COPY BOARD

Bundan 7-8 sene kadar önce, C-64 ilk piyasaya çıktığı zaman kimse bu bilgisayarın ne derecede gelişip yayılacağını tahmin edemezdi. Aslında ilk bakışta cihazın birçok eksik tarafı mevcuttur: Kullanılan Basic oldukça yavaştır, bir komut hazinesine sahip değildir. Özellikle CIRCLE, PLOT, LINE, DRAW gibi klasik Basic komutlarının olmaması kullanıcıyı grafik işlemlerinde makine dilini kullanmaya zorlamaktadır. Bunun yanında normal yükleme ve kayıt işlemleri yine son derece yavaş kalmaktadır. Özellikle teyp kullanıcıları biraz uzunca bir oyunun yüklenmesi için normal olarak en az 10 dakika beklemek zorundadırlar. C-64'ün kusurları bu kadar değildir, fakat cihazın çok yönlü ve gelişmeye uygun bir şekilde tasarlanmış olması tüm kusurlarını örtmektedir: Basic ile 6510 makine dili arasında çok rahat bağlantı kurulmaktadır ve böylece özellikle programların çalışma hızından ileri gelen sorunlar ortadan kalkmaktadır. Başta Simon's Basic olmak üzere birçok değişik program eksik komutları tamamlamakta ve kullanıcıya gelişmiş Basic'lerle çalışma olanağı sunmaktadır. Yükleme hızından ileri gelen sorunlar ise 6510 makine dili yardımıyla C-64'ün işletim sisteminde yapılan değişikliklerle çözümlenmiştir. Yalnız burada teyp ve disk drive arasında büyük farklılıklar olduğunu belirtmemiz gerekmektedir. Hem C-64'e hem de Disk Drive'a yapılan bazı ilave donanımlarla yükleme süresi birkaç saniyeye indirilmiştir. Teypte ise herhangi bir donanıma ihtiyaç duyulmadan yazılım yoluyla yükleme işlemleri hızlandırılmıştır. Burada değişik Turbo Tape programları C-64'ün kernal (işletim sistemi)'deki teyp yükleme rutinlerini tekrar düzenlemektedir. Normalde C-64 bir programı ararken ekran kapanır, kaset üzerinde programın adı bulununca bu gösterilir ve daha sonra yine ekran kapalı olarak yükleme işlemi gerçekleştirilir. Program bilgisayarın belleğine yerleştiğinde LOADING-READY mesajı görülür ve kullanıcı RUN komutuyla programı çalıştırır. Hızlı yükleyen çeşitli Turbo'larda ise genellikle yükleme işlemleri sırasında ekranda renkli şeritler görülür ve program kendi kendine başlar. Bildiğiniz gibi C-64 oldukça fazla yazılıma sahiptir ve bunların birçoğu da oldukça kaliteli programlardır. Bir bilgisayarın bu kadar zengin ve kaliteli yazılımı varsa bunlara “sahip olmak” her kullanıcının en doğal hakkıdır. Kendi program arşivinizi

“oluşturmada size yardımcı olacak bir program kırıcı kartuşun yapılışını daha önceki sayılarda sunmuştuk. Bu ay yine aynı amaca yönelik fakat tamamen farklı prensiplerle çalışan bir devre yapacağız. Bu basit devreyi yaparken ayrıca bir filmin nasıl basılıp

ANIL GÜL hazırlandığını da göreceğiz. Arşivci kartuşu ile bir program kopyalayabilmek için bu programın bilgisayarda çalışır vaziyette olması gerekmektedir. Kartuş üzerinde bulunan düğmeye basıldığında epromdaki program işleve girerek belleği düzenler ve kopyalamak istenen programı kasete atılabilecek bir şekle dönüştürür. Şimdi yapacağımız devrede ise iki adet C-64 teybine ihtiyacımız olacak. Bunlardan biri bilgisayara programı yüklerken diğeri bu programı başka bir kasete kaydedecektir. Diğer bir deyişle orijinal kasette bulunan sinyaller aynen diğerine aktarılacaktır. Bu arada kopyalanan program kaydedildiği teypten yükleneceği için C-64'çülerin sık sık başını ağrıtan kafa ayarı sorunu da ortadan kalkmaktadır. Eğer bir kasette birden çok program arka arkaya kaydedilmişse bunlar yine yukarıdaki yöntemle aynen kopyalanabilir. Kopyalama işlemi sırasında programın bilgisayara yüklenmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Devremiz bilgisayardan sadece üzerindeki entegre devre ve teyp motorları için +5 volt elektrik almaktadır. Eğer +5 volt regüleli bir güç kaynağına sahipseniz devreyi tamamen bilgisayardan bağımsız olarak çalıştırabilirsiniz. Yalnız bu durumda kayıt yaparken programı bilgisayara yükleme imkanı ortadan kalkar. Resim 1'de devremizin filmini görmektesiniz. Devreyi yapabilmek için öncelikle bu filmi bir pertinaksın üzerine geçirmelisiniz. Pertinaks, bir veya iki tarafı bakırla kaplanmış ince yalıtkan levha olarak tarif edilebilir. Kullanılan bu yalıtkan levhanın değişik kalitede olanları vardır. Başta kartuşlar olmak üzere bilgisayar için yapacağınız tüm devrelerde “Epoksid” kullanmanızı tavsiye ederim. Elektronik bir devrenin çalışabilmesi için yollar gereklidir. Bu nedenle pertinaks üzerinde yolların haricindeki yerlerde bulunan bakırı herhangi bir şekilde eritmeliyiz. Evde plaket hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır: Bunlardan birincisi oldukça basit olmasına karşılık, özellikle entegrelerin bulunduğu komplike devrelerde kullanılmaz. İkinci yöntem ise oldukça tecrübe ve bunun yanında da bazı aletler gerektirmektedir, fakat bu yöntemle oldukça kaliteli plaketler hazırlanabilir. Şimdi isterseniz bu yöntemleri sırasıyla ele alalım. Burada size gerekli olacak kimyasal maddeleri elektronik malzeme satan tüm elektronikçilerde bulabilirsiniz. Birinci yöntemde gerekli olan yollar ve devre elemanlarının yerleştirileceği yerler özel bir kalemle doğrudan pertinaks üzerine çizilmektedir. Bu kalem yine tüm elektronikçilerde bulunabilir, fakat su geçirmez özelliği olan (üzerinde waterproof yazan)

Resim 1: Kopya cihazının filmi

cıĞ) — w

C2

Resim 2: Parça yerleşim planı

her kalem hatta tırnak ojesi bile bu işte kullanılabilir. Diğer taraftan 35-50 derecedeki su içinde bir miktar demir(III)klorür çözülür ve çizimi tamamlanan plaket bu çözeltiye atılır. Bu işlem için genişçe bir plastik kap kullanılmalı ve plaketin bakırlı yüzü yukarıya bakmalıdır. Kullanılan demir(III)klorürün saflık derecesine göre bir müddet sonra çizilen yerlerin dışındaki bakır tabakasının yavaş yavaş inceldiğini göreceksiniz. Devre üzerinde sadece çizilen yollar kalıncaya dek kabı çok yavaş sallayın. Görünen bakır tabakasının tamamen eridiğinden emin olunca plaketi bir cımbızla tutarak bol su altında yıkayın. Eğer plaketi çözeltinin içinde fazla tutarsanız kalemle çizmiş olduğunuz yerlerdeki bakırlar da eriyecektir. Bakır erirken klor gazı açığa çıkmaktadır ve bu gaz son derece tehlikelidir. Bunun için eritme işlemi çok iyi havalandırılan bir odada veya açık havada yapılmalıdır. Eğer kullandığınız demir(III)klorür uzun zaman beklemişse yukarıdaki işlem birkaç saat sürebilir. Yukarıdaki çözeltinin içine bir miktar tuzruhu ve birkaç damla sıvı peridrol (eczanelerde bulunabilir) dökerseniz işiniz birkaç saniyede hallolur. Yalnız bu şekilde oldukça fazla miktarda klor gazı açığa çıkacağını unutmayın. Yukarıda belirttiğimiz ikinci yöntemde ise yollar ve parça yerleri bir bütün halinde pertinaks üzerine geçirilir. Bu yöntem öncelikle yapılacak devrenin bir filmini hazırlamayı gerektirmektedir. Film asetat veya benzeri türden bir şeffaf kağıdın üzerine yapılır. Piyasada bu iş için “letraset” adı verilen çıkartmalar satılmaktadır. Bunların çok değişik tipleri mevcuttur. Bu işe yeni başlayanların bir tabaka entegre ve bir rulo yol letraseti almaları yeterlidir. Letrasetler arka taraflarından kalın uçlu bir kurşun kalemle geçilince asetat üzerine yapışmaktadırlar. Bu şekilde tüm devre hazırlanır. Yukarıdaki işler tamamlandıktan sonra filmin basılacağı plaket hazırlanmalıdır. Burada “Pozitif 20” adında bir spreye ihtiyacımız olacak. Bu sprey ışığa duyarlı olduğu için loş bir ortamda kullanılmalıdır. Pertinaks sabunlu bezle iyice temizledikten sonra kurulanır ve sprey aşağı yukarı 20 cm. mesafeden dik olarak daireler çizerek sıkılır. Spreyden çıkan kırmızı sıvı pertinaksın her yerinde aynı miktarda bulunmalıdır. Ayrıca havada bulunan tozlar eğer plaketin üzerine yapışırsa, film basıldıktan sonra plakette benekler oluşur. Bunu önlemenin tek yolu spreyi tozun nispeten az olduğu banyolarda sıkmaktır. Şimdi geldik işin en zor kısmına. Pozitif 20 sıkıldıktan sonra plaket 70 derecelik bir ortamda 20 dakika bekletilmelidir. Bu iş için özel fırınlar kullanılır, fakat plaketi ışık almayan kapalı bir kutuda sobanın yanında veya başka bir sıcak ortamda bekletirseniz aynı sonucu alırsınız. Bazı elektronikçilerde hazır Pozitif 20 sıkılmış plaketler satılmaktadır. Bu tür bir plaket bulabilirseniz yukarıdaki işlemleri yapmanıza gerek yoktur. Sadece karanlık bir ortamda plaket üzerindeki ışıktan koruyucu foliyi dikkatlice çıkarmanız yeterli olacaktır. (Resim 3) Artık pozlandırma işlemine geçebiliriz. Bu iş için en az 500 Watt'lık normal bir ampule veya ultraviyole ışık veren özel bir lambaya ihtiyacınız olacaktır. Filminizi yukarıda hazırladığınız plaketin üzerine yerleştirin. Filmin üzerine de lambanın sıcağından etkilenmemesi ve plaketin üzerine tamamen yapışması için biraz büyükçe bir cam koyun. Lambanızı 25-30 cm. mesafeden plakete dik bakacak şekilde yerleştirip pozlandırmaya başlayabilirsiniz. Bu safha lambanın gücüne ve mesafeye göre 5 ile 10 dakika arasında olmalıdır. Filmin üzerindeki siyah yollar plaketin o bölgelerini ışıktan koruyacaktır. Bu kısımlar lacivert bir renk alırken diğer yerler bordo olacaktır. Geri kalan kısımlarda ise Pozitif 20 özelliğini ışık aldığı için kaybedecektir. (Resim 4) Artık son adım olarak özelliğini kaybeden Pozitif 20'yi plaketten uzaklaştırmak kalıyor. Öncelikle 1 litre suyun içinde 7-8 gram sodyumhidroksit çözelim. Pertinaksı çözeltiye atmadan önce sodyumhidroksitin tamamen çözülmüş olmasına dikkat edin. Plaketi çözeltinin içine yukarı bakacak şekilde dikkatlice yerleştirin (Resim 5). Bir müddet sonra kabı hafifçe salladığınızda pertinaks üzerinde yolların haricindeki yerlerde Pozitif 20 silinir ve bakır tabakası tekrar ortaya çıkar. Böylelikle asetat kağıdı üzerindeki film aynen pertinaksın üzerine geçmiş olur. Artık iş sadece plaketi demir(III)klorürlü suya atmaya kalıyor (Resim 6). Eğer filmi düzgün olarak basamadıysanız hemen ümitsizliğe kapılmayın. Daha önce belirtildiği gibi bu bir tecrübe işidir. Bir kez uygun ortamı hazırlayıp filmi bastıktan sonra diğer bir sefer her şey çok daha kolay gerçekleşecektir. Suyun içine katılacak sodyum miktarını belirlemek gerçekten kolay değildir. Az konulduğunda plakette hiçbir değişiklik olmaz; fazla konulduğunda her şey silinir gider. Uygun miktarı ancak tecrübe ederek bulabilirsiniz. Yukarıda sözü edilen litre başına 7-8 gram ortalama bir değerdir ve suyun sertliğine bağlı olarak değişmektedir.

Resim 3: Işıktan koruyucu foli karanlıkta dikkatlice açılmalıdır.

Resim 4: Pozlandırma işlemi ne az-ne de çok fazla olmalıdır.

Şimdi kopya cihazımıza tekrar dönebiliriz. Resim 1'deki filmi tekrar letraset ile çizmenize gerek yoktur. Asetat kağıdına çektireceğiniz fotokopiyi film olarak kullanabilirsiniz. Eğer asetata fotokopi çektirme imkanınız yoksa normal kağıda çektirin. Bu kağıdın arka tarafını çevirin ve birkaç damla zeytinyağı damlatın. Kağıdınız bir derece şeffaf hal alacak ve film olarak kullanabileceğiniz şekle gelecektir. Yalnız burada pozlandırma süresini biraz fazla tutmanız gerekmektedir (10 dakikanın üstünde).

Kopya cihazının filmini hazırlamayı başarabildiyseniz montaj işine geçebilirsiniz. Öncelikle 1 mm'lik matkap ucuyla entegrenin deliklerini delin (Resim 7). Daha sonra cihazınızla C-64'ün teyp portu arasındaki bağlantıyı sağlamalısınız. C-64'ün kontrol portuna uygun 6'lı konnektör hazır olarak yoktur. Bu nedenle daha büyük bir konnektör alarak uygun uzunlukta kesin. Teyp portunda soldan iki ve üçüncü çıkışlar arasında bir yarık bulunmaktadır. Hazırladığınız konnektör üzerinden bu yarığa denk gelen bir delik delin ve buraya diklemesine bir tel parçası sabitleştirin. Böylelikle konnektörün teyp portuna takılı iken oynamasını engellemiş olursunuz. Bundan sonra 6 yollu yassı kablonun bir ucunu kartın üst tarafındaki çıkışlara diğer ucunu da

konnektöre aynı sıra ile lehimleyin.

Devremize entegreyi alt taraftan yerleştireceğiz. Plaketi bakır yollar altta kalacak şekilde elimize aldığımızda entegre üzerindeki çentik sağ tarafta olacaktır. Gerekli atlamaları ve iki adet kondansatörün bağlantılarını yine aynı yüzden yaptıktan sonra devreniz tamamlanmış demektir. 10 mF'lik kondansatör entegrenin alt kısmına, 100 mF'lik kondansatör ise üst tarafta GND ile 4-5V arasına lehimlenecektir. 100 mF'lik kondansatörün (+)'sı 5V'ye, (-)'si ise GND'ye bağlanmalıdır. Kopya cihazımızda 74LS14 TTL entegre devre kullanılmaktadır. Burada entegre devreler hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Dünyada ilk imal edilen entegre devrelerin büyük çoğunluğu sayısal tip idi. Günümüzde imal edilenlerin çoğunluğu da yine sayısal entegre devrelerdir. Bunun nedeni günümüzde sayısal sinyallerin çok kullanılması ve karmaşık sayısal devre tasarımının, aynı karmaşıklıktaki analog entegre devre tasarımına göre çok daha basit olmasıdır. Sayısal (veya dijital) bir sinyal ya ON'dur, ya da OFF. Sayısal sinyal için bu ikisinin dışında bir değer söz konusu değildir. Halbuki analog bir sinyalin sonsuz sayıda değeri vardır. Bir kare dalga sayısal sinyallere güzel bir örnektir, çünkü gerilim ya maksimum değerdedir ya minimum. Arada bir değer söz konusu olmaz. Bildiğiniz gibi transistörlerdeki güç harcaması çok az olduğundan dolayı çok sayıda transistör, entegre devrelerin küçücük iç hacmine sığdırılabilir ve bunların güç harcamalarından doğacak hararet bir sorun olmaz. Entegre devrelerin gelişimi süresince pek çok tip sayısal entegre devre üretilmiştir. Burada tip derken yaptıkları iş değil, aynı işi yapabilmek için kullanılan değişik tip devreler kastedilmiştir. Örneğin eski kitapları karıştırdığımızda DTL (Diyot Transistör-Logic), RTL (Resistör-Transistör Logic) gibi bugün için unutulmuş tekniklerle imal edilmiş entegre devrelere rastlamaktayız. Günümüzde ise bahsedilmeye değer entegre devre tipleri arasında sadece TTL ve CMOS olanları gösterebiliriz. Bu iki tip arasındaki en önemli farkları şöyle sıralayabiliriz: TTL sayısal entegre devreler bipolar transistörlerden, CMOS entegre devreler ise MOSFET transistörlerden oluşur. TTL devrelerin giriş empedansları düşüktür ve birkaç miliamper kadar akım geçirebilirler. Halbuki CMOS entegre devreler bir miliamperden küçük akımlarla çalışırlar ve giriş empedansları yüksektir.

Resim 5: Pozlandırılan plaketi sodyumhidroksit çözeltisinde hareket ettirin.

Resim 7: Delikleri delmek için 1 veya 0,8 mm'lik uç kullanın

Resim 6: Eriyen bakırı plaketten uzaklaştırmak için plaketi yine yavaşça

hareket ettirin

TTL:

TTL sayısal entegre devreleri, regüleli 5V besleme kaynakları ile çalışmak üzere tasarlanmışlardır. Her ne kadar 4,5 Volta kadar olan gerilimlerle çalışabilirlerse de doğru çalıştıkları garanti edilemez. Doğru olarak çalıştıklarının garanti edildiği gerilimler 4,75-5,25 Volt arasıdır. 5,5 voltun üzerindeki gerilimlerde ise tahrip olurlar. TTL devrelerin çıkışlarına Resim 8a'da görüldüğü gibi mantık 1 seviyesindeyken dışarı akım vermek suretiyle LED gibi elemanlar bağlanabilir. Ancak bu gibi durumlarda çıkış katında bulunan transistörler fazla ısınacağı için Resim 8b'de gösterildiği gibi bir inverter (çevirici) kullanmak sureti ile akımı absorbe ederek çalıştırmak daha pratik olacaktır.

çıkış

lk

“sv

çıkış

Resim 8: TTL çıkışında LED bağlamanın iki yolu

TTL devrelerde garanti edilen mantık seviyeleri çok önemlidir. Örneğin bir TTL devrenin çıkışında mantık 1 seviyesi olarak hiçbir zaman göremezsiniz. Normalde bu seviye 3 ile 3,8 volt arasında değişir. Aynı durum mantık 0 seviyesi içinde geçerli olup birden fazla devrenin sürüldüğü durumlarda 0,2 Voltun üzerine çıkabilir. Mantık 1 seviyesi için minimum 2,4 Volt, Mantık 0 seviyesi için ise maksimum 0,4 Volttur. Aşağı yukarı tüm imalatçılar bu değerleri garanti etmiş olup yapılan ölçümlerde bu değerlerin dışında bulunacak değerler entegrenin arızalı olduğunu gösterir. Günümüzde hâlâ kullanılan TTL çeşitleri arasında değişik standartlar bulunmaktadır. Texas Instruments ve diğer bazı imalatçılar tarafından geliştirilerek üretilen TTL devrelerde, 74 ile başlayan bir kod kullanılmaktadır. Bu entegreler 1,6 mA'lik giriş akımları absorbe edebilme kapasitesine sahip entegrelerdir. Cihazımızda olduğu gibi diğer bilgisayar devrelerinde de bu TTL devrelerin 30 nanosaniye kadar olan çalışma hızları yavaş kalmaktadır. Bu süreyi belirleyen en önemli faktör transistörün iletim gerilimi olan 0,6 Volt'a erişilmesi için geçen zamandır. Entegre devrelerin içerisinde daha yüksek akımlar kullanarak bu süreyi kısaltan S tipi TTL devreler üretilmiştir. Örneğin 7408 normal bir TTL AND (VE) kapısı entegresi, 74S08 ise yüksek hızlı bir AND kapısı entegresidir. Daha sonraları hızlı, fakat S tipi gibi yüksek akımlı değil tam tersine düşük akımlı “Schottky TTL” adı verilen entegreler geliştirilmiş ve 74LS ile belirtilmiştir. Bu devrelerin hızlı olması, iletim gerilimleri çok düşük olan Schottky diyot ve transistörlerin kullanılmaları ile mümkün olmuştur.

74LS serisi entegrelerin giriş akımları 0,4 mA, çıkış akımları ise sadece 4 mA civarındadır. Günümüzde artık sadece bu tip TTL devreler üretilmektedir. Standart tipler ise artık imalattan kaldırılmış olup sadece firma stoklarında kalmıştır. CMOS:

CMOS entegre devreler, MOSFET transistör kullanan ve tamamen farklı devre tasarımına sahip entegrelerdir. Bu devrelerde hem P ve hem de N tipi transistörler bulunmakta, aynı anda bunların sadece bir grubu iletimde olmaktadır. Besleme kaynağı olarak TTL devrelere oranla çok daha esnektirler. TTL devrelerde 5 volt kullanılması zorunluluğuna karşılık CMOS devrelerde 3 ile 15 volt arası herhangi bir değer kullanılabilir. Empedansları çok yüksek olduğu için çalışma akımları yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla düşük kapasiteli besleme kaynakları ile çok sayıda entegrenin kullanılması mümkündür. Birçok CMOS entegre imalatçısı bu devrelerin tanımlanmasında 4000 ile başlayan numaralar kullanır. National firması ise bu amaçla 74C serisini benimsetmiştir. Aslında bu uygulama oldukça yararlıdır, çünkü TTL devrelerdeki numara sistemi aynen kullanılır. Örneğin 74C08 entegresi, 7408 TTL entegresinin CMOS karşılığıdır.

Her güzelin bir kusuru olduğu gibi CMOS devrelerin de bazı problemleri vardır. Ancak dikkat edildiğinde bu problemler kolaylıkla ortadan kaldırılabilir. Bunlardan en önemlisi CMOS devrelerin statik elektriğe karşı olan hassasiyetleridir. CMOS devrelerin bacakları çıplak elle tutulmamalı, montaj anına kadar özel antistatik kılıflarında muhafaza edilmelidir. Bu entegreleri lehimlemekte kullanılacak havyaların mutlaka topraklanmış olmasına dikkat edilmelidir. Yukarıdaki önlemler alındığında CMOS devrelerin hasar görmesi önlenmiş olacaktır. Resim 9'da CMOS ve TTL devrelerin çok kısa bir karşılaştırması gösterilmiştir. Bu karşılaştırmaya ilk bakışta CMOS'un neden tamamen piyasadan silmediğini düşünebilirsiniz. CMOS entegreler çok değişik besleme kaynakları ile çalışabilmekte ve çok az akım harcamaktadır. Dolayısıyla pil ile çalışan cihazlar için idealdir. Bütün bunlara rağmen çalışma hızının çok önemli olduğu bilgisayar ve benzer devrelerde hâlâ TTL entegre kullanma zorunluluğu vardır.

Mantık Devreleri:

Mantık (Lojik) devrelerin iç yapıları hakkında bir fikir edindikten sonra şimdi de bunların ne şekilde kullanılır. Mantık devrelerinin en basitleri GATE, yani kapı devreleridir. Kapı devrelerinin iki veya daha fazla girişi, bir adet de çıkışı bulunmaktadır. Girişlerdeki lojik seviyelerin değişik kombinasyonları için (1 veya 0), önceden belirli bir çıkış verilir (yine 1 veya 0). Girişlerdeki lojik değerlere göre çıkışı gösteren tablolara gerçek tablosu adı verilir. Değişik mantık kapılarının tabloları Resim 10'da gösterilmiştir. İki girişi olan bir kapı devresinin girişine 4 çeşit gerilim kombinasyonu tatbik edilebilir. Bunlar 0,0; 0,1; 1,0; 1,1'dir. Başlıca mantık kapıları şunlardır: AND (VE), OR (VEYA), NOT (DEĞİL), NAND (VE DEĞİL), NOR

CMOS 3-15V | max. 10 50 0-70°C —40 ila 40mA(1), 1.6mA(0) 0.25mA 300nSan

Resim 9: TTL ve CMOS devrelerin karşılaştırması

Resim 10: İçyapısı

(VEYA DEĞİL), EX-OR. Örneğin bir AND (VE) kapısının lojik 1 olabilmesi için bütün girişlerin lojik 1 olması gerekirken OR (VEYA) kapısında girişlerden sadece bir tanesinin 1 olması yeterli. Bu kapı devreleri, birbirleri ile değişik şekillerde bağlamak suretiyle pek çok mantık devresi de elde edilmektedir. Yukarıda yaptığımız kopya cihazında bir adet 74LS14 TTL kullanılmaktadır. Bu entegre devre Resim 11'de de göreceğiniz gibi 6 tane inverter (çevirici) kapsamaktadır. C-64'ün okuma ve yazma sinyalleri birbirlerine göre terstir. Bu nedenle sinyallerin düzeltilmesinde yukarıda adı geçen çeviriciler kullanılır. Cihazımızın lehim yüzü üstteyken bize doğru bakan iki teyp girişinden sol

Po 1

H

VEYA taraftaki okunacak, sağ taraftaki yazılacak olandır. Sol teybin dördüncü bacağından gelen okuma sinyali 74LS14 içinde önce iki defa ters çevrilir ve bilgisayara yollanır. Bu şekilde sinyal iki kez çevrildiği için normal halini alır, fakat seviyesi yükselir. Kayıt işlemi için sinyal bir kez daha çevrilerek sağ teybin beşinci bacağına yollanır. Kopya cihazımızın üzerindeki 10 mF'lik kondansatör 74LS14'ü yüksek gerilimden, 100 mF'lık kondansatör ise tüm devreyi parazitten korumaktadır. Gelecek aya dek hoşçakalın!

OR (VEYA) KAPISI

EX-OR KAPISI

NAND (VE DEĞİL) KAPISI

NOR (VEYA DEĞİL) KAPISI

Resim 11: Kapı devrelerinin sembolleri ve doğruluk tabloları

ANa e