Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 52
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 53
Bilgisayarlar dünyayı ele geçirecek mi? Geleceğimiz tehdit altında mı? Kendi kendimize sık sık sorduğumuz bu soruların yanıtları iç rahatlatıcı ama bilim kurgu meraklılarını düş kırıklığına uğratabilir.
5 Numara, Hal, Landru, Colossus ve bilim kurgunun başka birçok ünlü bilgisayarı bilim kurgu yapıtlarının ana temaları arasında yer almaya yıllardır devam ediyorlar. İlk vakum tüplü ENIAC bilgisayarları çıktığından beri, felaket habercileri bir gün bilgisayarların dünyayı ele geçireceğini söyleyip duruyorlar. Yapay zekayla ilgili ilk deneyler yayınlandığında, aynı haberciler işte size söylememiş miydik diye ortaya dökülmüşlerdi. Hazır bilgisayarlar elektrikli konserve açacakları kadar zararsız hale gelmişken ve ortalıkta kongreye aday olan ya da Güney Amerika'da darbe yapan bilgisayarlar yokken Yapay Zeka kavramını ciddi ciddi inceleyip nereye doğru gittiğini görmenin zamanıdır. Her ne kadar yapay zeka bugün bir gerçeklik haline gelmişse de, bilgisayarların zıvanadan çıkıp dünyayı ele geçirmeye kalkışabileceği düşüncesi ne şimdi gerçekleşebilecek ne de ileride mümkün olabilecek bir düşüncedir. Bu korkuya yapay zeka korkusu adını vermek de yanlış zaten. Bilgisayardan korkanların burada sözünü ettikleri, aslında “yapay bilinçtir”. Yapay bilinç bir hayal ürünü ve günümüz bilimini alt üst edecek bir takım gelişmeler olmadıkça öyle de kalacak. Bugün yapay zeka iki ayrı alanda yoğunlaşmış durumda: Uzman sistemler ve öğrenme sistemleri. Bu iki konu insan zihninin iki kapasitesine tekabül ediyor. Öğrenmek bir database'i genişletmek, uzman düşünce de bu database'e doğru olarak ulaşabilmekten başka bir şey değil zaten.
Uzman Sistemler
İlk yapay zeka örnekleri olan uzman sistemler, database'lere ulaşma programlarıdır. Bir uzmanın kendi düşünme sürecinde kullanabileceği kuralları kullanarak, çapraz indeksli bir database'e ulaşmak için hazırlanmıştır. Bunu en iyi bir örnekle gösterebiliriz. 1988 yılında, Savunma Bakanlığı Küçük İşler Öncü Araştırma Programı Savunma Bakanlığı'nın geliştirilme listesini çıkartmıştı. Bunlardan birinin amacı, su altı seslerini tanımaktı. Denizaltılarda normalde sesleri ayırt etmek konusunda tecrübeli birisi bulunur. Bu uzman her tür gemi, denizaltı, torpil ve deniz canlısının kaydedilmiş seslerini yüzlerce saat
JEFF SPIRA dinleyerek onları ayırt etme yeteneğini geliştirir. Denizaltı sonar uzmanları öylesine ustalaşmıştır ki, duydukları denizaltılar arasındaki farkları bile söyleyebilirler. Millerce uzaktan duydukları bir Rus denizaltısının adını söyleyebilirler. Bu uzmanların, denizaltının savaştan galip çıkabilmesi için hayati önemi olduğu açıktır. Eğer o savaş sırasında herhangi bir şekilde etkisiz hale gelseydi, denizaltı adeta kör ve sağır olurdu. Sudaki sesleri dinleyip, yüzlerce kaydı tarayarak benzer sesi bulan ve sonucu bildiren bir uzman sistem bunun gibi bir şey olurdu. Seslerin çeşitliliğini düşünürseniz bu azımsanacak bir başarı değildir. Örneğin bir sonar uzmanı, yan yana giden iki geminin seslerini ayırt edebilir. Uzman bu farklı sesleri dinleyip kafasında bir pervaneli ve iki pervaneli iki gemiyi ayırmak için bilinçsizce bir kural oluşturarak öğrenmiştir. Böyle bir uzman sistem kurmak için, atılacak ilk adım her tür ses kombinasyonunu bilgisayara büyük bir database ile vermek, daha sonra sonar uzmanını çağırıp, sesleri ayırmakta kullandığı bilinçsiz kuralları anlatmasını isterdiniz. Bu kuralların her biri uzman sistem tarafından bilinmeyen bir ses hakkındaki verileri azaltıp doğru yanıtı bulmak için kullanılır. Bu uzun ve karmaşık bir problemdir. İnsanların kestirmeden gitmesi mümkünken, bilgisayar her kurala bir karşılık bulabilmek için tüm database'i taramak ve en uygun datalara göre mümkün olduğu kadar iyi bir tahmin yapmak zorundadır. Böyle bir uzman sistemi kurmak için, çözülmesi gereken birçok sorun vardır. Örneğin, uzmanların tümü o benzersiz sonuçlarına nasıl vardıkları konusunda hemfikir değildir. Başka başka uzmanlar başka başka sonuçlara bile varmaktadır. İki uzmana, yanıta nasıl ulaştıklarını sorduğumuzda, aynı sonuca çok farklı yollardan ulaşabildiklerini görürsünüz. O zaman problem kimin kurallarının daha etkili olduğunda düğümlenir. Buna karşılık bilgisayarlar değerlendirmelerini çok hızlı yapabilirler, bu nedenle bir genel değerlendirme sistemi içine birçok uzman kuralı yerleştirmek mümkün olabilir. Yani tüm uzman görüşlerin bir konsensusunu alıp, en uygun görünen yanıta ulaşabilirler.