Commodore sayı 39, sayfa 11
Sayfanın metni

Sayfa 11

rek dedi ki: “Programlama dili Ba- — sonra şunu daktilo etmeye başlad: sic ile denemelerimize daha ilk gün- 10 (140) AND 15:POK den başlamıştık ve çok sabır gösterip — 3280, I:PRİNT ;;;;; 3444 sıkı çalışarak bir gün kendi zamanı- GOTO 10 mıza dönmeyi mutlaka başaracağımı- Bunun ardından da RUN komu- za tuyla bu küçük programı çalıştırdı. “Çok değişik komutların incelik- — Hadubrand'ın söylediğine göre, nok- lerini öğrenmek ilkin bize çok güç ge- — talı virgüllerle boş işaretlerin uygun liyordu. Böylece girişimlerimiz kimi — bir kombinasyonu yoluyla çerçeve o zaman aygıtın büsbütün işlememesiy- — şekilde biçimlendirilebilirdi ki, renkli le ve pek çok hata bildirimleriy şeritler neredeyse hareketsiz dururlar- nulanıyordu. Ama sonraları daha dı. O bunları söylerken ben de ekra- tematik çalışmaya başladık: Hildeb- — nın hemen hemen hipnotize edici et- rand el kitabını sayfa sayfa inceledi, — kisinin bilincine varıyordum giderek, ben de içinde yeni başlayanlar için — Başımı döndürmüş olan monitörden Basic-kursunun basılı olduğu bütün — kendimi zorla ayırdım, aceleyle ve 64'ler dergilerini tedarik ettim kendi- — özür kelimeleri mırıldanarak veda et- me. tim onlara. O günden bu yana yak- Bundan sonra da programlama işi- laşık bir hafta geçti. Bir kaç kez Mer- ni kolayca öğrenebildim. Bu sırada — lin ile telefonda görüştüm. Ama Mer- ise daima bilgi alışverişinde bulun- — lin'in konuşması her defasında büyük duk. Şimdi biz fiilen gece ve gündüz — bir acele içinde olduğu izlenimini ve- deney yapmakla uğraşıyoruz, eğer riyordu. Merlin her üçünün de sıkı ve herhangi bir zamanda, geniş kapsam- — yorucu bir deney yapacaklarını açık- lı yazışmalarımız sayesinde dönüş so- — ladı. Dün de “gedik açma” aşama- runumuza bir çözüm bulamayacak — sına ulaşmak üzere olduklarını duy- olursak, bu durumda sorunu büyüle — muştum kendisinden. Bu gece bizim programı birleştirmek suretiyle çöz- — semtimiz şiddetli bir patlamayla sar- meyi sıldı. Telâşa kapılarak sabah erken- Hadubrand sözlerini hitirdikten — den dostumun evine koştum. Yerde,

evin bulunduğu noktada derin bir de- lik açılmıştı. Kaza sonucu mu olmuş- tu bu? Her üçünden ise hiç bir iz yok- tu ve genel olarak bütün belirtiler dik- kate alındığında bir patlama ,2 işaret etmiyordu bunlar. Durum daha çok şöyle bir izlenim bakıyordu: Sanki evin bulunduğu yerde ansızın bir boş- luk (vakum) olmuştu ve çevredeki nesneler bu boşluk tarafından emil- mişlerdi. Acaba onlar gerçekten de büyü ile bir bilgisayar bilimlerini bir- leştirip başarmışlar mıydı gerçekleş- tirmek istediklerini? Fakat kafamı bulandıran bir şeyler var: olup biten- lerden altüstü olmuş bir halde, bugün öğleden sonra öteden beri tanıdığım bir sahafcı dükkanına gittim ve ora- da dağınık bir zihinle raftaki kitap- ları karıştırmaya başladım. Eski bir kitap aldım daha sonra: Kitabın bas- kı tarihi yoktu, ama herhalde birkaç yüzyıl önce yazılmış olmalıydı bu ki- tap ve Latin dilinde kaleme alınmış- tı. Kitabın başlığı Almanca “Zaman” anlamına gelen “Tempus” idi ve Theodorus Mağgis Silva adını taşıyan bir tarafından yazılmıştı. Bu ad ise- biraz iyi eodor Mehrwald olarak dilimize çevrilebilirdi.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.