Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 31
Oyunun Değerlendirmesi
AMIGA-512K GRAFİK : 8 SES : 8 ZORLUK : 9 KURGU : 7 GENEL : 7 Yorucu bir günün sonunda eve geldiniz, yemeğinizi yediniz yapılacak işleri yaptınız kendinizi yatağa attınız. Fakat o da ne öyle bir türlü uyku tutmuyor. Eh böyle durumlarda yapılacak şeylerden biri de yatağa iyice uzanıp kendinizi fantastik hayaller dünyasına bırakmak değil midir. Bir de bu birbirinden değişik hayallerinizin içinde kendinizi 25. yüzyılda, elinde öldürücü silahıyla önüne çıkan tüm engelleri ve yaratıkları acımasızca yok eden, bir gezegeni tek başına ele geçiren bir savaşçı olarak görüyorsanız öyleyse niye hâlâ oturup derginizi okuyorsunuz, haydi doğru makinelerin başına. Gerçekten de bu oyun sizi makineyle gerçek anlamda bütünleştiriyor. Oyunu oynarken, oyunun grafik özelliğinden dolayı olayı resmen yaşıyorsunuz (bu arada oyunun grafik özelliğinin gerçekten iyi olduğunu söylemeden geçemeyeceğim). İngilizlerin meşhur Harrier uçaklarının özelliğini sanırım hepiniz biliyorsunuzdur, hani şu olduğu yerden, piste ihtiyaç duymadan havalanan uçaklar. İşte bizim oyunumuzun adı da buradan geliyor zaten. Oyun başladıktan sonra mouse'unuzun yardımıyla bir Harrier gibi olduğunuz yerden yukarıya doğru, elinizde lazer bazukanızla havalanıyorsunuz. Silahınız zaten çok öldürücü bir silah, eğer sizde de ateşli silahlara karşı bir yatkınlık varsa hiç zorlanmadan, en kısa sürede bu oyunun da sonuna geleceğinize inanıyoruz. Bu arada reflekslerinize de çok iş düşecek. Elinizle gözünüzün tam bir uyum içinde olması gerekiyor.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 30
Fi İşte en sonunda Indiana Jones'un bile akıl edemeyeceği mekanlarda gerçekleşen bir oyun. Oyunu oynarken yüzyıllar arasında atladığınızı hissediyorsunuz. Tam bir adventure oyun. Beş temel aşaması var. Birincisi, liman. Bu bölüme başlarken ilk başta kendinizi bir kayıkta buluyorsunuz. Kayıktan gemiye, gemiden tekrar bir başka kayığa atlayarak ilerlemeye çalışıyorsunuz. Bu arada karşınıza çıkan kuşlara çarpmamaya bakın, çünkü onlar zaten kısıtlı olan enerjinizi almaya çalışacaklardır. Gemilerde karşınıza çıkacak olan korsan bozuntusuna da dikkat edin. O sizin için iyi şeyler düşünmüyor. Üçüncü gemiye vardığınızda daha dikkatli olmanız lazım, bu sefer işin içine hem korsanların kaptanı hem de geminin direğinden düşen fıçı karıştı. Ne kadar çok seveniniz var görüyorsunuz değil mi. En sonunda karaya ayak basıyorsunuz fakat burada sizi daha çok tehlike bekliyor. Karaya çıkınca size saldırmadığı yok!.. Onun yerine dev bir tank yolunuzun üzerinde sizi bekliyor. Dört lazer yuvasını yok ettikten sonra büyük lazer topunu yok edin. Yolunuz açılıyor ve silah dükkanına giriyorsunuz. Son silah dükkanında enerjinizi doldurun, mümkün olduğu kadar çok silah alın ve sakin olun. Son düşman için yollarınızı
“kapatan lazer toplarını vurun.
Simetrik biçimde hareket eden elektro toplara fazla yaklaşmadan yok edin. Labirent biçimindeki yollara bir de dev tırtıllar eklenince hareket etmek biraz zor oluyor ama bu kadar ilerlemişken oyunu bırakmak olmaz. Son düşmana geldik. Sekiz lazer yuvası, dört lazer topu ve içinden devamlı avcı uçakları çıkan dev bir uzay gemisi. Bunu yok edip oyunu bitirmek size kalıyor.
Eğer benim gibi siz de shoot'em uplara meraklıysanız mükemmel bir shoot'em up olan “XENON 2'yi kaçırmayın. Bunu beğenmeyip de eğer “XENON 1'i hâlâ oynamadıysanız hiç durmadan bilgisayarcınıza gidip “XENON 1'i de alın. XENON 2'nin ilk önce demo versiyonu geldiği için bazı arkadaşlarımız bu bölümlere gelemeyecekler. Tam çalışan “XENON 2' iki disketliktir. Demo versiyonu ise tek disketliktir. Haydi durmayın!.. "XENON 2" sizi bekliyor...
Oyunun değerlendirmesi AMIGA-512K
GRAFİK : 9 SES : 8 ZORLUK : 8 KURGU : 7 GENEL : 8
Gürkan HATİPOĞLU larına fırsat vermeden köpekleri, ortalıkta dolaşan dev kudev salyangozları yok edin. Bazen yerlerde veya binaların üzerinde içinde romen rakamları olan kutucuklar göreceksiniz. Onları alınca ateş şeklinizin değiştiğini fark edeceksiniz. İkinci bölüm bir ormanda başlıyor. Burada ise bataklıklara size garip toplar atan ilk çağ adamına, ok atan güzel kıza, boğa ve gergedan karışımı yaratığa, aniden yerden çıkan kertenkeleye ve Hitchcock'un dediği gibi kuşlara dikkat edin. Bölümün sonunda yine bir dev ile karşılaşacaksınız. Elinizdeki inciyi göstererek sizin dikkatinizi dağıtmaya çalışacak. Dev yaratığı devamlı belli noktalardan vurarak yok edin. Özellikle belli bir noktaya ateş etmenizde fayda var. Bu noktalarda elleri veya yüzü olabilir. Üçüncü bölüme ise karlı bir dağda başlıyorsunuz. Bazen buzda kaymanın yararlarını bazen de zararlarını görebileceğiniz bir bölüm. Bazen nerede çukur olduğunu bile fark edemiyorsunuz, İşte o zaman sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyorsunuz. Bu bölümde kendinizi birdenbire uzay çağına geçmiş gibi hissedeceksiniz. Her çeşit robot size saldırıyor, yer altından çıkan silahlar size ateş ediyor ve hiç ummadığınız bir anda kar motorsikleti gelip size çarpınca ne kadar sürprizlerle dolu bir oyun olduğunu anlıyorsunuz. Bu bölümün sonlarına doğru karlı bir tepe gibi bir yer göreceksiniz. Tepenin altı çukur, üstünde ise karlı bir patikaya benzeyen bir yol var. Oyunun hemen hemen en zor yerlerinden birisi, eğer patikayı takip ederseniz oradan da kurtulursunuz. Mezarlıktan korkmayanlar, oralarda hiç korkmadan büyük bir cesaret örneği göstererek dolaşanlar bir de oyunumuzun bu bölümünü denesinler. Yerde yatan kemik parçaları bile canlanıp size saldırıyorlar. İşin kötüsü bir seferde yok edilemiyorlar, yere düştükleri an yeniden kalkıp saldırıyorlar. İkinci kez vurduğunuzda ancak yok edebiliyorsunuz. Tabii mezarlıkta ilerlerken sizin için hazırlandığı her halinden belli olan boş mezarlara düşmemeye dikkat edin. Mezarlığı geçince mabet gibi bir yere geliyorsunuz. İşte burada şimdiye kadarki oynadığım oyunların içinde gördüğüm en şahane akustik olayına siz de tanık olacaksınız. İlerleyeceğiniz yerlerin görüntüsü o kadar garip ki Jones olsa oralara girmeye korkar. Her çeşit garip yaratıkla karşılaşıyorsunuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi yollar da bir labirent gibi. Bir koridora giriyorsunuz fakat çıkışı olmadığını uzunca bir yol gittikten sonra anlıyorsunuz. Aynı yolu izleyip geri dönüyorsunuz ve üst taraftan devam ediyorsunuz. Bu bölümde dev bir sivrisineğe benzeyen yaratığı öldürerek geçiyorsunuz. Son bölüm hakkında pek bir şey yazmak istemiyorum. Oradaki sürprizlere hazırlanın. Yalnız şu kadarını söyleyeyim, kötülükler prensinin şatosuna gireceksiniz. Haydi dünyayı kötülükler prensinin elinden kurtarın.