Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 52
Gary V. Fields Çeviri: İbrahim Trik'in iddia ettiğinin aksine birçok kurbanı olan bir suç. Bu iş uzun vadede tüm bilgisayar kullanıcılarının zararına ve 1990'lı yıllarda yazılım şirketlerinin varlığını tehdit edebilir. Korsanlığın olmadığı bir dünyada yazılım şirketleri yatırımlarının karşılığını alabilir ve kullanıcılar da daha düşük fiyatlarda copy-protected olmayan kaliteli yazılım bulabilirlerdi. Bu konuyu araştırdığımız süre boyunca karşımıza şu gerçek çıktı: Yazılım şirketleri koruma önlemlerini gevşettikçe korsanlıkta da bir azalma gözlemleniyor. Bir tahmine göre bugün piyasada ve dolaşımda olan yazılımların neredeyse yarısı yasal olmayan yollardan elde edilmiş. Yazılım koruma donanımları geliştiren bir şirket olan Rainbow Technologies'in ileri sürdüğüne göre tüm dünyada 3.5 milyar dolar değerinde yazılım satılmış ama aynı süre zarfınca korsanlık yüzünden uğradıkları zararın tutarı 3 milyar doları buluyordu. Diğer suçlardan farklı olarak yazılım korsanlarının çok azı bu işe maddi kazanç sağlamak için giriyorlar. Genellikle yazılım korsanları yaptıkları işte onursuz bir şey görmüyorlar -onlara göre yaptıkları ellerindekini paylaşma cömertliğinden başka bir şey değil. Ya yaptıkları işin sonucunu fark edemiyorlar ya da görmemezliğe geliyorlar ama gerçek şu ki korsanların faaliyetleri yazılım şirketlerine her yıl milyonlarca dolara patlıyor. Ama verdikleri zarar bununla
Yazılım korsanlığı, taraftarlarla da sınırlı kalmıyor. Yaptıkları yazılımlarını yasal yoldan edinen müşterileri de daha az seçenek, daha yüksek fiyatlar ve copy protection şeklinde olumsuz olarak etkiliyor. Söylemesi üzücü ama, korsanlık bilgisayar jargonunun kullanıldığı her yerde çok yaygın. Yerel kullanıcı gruplarının toplantılarından, bilgisayar şovlarına kadar birçok yerde yasadışı olarak edinilmiş kopya teklifleriyle karşılaştım. Yazılım hırsızlığına yönelik bu gevşek yaklaşımın bilgisizlik ve düşüncesizlikten kaynaklandığını düşünebiliyorum ancak.
Onun için önce yazılım korsanlığının
ne olduğu, ortalama bir korsanın nasıl faaliyet gösterdiği üzerinde durmak, sonra da bu işin önüne nasıl geçilebileceği konusunda bazı öneriler ortaya atmak istiyorum. Kendisiyle konuştuğum herkes yazılım koleksiyonları ve onu elde ediş biçimlerinden, sanki yaptıkları komşunun bahçesinden elma kopartmaktan farksızmış gibi rahat bir biçimde söz ediyorlardı. Bu işi izinsiz yaptıklarını biliyorlardı ama yayıncıların bunu fark etmeyeceğini ya da aldırış etmeyeceklerini düşünüyorlardı. Ama bu konuda bir yazı hazırladığımı söyledikten sonra tavırları değişti ve konu hakkında daha ağzı sıkı olmaya ve konuyu değiştirmeye başladılar. Bu konuyu yazarken işe önce kendi vicdanımı yoklayarak başladım, onun için ilk önce kendi suçlarımı itiraf etmeliyim. İlk C64'ümü edindikten sonra yazılım almak ailemin bütçesini zorlamaya başlamıştı. İlk yıl boyunca ihtiyaç duyduğum oyun ve iş yazılımlarını alabilmek için her ay ortalama 100 $ kadar harcıyordum. Bu 1989 yılında o kadar çok gelmeyebilir ama 1982 yılında arabanın aylık masrafından daha çoktu. Bu yüzden bir arkadaşım bana arcade oyunlarıyla dolu bir disket verdiğinde nefsime hakim olamadım. O sırada yapılabilecek en akıllıca iş gibi görünmüştü. Ama kendimi bu konuda rahatlatmak için bulduğum hiçbir özür ve gerekçe işe yaramadı ve sonuçta disketi silip oyunları unutmaktan başka çarem kalmadı.
Bir Korsan Nasıl
Yazılım korsanlarının tek bir formatı olduğunu düşünürseniz yanılırsınız. Aralarında her tür insan var. Öyle görünüyor ki, bir dükkandan cebinde çalınmış bir saatle çıkmayı aklından bile geçiremeyecek pek çok kimse yazılım hırsızlığı konusunda hiç tereddüt geçirmiyor. Yazılım hırsızlarının çoğu birden fazla bilgisayara sahip ve araçlarını işten çok eğlence için kullanıyorlar. Her biri en azından üç bilgisayar dergisine abone ve sistemleriyle her gün üç beş saat geçiriyor. Birçok durumda gayet cömert oluyorlar ve ellerine geçen her disketin kopyasını çıkartmakta hiç tereddüt etmiyorlar. Bunların dışındaki tek ortak noktaları bilgisayara olan düşkünlükleri ve korsan yazılım biriktirmek için buldukları özürler -bunlar genellikle aynı özür olmuyor.
ve sonra bu bir tiryakilik haline gelebilir. Önemli olan, edinilecek nesne değil, hiç sona ermeyen bir koleksiyonu genişletmek ihtiyacı haline gelir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.