BİLGİSAYAR ÖZÜRLÜLER

16 Ağustos 1966 tarihinde Vietnam'da savaş tüm hışmıyla devam ediyordu ve sıcakla savaşın gerilimi Amerikan askerlerinin hayatını iyice dayanılmaz kılmıştı. I. tümene mensup olan 22 yaşındaki Grady Beard yarası iyileştikten sonra o gün görevi başına dönmüştü. O ve birkaç arkadaşı siperlerine doğru ilerlerken az ileride bir havan mermisi patladı. Beard ikinci mermiyi duyma fırsatı bulamadı ve bir an içinde onun ve takımının hayatı tamamıyla değişti. O an sıhhiyeyi bağırarak çağırdığı dışında hiçbir şey anımsayamadı sonradan. Bir hafta sonra gözlerini Saygon'da hastahanede açtı. Üç arkadaşının hayatına mal olan havan mermisi Beard'ın canını bağışlamış ama iki bacağını da alıp götürmüştü. Savaş sağlıklı bir asker olan Grady Beard'ı hayatı boyunca sakat olarak yaşamaya mahkum etmişti. Beard için en büyük zorluk sakatlığını kabul edip hayatını sürdürebilmek olmuştu. Savaşta yaralanmış başka binlerce insan gibi ne zaman ne de tedavi onun dezavantajlarını ortadan kaldıramayacak. Beard ilk yıllarını durumuna hayıflanarak geçirdiğini söylüyor, ama daha sonra bir bilgisayarın yardımıyla hayatını yeniden rayına oturtmayı başarmış. Beard tekerlekli sandalyesinde oturarak, bilgisayarı ve modem aracılığıyla verimli bir çalışma yaşamını sürdürebiliyor. Beard'ın hareket yeteneğini elinden alan savaş, bilgisayar bağlantısı sayesinde üretkenliğini önlememişti.

Birçok biyolojik engelleri ve içinde yetiştikleri koşullar nedeniyle eğitim ve çalışma alanında diğerlerinin gerisinde kalıyorlar. Bilgisayar bu konuda insanlar arasında eşitsizliği giderici, en azından hafifletici bir rol oynayabilir.

İMDADA YETİŞEN BİLGİSA-YARLAR

Hiçbirimizin sağlığı garantili değildir. Her yıl milyonlarca insan kazalar, hastalıklar ve doğuştan sakatlıklar tarafından özürlü hale getiriliyor. Yalnızca Birleşik Devletler'de her yıl 400 bin kişi felç geçirerek aktif yaşamdan kopuyor. Tıp tedavi ve teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, bu durumların etkisi azaltılırken, yaşamın kalitesinin arttırılması mümkün oluyor. Bu gelişmelerin bir çoğu da kişisel bilgisayarlar sayesinde gerçekleşebiliyor. Bilgisayarlar sakatlıkların etkilerini azaltmak için iki biçimde kullanılabiliyor. Bilgisayarlar ve modemler evlerinden çıkmaları mümkün olmayan insanların iletişim kurabilmesini, okula gidebilmesini ve çalışabilmesini sağlıyor. Bilgisayarlar sakatların dertlerine bir şifa getirememekle birlikte, sıkıntılarını ve diğer insanlar karşısındaki dezavantajlarını azaltmaya yarayabilirler. Evlerinde çalışmak isteyen ya da böyle yapmak zorunda olanlar için, kârlı, esnek ve güçlü çalışma araçları olabilirler. Belki de bilgisayarların en iyi yanı kullanıcının yürüyebilmesi, görebilmesi, duyabilmesi ve konuşabilmesinin onlar açısından hiçbir önemi olmaması ve her durumda aynı performansı gösterebilmeleri. Eğer düşüncelerinizi bilgisayara girerseniz, sağlık durumunuz ne olursa olsun sonuç değişmeyecektir. Klavyenin gözünde hepimiz eşitiz. Ayrıca mouse, ışık kalemi gibi araçların yardımıyla klavyeyi kullanmakta zorluk çekenler de bilgisayarı kolayca kullanabilirler. Bilgisayarın özürlülerin tedavisi, rehabilitasyonu ve desteklenmesinde kullanılması da mümkündür. Görme özürlüler için konuşma yeteneği olan yazılımlar yararlı olurken, ekranlar işitme Özürlülerle iletişimi sürdürmekte, öğrenme sorunları olanlara da özel eğitim yazılımları da yardımcı olmaktadır.

HIZLI ÇÖZÜM

Dünyadaki binlerce özürlü için, klavye ve bilgisayarın gücü, onları üretken yaşama geri döndürebilmeye yetecek kapasitede. Modem yardımıyla, birçok özürlü evlerinde işlerini bitirip bürolarına yollayabilir. Bilgisayar, klavye başındaki insanlar arasında bir ayrım yapmaz. Yalnızca girdilere tepki gösterir.

HIZLI OLMAYAN ÇÖZÜM

Ne yazık ki özürlünün sorunlarını gidermek herzaman standart bir bilgisayar aracılığıyla mümkün olmuyor. Daha ciddi sakatlıkları olanlar, konuşma simülasyonu ya da özel ara birim araçları gibi ekstra desteklere ihtiyaç duyabilirler. Eğer kullanıcı ellerini kullanamıyorsa, başka bir girdi sistemi kullanılabilmeli; bilgisayar üreticileri bu amaca yönelik çeşitli araçlar geliştirmiş bulunuyorlar. Hiç kuşkusuz özürlü bilgisayar kullanıcıları için en yararlı girdi aracı mouse ve ikonlardır. Biz 64 ve 128'in GEOS'u ve AMIGA'nın workbench'i gibi yazılımların kolay kullanılabilirliğinden hoşnut olmakla birlikte, bunlar özürlü kullanıcılara tanrının bir bağışı gibi gelmektedir. Mouse kontrollü bir kursor ve ikonla gösterilen yazılımlar kullanarak, birçok hareketleri kısıtlı kullanıcı bil gisayarı diğer insanlar kadar rahatlıkla kullanabilir. Buna karşılık, 64 ve 128 özel yazıhımlar gerektirmektedir. Berkeley şirketinden Staci Glovsky özürlüler için birkaç okulun GEOS programlarını sırf bu nedenle aldığını söylüyor. GE-OS'un güçlü ikon kontrollü ara birimi bu tür kullanımlar için son derece uygun. Greg Capps adlı bir öğrenci 1987 yılında, görme özürünü telafi etmek için konuşabilen yazılımlar kullanarak klinik psikolojide mastırını tamamladı. Bir kişisel bilgisayarın yardımı olmaksızın bunu başarmasının asla mümkün olmadığını söylüyor. AMICGA sayısallaştırılmış sesleri tekrarlama yeteneği ve zengin ses kapasitesi ile görme özürlüler için ideal bir bilgisayar. ASCII kodunu anlaşılır sözcüklere dökebilen güçlü bilgisayarlarla çalışan görme özürlülerin ihtiyaçlarına uygun yazılımlar, görme özürlüleri toplumdan ayıran engelleri yavaş yavaş ortadan kaldırıyorlar. Mevcut potansiyele karşın, Commodore sisteminin şimdiye kadar en az değerlendirilmiş özelliği konuşma ve dinleme yeteneğidir. AMIGA ilk çıktığında en çok reklamı yapılan yeteneklerinden birisi de konuşma yeteneği idi. Görme özürlülerin çok işine yarayabilecek bu yetenek çokluk doğru dürüst değerlendirilmiyor. Aynı mantıkla, Covox Incorporated sayısallaştırılmış sesleri programcıların hizmetine sunan donanımlar üretti. Bunun yanısıra ses tanımayı mümkün kılan donanım/yazılım ürünleri ürettiler. Ama bugüne kadar bu gelişmelerin özürlülere yardım potansiyelinin tam olarak değerlendirildiği söylenemez. Başka özürlüler için de, onların kısıtlamalarına son verecek araç bir ışık kalemi ya da yalnızca Joystick olabilir. Eğer gelişmeler bu tempoda devam ederse, yakın gelecekte ses tanıma yazılım ve donanımları bilgisayar yardımcılarına eklenmiş olacak ve bu özürlü kullanıcılara yeni bir olanak sağlayacak.

DEĞİŞİK ARAÇLAR

Omurilik zedelenmesinden ötürü hastanede bulunan hastalara hizmet veren bir hastane de hastaların kullandığı “lisan tahtaları” yapılmış. Bunların geliştirilmesinin nedeni hastaların bazılarının hareket edememelerinin yanı sıra konuşmakta da güçlük çekmeleri. Bu tahta aracılığıyla, gereksinmelerini basit ama etkili bir. ide ifade edebiliyorlar. Ellerinin yakınındaki bir düğmeye basarak bir resimdeki ışığın yanmasını sağlıyorlar. Bu duruma göre acıktıkları, susadıkları ve ağrılarının olduğunu görevlilere iletebiliyor. Ne yazık ki bu tahtalar büyük miktarlarda üretilmiyor ve oldukça pahalıya mal oluyorlar. (800 $) Ucuz C- 64 bilgisayarı ve basit BASIC programı kullanılarak da aynı iş yapılabilir ve söz konusu hastanede bu değişikliğin yapılması gündemde. 64, 128 ve AMIGA meraklıları bu noktalarda devreye girip özürlülerin hayatlarını daha kolay kılacak katkılarda bulunabilirler. Her kullanıcı grubu bir kurum ya da özürlüğü hedef seçip onlara yardımcı olacak bir projeyi her yıl geliştirip hayata geçirhastane görevlileri 64 kadar ucuz bir sistemle hastaların yardım edilebileceğini gördüklerinde bu olanak karşısında kayıtsız kalmayacaklardır.

EĞİTİM ENGELLERİNE SON

Kolej derslerine elektronik olarak katılma -modem ve bilgisayar aracıkonusu üzerinde daha önceden de durulmuştu. Bu konudaki hizmetlerden birisi de Elektronik üniversite. Bu ağa Commodore bilgisayarlarının yardımıyla katılarak, öğrenciler hiç derse girmeleri gerekmeden üniversite bitirebiliyorlar. Böyle bir sistem özürlü öğrenciler için büyük bir kolaylık olabilir. Neyse ki her geçen gün özürlülerin dezavantajlarını, özellikle bilgisayar yardımıyla azaltmaya yönelik, yeni ağlar ve kuruluşlar ortaya çıkıyor. Özürlülere yardım amaçlı bu kuruluşların en kararlılarından birisi (Açığı Kapama) adını taşıyor. Kurucusu Bud Hagen ilk başlangıçta amacının işitme özürlü oğluna yardımcı olabilmek gibi kişisel bir amaç olduğunu söylüyor. O zamandan beri örgütlenmeleri yayılarak binlerce özürlü insana ulaşmış. Özürlüler topluluğunu desteklemek ve bilgilendirmek amacını güden iki aylık bir gazete yayınlamanın yanı sıra, kuruluş bilgisayarların gücünü onlardan en çok yarar sağlayabileceklerin hizmetine sunmayı amaçlayan atölyeleri de destekliyor. Buralarda yeni sahiplerine bi sayarları tanıtmaktan, “*mikro bilgisayarların nörolojik sorunları olan hastaların rehabilitasyonlarında kullanılması” gibi özelleşmiş konulara kadar çeşitli işlerin üzerinde duruluyor. Bu konuya eğilen daha başka kular da var. R.E.A.C.H. (Rehaion, Education and Advocacy For Citizens with Handicaps) ve C- CAD (Center for Computer Assistance to the disabled) bu yakınlarda, özellikle bilgisayar yardımıyla özürlülere yardım edebilmek için güçlerini birleştirdiler. Gönüllülerden oluşan sınırlı bir kadroyla, bu kuruluşlar, en çok gereksinmesi olanlara bilgisayarlar, özel yazılımlar ve özel amaçlara yönelik olarak değiştirilmiş araçlar dağıttılar. Onların haber broşürü Direct Link, bilgisayarların özürleri gidermekte en iyi nasıl kullanılabileceğini öğrenmek isteyen kişi ve kuruluşlara sesleniyor. Aynı amaçla yayınlanan diğer bir broşür de Disability News-Letter. Editör Garry Harren yayınını ““kendim gibi özürlü bilgisayar kullanıcıları için bir çeşit mini gazete” diye tanımlıyor. Gazete GEOS 2.0 kullanılarak tamamıyla C-64 tarafından üretilmiş.

MUTLU SON

Grady Beard için, kişisel bilgisayarı ve modemi onu diğer insanlarla eşit hale getiren bir araç olmuş. Bugün işini başarıyla tekerlekli sandalyesinden yürütüyor. Şirketi, küçük bir ücret karşılığında, Maddi desteğe ihtiyacı olan öğrencilere burs veren kuruluş ve vakıfları tespit ediyor. New Jersey'deki bir servis aracılığıyla 4 milyar dolar kadar bir burs fonuna ulaşabiliyor. Bir Saygon hastanesi de yatan acılar içinde bir askerin, başarılı ve bağımsız bir iş adamına dönüşmesi uzun zaman alan ve acılarla dolu bir süreç olmuş. Ama bugün Beard dört çocuğuyla mutlu bir yaşam sürüyor ve yalnızca kendi ailesine bakmakla kalmayıp, başkalarına da yardımcı olabilmenin huzurunu duyuyor. Bilgisayar ve onu özürlülerin hizmetine sunan kuruluş ve kişilerin iş birliğiyle “sakat” kelimesi yavaş yavaş silinebilecek.

PROGRAMCILARA BİR ÇAĞRI Bu konuda araştırma yaparken en çok canımı sıkan konu özürlü ve engelli bilgisayar kullanıcılarının Ya IBM ya da Apple kullanmak zorunda kalmaları oldu. Bunun nedeni de özürlüler için gereken özel yazılımların Commodore için değil bu sistemler için üretilmesi. Bu sistemler de çok pahalı olduğu için edinmesi © kadar kolay olmuyor. Eğer Commodore programcıları bu konuya bi- Commodore bilgisayarları esnek, güçlü ve ucuz olduğu için bu alanda çok rahat bir şekilde kullanılabilirler. Yalnız bu türden programlar yazılırken, dikkat edilmesi gereken konu kullanıcıların tam olarak neye gereksinimi olduğunu kesin olarak saptamaktır. Bilgisayarlar özürlülerin tüm sorunlarını kökünden çözebilecek büyülü değnekler değiller ama en azından onların normal ve üretken bir yaşam sürmelerini engelleyen sorunları hafifletebilirler.

AZ BİLİNEN

BİR YOL

Howard Millman

Meredythe Dee Winter'in adı insanın kulağına bir sahne adı gibi geliyor; bu da çok yanlış bir düşünce olmaz çünkü 12 yıldır sinema ve televizyon endüstrisinden çalışıyor. AMIGA 500 bilgisayarlarını, e grafikleri on iki hafta boyunca, öğ- — azaltacak bir etkisi olabileceğini dü- Tenciler bir yandan sinema setlerini ve şünüyor. çocuklara tanıtmak Teklam filmlerinin nasıl çekildiğini çocuklarla bilgisayarlar amacıyla kullanıyor. öğrenirken, bir yandan da çevre so- arasında ilişki kurmanın kolaylığını runlarına yönelik çeşitli grafik tasa- kavramış durumda. Büyüklerin aksice Winter Kaliforniya Üniversi- yapıyorlar. ne, çocuklar bilgisayarlardan ürkmü-

AMIGA gibi bilgisa- — yor, meraklılar ve deneyler yapmaya Tesi'nde görsel sanatlar dalında — yarlara alışarak, grafik ve animas- — eğilimliler. mezun olduktan sonra, San Francis- — yonları, yaşamlarını Şiddet ve uyuş- bazen altmışlı yılların vo State Üniversitesi'nde yaratıcı sa- — turucularla yıkmak yerine inşa etmek — doktrinleri ile seksenli yılların teknonatlar konusunda master yapmış. — — için kullanmalarını istiyorum” diyor. — bir araya getirmeye çalışan bir Kâr amacı gütmeyen Aris and — İdealizmle gerçekçilik arasında gi- — pasifist izlenimi veriyor. Ama o dö- Technology adlı kuruluşu aracılığıy- — dip gelerek, kendi ekibinin az da ol- nemin sloganı “savaşma, yeia özürlü ve olanakları olmayan ço- — sa, Nintendo gibi teknolojik şiddeti — rine “savaşma, sanat yap” sloganı cukların barınaksızlık ve yetersiz eği- Tim gibi so çözüm bi ya teşvik eden kuruluşların zararlarını nı yerleştirmeye çalışan bir ist.

leri konusunda eğitim veriyor. Meredythe ve gönüllü yardımcıla- Tı çocuklara bilgisayar kullanmayı öğretirken, bir yandan da onun saldırgan bir araç olmadığını vurgula-

Çocuklara , yaşadığımız gezegen ve yok olmaktan nasıl kurtarılabileceği konusunda alternatif bir düşünme biçimi aşılamaya çalışıyor. Çevreye duyarlı olma ve şiddet aleyhtarlığı gibi konuları savunurken, aynı zamanda ŞOV işindeki olası ka-

pilot programlarının

BİLGİSAYAR EĞİTİM VAKFI

Tahminlere göre Amerika'da gençlerin yüzde yirmi ile yüzde otuz arasında değişen bir oranı liseyi bitiremiyor. Bu gruba ülkedeki 40.000.000 kadar işlevsel olarak okuyup yazmayan büyüğü de eklerseniz elinizde marjinal bir işçi grubu kalır. Bu topluluk, her yıl özellikle 8 eklenmesiyle 2.000.000 kişi kadar büyümekte.

şlevsel okuyup yazamama, Nations Business dergisinde çıkan bir yazıya göre, günümüz ekonomisinde diğerleriyle rekabete girebilecek kadar iyi okuyup yazamama ve düşünmeme olarak tanımlanıyor. Bu genç ve büyükler eğitilemez olmaktan çok eğitimsizler. Kâr amacı gütmeyen Bilgisayar Eğitim vakfına göre, bu insanların sorunları, teknoloji ve özellikle bilgisayarlar aracılığıyla en azından hafifletilebilir. Bilgisayar Destekli Eğitim aracılığıyla, bu insanlar pazarlanabilir beceriler edinebilirler. Sınırsız sabırları ve hiçbir yargı vermeyişleriyle, bilgisayarlar ideal öğretmenler olabilir. Bilgisayarların sayısı artan talebi karşılamak üzere sürekli olarak artıyor. Ama öğretmenler ve eğitimcilerde durum tam tersi. Okullarda bilgisayar deneyimi olmayan eğitimcilerle bilgisayar teknolojisinin yerleşmesi ve yaygınlık kazanması mümkün olamiyor. Bu teknoloji o kadar yeni ki kolejdeyken onları kullanmış bir öğretmen nadir bulunuyor. Eğitimciler için bilgisayar kursları verilmekle birlikte, bunlar genellikle daha büyük ve merkezi yerlerde bulunmakta. Problemin önemli bir yönü de, ihtiyacı olan eğitimci, anne, baba ve kullanıcılara, istedikleri bilgiyi nerede olurlarsa olsunlar ulaştırabilmektir. Bilgisayarlar hakkında soyut bilgiler değil, pratik ve somut neyin nasıl yapılacağı konusunda bilgi kastedilmektedir burada. Bu Bilgisayar Eğitim Vakfının öncelikli hedeflerinden biridir.

Vakıf müdürü Sally Bowman'a göre, öğretmenleri daha etkili hale getirmenin bir yolu da” onların Amerika'yı yeniden keşfetmesini önle- Doğru kaynaklara ulaşabilirlerse, öğretmenler diğerlerinin deney, başarı ve başarısızlıklarından yararlanabilirler. Bowman, “öğretmenler genellikle aynı şeyleri soruyor” diyor. “Başka okullarda benzer hedefleri olan başka öğretmenlerin geliştirdiği başarılı programları öğrenmek istiyorlar.” Vakıf bu amaçlarla, seminerler verip eğitim amaçlı videolar üretiyor. Ayrıca ucuz ve anlaşılması kolay broşürler de yayınlıyorlar. Bu broşürler öğretmenler, ana babalar ve öğrenciler için ayrı ayrı hazırlanıyor. Öğretmenlerin broşürleri sınıflarda denenmiş ders plan ve programlarından oluşuyor. Ana babalara yönelik broşürlerde bilgisayarlarla ilgili temel sorular yanıtlanıyor. ve onların kullanılabileceği çeşitli alanlar tanıtılıyor. Öğrenciler için hazırlanan broşür “21. Yüzyılda Bir Kariyere Hazırlanmak” adını taşıyor ve adından da anlaşılacağı üzere, müzik, ziraat ve tıp gibi geleneksel olarak bilgisayar kullanılmayan alanlarda bilgisayar kullanımından örnekler veriliyor.