Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 53
ISLE OF
R SORCERY
Bu köprü paralı mı, yoksa?
usta savaşçı olan üç kardeşin babasından Marheim'e gidip Kral'dan yardım istemesini, Kral yardım edemezse Kızıl Şövalyeyi bulmasını öğütlemiş. Aradan bir hafta geçtikten sonra babaları ağır yaralı halde dönmüş ve Necromancer adında bir büyücünün bölgeyi ele geçirerek halktan haraç topladığını ve Kral'ın da kızının onun elinde olmasından ötürü bir şey yapamadığını anlatmış. Kızıl Şövalye-
TURTLE POINT'nin de öldürüldüğü haberleri çevrede duyulmuş. Kevin, ne yapmaları gerektiğini sorduğunda babaları, asırlar önce buna benzer bir şey olacağını Kain Malbareth'in haber verdiğini hatırlatmış. Kain'in, düşmanı yenmek için yapılması gerektiğini söylediği görevleri de anlatmış. Sonuçta, tılsımı bulup getirmek için birçok tehlikeyi göze alan Julian babası ölünce, yola koyulmuş.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 52
THE FAERY TALE
Amiga'nın, AMIGA 500 ve AMIGA 2000 modelleri olarak piyasaya sunulduğu sıralar hazırlanmış olan Faery Tale Adventure, action-adventure ve role-playing kavramlarının Amiga'nın yeteneklerine mükemmel bir şekilde uydurulmasıyla yaratılmış bir oyundu. Hatta, biraz daha ileri giderek oyunun bütün zamanların en iyi birkaç adventure oyunundan birisi olduğunu söyleyebilirim. Bu oyunu daha önce oynamamış veya en başta haritasızlıktan dolayı pek ilerleyememiş olanlar için bu süper adventure oyununun bir tanıtımını ve bazı yararlı ipuçlarını veriyorum. Ayrıca, oyunun yakında bir C64 versiyonunun çıkacağını sizlere unutmadan müjdeleyeyim. Oyunun hikâyesi, bir zamanlar
Miz
Can ÖZTÜRK çok uzaklarda bir ülkede Holm adındaki büyük bir adada yaşamış üç kardeş ile ilgili. Julian, Philip ve Kevin adlarındaki bu genç adamlardan büyük olan Julian savaşçılığa ve denizciliğe, ticaretle uğraşan ortanca Phillip ise zekasına güvenerek avcılığa ve kumara meraklıymış. Küçük kardeş Kevin ise çevre kırları dolaşmaktan ve kafasında türlü düşler kurmaktan zevk alırmış. Kibarlığıyla tanınan Kevin geleceği hakkında henüz bir plan yapmıyormuş. Ancak, o yıl olağanüstü uzun ve sert geçen kış ve ardından gelen cılız bahar, kardeşlerin geleceğini değiştirmiş. O sene topraktan ürün alınamamış ve yiyecek sıkıntısı baş göstermiş. Bununla kalmayıp, Kral'ın adamları, kuzeydeki dağlardan büyük kalabalıklar halinde yiyecek ararken önlerine gelen yerleri yakıp yıkarak göç eden, kötü yaratıkların yaklaştıklarını haber vermişler. Bir gece bütün köy uykudayken, tuhaf ve esrarengiz bir şey olmuş. Birden köyün sokaklarında korkunç sesler duyulmuş ve camlardan dışarı bakan köylüler yerden yukarıda, havada duran bir gölge görmüşler. Daha sonra köye kılıç ve topuzlarla silahlı hareket eden iskeletler ordusu girmiş ve sabaha kadar tuhaf ayinler yapmışlar. Sabahleyin köy halkı toplanıp önceki gece olanları konuşmuşlar. Aslında, hepsi şaşkınlık içindeymişler, çünkü yıllardır köylerini kötü ruhlara karşı koruyan güçlü bir tılsımları varmış. Küçük bir boğa şeklindeki bu tılsım hiçbir kötü ruhun dayanamayacağı türdenmiş. Bundan sonra, dün akşamki olayın nedeninin anlaşılması uzun sürmemiş. Tılsım korunduğu tapınakta yokmuş. Artık, kötü ruhlar sık sık köye baskınlar yapmaya başlamışlar. Bunun üzerine, köyün yöneticisi köydeki en