yetecektir sanırım. “Etraf sakin görünüyordu fakat birden alışılmamış bir ses duydum ve o tarafa dönerek sesin kaynağını gördüm...”, Ve bu sözlerin ardından karşımıza dev bir karınca çıkacak. Bu yaratığı öldürmek için yapmamız gereken şey karıncanın iki antenini de vurmak. Karınca uzağınızdayken vuramazsanız silahınıza yeni kurşunlar koyuncaya kadar size yaklaşır. İşte bu anda sadece üç kere ateş edebilirsiniz. Eğer hızlı davranıp iki anteni de ateş ederek kopartabilirseniz ekran değişir ve kendinizi dev karıncalar sürüsünün içinde bulursunuz. Ama yok eğer başaramazsanız gözlerinizi, güzel bir hemşirenin baş ucunuzda beklediği kasaba hastanesinde açarsınız. Fakat başarırsanız demin de söylediğim gibi bir sürü dev karıncanın içinde yapılacak bir mücadele sizi bekliyor. Karıncalardan kaçarken el bombası veya dinamit atarak onları öldürebilirsiniz. Bunun için vücudunuzu karıncanın geldiği yöne çevirip fire'a basın. Tabii el bombasını çok uzağa atmamanız gerekir. Karıncalar sizden daha yavaş hareket eder. Bu arada çevrenizdeki taşlar yürümenizi engeller ve taşlık arazide karıncalar sizden daha hızlı hareket edebilirler. Bu savaş sırasında el bombalarınız biterse karıncaların daha yavaş yürüyebileceği yüzeyde yani toprak yol-

da ilerleyip kaçmaya çalışın. Eğer çok uzun süre yürürseniz başınıza çöl güneşi geçecek ve kendinizi yine hastanede bulacaksınız. Eğer oyunun başında karıncaları dinamitleyerek öldürmeye başlarsanız bir süre sonra yeterince karınca öldürdüğümüzü söyleyen bir mesajın ardından tekrar haritaya döneceğiz. Evet şimdi gelelim hastaneye. Karşınızdaki güzel hemşirenin ilgiye muhtaç yalnızlığını fark etmemizin bize hiçbir yararı olmayacaktır. Hemşire bize iki gün boyunca hastanede istirahat etmemiz gerektiğini söyleyecektir. Sakın bunu kabul etmeyin. Çünkü zamanımız çok kısıtlı. Onun yerine hemen hastaneden kaçmayı deneyin. Bunun için önce odanızdan çıkın. Bu arada etrafta gezinen hemşire ve doktorlara gözükmemeye çalışın. Siz ikinci kattasınız, çıkışsa birinci katta. Yalnız ya sizin katınızda, ya da çıkış katında bir tekerlekli iskemle var. Bunu mutlaka alın, çünkü tekerlekli iskemle ile doktor ve hemşirelerden çok daha hızlı hareket edebilirsiniz. Ayrıca hastane çıkışındaki iki görevliyi iskemlesiz aşmanız mümkün değil. Asansörü kullanarak iskemle ile alt kata inebilirsiniz. Şayet sizi kaçarken görürlerse seslenerek sizi yakalaması için civardaki diğer görevlileri de çağırıyorlar.

Bu arada değişik odalara daldığınızda masa altlarına girebiliyor veya boş bir yatağa uzanarak çarşafı üstünüze çekebiliyorsunuz. Hastaneden kaçabilirseniz kendinizi yine haritada buluyorsunuz. Bu sırada saat gece yarısını geçmişse eve gidip uyumayı unutmayın. Çünkü yeterince uyumazsanız önce yorgun düşüp sonra kendinizi yine hastanede bulabilirsiniz. Her gece en az 8 saat uyuyun. Evet iyi bir uyku çektikten sonra tekrar haritaya gidin. Sahi neredeyse unutuyordum. Bizim temel amacımız bu karınca tehlikesine karşı herkesi uyandırmak. Tabii bize kolay kolay inanmayacakları için bunu çeşitli deliller toplayarak yapmamız lazım. Örneğin oyunun başladığı sabah yaşlı madencinin getirdiği örnekleri laboratuvara göndermek veya karıncalarla savaşıp sağlam olarak kurtulduğumuzda cesetlerinden otomatikman aldığımız örnekleri üniversitedeki profesöre götürmek bunlardan bazıları. Ayrıca eğer milleti dev karıncaların varlığına inandırabilirsek karıncalara bomba atarak öldürmeye çalıştığımız sırada sadece el bombası kullanmakla kalmıyoruz. Aynı zamanda askeri uçakların pike yaparak istediğimiz yeri bombalamalarını da sağlayabiliyoruz. Bunun için elimizi bir müddet fire'a basılı tutmamız yeterli. Altta el bombası, dinamit, tank ve uçak seçenekleri çıkıyor. Eğer bu olayı yeterince kişi bilmiyorsa tank ve uçak seçeneklerini kullanamıyoruz. Evet nerde kalmıştık. Sabah oldu ve uyandık, hemen meteorolojiye telefon ederek hava durumunu öğrenin. Çünkü eğer profesöre yeterince delil götürdüyseniz bu karıncaların uçarak dünyayı istila edebileceğini öğrenebilirsiniz. Tabii karıncalar yağmurlu havalarda uçamazlar. Bunun ardından haritaya gelin ve maden ocaklarını kontrol edin. Gerekirse buralarda da M1 madeninde veya tünelde bir karınca avı yapabilirsiniz. Ayrıca kasabada minik bir hava alanı da var. Buraya gelip uçarak karıncaları arayabilirsiniz. Onlara rastladığınızda üzerlerine ilaç püskürterek öldür ve otomatikman delil toplamış olursunuz. Bu arada üniversiteye delil bıraktıktan sonra profesörü iki gün içinde tekrar görerek bilgi almayı da ihmal etmeyin. Bu arada orduya gitmeniz hiçbir işe yaramaz. Radyoda güzel bir bayan arkadaşınızın bulunduğunu da hatırlatalım. Oyunun ilerleyen safhalarında en çok işinize yarayacak yerlerden biri de polis binasıdır. Karıncalar aktif olarak faaliyete geçtikten sonra stratejik harita üzerinde kasabanın çeşitli bölgelerine adam yığarak aktif savunma yapabilirsiniz. Oyunu başarı ile tamamlayabilmeniz vakit geçirmeden yeterli delil toplayarak kasaba halkını iyi organize edebilmenize bağlı. Hamlelerinizi yaparken dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var. Örneğin, haritadayken her yerin üzerine geldiğinizde tarihi ve saati gösteren kutucuğun altında “ETA” diye bir yazı göreceksiniz. Bu gideceğiniz yere tahmini varış saatini belirtir. Oyunda zamanın ne kadar önemli bir faktör olduğunu göz önüne alarak haritayı yolların mesafesine göre daha dikkatli tarayın. Ayrıca eğer kaldığınız yeri save etmek isterseniz, haritanın sol üst köşesindeki 'SAVE'

yazısına gelip fire'a basın. Yalnız bunun için boş bir disketi “DSAVE” adıyla formatlayıp kullanmanız gerekir. Olaylar gelişirken karşınıza çok çeşitli varyasyonlar çıkabilir. Bir yere giderken Hellcats (cehennem kedileri) çetesine rastlayarak bir araba kazası geçirebilir veya bir bıçak kavgası yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bazen bir kazanın ardından üstü başı yırtılmış çok güzel bir kadın sizden yardım isteyerek evinizde kalabilir. Haritadan sinemaya gittiğinizde perdede oynayan film oldukça ilginizi çekebilir. Buna benzer birçok farklı olayla karşılaşabilirsiniz. Bunlar sizi fazla şaşırtmasın her olayda mümkün olduğunca az zaman harcayıp karıncaların izini sürmeye çalışın. Örneğin periyodik aralıklarla çiftlikleri arayın. Sonuç olarak genelde amacınızın karıncaların varlığını ispatlayarak halkı uyandırmak ve onlarla birlikte savaşmak olduğunu unutmayın. Evet her CİNEMAWARE programı gibi kapsamlı ve güzel bir oyun It Came from the Desert. Oldukça geniş kapsamlı ve varyasyonlu olan bu oyunu burada birkaç satıra sığdırmak çok zor. Fakat her açıdan mükemmel bir programa hiçbir şey söylemeden veda etmekte olmaz. Eğer Amiga'nız 1MB'sa uykusuz ve ürperti dolu geceler sizi bekliyor demektir...

Oyunun Değerlendirmesi: AMIGA - AMB GRAFİK : 9 SES : 10 ZORLUK: 10 KURGU: 9 GENEL : 10