TARİHE DOĞRU BİR KAZI

AMIGA'nın kullanıldığı değişik alanlara bir yenisi daha eklendi. Masa Üstü Yayıncılık, Grafik-Video-Animasyon uygulamalarından sonra AMIGA, arkeoloji dünyasının hizmetinde. Bu yazıda AMIGA'nın bir Anglo-Sakson köyünün ortaya çıkarılmasına nasıl yardım ettiğini okuyacaksınız.

1977'de, İngiltere'nin kuzeydoğusunda bir taşocağındaki çalışmalar sırasında, birkaç eski Anglo-Sakson mezarı ortaya çıkarıldı. Bundan yıllar sonra, çevredeki çiftlik topraklarının üzerinden uçakla geçen araştırmacılar, aynı dönemden (MS 6. ve 7. yüzyıl) bir köyün izlerini keşfediyorlardı. Arkeologlar oldukça heyecanlanmışlardı, çünkü bu bir mezarlıkla birlikte bulunan ilk Anglo-Sakson köyüydü. Sit, İngiliz tarihinin en az anlaşılabilmiş dönemlerinden birine yeni bir ışık tutacak ipuçları verebilirdi. Ancak, sit'in kazı çalışmaları için diğer adıyla Heslerton Bölgesi Planı'na kısıtlı bir program ve ondan daha kısıtlı bir bütçe ayrıldı. Bu yüzden İngiltere'nin geçmişini öğrenmeye çalışan bilimadamları, içinde Amiga'nın da bulunduğu en gelişmiş bilgisayar teknolojisini kullanarak sınırlı kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmayı düşündüler. Proje yönetmeni Dominic Powlesland sık sık sit alanına giderek elde ettiği bulgular konusunda konferanslar veriyor. Bu seyahatlerden dönüşünde sit alanında çekilen ve daha sonra Amiga'da, NewTek'in Digiview programıyla dijitize edilip kataloglanacak binlerce fotoğraf örneğini de yanında getiriyor. Powlesland'ın konferanslarından birinde duvara yansıyan bir slaytta büyük olasılıkla törensiz defnedilmiş bir ölünün iskeletini göstererek “buna bir iskeletten çok bir bilgi yığını gözüyle bakıyorum” diyor. Gerçekten de bir mezardan yaklaşık 200 farklı bilgi elde etmek mümkün. Arkeologların hızlı ve etkili çalışmalarının pek çok nedeni var. Bunlardan biri araştırılması gereken parçaların sayısının çok fazla olması. Kazıda halen çoğu kırık çömlek parçaları olan 10.000'den fazla insan yapısı eşya bulunmuş durumda. Her parça için araştırmacılar 70-80 arası değişik bilgi kaydediyorlar. Çok sayıda düzensiz şekillerdeki hayvan kemikleri için kayıt tutulması gereken 100'den fazla alan mevcut.

Son derece yorucu biçimde tutulan kayıtlar, araziyi bir tarayıcı ile ekranda 1 cm-10 km arasında değişen uzaklıklardan çekilmiş resimler haline getiren bir yazılım kullanılarak bütün siteyi baştan başa yeniden inşa etme olanağı sağlıyor. Powlesland bazı disketler yükleyince bir mezarlığın temsili görüntüsü ekrana geliyor. Bu görüntüde birçok mezarın doğu-batı doğrultusunda yerleştirildiği anlaşılmakta, Powlesland istisnaları, kişinin öldüğü yılın belli bir zamanı ve bunun astronomi ile olan ilgisine bağlıyor. Sit'in değişik kısımlarının hangi amaçlar için kullanıldığına dair teoriler ancak araştırmacıların sit'in planını ekranda çıkarabilirlerse mümkün olabiliyor. Burada uzaklık ilişkilerini ölçüp kaydetmek için birtakım teknikler kullanılıyor. Sit'de bulunan çömlek parçaları, hayvan kemikleri ve insan yapısı diğer eşyaların bulundukları zamanki pozisyonları bir elektronik uzaklık-ölçer

(kızılötesi bir teodolit yerleştirilmiş veya lazerli cihazlar) ile kaydediliyor. Sonra çalışmalar el bilgisayarları ile eşya ve bulunduğu yer hakkında detaylı bilgi kaydedilerek devam ediyor. En son olarak eşyalar etiketlenip çantalara konuyor. Powlesland el-bilgisayarı ile kaydedilen bilgileri eşyaların üç boyutlu koordinatları ile birleştirerek bunları bir Commodore PC40'ta saklıyor. Grafikler AMIGA tarafından idare ediliyor ve Powlesland'in kendi hazırladığı bir database ile iki bilgisayar arasında bir arabirim oluşturuluyor. Ancak yakında bütün bilgilerin direkt olarak AMIGA'ya girilmesi söz konusu. Database belli bir bölgede bulunan nesnelerin durumlarını her birini yaşlarına göre değişik renklerde göstererek veya bir tek mouse tuşuna basmakla her biri hakkında 70-80 adet bilgi verecek şekilde çalışan bir yazılım. “Bulduğumuz her nesnenin yerini tek tek kaydediyoruz” diyor Powlesland, “tabii ki çaktırmadan cebe attığımız altın paralar ve çubuklar hariç.”

Şaka bir yana kazı çok kısıtlı bir bütçeyle yürütülüyor. İngiliz Tarihi Binalar ve Anıtlar Komisyonu'nca sağlanan fonun dışında Powlesland Commodore gibi bazı şirketlerden cihaz ve teknik destek de almakta, “Birçoğu bilgisayar gerektiren ilginç ve harika işler yapıyoruz” diyor Powlesland. “Örneğin, bir araştırmacı Sit'te bir su hendeğinin içinde bulunan süprüntü, eşya veya bitki kalıntıları vb. incelemek isteyebilir. Bilgisayarın database'i ve grafik yetenekleri ile araştırmacı bu hendeğe bakabilir ve orada bulunan her şeyi kapsayan bilgileri monitöründe bulabilir. İsterseniz her 10'ar cm'yi inceleyerek hendeğin içinde yürümüş kadar olabilirsiniz.” Araştırmacılar bu bilgisayar sistemlerini Sit'i mikroskobik detaya yakın bir şekilde irdelemekte kullanabiliyorlar. Örnek olarak belli bir tür salyangozun bulunduğu her yeri bilgisayara kaydediyorlar. Salyangozlar belli özelliklere sahip çevrelerde yaşayabildiklerinden dağılım durumları, araştırmacıların sit'in yerleşim planı içinde insanların oturdukları yerler veya kullanılmayan kısımlar hakkında sonuçlara varmalarına yardımcı oluyorlar. Arkeologlar video kameralarını sit üzerinde sabit tutabilmek için sıcak hava balonları kullanıyorlar ve burada elde edilen görüntüler AMIGA'nın video-düzenleme ve multitasking yetenekleri sayesinde bir tek workstation terminalinden çağırılabiliyor. AMIGA grafikleri ayrıca görsel bilgiyi analiz etmede kullanılıyor. Köy, 1982'de havadan yapılan tetkikler esnasında keşfedilmiş. Aşınmış haldeki setler ve çukurların bulunduğu kesimler havadan gölgeler halinde seçilmekte. Havadan yapılan araştırmalar ayrıca toprağa gömülü duvar kalıntılarının ve su hendeklerinin, bitkilerin uzunluğunda ve renginde değişmeler olarak büyümelerini etkilediği yerleri açığa çıkarıyor. Powlesland Digi-Paint ile renk farklılıklarını daha belirgin ve eğik görüntüleri dikey yaparak bu fotoğrafları daha yararlı hale getiriyor. Metal korozyonu bazı yerlerde dokuma parçalarının bozulmadan korunmalarını sağlamış. Bu dokumalar bir mikroskop altında incelendikten sonra Anglo-Sakson giysilerinin görünüşü grafik programları ile yeniden çizilebiliyor.

“Bence, havadan çekilen fotoğrafların üzerinde çalışarak onları geliştirmek veya dokumaların desenlerini tekrar yaratabilmek çok önemli bir olay. Bunları fırça ile yapmak saatlerinizi alır. Fakat sadece resimleri kullanmanın dışında Powlesland, AMIGA'nın arkeolojik bilginin saklanmasında, düzenlenmesinde ve analiz edilmesinde tamamen yeni bir yaklaşımın bir parçası olduğuna inanıyor. Powlesland'a göre bu yeni yaklaşım bilgiyi gerçek anlamda görsel olarak kullanmaktan oluşuyor. “Galiba geçmişte istatistiki metodlara gereğinden fazla önem verildi.” diyor Powlesland ve ekliyor, “şimdi biz içinde ne bulacağımızı kesin olarak tahmin edemediğimiz bir tarla parçası üzerinde çalışıyoruz. Bu açıdan bilgileri yorumlamanın en başta gelen yolu asıl pencere olan gözlerimizdir.” Araştırmacılar analizlerinin ilk aşamalarını AMIGA'nın yapabilmesini merakla bekliyorlar. “Örneğin, bu, ilk olarak pek çok destek boşluğu olan yapıların incelenmesi şeklinde olabilir. Bu destek boşluklarının kaç adet kare ve dikdörtgen yapı meydana getirdiğini AMIGA bize söyleyebilir. Bu işi benim oturup yapmaya kalkışmam bütün günümü alacak gereksiz bir işlem olacaktır. Makine hızla resimlerdeki şekilleri tarayabilir ve biz de bunlar arasından yanlışlıkla bulunan benzer, anlamsız veya önemli olanlarını seçebiliriz.” Destek boşluğu şekilleri ve sit'teki yapılar hakkındaki diğer bilgiler AMIGA'da çalışan CAD yazılımlarıyla hazırlanarak bilgisayara verilebilir. Şimdilik, Powlesland yapıların nasıl değişik açılardan incelenebildiği ve 5-6'ncı yüzyıl orijinallerine benzetilmek için Digi-Paint gibi grafik yazılımlarıyla boyandığını gösteriyor. Powlesland arada gülerek araştırmacıların dinlenme zamanlarında AMIGA'da oyun oynadıklarını belirtiyor. Marble Madness, MindWalker ve Flight Simulator yorgunluk atmaya yardım ediyor. Powlesland'ın kendisi müzikle ilgileniyor ve bir gün vakti olduğunda AMIGA'nın müzik yetenekleri üzerinde uğraşacağını söylüyor. Fakat şimdi harcanacak zaman yok. Çoğunlukla yalnızca birkaç hafta için sit'e gelen gönüllüler tarafından yapılan kazı her yıl sadece sekiz ay devam ediyor. Diğer dört ayda proje müdürleri, AMIGA'nın resimleri ve teknik çizimleri de göstermeye imkân tanıyan kelime-işlem programlarıyla raporlarını yazıyorlar. “Sürekli faal olmamız gerekiyor” diyor Powlesland, “ve bilgisayarlar her alanda bize yardımcı oluyorlar”. Proje için ayrılan süre dolduğunda sit'in bulunduğu yerde tarımsal çalışmalar yeniden başlayacak. Powlesland bu yüzden çalışmaları bir kurtarma kazısı olarak tarif ediyor. Böylece sit'i kazıp içindeki nesneleri başka yere taşımak yetmiyor. Araştırmacılar ancak nesneleri ve alanı yeniden yaratıp incelediklerinde, bu bulunanlar Anglo-Sakson toplumunu anlamaya yardımcı olacak. Üç boyutlu yüzey haritaları ve taslaklar, dijitize fotoğraf geliştirme çalışmaları hepsi birden bunu mümkün hale getiriyor. “Yaptığımız işte şimdi en büyük yardımcılarımız bilgisayarlar. O halde onları sonuna kadar kullanacağız” diyor Powlesland.

Can ÖZTÜRK